zaman tüneli

dun tuvalette circirken dusundugum cetrefilli bi sorunsaldir. soyle, simdi 8 milyar insan var, kac tane mikrop var, karinca, bocek, hayvan, hele varsa eger uzaylilar falan.

simdi bunlar var ya, ben neden benim. su an ben oldugumu biliyorum ya mesela, sen sensin, o o, simdi neden. yani neden benim ben. karisik biraz ama anlamissinizdir.

mesela soyle orneklendiriyim, ruh var ya dini anlatida. seni sen yapan ruh, beni ben yapan ruh, mesela benim ruhum sende olsa, sen olacaktim, yani bu dusunce yapisi ve benlik algim senin vucudunda olcakti.

ama ruh yoksa, bu benlik nedir.

yani diyebilirsin ki, mesela, iste sen sensin, hani bunun bi sebebi yok. oyle oldu. annenle babanin genidir falandir filandir. evet orasi oyle de, simdi biz sadece varlik degiliz ya, canliyiz, bi de benligim var. iste su an bunu dusunen adam kim. bilinc neden bu bedende.

laaaaaan kafayi yedim. evet.
devamını gör...

aramızda ülker çikolatalı gofret sevmeyen var mı diye bir reklam vardı. yani mustang sevmeyen erkek sanırım yoktur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

adam hem sevdiği kadından ona son kalan onun emaneti köpeğin öldürülmesi hen de aşık olduğu gözü gibi baktığı mustang için dünyayı yaktı.

(bkz: aşk için ölmeli aşk o zaman aşk)
devamını gör...

peynir parçaları aniden irileşip aniden küçülse çok süper olur zam kavramı eğlenceli hale gelirdi derdi rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...

" yüzün soruları duymaz. "

1930 doğumlu şair ve yazar adonis imzalı 142 sayfalık eser; türkçe'ye metin fındıkçı tarafından çevrilmiş iken 2002 yılında yayınlanmıştır.

şairin rüzgarda yapraklar kitabından sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu.

kitaba dair beklentim biraz daha üst seviyede idi ama yine de memnun eden bir kitap oldu benim için, bazı dizeleri çölde su bulmak gibiydi.

görünenin ötesini, görünmeyenin büyüsünü hissettiriyor şair, güçlü imgelerle duyguya farklı bir anlam ve bakış açısı kazandırıyor, kendine has bir ritimde ilerliyor, zamandan ayrılmışlık hissi veriyor bazı şiirleri.

zaman ve mekân, anı ve anımsama, zaman ve sonsuzluk, yaşam ve ölüm, aşk ve ayrılık, varlık ve yokluk, bağ ve kopuş, şiirlerin hissettirdiği bazı duygulardan iken, ele aldığı temalar da biraz böyleydi.

can alıcı dizelerin az olmaması oldukça iyiydi.

şairin yaşamın keskinliğini kendine özgü bir şiir formuyla yansıtma biçimi bence etkileyiciydi.

kitabın adının ayna ve düş olması gibi, belki de aynaya baktığın zaman bütün olan bitenin bir düş olduğuna inanmak istemenin bir karşılığı olarak da düşünülebilir bu şiirler için.

okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şimdi sözcüklerin bedeninde
açılır çıplaklığım
şimdi evren solar,
ateşimi kaybettim
dilim değişti
adımlarım
saymadığım adımlarım.

ilan ederim şimdi bu mekanın anılarını sözlerim birer balta
ve çığlıklarım eller şeklinde
ilan ederim, şimdi,
benimle konuşan bu zamana.

kanımız konuşmalarda dolaşır
ve söz ölür.


yol bitti mi,
onun adı değişti mi?

yüzün soruları duymaz.

vaatlerimizle mutlu oluruz,
ve ayrılırız.

levhayı kapattı ve kayboldu
daha sonra evlerde söndü:
şimdi öleceğimizi anlıyoruz.

suskunlukta hayatın sonuna baktık.


lakin ölüyor
ölümünü tamamladı
alnında duruyor
değişen günlerde ve kimliksiz.

yüzü bir kitaptı.

dünü sen yarattın
ellerimde uyuyan.


kimliğim yokluğunda seni temsil eder.

onunla tanıdım yakın ölümü.

ölümün zamanı başladı...

düşlerin beni de değiştirir
göçmem için.

devamını gör...

allah aşkına sözlükte benim itibarım olsa ne olmasa ne, burada iti kopuğu afedersin dumanlı kafasıyla benim hakkımda ileri geri konuşsa gram umrumda olur mu ? gerçek hayatta karşıma çıkamayacak insanlar, burada internet bedava diye yazıyo da yazıyo. ben benimle iletişimi koparmaya meraklı insanlara üzülürüm, demekki sen arkadaş filan değilmişsin, elalemin dedikodusunu koşa koşa dinlersin bizi dinlemeden hoop peşin hükmünü verirsin.

bu sözlükte iddia ediyorum hapçısı da var, şizofreni de var, ağır ilaç kullananı da var. bunların dediğini ciddiye alacaksak biz hiç dışarı çıkmayalım o zaman.
devamını gör...

çeşitli hukuki kaynaklara ve yapay zeka uygulaması sağlayıcılarının taahhütnamelerine göre; yapay zeka yardımıyla üretilen her tür çıktının telif ve kullanım hakkı prompterda oluyor. dolayısıyla bu konunun önünde, etik tartışmaların dışında hiçbir engel yok gibi duruyor. pek tabii bu çıktıları yükleyeceğiniz platformların ya da sunacağınız kişilerin-kurumların bunu kabul ediyor olması esastır.

makale yazımı özelinde, yapay zeka çoğu kaynak taramasında inanılmaz zaman kazandırıyor. pek tabii her bir aşamasında birebir atıfları gidip kontrol etmek şart, tüm cümleleri tek tek anlayarak okumak gerekli ki hatalı yazılar da olmasın. bence yapay zekanın her tür işte kullanılması iyi bir şeydir, sadece bunu yapan kişiler açıkça yapay zeka kullandıklarını belirtmelidirler. diğer türlüsü zaten dolandırıcılık ve yalancılık olur ki zaten yapay zekadan alınarak, direkt ortama salınan işler kolayca anlaşılabiliyor.

özetle; eğer kendi uzmanlık alanınızla ilgili olarak çalışıyorsanız, yapay zekanın hız kazandırıcı özelliği harika bir şey ve bence herkes kullanmalı ama alan dışı bir üretim söz konusuysa bu üretimin hatasızlığını ve özgünlüğünü teyit etmek şarttır.
devamını gör...

bu yazarda beni rahatsız eden birşey var ama ne bilemiyorum. oysa ki çok düzgün bir adam. iyi yazıyor ve seviliyor.

belki de ben evhamlıyım.
devamını gör...

kaynaklarını iç ve dış tefeci patronlara yedirdiği için halkını; aç, perişan, eğitimsiz ve güvensiz bırakan ülke.

siz, nedenden mi rahatsız sınız gakko, yoksa sonuçtan mı?

ne ekersen onu biçersin!
devamını gör...

ben hayatımda güzel olduğunu düşündüğüm ve beğendiğim bir kızın yanına gidip tanışmak için hamle yapmadım.

öyle gece dışarı çıkan biri değilim veya bir kafede oturup saatlerce etrafı kesip bakan biri olursa yanına gidip tanışmaya da sempatik bakmıyorum.

zaten çok bakımlı kızları antipatik buluyorum. benim ilgi alanım ya da hedef kitlem tabir caizse barbie bebek gibi gezenler değil.

ben genelde kitap okuyan kızlara yükseliyorum ve onlarla tanışmak istiyorum. hattâ bir keresinde sırf bizim sınıftaki bir kızı beğeniyorum diye okuduğu kitabı alıp okumuştum. sonra arkadaşları organize edip piknik yapalım dedim. bu kızın kendi arkadaş grubu vardı. sosyalist takıldıkları için sınıfın genelinden uzak duruyorlardı. ben de yanlarında takılan erkeklere yönelip onlarla merhabalasmaya başladım.

derken piknik var siz de gelin dedim ve piknikte yanlarına gidip kızla tanıştım. o günü birlikte geçirip arkadaş olduk. muhabbet tıkanınca puslu kıtalar atlası okuyordun geçen elinde gördüm falan deyince kız biraz biraz anladı.

zaten anlamaması mümkün değil kıza yiyecek gibi bakıyorum. herkes gülüyor falan. sonra arkadaş olduk daha da ilerisi oldu ama dediğim gibi onlar sosyalistlerdi.

(bkz: küçük bir aşk yetiştirdim düzene yenik düştü)
devamını gör...

sanal alemin yalan itibarı, olsa ne olmasa ne?

velev ki sen itibarlı birisin diyelim ee bunun benim üstümde nasıl bir etkisi olabilir ki işime gelirse överim işime gelmezse söverim ee hani nerde kaldı itibar? demek ki senin olduğunu sandığın şeyi bile sana veren başkası yani aslında ortada bir itibar falan da yok.

neyse siz yine pembiş hayallerinizi itibarınızla süsleyebilirsiniz, benim hardcore anlayışımda sanal olan hiçbir şeyin yeri yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



sen de bir yalanmışsın anaksunamun.....

senin için başkasını aldatan, başkası için de seni aldatır...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir çay kahve içecek kadar sürede birinin az çok nasıl biri olduğuna dair bir fikriniz oluyor. cahil olduğunu anladığım daha doğrusu ezbere konuşan ve ne dediğini bilmeyen biri olduğunu düşündüğüm insanlarla selamı sabahı kesmeden mümkünse konuşmaları minimize ediyorum.yani hiç kendimi üzemem.

bizim sınıfta bir abi var. 3 çocuğunu evlendirmiş. universite okuyamamış ve 53 yaşında çıkmış gelmiş. ben de hem kıdemli bir öğrenci olduğum için hem de yaşımdan dolayı kendini belki bana yakın hissediyor bana soruyor diye dersler hakkında okul hakkında yardımcı olmaya çalışayım dedim.

öğrenci bilgi sistemi var. orada ders programı var. herkesin aldığı dersler farklı. buna rağmen adam sabah 9 da beni arıyor.

desem ki numaranı verdin arar. sınıf grubundan almış aramış. *

adam ne kendini tanıttı ne bir şey. açar açmaz demir ders nerede dedi. sadece merhaba merhaba olduğum bir insan olarak ben senin sesini tanımak zorunda değilim.

numaralarımızı birbirimize versek der ki zaten kaydetmiştin kendimi tanıtmadım. ben de dedim ki ben okulda değilim. bugün dersim yok. evdeyim uyuyorum. sen gruba mı yazsan.

sonra bakıyorum ki zaten yazmış kimse cevap vermemiş. sıradan herkesi aramış. kız arkadaşlar da sikayetci bu adam bizi niye arıyor vs diye. sorsan kızım yaşında ne alaka saçmalamayın der ama yine de aramaktan geri de durmuyor.

ben bile prensip olarak her gün oturup kalktığımız çay kahve içtiğimiz arkadaşları bile direkt aramam. önce yazarım. yazarak halledeceğim bir şey olmama ihtimali düşük. sesli not atarım çok lazımsa ama müsait misin arayayım mı seni konuşalım mı demeden aramam.

özetle bu ne yaşlılık ne başka bir şey. genel kültürü düşük olsun ben yine konuşurum hiç sıkıntı değil ama böyle insanlara tahammül edemiyorum.

şu an sadece yanından geçerken gülümsüyorum ve günaydın diyip geçiyorum. konuşmak için yüzüme bakıyor kafamı çeviriyorum. kalp kırmaya gerek yok.
devamını gör...

babamın tekerleklerinin olmasını ve önüne gelenin ona binmesini istemezdim. vites kolunun olası akıbetini söylemiyorum bile.
devamını gör...

kopyalanamaz denilen akıllı pil * kopyalamış milletiz biz.
yeter ki yapılamaz desin birileri..
devamını gör...

zekidir... ama şark kurnazı seviyesinde zekidir. başkalarının hakkına girmeye, kısa yoldan iş bitirmeye, diğer insanların üstüne basarak yükseklere erişmeye kullanır o zekayı.

atamız orada zekamızı daha ulvi amaçlar için, ülkeyi müreffeh yarınlara götürmek için kullanmamız gerektiğini belirtmiştir kanımca ama o yönde hiç kullanmadık, geldiğimiz noktada da kullanamayacağız gibi duruyor.
devamını gör...

benimki değil. benim neyim olsa acaba...
devamını gör...

değil ama bu önemli değil herkes zeki olmak zorunda değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

domates çorbasını ustası yaparsa harika olur.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim