zaman tüneli
sözlük yönetimi ile ilgili
ak parti'ye çok benziyor.
devamını gör...
kabus kerim
evdeki ses isimli kült şarkının da babası olan müzisyen.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
naruto dayı-hangi yöntemi kullanarak intihar edeyim
sözlük kızı- hyrr yhaa ölmee sen.
naruto day- yaaa teşekkür ederiiim.
edit: sözlükte ki bacılar bana genel de kıl olduğu için kendi kendime cevap verdim.
bu aralar agresifim bir de, o yüzden kendim cevap verdim teşekkürler.
incel tiplere "yhaaa gerçekte öyle biri diiil" diyen salaklarla ne işi...
neyse sakinim lan sakin azınıza vururu....
üfff
derin nefes allll
hüüüüüööp
veeeaar pffff.
sözlük kızı- hyrr yhaa ölmee sen.
naruto day- yaaa teşekkür ederiiim.
edit: sözlükte ki bacılar bana genel de kıl olduğu için kendi kendime cevap verdim.
bu aralar agresifim bir de, o yüzden kendim cevap verdim teşekkürler.
incel tiplere "yhaaa gerçekte öyle biri diiil" diyen salaklarla ne işi...
neyse sakinim lan sakin azınıza vururu....
üfff
derin nefes allll
hüüüüüööp
veeeaar pffff.
devamını gör...
alper ağa
captain hollywood geçmişi de olan breakdans ve rap kültürünün içinde çocukluk geçirmiş türkçe rapin atası sayılabilecek müzisyen ve kimyager biladerimiz.
devamını gör...
i need best porn website
devamını gör...
toplum içinde en rahatsız hissettiğiniz yer
hiç gitmedim ama sözlük zirvesi olabilir.
- sizin nickiniz ne?
+ demetevgarısı
- hiç duymadım, yeni misiniz?
+ sayılır, sen kimsiniz?
- ben de genel ev karısı dermişiim ahahayt.
- sizin nickiniz ne?
+ demetevgarısı
- hiç duymadım, yeni misiniz?
+ sayılır, sen kimsiniz?
- ben de genel ev karısı dermişiim ahahayt.
devamını gör...
karakan
alman menşeili türk rap grubu. zamanın ötesinde şarkılar yapmışlardır. intro ve beatları çok başarılıdır.
devamını gör...
yağmur
bir karakan şarkısıdır. gençlik günlerim aklıma geldi üleyin!
nakarat: erkin koray
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
verse 1: alper ağa
yağmurlu gecede seni kaybettim
beni terk ettin, hayatımı mahvettin
onca güzel anıları kirlettin
ezdin geçtin beni hiç düşünmedin
unutma sakın hayat bir kumarhane benzer
verdiğin acılar bir gün geri döner
şampanya, limuzinler, lüks hoteller
beraber geçirdiğimiz uykusuz geceler
gözlerime bakarak verdiğin sözler
nerdeler, hani hani, nerde nerdeler?
dört duvar arasında deliriyorum
neredesin yağmur, seni bekliyorum?
nakarat: erkin koray
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
verse 2: kabus kerim
hatırlarım ben eski zamanları
yağmurlu günlerde sıkı sıkı sarılmanı
beraber oturduk şömine başında
gülüşüp eğlendik hayal yarışında
sen yoksun fakat şu an yanımda
"mazi" mi desem yoksa anılar adına?
kurcalı'yan tek şey var benim aklımda
unutamadı'm en güzel gündü hayatımda
sen, sen, yine de sen
olanları unutup bana geri dönsen
gençlik macerası, tadına doyum olmaz
geçse de seneler anılar unutulmaz
nakarat: erkin koray
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
köprü: kabus kerim
come on baby, come to me
ben seni sevdim deliler gibi
batsın bu dünya, bitsin bu rüya
gözlerimi açınca olsaydın karşımda
bam bam, cama vuran her damlan
yağmurun sesiyle uyanan adam
kabus kerim, karakan'dan
aşkı sevgiyi sende tadan
mersi, mersi canım mersi
aşkımız bu muydu?
kül oldu hepsi
verse 3: alper ağa
ne oldu bize böyle, söyle bana canım?
çok şeyler duydum ama sana hep inandım
takmadım kafama benimsin sandım
yanıldım, yandım, şimdi pişmanım
sen ve ben el ele, göz göze
bin kere gezmiştik bu caddelerde
aşkımız bitti o günler gitti
aynı senin gibi gelmi'cekler geri
içimi yakan ateşleri görüyor musun?
neredesin yağmur, seni bekliyorum?
[nakarat: erkin koray]
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
nakarat: erkin koray
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
verse 1: alper ağa
yağmurlu gecede seni kaybettim
beni terk ettin, hayatımı mahvettin
onca güzel anıları kirlettin
ezdin geçtin beni hiç düşünmedin
unutma sakın hayat bir kumarhane benzer
verdiğin acılar bir gün geri döner
şampanya, limuzinler, lüks hoteller
beraber geçirdiğimiz uykusuz geceler
gözlerime bakarak verdiğin sözler
nerdeler, hani hani, nerde nerdeler?
dört duvar arasında deliriyorum
neredesin yağmur, seni bekliyorum?
nakarat: erkin koray
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
verse 2: kabus kerim
hatırlarım ben eski zamanları
yağmurlu günlerde sıkı sıkı sarılmanı
beraber oturduk şömine başında
gülüşüp eğlendik hayal yarışında
sen yoksun fakat şu an yanımda
"mazi" mi desem yoksa anılar adına?
kurcalı'yan tek şey var benim aklımda
unutamadı'm en güzel gündü hayatımda
sen, sen, yine de sen
olanları unutup bana geri dönsen
gençlik macerası, tadına doyum olmaz
geçse de seneler anılar unutulmaz
nakarat: erkin koray
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
köprü: kabus kerim
come on baby, come to me
ben seni sevdim deliler gibi
batsın bu dünya, bitsin bu rüya
gözlerimi açınca olsaydın karşımda
bam bam, cama vuran her damlan
yağmurun sesiyle uyanan adam
kabus kerim, karakan'dan
aşkı sevgiyi sende tadan
mersi, mersi canım mersi
aşkımız bu muydu?
kül oldu hepsi
verse 3: alper ağa
ne oldu bize böyle, söyle bana canım?
çok şeyler duydum ama sana hep inandım
takmadım kafama benimsin sandım
yanıldım, yandım, şimdi pişmanım
sen ve ben el ele, göz göze
bin kere gezmiştik bu caddelerde
aşkımız bitti o günler gitti
aynı senin gibi gelmi'cekler geri
içimi yakan ateşleri görüyor musun?
neredesin yağmur, seni bekliyorum?
[nakarat: erkin koray]
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden alıyor
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
yağmurun sesine bak
seni benden çalıyor
devamını gör...
batması mümkün gözükmeyen işletmeler
devlet ve devlet çalışanlarının soyguncularla ortaklık kurduğu limited şirketleri batmazlar. son anda dökülen ve sonradan ortaya çıkan paraları da paketleyip topuklamaya çalışırlar.
devamını gör...
batması mümkün gözükmeyen işletmeler
gratis.
devamını gör...
yazarların rüyaları
uzuuun bir aradan sonra rüya gördüm anlatıyorum toplanın*
üç arkadaşız ve bir konferansa davetliyiz ama ikimizin ayağında terlik var. ikimize ayakkabı lazım diye annemi arayıp balkondan bize iki çift ayakkabı sal diyorum. bu nasıl bir talepse artık.
poşetle ayakkabı atıyor o da sorgulamıyor sağ olsun. biz de alıp koşa koşa gidiyoruz, bir okul bahçesine. okul kilitli çünkü gecenin bir yarısı. konferans ne oldu fikrim yok.
arkadaşım diyor ki "elz şu ayakkabıları çıkar da duvara tırmanıp camdan girelim" duvara mı tırmanalım?
neyse bana da mantıklı geliyor tabi rüyamda, açıyorum poşeti ama ne göreyim ayakkabılar hep farklı farklı. hiçbiri çift değil hatta biri 48 numara. ulan diyorum "evde shrek mi var bu ayakkabı kimin" kan beynime sıçrıyor sinirden. ayakkabıları sağa sola sallıyorum. "tamam" diyorum "ayakkabımız yoksa kitap bulalım" ne alaka?
ulan kimse de sorgulamıyor tamam diyorlar. başlıyoruz sokakta kitap aramaya. bulamıyoruz. en son okulun müdürü geliyor elinde fırlattığım 48 numara ayakkabı teki. "bunu kim attı?" diyor, "ben attım" diyorum, "sen kimsin" diyor, "ben belma sebil, asıl sen kimsin" diyorum, "bunu asla bilemezsin" diyor ve ayakkabıya iki ayağını da geçirip yok oluyor.
uyandım.
hadi gel de yorumla bunu.
hadi.
bilinçaltısına s*çt****ının kızı seni. hadi.
üç arkadaşız ve bir konferansa davetliyiz ama ikimizin ayağında terlik var. ikimize ayakkabı lazım diye annemi arayıp balkondan bize iki çift ayakkabı sal diyorum. bu nasıl bir talepse artık.
poşetle ayakkabı atıyor o da sorgulamıyor sağ olsun. biz de alıp koşa koşa gidiyoruz, bir okul bahçesine. okul kilitli çünkü gecenin bir yarısı. konferans ne oldu fikrim yok.
arkadaşım diyor ki "elz şu ayakkabıları çıkar da duvara tırmanıp camdan girelim" duvara mı tırmanalım?
neyse bana da mantıklı geliyor tabi rüyamda, açıyorum poşeti ama ne göreyim ayakkabılar hep farklı farklı. hiçbiri çift değil hatta biri 48 numara. ulan diyorum "evde shrek mi var bu ayakkabı kimin" kan beynime sıçrıyor sinirden. ayakkabıları sağa sola sallıyorum. "tamam" diyorum "ayakkabımız yoksa kitap bulalım" ne alaka?
ulan kimse de sorgulamıyor tamam diyorlar. başlıyoruz sokakta kitap aramaya. bulamıyoruz. en son okulun müdürü geliyor elinde fırlattığım 48 numara ayakkabı teki. "bunu kim attı?" diyor, "ben attım" diyorum, "sen kimsin" diyor, "ben belma sebil, asıl sen kimsin" diyorum, "bunu asla bilemezsin" diyor ve ayakkabıya iki ayağını da geçirip yok oluyor.
uyandım.
hadi gel de yorumla bunu.
hadi.
bilinçaltısına s*çt****ının kızı seni. hadi.
devamını gör...
toplum içinde en rahatsız hissettiğiniz yer
toplumun kendisi.
devamını gör...
toplum içinde en rahatsız hissettiğiniz yer
umumi tuvaletler. bazı insanların defi hacet sesi, atom bombası sesine kafa tutar. edebinle sessizce yapıp çıkmak varken, tüm ahaliye bu sesi duyurma çabası acep nedendir? insanların psikolojisiyle oynamayın ya.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
#3935617
tezgah küçük ve rahatça yıkayacak alan yoksa fonda beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar açıp hayata devam ediyorum. yine de içini bir miktar su doldurup durulama işlemini sakince tamamladıktan sonra suyu köşelerden akıtma girişimleri denenebilir.
#3935631
bu soruyu soracak çaresizliğe götürecek kadar büyüklükteki haltı affedilebilmesi için kadın kişisinin aşkından ölmesi yahut öncesinde sizin acılar içinde kıvranarak pişmanlığınızı kanıtlamanızı beklemesi olasıdır.
#3935644
hayatımda iyi ki biriktirmeli bir dönemdeyim. no comment.
#3935645
biz bu kadar komplike düşünüp ince hesaplar yaparken karşı tarafın bu denli düz dünya olması içimize sinmiyor, üstelik sinirlendiriyor. bu yüzden hem hayatınıza renk katmak hem de gününüze uğraşacak, düşündürecek, beyninize adeta peş peşe dört tane sudoku çözdürecek düzeyde bir jimnastik deneyimi yaşatmak ve çabaladığınızı görmek istiyoruz. hepsi bu.
tezgah küçük ve rahatça yıkayacak alan yoksa fonda beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar açıp hayata devam ediyorum. yine de içini bir miktar su doldurup durulama işlemini sakince tamamladıktan sonra suyu köşelerden akıtma girişimleri denenebilir.
#3935631
bu soruyu soracak çaresizliğe götürecek kadar büyüklükteki haltı affedilebilmesi için kadın kişisinin aşkından ölmesi yahut öncesinde sizin acılar içinde kıvranarak pişmanlığınızı kanıtlamanızı beklemesi olasıdır.
#3935644
hayatımda iyi ki biriktirmeli bir dönemdeyim. no comment.
#3935645
biz bu kadar komplike düşünüp ince hesaplar yaparken karşı tarafın bu denli düz dünya olması içimize sinmiyor, üstelik sinirlendiriyor. bu yüzden hem hayatınıza renk katmak hem de gününüze uğraşacak, düşündürecek, beyninize adeta peş peşe dört tane sudoku çözdürecek düzeyde bir jimnastik deneyimi yaşatmak ve çabaladığınızı görmek istiyoruz. hepsi bu.
devamını gör...
batması mümkün gözükmeyen işletmeler
oto sanayi esnafı işletmeleri.
devamını gör...
yağmur
hindistan'ın bazı yerlerinde muson yağmurları gecikince iki kurbağayı yakalayıp; bir güzel boyayıp, çiçekleyip düğünlerini yapıyorlar. inanışlarına göre yağmur tanrısı bu neşeli manzarayı görünce keyiflenip muslukları açıyor, bereketi yağdırıyor.
asıl olay sonrası; baktılar ki yağmur dinmiyor, iş sele gidiyor; bu sefer de o aynı boyalı kurbağaları yakalayıp törenle boşatıyorlar ki gökyüzü sakinleşsin. kaç gündür buralarda da öyle güzel yağmur yağıyor ki, ay kıyamam kurbağaların dul kalmasına. sıradaki şarkı yeni evli çiftimize *
göksel - yarabbi şükür
asıl olay sonrası; baktılar ki yağmur dinmiyor, iş sele gidiyor; bu sefer de o aynı boyalı kurbağaları yakalayıp törenle boşatıyorlar ki gökyüzü sakinleşsin. kaç gündür buralarda da öyle güzel yağmur yağıyor ki, ay kıyamam kurbağaların dul kalmasına. sıradaki şarkı yeni evli çiftimize *
göksel - yarabbi şükür
devamını gör...
yazarların rüyaları
on yıl kadar önce gördüğüm ama aklıma her gelişinde hala kahkaha attığım bir rüyam var:
o zamanlar au'ya yeni göçmüş sayılırım bir hastalıkla da boğuşuyorum ve yalnızım. ondan mütevellit psikolojim de pek sağlıklı değil.
__
lise ve üniversiteden samimi olduğum bütün arkadaşlarım ve ben bir mahallede bitişik evlerde yaşıyoruz. içlerinde hepsi bekar bir tek ben evliyim (gerçek hayatta tam tersi)
8 10 yaşlarında bir oğlum var ve değişik bir hastalığa yakalanıyor. ama hastalık öyle kötü bir hastalık değilmiş de sadece tedavisi biraz cinsmiş. tedavi için gereken ilacı almaya gidiyorum. böyle melanet yüzlü ama anaç bir teyze satıyor ilacı fakat para kabul etmiyor. sadece 25 kilogram balgamsız sümük karşılığında vereceğim ilacı diyor. ulan diyorum 25 kg sümüğü nerede bulacağım ben!
sonra kara kara düşünürken yürümeye başlıyorum. birden fırtına çıkıyor ve yağmur yağmaya başlıyor. eve gittiğimde burnum akıyor ve hasta oluyorum. kendi sümüğümü biriktirmeye başlıyorum. arkadaşlarım caprisun alıp geçmiş olsuna geliyor. hepsi de safari almış acayip mutlu oluyorum ama sonra kızıyorum onlara. bunda c vitamini var iyileşirsem sümük biriktiremem deyip kadının bana söylediği şartı onlara söylüyorum. hepsi gülüp dalga geçiyor.
sonra hepsi benden hastalığı kapıyor bu sefer ben elimde ayranla onlara geçmiş olsuna gidip ayranı iç şişesinde sümük biriktir diyorum.
en son gittiğim arkadaşa sümük biriktir derken hasta olan oğlum sümüğünü sakla ilacı sen al babama parayla sat diyor.
sonrasında herkes birbirinin çöpünü karıştırıp sümüklü peçete falan topluyor. bütün arkadaşlarım ilacı kendisi alıp bana parayla satma bense parasız alma derdindeyim.
sümük savaşları devam ederken benim it sıpası oğlan da birden grip oluyor aha fazladan sümük çıktı diye sevinirken kendi sümüğünü yiyip iyileşiyor.
____
o zamanlar au'ya yeni göçmüş sayılırım bir hastalıkla da boğuşuyorum ve yalnızım. ondan mütevellit psikolojim de pek sağlıklı değil.
__
lise ve üniversiteden samimi olduğum bütün arkadaşlarım ve ben bir mahallede bitişik evlerde yaşıyoruz. içlerinde hepsi bekar bir tek ben evliyim (gerçek hayatta tam tersi)
8 10 yaşlarında bir oğlum var ve değişik bir hastalığa yakalanıyor. ama hastalık öyle kötü bir hastalık değilmiş de sadece tedavisi biraz cinsmiş. tedavi için gereken ilacı almaya gidiyorum. böyle melanet yüzlü ama anaç bir teyze satıyor ilacı fakat para kabul etmiyor. sadece 25 kilogram balgamsız sümük karşılığında vereceğim ilacı diyor. ulan diyorum 25 kg sümüğü nerede bulacağım ben!
sonra kara kara düşünürken yürümeye başlıyorum. birden fırtına çıkıyor ve yağmur yağmaya başlıyor. eve gittiğimde burnum akıyor ve hasta oluyorum. kendi sümüğümü biriktirmeye başlıyorum. arkadaşlarım caprisun alıp geçmiş olsuna geliyor. hepsi de safari almış acayip mutlu oluyorum ama sonra kızıyorum onlara. bunda c vitamini var iyileşirsem sümük biriktiremem deyip kadının bana söylediği şartı onlara söylüyorum. hepsi gülüp dalga geçiyor.
sonra hepsi benden hastalığı kapıyor bu sefer ben elimde ayranla onlara geçmiş olsuna gidip ayranı iç şişesinde sümük biriktir diyorum.
en son gittiğim arkadaşa sümük biriktir derken hasta olan oğlum sümüğünü sakla ilacı sen al babama parayla sat diyor.
sonrasında herkes birbirinin çöpünü karıştırıp sümüklü peçete falan topluyor. bütün arkadaşlarım ilacı kendisi alıp bana parayla satma bense parasız alma derdindeyim.
sümük savaşları devam ederken benim it sıpası oğlan da birden grip oluyor aha fazladan sümük çıktı diye sevinirken kendi sümüğünü yiyip iyileşiyor.
____
devamını gör...


