zaman tüneli
interaktif sözlük devrinin bitmesi
insanların keyif aldığı şeyler üzerinden aptallık ölcerlik yapmak bide bunu bu ölçü için kullandığı bir yerde yazar olarak yapmak nedir çok merak ettim
devamını gör...
interaktif sözlük devrinin bitmesi
kusura bakmayın da biraz erken gömmüyor musunuz..? hala yazıyorsak bitmemiştir bence..
bitti demek kolay. asıl mesele sen hala yazıyor musun..? katkı veriyor musun..? belki tembelleşme vardır ama bitti demek için henüz erken.
interaktif sözlük biz ölümlü anonimlerin ben buradayım deme şeklidir. gerçek hayatta söyleyemediğini burada yazarsın. bazen saçmalarsın, bazen parlatırsın, bazen de istemeden efsane bir şey çıkar ağzından. ihtiyaç var ki hala bunca yazı bunca paylaşım yapılıyor.
bitti demek kolay. asıl mesele sen hala yazıyor musun..? katkı veriyor musun..? belki tembelleşme vardır ama bitti demek için henüz erken.
interaktif sözlük biz ölümlü anonimlerin ben buradayım deme şeklidir. gerçek hayatta söyleyemediğini burada yazarsın. bazen saçmalarsın, bazen parlatırsın, bazen de istemeden efsane bir şey çıkar ağzından. ihtiyaç var ki hala bunca yazı bunca paylaşım yapılıyor.
devamını gör...
müsellah
silahlı.
devamını gör...
baba olmayı isteme nedenleri
kız çocuklarının aşırı tatlı olması bu nedenlerin başında gelebilir.
devamını gör...
tantrrum (yazar)
hani spider man'in imposterı olur ya düşmanlarından mysterio kılığına girer falan bu da onun gibi bir durumdu.
devamını gör...
küçük kızı kollarında uyuyup kalmış baba
(bkz: baba olmayı isteme nedenleri)
devamını gör...
denize atlayınca cumburlop sesi gelmesi
tam bir palavra!
geçen sene yazlıkta bunu düşünmüştüm. tarifi imkansız bir ses çıkıyor ancak cumburlop değil.
geçen sene yazlıkta bunu düşünmüştüm. tarifi imkansız bir ses çıkıyor ancak cumburlop değil.
devamını gör...
opel mokka
sen ve ben bebeğim, birbirimiz için yaratılmışız.
1.2 puretech motor gbi ölümcül bir rizikon var ama onu da her güzelin bir kusuru vardır hesabı görmezden geleceğim sanırım.
1.2 puretech motor gbi ölümcül bir rizikon var ama onu da her güzelin bir kusuru vardır hesabı görmezden geleceğim sanırım.
devamını gör...
yapay zekanın verdiği bilgileri hap gibi yutmak
yapay zeka ile araştırma yaparken size bir şeyler satmaya çalıştığından şüphelenmeye başlamıyor değilsiniz.
ben hap bilgi olarak tablet formunda amino asit ararken belli bir markaya yönlendirdi. sonradan yerli ve milli helal sertifikalı bir marka olduğunu öğrendim.
ilk siparişimi verdim bakalım ne çıkacak ama fiyat performans ürünü olarak deneme amaçlı aldığım için kötü de çıksa çok takılmayacağım.
ben hap bilgi olarak tablet formunda amino asit ararken belli bir markaya yönlendirdi. sonradan yerli ve milli helal sertifikalı bir marka olduğunu öğrendim.
ilk siparişimi verdim bakalım ne çıkacak ama fiyat performans ürünü olarak deneme amaçlı aldığım için kötü de çıksa çok takılmayacağım.
devamını gör...
yunan işgali
resmen tam bir aymazlık. açık kötülük.
kıbrıs'ı unutmuşlardı palikaryalar.
misak ı millide yoktu.
kıbrıs'ı unutmuşlardı palikaryalar.
misak ı millide yoktu.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
umarım bu itirafımı tarçın okumaz..*
bugün bir hafta aradan sonra işe başladım. işler birikmiş haliyle, yorucu bir gündü. biraz da üşüdüm sanırım, hasta olacak gibiyim. neyse itirafım akşam eve geldikten sonrasıyla ilgili..
tarçın’la bu akşam bayağı bildiğin psikolojik savaş yaşadık. olay şu; biraz hastalık hali, biraz yorgunluktan, biraz da yemek sonrası insanın üstüne o meşhur ağırlığın çökmesi nedeniyle, iki dakika kanepeye uzanıp kendime geleyim kafasındaydım. ama tabii evde bir tane de turuncu mafya var.
kanepeye göz koymuşum, belli. tarçın da uzaktan kesiyor. hani böyle hiçbir şey yokmuş gibi davranıp aslında plan yapan tipler vardır ya, aynen o şekil. neyse ben mutfağa gittim, bir çay koyayım dedim. maksimum 2 dakika ha. döndüm baktım… benim yer gitmiş. yer dediğim de bildiğin benim yerim. tarçın yayılmış, kafayı koymuş, gözler yarı kapalı. ama var ya o uyku, tamamen oscar’lık, bildiğin numaracı pislik.
dedim “kalkar mısın?”
ııh, yok. tepki sıfır. kulak bile oynamıyor. sanki 3 gündür vardiyadan çıkmış işçi başıma..
içimden diyorum ki “bak şimdi küçük hanım, sen yanlış kediyle uğraşıyorsun!”
gittim ben de ışıklı oyuncağını aldım. hani şu kırmızı nokta var ya, kedilerin aklını alan… açtım. duvara tuttum. bir anda o derin uykudan diriliş sahnesi gibi fırladı. gözler açıldı, refleksler geri geldi. koştu peşine.
ben..? ahahaha fırsat bu fırsat. hemen kaydım yerine, battaniyeyi çektim üstüme. gözleri kapadım, ama full rol: “ben buradaydım akıllım zaten.”
tarçın 10 saniye sonra geri geldi. bir baktı… yer gitmiş. bu sefer bana bakıyor. var ya o bakış, “sen var ya çok karaktersizsin” bakışı..
hiç bozuntuya vermedim. içimden de gülüyorum:
“nasıl yedin ama enayi..”
ama içten içe biliyorum… bu savaş bitmedi. bu sadece bir raunddu. tarçın bence notunu aldı. gece 3’te gelip suratımın üstüne oturursa şaşırmam.
bugün bir hafta aradan sonra işe başladım. işler birikmiş haliyle, yorucu bir gündü. biraz da üşüdüm sanırım, hasta olacak gibiyim. neyse itirafım akşam eve geldikten sonrasıyla ilgili..
tarçın’la bu akşam bayağı bildiğin psikolojik savaş yaşadık. olay şu; biraz hastalık hali, biraz yorgunluktan, biraz da yemek sonrası insanın üstüne o meşhur ağırlığın çökmesi nedeniyle, iki dakika kanepeye uzanıp kendime geleyim kafasındaydım. ama tabii evde bir tane de turuncu mafya var.
kanepeye göz koymuşum, belli. tarçın da uzaktan kesiyor. hani böyle hiçbir şey yokmuş gibi davranıp aslında plan yapan tipler vardır ya, aynen o şekil. neyse ben mutfağa gittim, bir çay koyayım dedim. maksimum 2 dakika ha. döndüm baktım… benim yer gitmiş. yer dediğim de bildiğin benim yerim. tarçın yayılmış, kafayı koymuş, gözler yarı kapalı. ama var ya o uyku, tamamen oscar’lık, bildiğin numaracı pislik.
dedim “kalkar mısın?”
ııh, yok. tepki sıfır. kulak bile oynamıyor. sanki 3 gündür vardiyadan çıkmış işçi başıma..
içimden diyorum ki “bak şimdi küçük hanım, sen yanlış kediyle uğraşıyorsun!”
gittim ben de ışıklı oyuncağını aldım. hani şu kırmızı nokta var ya, kedilerin aklını alan… açtım. duvara tuttum. bir anda o derin uykudan diriliş sahnesi gibi fırladı. gözler açıldı, refleksler geri geldi. koştu peşine.
ben..? ahahaha fırsat bu fırsat. hemen kaydım yerine, battaniyeyi çektim üstüme. gözleri kapadım, ama full rol: “ben buradaydım akıllım zaten.”
tarçın 10 saniye sonra geri geldi. bir baktı… yer gitmiş. bu sefer bana bakıyor. var ya o bakış, “sen var ya çok karaktersizsin” bakışı..
hiç bozuntuya vermedim. içimden de gülüyorum:
“nasıl yedin ama enayi..”
ama içten içe biliyorum… bu savaş bitmedi. bu sadece bir raunddu. tarçın bence notunu aldı. gece 3’te gelip suratımın üstüne oturursa şaşırmam.
devamını gör...
interaktif sözlük devrinin bitmesi
doğru. sözlükler 2010 yılı gibi bitti. modası geçti. hala sözlüklerde yazarlık yapan kişi aptaldır.
devamını gör...
ahmet taşağıl
orta asya türk tarihine giriş dersinde makalesini okuyup sınavına girmiştik. fakülteye de konuk olarak gelmişliği vardır. bizde epey seveni olsa da benim özel bir sevgim yoktur zira ben eski türk tarihiyle çok ilgili değilim.
bizim hocamız türkiye’de çince bilen 15 öğretim üyesinden biri olduğu için şanslıydım. bize kendi çevirdiği çin yıllıklarını okurdu.
bizim hocamız türkiye’de çince bilen 15 öğretim üyesinden biri olduğu için şanslıydım. bize kendi çevirdiği çin yıllıklarını okurdu.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yapmaktan utanç duyduğu zevkleri
yahu böyle yabancı terimler falan kullanmayın. yok mu bunun türkçesi.
devamını gör...
bayraktar meydanı
23 temmuz 1877 tarihinde, kışla avlusundaki osmanlı sancağı indirildi ve yerine ingiliz bayrağı çekildi lefkoşede evlât demişti rahmetli muşlettin amca.
devamını gör...
ayla
ay ile yol bulan demektir, yani yolunu kaybeden gece yolcularına rehberlik edendir, ay yıldızımızın hilalidir, yıldızı da roj dur, baş tacıdır. aysız yıldız olur da eksik olur, buna türk kürt kardeşliğinin alegorik yaklaşımı denir…
devamını gör...
ılık götlü insan
betona oturamaz.*
devamını gör...
said nursi
ikinci meşrutiyetin ilanı sırasında selanikteydi. enteresan. gözden kaçmış. orada ne işi varmış deyip gülmüştü rahmetli muşlettin amca.
devamını gör...
kahve tatlı makarna gazoz sinema
izmir/buca'da bulunan mistik bir mekanın dış tarafında yazılan şeyler. ne bir mekan adı var ne de aşağıdaki, geçen gün çektiğim fotolarından da görebileceğiniz "normal" bir girişi. zaten görüp dururdum ve bana bayağı tuhaf gelirdi burası da sözlüğe taşımak yeni aklıma geldi. tam ben buradan geçerken bir adam sürgülü kapıyı açıp içeri girdi ve biraz "karanlık" bir edayla etrafa bakınıp kapattı. valla tam korku filmi konusu gibi. cidden "davetkar" bir yer olmakla alakası yok ve "bir girip bakayım" dediğinizde nasıl girebileceğiniz bile belli değil. mesela o içeri giren, herhalde oranın çalışanı olan kişi belki de girdikten sonra kilitledi. yani dikkat etmedim ama olabilir.
tenha bir sokakta bu arada burası. yani buca'nın şu eski tip evlerin olduğu dar ara sokaklarında. buca'yı bilenler anlamıştır neresinden bahsettiğimi.
en alttaki fotodan da anlayabileceğiniz gibi diğer tarafta da "kahve tatlı makarna gazoz sinema" yazıyor. ucunu çekebilsem de anlaşılıyor.
gerçi günahlarını da almayayım. belki mekan bakımda falandı ve/ya kapalıydı. çok da sık geçtiğim bir yerde değil zaten. gene de tekinsizlik havası veren bir imaj bence. haha.




sinema ve gazoz demişken... *
tenha bir sokakta bu arada burası. yani buca'nın şu eski tip evlerin olduğu dar ara sokaklarında. buca'yı bilenler anlamıştır neresinden bahsettiğimi.
en alttaki fotodan da anlayabileceğiniz gibi diğer tarafta da "kahve tatlı makarna gazoz sinema" yazıyor. ucunu çekebilsem de anlaşılıyor.
gerçi günahlarını da almayayım. belki mekan bakımda falandı ve/ya kapalıydı. çok da sık geçtiğim bir yerde değil zaten. gene de tekinsizlik havası veren bir imaj bence. haha.




sinema ve gazoz demişken... *
devamını gör...
