zaman tüneli
kramponların hiç rahat olmaması sorunsalı
bu yüzden halı saha ayakkabısı tercih edilmeli. ben de futbol ayakkabısı diye önce krampon bakındım hiçbir şekilde rahat gelmemişti ve eğer bir spor ayakkabısı(hangi spor için olursa olsun fark etmez) mağazada denerken rahat gelmiyorsa kesinlikle almayın ve satış elemanının zamanla açılıyor demesine inanmayın hayır sonuçta o gün bir maçınız olabilir acil ihtiyaç olabilir o gün rahatsız şekilde mi kullanacaksınız bunu böyle saçmalık olmaz. (başıma geldi gerçi futbol ayakkabısı için değil de yürüyüş/koşu ayakkabısı için oldu) ayrıca kramponların tehlikeli olduğunu kas yırtılmalarına da yol açacağını epey okumuşumdur. eğer ligde oynamıyorsanız gerçekten halı saha ayakkabısı kullanın.
devamını gör...
bir mucize olsun
yarın banka hesabımda 450 milyon lira olsun. dolar bile değil, tl. yüce rabbim sana zorluk var mıdır ki? sen yaparsın. aslansın, kaplansın.
devamını gör...
bir mucize olsun
gitmek, en kolayını seçmek miydi yoksa en zorunu mu? şimdiye kadar hiçbir tırtıl bir file âşık olmuş mudur? ya da hiçbir fil, kendisine âşık olan bir tırtılın yuvasını ezmiş midir?
içim kelebekli, aklım karışık, gözlerim hüzünden başka bir şeye bakmaya namüsait. olsun, belki de inanmak lazım. belki de imtihan olan sabır dedikleri budur. belki bir gün bir mucize olur. mucizeler zaten hep olurdu, yoksa tırtıllar fillerin yaşadığı bu dünyada nasıl yaşardı?
içim kelebekli, aklım karışık, gözlerim hüzünden başka bir şeye bakmaya namüsait. olsun, belki de inanmak lazım. belki de imtihan olan sabır dedikleri budur. belki bir gün bir mucize olur. mucizeler zaten hep olurdu, yoksa tırtıllar fillerin yaşadığı bu dünyada nasıl yaşardı?
devamını gör...
türkçe edebiyat mı türk edebiyatı mı sorunsalı
türk edebiyatı
ingilizce edebiyat var mı? yok.
fransızca edebiyat? ı ıh.
rusça edebiyat? yook.
türkçe edebiyat* bir okur olarak beni deli ediyor.
türk edebiyatı
türk edebiyatı
türk edebiyatı
ingilizce edebiyat var mı? yok.
fransızca edebiyat? ı ıh.
rusça edebiyat? yook.
türkçe edebiyat* bir okur olarak beni deli ediyor.
türk edebiyatı
türk edebiyatı
türk edebiyatı
devamını gör...
bir erkeğin bıyık bırakma evresi
bıyık dudaklarımı aşırı rahatsız ediyor, az uzayınca kesiyorum. fakat sakal öyle değil, sakal adamdır.
devamını gör...
kramponların hiç rahat olmaması sorunsalı
total 90 vardı kırmızı beyaz vay beee her yerde giyerdik, mazi geldi hatrıma. total 90 üretilse tekrar alırız valla…
devamını gör...
ekonomistin fakirinden korkmak sorunsalı
çalar, zengin idealist olur o da ideali için satar. bu hep böyle dünya sinemasında…
devamını gör...
testo taylan
insanların kendisine karşı sert eleştiri ve yorumlarını donuk ve ifadesiz bir yüzle ve bakışlarla yüzlerine bakarak dinlediği zaman anlamıştım sosyopat olduğunu. empatisi sıfır, bu tipler için kişisel çıkar, istek, haz her şeyden ve herkesten önemlidir.
devamını gör...
bir erkeğin bıyık bırakma evresi
sakal ve bıyıkla tam bir asya beyefendisiyim, bazıları ürküyor milliyetçi veya kurt zannediyor ben kürt’üm diyorum, inanmıyorlar bozkürt ahshshssh…
devamını gör...
güne bir atatürk sözü bırak
"ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. "
günün anlamına özel, çanakkale cephesi'nin en önemli savaşlarından biri olan anafartalar muharebesinde söylediği sözdür.
kazanılan bu muharebe cephenin dönüm noktası olmuş, savaşın kazanılmasında büyük rol oynamıştır. atatürk ise başarılarından ötürü tarih sahnesine çıkmış ve gelecekte büyük işler başaracağının sinyalini vermiştir.
günün anlamına özel, çanakkale cephesi'nin en önemli savaşlarından biri olan anafartalar muharebesinde söylediği sözdür.
kazanılan bu muharebe cephenin dönüm noktası olmuş, savaşın kazanılmasında büyük rol oynamıştır. atatürk ise başarılarından ötürü tarih sahnesine çıkmış ve gelecekte büyük işler başaracağının sinyalini vermiştir.
devamını gör...
türkçe edebiyat mı türk edebiyatı mı sorunsalı
tanım: edebiyatın dili mi yoksa milleti mi temsil ettiği üzerine süregelen; "türkçe edebiyat" mı yoksa "türk edebiyatı" mı denmesi gerektiğini tartışan kavramsal problem.
edebiyatın aidiyet çıkmazı: kimlik mi, dil mi?
"türk edebiyatı mı, türkçe edebiyat mı?" sorusu, aslında bir eserin pasaportunun neye göre düzenlenmesi gerektiğiyle ilgilidir: belirleyici olan yazarın soy bağı mıdır, yoksa kelimelerin döküldüğü dil mi?
iki farklı perspektif
türk edebiyatı: bu tanım, odağına yazarın kültürel ve milli kimliğini alır. bir metni bu kategoriye sokan temel unsur, onu üreten zihnin ait olduğu millettir. bu yaklaşıma göre, örneğin osmanlı döneminde yoğun arapça veya farsça etkisiyle yazılmış bir eser bile, bir türk tarafından kaleme alındığı için "türk edebiyatı" mirasının bir parçası kabul edilir.
türkçe edebiyat: burada ise milliyet kavramı yerini dilin egemenliğine bırakır. yazarı kim olursa olsun, hangi etnik veya kültürel kökenden gelirse gelsin, türkçe ile inşa edilmiş her metin bu çatının altındadır. bu bakış açısında yazarın biyografisi silikleşir; asıl özne, eserin nefes aldığı dildir.
derindeki gerilim
bu ayrım basit bir terminoloji farkından ziyade, edebiyatın doğasına dair ontolojik bir soruyu barındırır: bir metni vatanına bağlayan şey, yazarın kanı mıdır yoksa kelimelerin ruhu mu? dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; duygunun ve düşüncenin mayalandığı bir evrendir. öte yandan kimlik, metnin alt metnini ve kültürel kodlarını belirleyen ana damardır. bu iki kavram birbirini reddetmek yerine, edebiyatın farklı katmanlarını temsil eder: biri kökeni, diğeri ifadeyi yüceltir.
sonuç
bu tartışmanın mutlak bir doğrusu yoktur; her şey hangi pencereden baktığınızla ilgilidir. "türk edebiyatı" dediğinizde tarihi ve insanı; "türkçe edebiyat" dediğinizde ise dilin kendisini ve anlatım gücünü merkeze koyarsınız. belki de edebiyatı zengin kılan, bu iki tanım arasındaki bitmek bilmeyen o estetik gerilimdir.
şahsi görüşüm ise türk edebiyatı.
edebiyatın aidiyet çıkmazı: kimlik mi, dil mi?
"türk edebiyatı mı, türkçe edebiyat mı?" sorusu, aslında bir eserin pasaportunun neye göre düzenlenmesi gerektiğiyle ilgilidir: belirleyici olan yazarın soy bağı mıdır, yoksa kelimelerin döküldüğü dil mi?
iki farklı perspektif
türk edebiyatı: bu tanım, odağına yazarın kültürel ve milli kimliğini alır. bir metni bu kategoriye sokan temel unsur, onu üreten zihnin ait olduğu millettir. bu yaklaşıma göre, örneğin osmanlı döneminde yoğun arapça veya farsça etkisiyle yazılmış bir eser bile, bir türk tarafından kaleme alındığı için "türk edebiyatı" mirasının bir parçası kabul edilir.
türkçe edebiyat: burada ise milliyet kavramı yerini dilin egemenliğine bırakır. yazarı kim olursa olsun, hangi etnik veya kültürel kökenden gelirse gelsin, türkçe ile inşa edilmiş her metin bu çatının altındadır. bu bakış açısında yazarın biyografisi silikleşir; asıl özne, eserin nefes aldığı dildir.
derindeki gerilim
bu ayrım basit bir terminoloji farkından ziyade, edebiyatın doğasına dair ontolojik bir soruyu barındırır: bir metni vatanına bağlayan şey, yazarın kanı mıdır yoksa kelimelerin ruhu mu? dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; duygunun ve düşüncenin mayalandığı bir evrendir. öte yandan kimlik, metnin alt metnini ve kültürel kodlarını belirleyen ana damardır. bu iki kavram birbirini reddetmek yerine, edebiyatın farklı katmanlarını temsil eder: biri kökeni, diğeri ifadeyi yüceltir.
sonuç
bu tartışmanın mutlak bir doğrusu yoktur; her şey hangi pencereden baktığınızla ilgilidir. "türk edebiyatı" dediğinizde tarihi ve insanı; "türkçe edebiyat" dediğinizde ise dilin kendisini ve anlatım gücünü merkeze koyarsınız. belki de edebiyatı zengin kılan, bu iki tanım arasındaki bitmek bilmeyen o estetik gerilimdir.
şahsi görüşüm ise türk edebiyatı.
devamını gör...
yazarların okuduğu gazeteler
oksijen, en azından farklı konularda derinlemesine analizler okuyoruz…
devamını gör...
abdullah çatlı
kullanıldığını farkedince rest çekti, sonra da kaza süsüyle hayatını kaybetti, pandemi dönemi de aynı manzara yaşandı, vatansever insanlar koronaya kurban gitti, intihar denen çoğu ölüm cinayet. burası türkiye burada tesadüf diye bir şey yok.
devamını gör...
kramponların hiç rahat olmaması sorunsalı
ayak yapısı ile alakalı olabilir, benim de çok fazla rahat ettiği söylenemez içinde ama yapay ya da doğal zeminde hareketli haldeyken ve topa vuruş, topu tutuşlarda ayağa fayda sağlıyor. her an futbol oynamaya hazır bir halde tutuyor ayağı, konfor çok da iyi bir şey olmayabilir sahada.
devamını gör...
kramponların hiç rahat olmaması sorunsalı
birde bu ünlü futbolcular derin dondurucu içine koyuyor daha rahatsız edici hatta ayakları kanatacak duruma geliyor ancak daha fazla performans sağlıyormuş
devamını gör...
ali kınık
lisede yalnızdım sokaklar tekinsiz ak yüzlü yorgun ve kambur bir delikanlı, ali kınık dinleyen teşkilat mensubu abilerimizle kaçak kullandıkları telefonda kuran kursunda ders çalışırdım, sonra bana anlatılan ülke ve teşkilatın ve ali kınığın bile öyle olmadığını görünce üç kez gittim ocağa bir daha da tevbe ettim. bana bir racon öğretmişlerdi, ben en psikopata racon keserken kellemi uzatırken, bana reyiz diyenler deyus çıktı, ben asker olacaktım izin vermediler orduyu da gördüm he yedeğinden, düşüncem ata üniforma giymiş deneyim olsun, yanaşık düzen, eğitim vs sertim diye beni fişlemişler, tehlikeli diyerek. başçavuş tekmil veremezken üsteğmen yarbaydan titrerken ben yabancı kışlada binbaşıyla münakaşa ediyordum. bana rütbe öğretenler fos çıktı, sonra bana oğuz töresi pazarlayan emmolum bile sırtımdan vurdu. türkiye türklerin olmadı hiç. sanırım olmayacak da.
devamını gör...
doğum gününde yaşlandın be ziya postlarını beğenen tip
dogum gununde instagram'da kurtlar vadisi laz ziya'nin aynaya dogru 3-5 tel sacini tararken yaslandin be ziya dedigi meshur kesitleri begenen tip. her sene de yaslandim diye tribe girer bu tipler. benim de her sene tribe girdigim gibi. bi ben, bi enes batur, bi de berkcan guven, bi de laz ziya kendimizle barisik adamlar degiliz. evet.
devamını gör...
patlıcan ile yapılan yemekler
mezeleri de güzeldir;
köpoğlu
şakşuka
babagannuş
patlıcan söğürtme
közlenmiş patlıcan vs.
köpoğlu
şakşuka
babagannuş
patlıcan söğürtme
közlenmiş patlıcan vs.
devamını gör...
instagram'a üyelik sistemi gelince kadınların yoldan çıkması
çevremizdeki kadınların yarısının eskort olduğunu öğrenmemi sağlayan yeni instagram icadı. ben de bu millet bu evlerde nasıl yaşıyor, yılda 3-4 kez yurtdışına nasıl gidiyor diyordum.
devamını gör...
