zaman tüneli
sözlük yazarlarının boyları
bozoklardan bir boy ama kayı değil..
devamını gör...
gout gout
18 yaşındaki, güney sudan kökenli avustralyalı sprinter.
60 m'de: 6.98
100 m'de: 10.00
200 m'de ise: 20.02
400 m'de de: 46.14
gibi dereceleri var.
henüz 16 yaşındayken 100 metreyi 10:04'te koşmuş. www.youtube.com/shorts/t1mK... - gerçi bu rüzgar destekli bir derecesi de olabilir. çok detaylı bilmiyorum yani. ama videoda görebilirsiniz ki sonradan cidden anormal ivmeleniyor kendisi.
bu inanılmaz bir şey olsa da, sonraki iki senede bu derecesini çok az geliştirebilmesi "usain bolt'un rekorlarını geçemez herhalde" dedirtti bana. gerçi 10.00, psikolojik de bir sınır. yani bu sene 9'lara inebilirse gout, gayet de sonra bu derecelerini daha da seri şekilde geliştirme yoluna girebilir.
gene de 18 yaşında olması hala çok genç olduğu anlamına geliyor. yani önümüzdeki senelerde sürpriz yapabilme olasılığını az görsem de yok da sayamam.
bu arada bence 200 metre rekorunu kırabilmesi daha olası kendisinin. yani 17-18 yaşlarındayken 20.02'lik bir derece yapabilmesi akılalmaz bir şey! bu rekoru hakikaten kırabilir.
bolt'un 1.95 boyunda olup "normal" boylu sprinter'lar ayarında/frekansında adımlamalar yapabilmesi onu bir anomali yapıyordu ve bu yüzden onun rekorlarını geçebilmek hakikaten zor ama dediğim gibi, gout onun 200 metre rekorunu kırarsa pek şaşırmam. 100 metre sprint rekorunu kırarsa ise şaşırırım ama aklım çıkacak derecede aşırı şaşırmam diyebilirim.
60 m'de: 6.98
100 m'de: 10.00
200 m'de ise: 20.02
400 m'de de: 46.14
gibi dereceleri var.
henüz 16 yaşındayken 100 metreyi 10:04'te koşmuş. www.youtube.com/shorts/t1mK... - gerçi bu rüzgar destekli bir derecesi de olabilir. çok detaylı bilmiyorum yani. ama videoda görebilirsiniz ki sonradan cidden anormal ivmeleniyor kendisi.
bu inanılmaz bir şey olsa da, sonraki iki senede bu derecesini çok az geliştirebilmesi "usain bolt'un rekorlarını geçemez herhalde" dedirtti bana. gerçi 10.00, psikolojik de bir sınır. yani bu sene 9'lara inebilirse gout, gayet de sonra bu derecelerini daha da seri şekilde geliştirme yoluna girebilir.
gene de 18 yaşında olması hala çok genç olduğu anlamına geliyor. yani önümüzdeki senelerde sürpriz yapabilme olasılığını az görsem de yok da sayamam.
bu arada bence 200 metre rekorunu kırabilmesi daha olası kendisinin. yani 17-18 yaşlarındayken 20.02'lik bir derece yapabilmesi akılalmaz bir şey! bu rekoru hakikaten kırabilir.
bolt'un 1.95 boyunda olup "normal" boylu sprinter'lar ayarında/frekansında adımlamalar yapabilmesi onu bir anomali yapıyordu ve bu yüzden onun rekorlarını geçebilmek hakikaten zor ama dediğim gibi, gout onun 200 metre rekorunu kırarsa pek şaşırmam. 100 metre sprint rekorunu kırarsa ise şaşırırım ama aklım çıkacak derecede aşırı şaşırmam diyebilirim.
devamını gör...
israil vatandaşı olmanın zorlukları
sürekli savaş halinde olan devletiniz yüzünden artık usanmak, sürekli verilen alarmlar yüzünden sığınaklara inmek zorunda kalmak türünden psikolojik zorluklardır...
bunun yanında, siyasetçilerinizin politikaları yüzünden islam dünyasında ve dünyada size karşı biriken nefreti önleyememek...
israil'de yaşayan ve abd-israil terörüyle hiçbir alakası olmayan ve bunu desteklemeyen insanların hiçbir suçu günahı yoktur.
işlenen insanlık suçlarında hiçbir etkisi bulunmayan insanların durumlarını da anlamak gerekir... sırf yahudi ya da israil vatandaşı diye önümüze gelene nefret kusamayız...
orada da mağdur insanlar olduğunu unutmayalım.
edit, israil'de yaşamadan oradaki insanların ayrı ayrı neler düşündüklerini bilmeden fikir sahibi olmak ve genelleme yapmak da vicdani değildir.
bunun yanında, siyasetçilerinizin politikaları yüzünden islam dünyasında ve dünyada size karşı biriken nefreti önleyememek...
israil'de yaşayan ve abd-israil terörüyle hiçbir alakası olmayan ve bunu desteklemeyen insanların hiçbir suçu günahı yoktur.
işlenen insanlık suçlarında hiçbir etkisi bulunmayan insanların durumlarını da anlamak gerekir... sırf yahudi ya da israil vatandaşı diye önümüze gelene nefret kusamayız...
orada da mağdur insanlar olduğunu unutmayalım.
edit, israil'de yaşamadan oradaki insanların ayrı ayrı neler düşündüklerini bilmeden fikir sahibi olmak ve genelleme yapmak da vicdani değildir.
devamını gör...
ölümden neden korkulur sorusu
o en güzel yardımcı, en güzel dost, en vefalı, en özelimi bilen, varlığından haberdar eden beni dünyada hiç bırakmamış her türlü eksiklikten münezzeh rabbım, şimdi dar karanlık kabre düşünce mi beni bırakacak?
devamını gör...
şarkı sözü yazabilen yazarlar
güftede sorun yok ama beste için müzisyen lazım. belki yazarız yani, neden olmasın.
devamını gör...
yurt dışında fellik fellik gezen bakan
akp'nin ve recep tayyip erdoğan'ın aile ve sosyal hizmetler bakanı mahinur özdemir göktaş'tır.
2023'ten beri 46 kez yurt dışına çıkmış ve 290 bin km kat ederek 26 ülkeye gitmiş.
söylenecek çok şey var da, işte hakaret etmeden ifade edemiyorum. o yüzden takdirinize bırakıyorum.
kaynak: sozcu.com.tr
2023'ten beri 46 kez yurt dışına çıkmış ve 290 bin km kat ederek 26 ülkeye gitmiş.
söylenecek çok şey var da, işte hakaret etmeden ifade edemiyorum. o yüzden takdirinize bırakıyorum.
kaynak: sozcu.com.tr
devamını gör...
hristiyanismail hepinizi seviyor (yazar)
değerli arkadaşlarım,
bu sefer sizi üzecek bir konu ile karşınızdayım. annemde bir kist mevcut, iyi huylu mu kötü huylu mu onu henüz bilmiyorum. fakat ailecek hepimiz tedirgin haldeyiz. bu nedenle o, böyle üzgünken ben de burada öylece vakit geçiremem. kadın resmen bana "elbet adam olacaktın ben işi hızlandırmış olacağım." dedi, çok dokundu bu bana. zaten bu sözlüğe oldum olası bir kalp kırıklığım mevcut ama yine de belli başlı sevdiğim arkadaşlarımı görmek için geliyordum.
kendinize iyi bakın. hesabımı donduruyorum, belki kist iyi huylu çıkarsa filan yine dönerim.
bu sefer sizi üzecek bir konu ile karşınızdayım. annemde bir kist mevcut, iyi huylu mu kötü huylu mu onu henüz bilmiyorum. fakat ailecek hepimiz tedirgin haldeyiz. bu nedenle o, böyle üzgünken ben de burada öylece vakit geçiremem. kadın resmen bana "elbet adam olacaktın ben işi hızlandırmış olacağım." dedi, çok dokundu bu bana. zaten bu sözlüğe oldum olası bir kalp kırıklığım mevcut ama yine de belli başlı sevdiğim arkadaşlarımı görmek için geliyordum.
kendinize iyi bakın. hesabımı donduruyorum, belki kist iyi huylu çıkarsa filan yine dönerim.
devamını gör...
saçlarını kısacık kestiren kadınlar
yüzü güzeldir.. kafa yapısı muntazamdır.. kısaca genel olarak güzeldirler.
devamını gör...
eksi butonu gelsin göstercem ben sana
bence eksi oy isteyenler, eksi oy olan platformlarda hesap açıp orada eksileyip rahatlasınlar sonra geri gelsinler. mesela uludağ bunun için şahane ortam. tüm pisliğinizi dökün pisliğin içine, mis gibi geri dönün.
devamını gör...
sortiee
#3931793
babanıza geçmiş olsun sayın yazar, acil şifalar dilerim. umarım sağlığına kavuşup hastaneden çıkar.
babanıza geçmiş olsun sayın yazar, acil şifalar dilerim. umarım sağlığına kavuşup hastaneden çıkar.
devamını gör...
social justice warrior
adı üzerinde sosyal adalet için savaştıklarından bahsederler. eşitlik istediklerini söylerler.
en meşhurlarından biri, ispanyol pablo iglesias. kendisi ispanya'daki sosyalist podemos partisinin kurucusu. soytarı pedro sanchez'in kabinesinde başbakan yardımcılarından bir olarak görev almakta. kendisi gibi diğer sjw'lerle buluşmak için küba başkenti havana'ya birinci sınıfta seyahat etmiş ve 5 yıldızlı melia otelinde kalmakta. aynı otelde türk kökenli hasan piker de kalıyor.
linkteki ilk video, melia oteli. sjw'lerin konakladığı yer. ikinci videoda ise sıradan havana halkının nasıl yaşadığı gösteriliyor. iki görüntü de aynı geceden.
sumud filosu sahtekarlığına çok benziyor. yanlarında hiçbir yardım malzemesi olmadan beş hafta boyunca akdeniz'de yat sefası sürdüler, hesabı başkalarına ödettiler. sonra kendilerini yakalattılar ve yine hiç harcama yapmadan uçaklarla ülkelerine geri döndüler.
tıpkı iran molla rejimi, hamas, türkiye'deki malum siyasi ittifak gibi müthiş bir vampirlik ve yamyamlık örneği. kan kardeşliği değil, "kan emicilik kardeşliği."
*** ***
ilhan omar'ın da dahil olduğu somali çetesi abd tarihinin en büyük yamyamlık vakasının başrolünde. 19 milyar dolar...
dolandırıcılık davalarından birinde, mahkeme jurisinin üyelerine nakit rüşvet de teklif etmişler. abd'yi de türkiye ve somali gibi bir yer sandılar herhalde. haber video link
arsızlığın, yüzsüzlüğün, vampirliğin kitabını yazıyorlar.
en meşhurlarından biri, ispanyol pablo iglesias. kendisi ispanya'daki sosyalist podemos partisinin kurucusu. soytarı pedro sanchez'in kabinesinde başbakan yardımcılarından bir olarak görev almakta. kendisi gibi diğer sjw'lerle buluşmak için küba başkenti havana'ya birinci sınıfta seyahat etmiş ve 5 yıldızlı melia otelinde kalmakta. aynı otelde türk kökenli hasan piker de kalıyor.
linkteki ilk video, melia oteli. sjw'lerin konakladığı yer. ikinci videoda ise sıradan havana halkının nasıl yaşadığı gösteriliyor. iki görüntü de aynı geceden.
sumud filosu sahtekarlığına çok benziyor. yanlarında hiçbir yardım malzemesi olmadan beş hafta boyunca akdeniz'de yat sefası sürdüler, hesabı başkalarına ödettiler. sonra kendilerini yakalattılar ve yine hiç harcama yapmadan uçaklarla ülkelerine geri döndüler.
tıpkı iran molla rejimi, hamas, türkiye'deki malum siyasi ittifak gibi müthiş bir vampirlik ve yamyamlık örneği. kan kardeşliği değil, "kan emicilik kardeşliği."
*** ***
ilhan omar'ın da dahil olduğu somali çetesi abd tarihinin en büyük yamyamlık vakasının başrolünde. 19 milyar dolar...
dolandırıcılık davalarından birinde, mahkeme jurisinin üyelerine nakit rüşvet de teklif etmişler. abd'yi de türkiye ve somali gibi bir yer sandılar herhalde. haber video link
arsızlığın, yüzsüzlüğün, vampirliğin kitabını yazıyorlar.
devamını gör...
epstein fury operasyonunun 21. gününde neler oldu sorusu
tam olarak bunlar oldu.
rus petrolüne uygulanan yaptırımlar kaldırıldı.
iran petrolüne uygulanan yaptırımlar kaldırıldı.
gemiler hürmüz boğazı'ndan geçmek için iran'a 2 milyon dolar ödüyor.
borsadan 2 trilyon dolar buharlaştı.
f-35'in işe yaramaz olduğu kanıtlandı.
amerikan üsleri sürekli saldırı altında.
700 amerikan askeri yaralandı, onlarca asker öldü.
iran ikinci bir vietnam olma yolunda.
hamaney'in yerine hamaney getirildi.
rus petrolüne uygulanan yaptırımlar kaldırıldı.
iran petrolüne uygulanan yaptırımlar kaldırıldı.
gemiler hürmüz boğazı'ndan geçmek için iran'a 2 milyon dolar ödüyor.
borsadan 2 trilyon dolar buharlaştı.
f-35'in işe yaramaz olduğu kanıtlandı.
amerikan üsleri sürekli saldırı altında.
700 amerikan askeri yaralandı, onlarca asker öldü.
iran ikinci bir vietnam olma yolunda.
hamaney'in yerine hamaney getirildi.
devamını gör...
eksi butonu gelsin göstercem ben sana
bunu demeyi bazen istiyor insan. sözlükte yazarların yazdığı tanımı kafasına fırlatan bir mekanizma olsa mesela.. kelimelerini yormadan, tartışma yaratmadan beğenmedim kardeşim aklından dökülenleri diye ifade etmek güzel olabilirdi.
devamını gör...
acemi
tecrübesiz..
devamını gör...
ölümden neden korkulur sorusu
bu dünyayı terketmek için kendimizi hazır hissetmememiz..
devamını gör...
dinozorların en büyük hatası
küçük memelileri bunlardan ne olacak ki ya, diye ciddiye almamaları.
devamını gör...
niçin yazıyorsun sorusu
bu soruyu sait faik, "yazmasam deli olacaktım" şeklinde cevaplar.
“söz vermiştim kendi kendime: yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs, hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. oturdum. adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım.” (sait faik, son kuşlar, s. 51, varlık yayınları, 1956, istanbul)
yılmaz erdoğan da neden yazıyorsun sorusunu kendince "yazmak lazımdı, yazmasak olmazdı çünkü" diyerek yanıtlar;
neden yazıyorsun?
sevmek bir şey değil de
sevinmek kötü be,
kumruların
kumsalların
bulutların aşkına
mecburduk da yazdık
kirli sakallı sabahların namına
öylesine değil
savrulsun diye değil
yalandan değil
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü
hani bazı
içinde bir dal burkulur
yeşil için
sarı için
her morun tonunda büyüyen
sağrılar için
belki kuşlardan habersiz
kanatlar için
yol yokuş
son ilk bahar
uzun eskilerden gelme
bir içim nefes için
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünki
erguvan görüldü bir zaman
sonra çıkmaz oldu sokakların alayı
mavi çakmak
fitil falan
kalabalık oldu yokuşlar
o yokuşların baladı oldu
düğün oldu hatta
serim düğün ve çözüm için
boşanmalar oldu
her sevdanın final tezi adliyeye verildi
gerisi ilam oldu
kıyılar kumrular
göçler oldu...
buhurdanlar semaverler
ve nargile geyikleri
yavaş
yavaş
çok yavaş
hız'da yitirilenlerin aşkına
yavaş'ın içindeki ölü şövalyeler için
her işin bir raconu vardı
yaşamın ortaçağında
atılan adımlar vardı yavaş ve eski
bir düellodan alınmış
işte bu yüzden yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü...
sonra unutmak vardı
hatırlamak içindi bütün muallak resimler
hiç olmamış gibi yapmak
öküz öldüren bir hasrete
can dayanmıyordu ya
zaten bütün bunlar
yeni ve dayanıklı canlar içindi
dursun koyuyordular en son çocuklarının adını
üstü kalsın ikizler mesela
birisinin içinde civciv havalansa
diğeri kanat çırpıyordu istemsiz
oluyordu bunlar
ve yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü...
eski harfleri dağıtıyorduk komşularımıza
yepisyeniydiler
hepi topu bir kere kullanılmışlardı
sapa bir cümlenin içinde
hat sanatıydı gömdüğümüz uykuya
edebiyat avuntusuydu işimiz
uzak suretlerinden biriyle yapılan nef'inin
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı,
aslında olurdu tabii
bir sürü yazmadığımız
bir süre yazmadığımız
ama o zamanda
bakkalda hesapüstü kalmışlık oldu
siparişi unutmuşluk bakkal çırağında
hem de ekmeğin en yumurtaya banılacağı sırada
ve kapatıyoruz manasında söndürülen ışıklar oldu
hadi gidin artık makamından
kırklık bir ampul kaldı geriye...
baktık olmuyor yazmadan
baktık mesele oluyor
dimağı eşeleyen cümleler
olmuşlar
olacaklar
yani bir fikrin hizasına konulacak ne varsa işte,
yazdık
ki yazmasak olmazdı
bütün bunlar
bütün bunlar içindi
gizli hüzün artıkları
kalmıştı ayrılık salonundaki
güvercinlerde manasız bir tango ciddiyeti
dans mı ediyorlar fırça mı yiyorlar
belli değil
öyle suçlu bir işti tango
arjantinde solcu gençler işkencedeyken
maradonaydı 82'de
kibrit kutusunun kapağı
vasati kırk çöptü ve
kırkının da tek tek
kendine göre sorunları vardı...
çözüm bekleyen ağır meseleleri de vardı
yaprakların
kuruyorlardı saatlerini kasım patlarına
hemen ve şimdi
müdahale gerekiyordu
akarsulara
ve ivedi
bir gülümser kelimeydi
yadırgayan
türkçedeki yerini
ama yinede yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı...
sonra hiç aklına gelirmiydi
örümceklerin sinirli bir iklime
ağ'yacakları kendilerini
ya da kuşak çatışması balıkların
pul pul gerinir diye düşünürken biz
meğer esnemeye bile takati kalmamış
yorgun bir akdeniz...
ucundan çeksen
new york'a kadar götürebilirsin
elektrikli vakumlu halı bile yıkayan sömürgeni
işte böyle bir durumdu
ve tedirginliğimiz
siren miren istemiyordu
telaşımızın gürültüsü yerindeydi
ve küt diye akşam oluyordu
biz ki öğle vaktiyiz daha
rakıdan filan habersiz
ve söylemeye gerek yok
uzun
çok uzun içmeler oldu
mürakabe susamış peçetelere notlar düştük
kalktık
zeytinyağı lekesinden arta kalan
şiircik kuşunu besledik
gel gör ki üç gün yaşayabildi us pas içinde
ama olsun yine de yazdık
yazmasak olmazdı...
nehirde (hiç tanımadığımız)
bir tekne için (hiç binmediğimiz)
bir şarkı (hiç duyulmamış)
bestelemeyi istersin de
hani nefesin yetmez nefsini güftelemeye
işte bu yüzden yazdık
yoksa hoşumuza mı gidiyor zannediyorsun
smokin bulutlu bir gökyüzünden söz etmek
bir kelebeğin kararsızlığını anlatmak
tırtıl kılığında...
ya da bir ateş böceğinin direnişini
yalancı aydınlıklara...
başka türlü olmuyor,
başka türlerde nasıl oluyor bilmem
ama yazmak lazımdı işte
yazmasak olmazdı çünki!
bana soracak olursanız onlara katıldığımı söylemek isterim. kendimce naçizane ifade etmem gerekirse;
çünkü susmak, içimde yankısı bitmeyen
eksik bir cümleye dönüşüyordu.
çünkü kelimeler gelmeyince,
ben yarım kalıyordum.
yazdım
dilime değil, içime sığmayanı tamamlamak için
biraz da, kendime geç kalmamak için.
“söz vermiştim kendi kendime: yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs, hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. oturdum. adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım.” (sait faik, son kuşlar, s. 51, varlık yayınları, 1956, istanbul)
yılmaz erdoğan da neden yazıyorsun sorusunu kendince "yazmak lazımdı, yazmasak olmazdı çünkü" diyerek yanıtlar;
neden yazıyorsun?
sevmek bir şey değil de
sevinmek kötü be,
kumruların
kumsalların
bulutların aşkına
mecburduk da yazdık
kirli sakallı sabahların namına
öylesine değil
savrulsun diye değil
yalandan değil
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü
hani bazı
içinde bir dal burkulur
yeşil için
sarı için
her morun tonunda büyüyen
sağrılar için
belki kuşlardan habersiz
kanatlar için
yol yokuş
son ilk bahar
uzun eskilerden gelme
bir içim nefes için
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünki
erguvan görüldü bir zaman
sonra çıkmaz oldu sokakların alayı
mavi çakmak
fitil falan
kalabalık oldu yokuşlar
o yokuşların baladı oldu
düğün oldu hatta
serim düğün ve çözüm için
boşanmalar oldu
her sevdanın final tezi adliyeye verildi
gerisi ilam oldu
kıyılar kumrular
göçler oldu...
buhurdanlar semaverler
ve nargile geyikleri
yavaş
yavaş
çok yavaş
hız'da yitirilenlerin aşkına
yavaş'ın içindeki ölü şövalyeler için
her işin bir raconu vardı
yaşamın ortaçağında
atılan adımlar vardı yavaş ve eski
bir düellodan alınmış
işte bu yüzden yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü...
sonra unutmak vardı
hatırlamak içindi bütün muallak resimler
hiç olmamış gibi yapmak
öküz öldüren bir hasrete
can dayanmıyordu ya
zaten bütün bunlar
yeni ve dayanıklı canlar içindi
dursun koyuyordular en son çocuklarının adını
üstü kalsın ikizler mesela
birisinin içinde civciv havalansa
diğeri kanat çırpıyordu istemsiz
oluyordu bunlar
ve yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünkü...
eski harfleri dağıtıyorduk komşularımıza
yepisyeniydiler
hepi topu bir kere kullanılmışlardı
sapa bir cümlenin içinde
hat sanatıydı gömdüğümüz uykuya
edebiyat avuntusuydu işimiz
uzak suretlerinden biriyle yapılan nef'inin
yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı,
aslında olurdu tabii
bir sürü yazmadığımız
bir süre yazmadığımız
ama o zamanda
bakkalda hesapüstü kalmışlık oldu
siparişi unutmuşluk bakkal çırağında
hem de ekmeğin en yumurtaya banılacağı sırada
ve kapatıyoruz manasında söndürülen ışıklar oldu
hadi gidin artık makamından
kırklık bir ampul kaldı geriye...
baktık olmuyor yazmadan
baktık mesele oluyor
dimağı eşeleyen cümleler
olmuşlar
olacaklar
yani bir fikrin hizasına konulacak ne varsa işte,
yazdık
ki yazmasak olmazdı
bütün bunlar
bütün bunlar içindi
gizli hüzün artıkları
kalmıştı ayrılık salonundaki
güvercinlerde manasız bir tango ciddiyeti
dans mı ediyorlar fırça mı yiyorlar
belli değil
öyle suçlu bir işti tango
arjantinde solcu gençler işkencedeyken
maradonaydı 82'de
kibrit kutusunun kapağı
vasati kırk çöptü ve
kırkının da tek tek
kendine göre sorunları vardı...
çözüm bekleyen ağır meseleleri de vardı
yaprakların
kuruyorlardı saatlerini kasım patlarına
hemen ve şimdi
müdahale gerekiyordu
akarsulara
ve ivedi
bir gülümser kelimeydi
yadırgayan
türkçedeki yerini
ama yinede yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı...
sonra hiç aklına gelirmiydi
örümceklerin sinirli bir iklime
ağ'yacakları kendilerini
ya da kuşak çatışması balıkların
pul pul gerinir diye düşünürken biz
meğer esnemeye bile takati kalmamış
yorgun bir akdeniz...
ucundan çeksen
new york'a kadar götürebilirsin
elektrikli vakumlu halı bile yıkayan sömürgeni
işte böyle bir durumdu
ve tedirginliğimiz
siren miren istemiyordu
telaşımızın gürültüsü yerindeydi
ve küt diye akşam oluyordu
biz ki öğle vaktiyiz daha
rakıdan filan habersiz
ve söylemeye gerek yok
uzun
çok uzun içmeler oldu
mürakabe susamış peçetelere notlar düştük
kalktık
zeytinyağı lekesinden arta kalan
şiircik kuşunu besledik
gel gör ki üç gün yaşayabildi us pas içinde
ama olsun yine de yazdık
yazmasak olmazdı...
nehirde (hiç tanımadığımız)
bir tekne için (hiç binmediğimiz)
bir şarkı (hiç duyulmamış)
bestelemeyi istersin de
hani nefesin yetmez nefsini güftelemeye
işte bu yüzden yazdık
yoksa hoşumuza mı gidiyor zannediyorsun
smokin bulutlu bir gökyüzünden söz etmek
bir kelebeğin kararsızlığını anlatmak
tırtıl kılığında...
ya da bir ateş böceğinin direnişini
yalancı aydınlıklara...
başka türlü olmuyor,
başka türlerde nasıl oluyor bilmem
ama yazmak lazımdı işte
yazmasak olmazdı çünki!
bana soracak olursanız onlara katıldığımı söylemek isterim. kendimce naçizane ifade etmem gerekirse;
çünkü susmak, içimde yankısı bitmeyen
eksik bir cümleye dönüşüyordu.
çünkü kelimeler gelmeyince,
ben yarım kalıyordum.
yazdım
dilime değil, içime sığmayanı tamamlamak için
biraz da, kendime geç kalmamak için.
devamını gör...
acemi
iranlı olan.
devamını gör...
dinozorların en büyük hatası
eşek icad olmuşken mi acaba...
devamını gör...
