zaman tüneli
ünlü erkeklerin hep çok genç kızlarla takılması
bi realite. mesela al pacino 2023'te baba oldu, 83 yasinda. 29 yasindaki sevgilisinden. ayni sene robert de niro da baba oldu, 80 yasindayken, kendisinden 35 yas kucuk karisindan. onlara ozel ayri bi baslik acicam ilerde, tam bi hayal kirikliklari. subyanci ikili. heleki al pacino. 29 yas nedir lan.
yine mesela godfather'daki tom hagen, yani robert duvall, gecenlerde rahmetli oldu, mesela o da oyle, kendisinden 41 yas kucuk hatunla takiliyodu, yani karisiydi o kadin.
daha bi suru bi suru. bu bize sunu gosteriyor, guc eline gecti mi cogu erkek akrani kadinla takilmaz, hepsi gencecik kizlara tamah eder.
su da mesela ilginc bi sosyolojik tespit: fakir erkekler milf, zengin erkekler cok genc seviyor. evet.
yine mesela godfather'daki tom hagen, yani robert duvall, gecenlerde rahmetli oldu, mesela o da oyle, kendisinden 41 yas kucuk hatunla takiliyodu, yani karisiydi o kadin.
daha bi suru bi suru. bu bize sunu gosteriyor, guc eline gecti mi cogu erkek akrani kadinla takilmaz, hepsi gencecik kizlara tamah eder.
su da mesela ilginc bi sosyolojik tespit: fakir erkekler milf, zengin erkekler cok genc seviyor. evet.
devamını gör...
bir erkeğin bıyık bırakma evresi
oğluş şimdiden bunu dert etmeye başladı. burnunun altında dudakların üstündeki bölümde yavaş yavaş terleyen tüycükler var. allahım erkeklerin en çirkin ördek yavrusu oldukları dönem ergenlik sanırım. dönüşümünü sağlayana kadar çekeceğimiz var. bana her hali güzel geliyor tabii.kargaya yavrusu kuzgun görünürmüş. ama o kendini aynanın karşısına geçtiğinde beğenmiyor bir türlü, canım sıkılıyor o halini gördükçe. oysa bilse ne kadar yakışıklı, ne kadar eşsiz olduğunu..
devamını gör...
güne bir atatürk sözü bırak
atatürk'ün mutlak bir sözüne gerek yok! bilen ve irdeleyen için "atatürk" denmesi yeterli.
devamını gör...
bir erkeğin bıyık bırakma evresi
bugün itibarıyla bu evredeyim.
devamını gör...
yaş ilerledikçe artan şeyler
aynı anda hem daha anlayışlı hem de daha seçici olabiliyorsun. tabii herkese değil, gerçekten değer verdiklerine karşı..
yalnızlık da artıyor diyorlar, ama ben ona yalnızlık demiyorum. daha çok bir sessizlik lüksü bu.. gençken kalabalıklar içinde kaybolmayı severken, şimdi kendi kendimle oturabildiğim akşamlar daha kıymetli..
endişeler azalıyor gibi görünse de aslında şekil değiştiriyor. eskiden ben ne olacağım ya diye düşünürdüm, şimdi n'olacak bu çocukların hali diye düşünüyorum.
ha bir de garip bir şekilde cesaret artıyor. kaybedecek şeylerin azaldığını fark ettiğin anda, daha dürüst konuşmaya başlıyorsun.
yalnızlık da artıyor diyorlar, ama ben ona yalnızlık demiyorum. daha çok bir sessizlik lüksü bu.. gençken kalabalıklar içinde kaybolmayı severken, şimdi kendi kendimle oturabildiğim akşamlar daha kıymetli..
endişeler azalıyor gibi görünse de aslında şekil değiştiriyor. eskiden ben ne olacağım ya diye düşünürdüm, şimdi n'olacak bu çocukların hali diye düşünüyorum.
ha bir de garip bir şekilde cesaret artıyor. kaybedecek şeylerin azaldığını fark ettiğin anda, daha dürüst konuşmaya başlıyorsun.
devamını gör...
coffee break (yazar)
#3927720
merhabalar,
çok çok teşekkür ederim yapıcı eleştirileriniz ve güzel sözleriniz için.
açıkçası hiç üzerinden geçilmeyen, tek seferde yazılmış bir yazıyı burada paylaşmaya kalktım ama sanırım biraz özensiz oldu. bir sonrakinde normal yazım araçları kullanayım.
hikaye çok bir yere gitmiyor aslında... kırkıncı sayfada da tıkanmıştım. belki buraya atarsam devamını da getiririm bıraktığım yerden diye umutlandım.
benim için yol gösterici oldunuz teşekkür ederim tekrar.
merhabalar,
çok çok teşekkür ederim yapıcı eleştirileriniz ve güzel sözleriniz için.
açıkçası hiç üzerinden geçilmeyen, tek seferde yazılmış bir yazıyı burada paylaşmaya kalktım ama sanırım biraz özensiz oldu. bir sonrakinde normal yazım araçları kullanayım.
hikaye çok bir yere gitmiyor aslında... kırkıncı sayfada da tıkanmıştım. belki buraya atarsam devamını da getiririm bıraktığım yerden diye umutlandım.
benim için yol gösterici oldunuz teşekkür ederim tekrar.
devamını gör...
aşk tesadüfleri sever
var ise sever falan da...
bıkmadılar şu aşk pazarlama işlerinden.
bıkmadılar şu aşk pazarlama işlerinden.
devamını gör...
minimal
tanım: mini beyinli ve mal insan.
minimal bir insanım.
minimal bir insanım.
devamını gör...
neurotin
sinir hasarına bağlı ağrıların tedavisinde kullanılan ilaç. haftasonu başlıyorum. boyun fıtığı için verdi doktor. biraz baş dönmesi falan yapıyormuş okuduklarıma göre. editlerim.
edit : ulen diyorum başlığı yanlış açtım ama nesi yanlış diye soruyordum kendi kendime. teşekkürler @skt. modlar düzeltirse sevinirim efendim.
(bkz: neurontin)
edit : ulen diyorum başlığı yanlış açtım ama nesi yanlış diye soruyordum kendi kendime. teşekkürler @skt. modlar düzeltirse sevinirim efendim.
(bkz: neurontin)
devamını gör...
yalancıları yok etmek
#3927434
öncelikle anlayışınıza sığınarak bazı küçük biçimsel eleştirilerle başlamak istiyorum. metin, güçlü bir fikirle ilerliyor ama okuma deneyimini zorlaştıran bazı biçimsel tercihler var. en başta gelen sorun, diyalogların net bir şekilde ayrılmaması. konuşmaların başında tire ya da tırnak işareti kullanılmaması, kimin konuştuğunu takip etmeyi ciddi anlamda zorlaştırıyor. özellikle sahnede birden fazla karakter varken (dilara, mustafa, kaan, pırpır) replikler iç içe geçiyor ve okur sürekli şu an kim konuşuyor diye geri sarma ihtiyacı hissediyor.
buna ek olarak, konuşma ile iç monolog ya da anlatıcı sesi arasında da net bir ayrım yok. bazı cümleler diyalog mu, yoksa karakterin içinden geçen düşünceler mi, ilk okumada ayırt etmek zor. bu da metnin ritmini kırmış biraz.
konuşan kedi fikrini sevdim, tek başına absürde kayabilecek bir şeyken, burada araçsallaştırılmış güzel olmuş bence. sonra dilara’nın yaşadığı kendi sesini duyamama hali de etkileyici bir ayrıntı. mustafa’nın bunu daha önce yaşamış olması ve sonrasında dönüşmüş bir versiyon olarak karşımıza çıkması, metnin gizli omurgası gibi. pırpır karakteri ise bence hikayenin en iyi taşınmış tarafı.. kedinin umursamazlığı ve yer yer komik dili, metnin gerilimini kırmak yerine daha da rahatsız edici bir hale getirmiş.
küçük bir eleştiri daha metin zaman zaman tekrar hissi yaratıyor (özellikle dilara’nın yayındaki döngüsü)..biraz daha varyasyonla etkisi artabilir sanki.
genel olarak beğendiğim, ilginç bir konuya ve kolay okunan bir dile sahip olduğunu düşündüğüm hikaye parçası. kaleminize, emeklerinize sağlık. sevgiler..
öncelikle anlayışınıza sığınarak bazı küçük biçimsel eleştirilerle başlamak istiyorum. metin, güçlü bir fikirle ilerliyor ama okuma deneyimini zorlaştıran bazı biçimsel tercihler var. en başta gelen sorun, diyalogların net bir şekilde ayrılmaması. konuşmaların başında tire ya da tırnak işareti kullanılmaması, kimin konuştuğunu takip etmeyi ciddi anlamda zorlaştırıyor. özellikle sahnede birden fazla karakter varken (dilara, mustafa, kaan, pırpır) replikler iç içe geçiyor ve okur sürekli şu an kim konuşuyor diye geri sarma ihtiyacı hissediyor.
buna ek olarak, konuşma ile iç monolog ya da anlatıcı sesi arasında da net bir ayrım yok. bazı cümleler diyalog mu, yoksa karakterin içinden geçen düşünceler mi, ilk okumada ayırt etmek zor. bu da metnin ritmini kırmış biraz.
konuşan kedi fikrini sevdim, tek başına absürde kayabilecek bir şeyken, burada araçsallaştırılmış güzel olmuş bence. sonra dilara’nın yaşadığı kendi sesini duyamama hali de etkileyici bir ayrıntı. mustafa’nın bunu daha önce yaşamış olması ve sonrasında dönüşmüş bir versiyon olarak karşımıza çıkması, metnin gizli omurgası gibi. pırpır karakteri ise bence hikayenin en iyi taşınmış tarafı.. kedinin umursamazlığı ve yer yer komik dili, metnin gerilimini kırmak yerine daha da rahatsız edici bir hale getirmiş.
küçük bir eleştiri daha metin zaman zaman tekrar hissi yaratıyor (özellikle dilara’nın yayındaki döngüsü)..biraz daha varyasyonla etkisi artabilir sanki.
genel olarak beğendiğim, ilginç bir konuya ve kolay okunan bir dile sahip olduğunu düşündüğüm hikaye parçası. kaleminize, emeklerinize sağlık. sevgiler..
devamını gör...
güne bir atatürk sözü bırak
"sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayan ise zalim"
devamını gör...
gençken her haltı yiyip 30'unda evlenmek isteyen kız
her haltın tanımının yapılması gereken başlık.
her halt ne?
her halt ne?
devamını gör...
seshayvani (yazar)
selamlar.
içi dışı bir, özü sözü aynı diyebileceğim yazarlardan birisin.
aslında olması gereken bu, evet. ama artık olması gerekenlerin bile erdem kabul edildiği bir zamandayız.
kalemine kuvvet, hayatına ferahlama dilerim. sevgilerle.
iyi sözlükler.
içi dışı bir, özü sözü aynı diyebileceğim yazarlardan birisin.
aslında olması gereken bu, evet. ama artık olması gerekenlerin bile erdem kabul edildiği bir zamandayız.
kalemine kuvvet, hayatına ferahlama dilerim. sevgilerle.
iyi sözlükler.
devamını gör...
abizol
kadim koruyucu dostum antipsikotik ilaç.
doktor takibi olmadan bırakmaya kalkmayın eğer uzun süre kullandıysanız.
doktor takibi olmadan bırakmaya kalkmayın eğer uzun süre kullandıysanız.
devamını gör...
gençken her haltı yiyip 30'unda evlenmek isteyen kız
kendisi gibi gençken her haltı yemiş bir erkekle evlenir olur biter.
devamını gör...
aşk tesadüfleri sever
bizim filmimizdi, ben fotoğrafçı bir çocuk o kalpsiz bir kadın, ben kalp hastası o fazla akkıllı, ben kör sağır ve dilsiz o çok gözü açık, ben zayıf o boynukalın. biraz merhamet etse, efendim olurdu da ahhhh ahhhh. aynı gün doğmuşuz bir de.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
serbest akışta bir iki bir iki... iki...
selamlar kendinle irtibat bürosu amiri.
bugün iyisindir umarım. ben bir süredir seninle konuşmak istemedim. hani sana küskün olduğum için değil sakın yanlış anlama. sadece nasıl konuşacağımı bilmediğim için uzak durdum. şimdi çok mu hazırım kelimelerin dökülmesine? pek değil ama yine de deneyeceğim.
öncelikle senden özür dilerim. fazla üzerine gittim geçen seferki delirme halinde. olan basitti aslında. sen uyardın. herkes uyardı ve ben dinlemedim. bu senin suçun değil. benim de suçum değil. ben de deniyordum işte. denedim ve olmadı. bir daha olmayacak diye umuyorum.
sevgiler.
selamlar kendinle irtibat bürosu amiri.
bugün iyisindir umarım. ben bir süredir seninle konuşmak istemedim. hani sana küskün olduğum için değil sakın yanlış anlama. sadece nasıl konuşacağımı bilmediğim için uzak durdum. şimdi çok mu hazırım kelimelerin dökülmesine? pek değil ama yine de deneyeceğim.
öncelikle senden özür dilerim. fazla üzerine gittim geçen seferki delirme halinde. olan basitti aslında. sen uyardın. herkes uyardı ve ben dinlemedim. bu senin suçun değil. benim de suçum değil. ben de deniyordum işte. denedim ve olmadı. bir daha olmayacak diye umuyorum.
sevgiler.
devamını gör...
ali erbaş'ın adil öksüz'ün kankası çıkması
(bkz: aşk tesadüfleri sever)
devamını gör...
kramponların hiç rahat olmaması sorunsalı
on çok yüksek bir sayı çünkü. krampiki olsa rahat olurdu.
devamını gör...
türkçe edebiyat mı türk edebiyatı mı sorunsalı
(bkz: türk edebiyatı)
devamını gör...