zaman tüneli
yaş hikayesi
"vurur yüze ifadesi" şeklindeki nakaratının sonuna eklemeler yaparak sosyal medyada yapılan binlerce paylaşımla bir dönem popüler olan, 2015 çıkışlı merve özbey şarkısı.
yaşanan dönem yalan çağı
yorar herkesi yürek bağı
yok yere üzdün bilemezsin
o canın hiç sevemez
acıdan bir yola düşmüş
kaderin de dönemez
vurur yüze ifadesi
bulur seni bir tanesi
o an bir an için yanar
beni anlarsın
hayallere yenik düşen
yalan bir yaş hikayesi
varır cana tüm izleri
sen de ağlarsın
yaşanan dönem yalan çağı
yorar herkesi yürek bağı
yok yere üzdün bilemezsin
o canın hiç sevemez
acıdan bir yola düşmüş
kaderin de dönemez
vurur yüze ifadesi
bulur seni bir tanesi
o an bir an için yanar
beni anlarsın
hayallere yenik düşen
yalan bir yaş hikayesi
varır cana tüm izleri
sen de ağlarsın
devamını gör...
az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş
masallarda kahramanların bir amaç için gerçekleştirdikleri uzun ve zorlu yolculukları ifade eden söz.
devamını gör...
the twilight sad
son albumlerini bayagı sevdim (bkz: it's the long goodbye) the ceiling underground-> özellikle sevildi.
kendi ukdem
kendi ukdem
devamını gör...
metal müzik
dışarıdan bakınca serttir ama içine girince son derece katmanlı bir dünya çıkar. öfke vardır evet ama sadece öfke yoktur. yas vardır, yabancılaşma vardır, insanın kendi zihniyle kavgası vardır, mitoloji vardır, tarih vardır, din eleştirisi vardır, savaş karşıtlığı vardır, varoluş sancısı vardır. mesele hiçbir zaman sadece distortion olmadı.
kaldı ki metal tek parça bir janr değil. thrash metalin damarında toplumsal öfke ve politik refleks dolaşır. doom metal insanın içine çöken ağırlığı, yavaşlığı, kaybı taşır. death metal ilk bakışta kaos gibi gelir ama işin içine girince teknik kapasitesiyle, ritmik karmaşıklığıyla ve disiplinli yapısıyla bambaşka bir yere oturur. black metal ise çoğu zaman müzikten çok atmosfer kurar. soğukluk, yalnızlık, doğa, karanlık, bazen de insanın medeniyetle kavgası gibi temalarla çalışır. power metalde destansı anlatı vardır, folk metalde hafıza ve kök duygusu vardır, progressive metalde ise adeta sabırla örülmüş bir mimari gibi kurulan parçalar görürsün. bu liste uzar gider! yani dışarıdan “hepsi aynı gürültü” gibi gelen şey, aslında kendi içinde son derece farklı duygusal ve estetik evrenlere ayrılır.
çoğu zaman insanın bastırdığı duygulara tercüman olur. toplumun sürekli törpülemeye çalıştığı öfkeyi, acıyı, kırılganlığı, yabancılık hissini saklamaz. cilalamaz da. bu yüzden metal dinleyen insanı dışarıdan sadece agresif sananlar. çünkü metal çoğu zaman saldırganlıktan çok boşalma alanıdır. insanın içinde biriken şeyi dışarı taşımanın daha dürüst bir yoludur. bazı insanlar bunu arabeskte bulur, bazıları cazda, bazıları halk müziğinde bulur. metal dinleyicisi de kendi duygusal sözlüğünü burada bulur.
işin kültür tarafı da önemli. metal dinleyicisi yıllardır klişelerle anlatıldı. sanki hepsi karanlıkta yaşayan, öfke saçan, kedi kesen, dünyayla kavgalı tipler gibi sunuldu. oysa metal çevresinde çok güçlü bir aidiyet duygusu vardır. konser kültüründe, underground dayanışmasında, fanzin geleneğinde, patch ceketlerde, kaset cd döneminin takasında, albüm kapaklarına gösterilen özenin içinde hep bunu görürsün. mosh pit dışarıdan bakana kaos gibi gelir ama kendi içinde ciddi bir etik taşır. düşeni kaldırmak, sınırı aşanı dışlamak, birlikte coşarken birbirine dikkat etmek gibi yazısız kurallar vardır. yani o sert görüntünün altında çoğu zaman şaşırtıcı bir dayanışma çıkar.
metal biraz da emek isteyen bir müziktir. pop gibi ilk dinleyişte kendini teslim etmeyebilir. bazen bir riffin, bir davul yürüyüşünün, bir vokal tonunun, bir albümün bütün atmosferinin insana açılması zaman ister. bu yüzden metal dinleyicisi çoğu zaman sadece “şarkı dinleyen” değil, albüm dinleyen insandır. girişten kapanışa kadar düşünülmüş bir bütünlük arar. konsept albümlerle kurulan dünya, sözlerle müziğin birleştiği yer, tonun anlattığı şey, kapağın yarattığı ilk izlenim hepsi önemlidir. metalde çoğu zaman parça değil evren dinlersin.
metal dinleyenin sürekli sert, huysuz, taşkın biri olduğu sanılır. halbuki yıllarca metal dinleyen insanlarda çok güçlü bir mizah duygusu, ironi, hatta kendini küçümseyebilme hali görürsün. çünkü bu kültür sadece karanlıkla değil, o karanlıkla yaşamayı öğrenmekle de ilgilidir. sert müzik dinlemek her zaman sert insan olmak demek değildir. bazen tam tersidir. insan dışarıda sakin kalabilmek için içerideki fırtınayı müzikte yaşar.
uzun lafın kısası, metal herkes için olmak zorunda değil ama seveni için oldukça açık bir anlam taşır. bazen bir başkaldırı biçimidir, bazen sığınak, bazen estetik bir arayış, bazen de sadece dünyayı fazla cilalı bulan insanların daha dürüst bir ses arayışıdır ve dürüst olmak gerekirse, bu kadar geniş bir duygu alanını bu kadar gösterişsiz ama bu kadar kuvvetli taşıyabilen çok az müzik kültürü var.
kaldı ki metal tek parça bir janr değil. thrash metalin damarında toplumsal öfke ve politik refleks dolaşır. doom metal insanın içine çöken ağırlığı, yavaşlığı, kaybı taşır. death metal ilk bakışta kaos gibi gelir ama işin içine girince teknik kapasitesiyle, ritmik karmaşıklığıyla ve disiplinli yapısıyla bambaşka bir yere oturur. black metal ise çoğu zaman müzikten çok atmosfer kurar. soğukluk, yalnızlık, doğa, karanlık, bazen de insanın medeniyetle kavgası gibi temalarla çalışır. power metalde destansı anlatı vardır, folk metalde hafıza ve kök duygusu vardır, progressive metalde ise adeta sabırla örülmüş bir mimari gibi kurulan parçalar görürsün. bu liste uzar gider! yani dışarıdan “hepsi aynı gürültü” gibi gelen şey, aslında kendi içinde son derece farklı duygusal ve estetik evrenlere ayrılır.
çoğu zaman insanın bastırdığı duygulara tercüman olur. toplumun sürekli törpülemeye çalıştığı öfkeyi, acıyı, kırılganlığı, yabancılık hissini saklamaz. cilalamaz da. bu yüzden metal dinleyen insanı dışarıdan sadece agresif sananlar. çünkü metal çoğu zaman saldırganlıktan çok boşalma alanıdır. insanın içinde biriken şeyi dışarı taşımanın daha dürüst bir yoludur. bazı insanlar bunu arabeskte bulur, bazıları cazda, bazıları halk müziğinde bulur. metal dinleyicisi de kendi duygusal sözlüğünü burada bulur.
işin kültür tarafı da önemli. metal dinleyicisi yıllardır klişelerle anlatıldı. sanki hepsi karanlıkta yaşayan, öfke saçan, kedi kesen, dünyayla kavgalı tipler gibi sunuldu. oysa metal çevresinde çok güçlü bir aidiyet duygusu vardır. konser kültüründe, underground dayanışmasında, fanzin geleneğinde, patch ceketlerde, kaset cd döneminin takasında, albüm kapaklarına gösterilen özenin içinde hep bunu görürsün. mosh pit dışarıdan bakana kaos gibi gelir ama kendi içinde ciddi bir etik taşır. düşeni kaldırmak, sınırı aşanı dışlamak, birlikte coşarken birbirine dikkat etmek gibi yazısız kurallar vardır. yani o sert görüntünün altında çoğu zaman şaşırtıcı bir dayanışma çıkar.
metal biraz da emek isteyen bir müziktir. pop gibi ilk dinleyişte kendini teslim etmeyebilir. bazen bir riffin, bir davul yürüyüşünün, bir vokal tonunun, bir albümün bütün atmosferinin insana açılması zaman ister. bu yüzden metal dinleyicisi çoğu zaman sadece “şarkı dinleyen” değil, albüm dinleyen insandır. girişten kapanışa kadar düşünülmüş bir bütünlük arar. konsept albümlerle kurulan dünya, sözlerle müziğin birleştiği yer, tonun anlattığı şey, kapağın yarattığı ilk izlenim hepsi önemlidir. metalde çoğu zaman parça değil evren dinlersin.
metal dinleyenin sürekli sert, huysuz, taşkın biri olduğu sanılır. halbuki yıllarca metal dinleyen insanlarda çok güçlü bir mizah duygusu, ironi, hatta kendini küçümseyebilme hali görürsün. çünkü bu kültür sadece karanlıkla değil, o karanlıkla yaşamayı öğrenmekle de ilgilidir. sert müzik dinlemek her zaman sert insan olmak demek değildir. bazen tam tersidir. insan dışarıda sakin kalabilmek için içerideki fırtınayı müzikte yaşar.
uzun lafın kısası, metal herkes için olmak zorunda değil ama seveni için oldukça açık bir anlam taşır. bazen bir başkaldırı biçimidir, bazen sığınak, bazen estetik bir arayış, bazen de sadece dünyayı fazla cilalı bulan insanların daha dürüst bir ses arayışıdır ve dürüst olmak gerekirse, bu kadar geniş bir duygu alanını bu kadar gösterişsiz ama bu kadar kuvvetli taşıyabilen çok az müzik kültürü var.
devamını gör...
selim yuhay
biz zamaninda dedik yahudi diye linc yiyecek bu adam diye. melih abuaf linc yerken kac defa dedim. ve noldu, simdi yahudi oldugunu kamuoyu da ogrendi ve linc yiyor siyonist istemiyoruz diye. galiba yahudi bi sayfayi takibe almis. benim yahudilerle sorunum yok, melih abuaf'i da seviyom, ama mimar selim siyonist bi sayfayi takip etmisse ayip diyorum kendisine. evet.
devamını gör...
daha senden gayrı aşık mı yoktur
tuncay balcı'dan dinlenilesi türkü.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının vasiyetleri
servetimi zaten oğluma bıraktım. geriye de her ay giden yerler var, onları devam ettirsin yeter.
bir de ara sıra arkamdan biri okursa tamamdır
bir de ara sıra arkamdan biri okursa tamamdır
devamını gör...
14 nisan 2026 siverek okul saldırısı
taşından toprağından psikolojik rahatsızlıklar fışkıran şehre ait kan dondurucu olay.
öncesinde saldırı yapacağını söylediği de iddia ediliyor. basbayağı planlı programlı vahşet yaşatmış yavrucaklara. yaştan bağımsız aynı adam okula dalıyor, hastahaneye dalıyor, sanki dingo’nun ahırı buralar. çıldırırsın yani.
çok geçmiş olsun.
öncesinde saldırı yapacağını söylediği de iddia ediliyor. basbayağı planlı programlı vahşet yaşatmış yavrucaklara. yaştan bağımsız aynı adam okula dalıyor, hastahaneye dalıyor, sanki dingo’nun ahırı buralar. çıldırırsın yani.
çok geçmiş olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının vasiyetleri
tum entrylerimi silin
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının vasiyetleri
#3173266 yazdık kardeşim hep bunları.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının vasiyetleri
bedenimin tıp fakültesine kadavra olarak bağışlanması biricik ve muhtemelen yerine getirilmeyecek vasiyetim.
devamını gör...
canım benim
bu sabah kıza söyledim ama bilerek planlı olmadı, duygusal bir şeyde yok. sınıfça bir konuyu konuşuyorduk ben bir itiraz ve açıklama cümlesi yaparken cümle başında çıktı ağzımdan. birde acayip bir özgüven ve eminlikle söyledim. para verseler söylemem bu arada ama o an nasıl ki erkek kankalara oğlum diye hitap ediyorum, oda öyle anlık çıktı. olağan akışa uygun olduğundan bir bok olmadı da hala o cümle nasıl çıktı ağzımdan ona şaşıryorum. bir abi gibi söyledim ama tonlamam o tarzdaydı, kişi amacımda oydu.
erkeklerde de oğlum çıkıyor genelde ağzımda, aslında kızlarda da kızım çıkar ama bugün öyle bir gariplik oldu.
erkeklerde de oğlum çıkıyor genelde ağzımda, aslında kızlarda da kızım çıkar ama bugün öyle bir gariplik oldu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının vasiyetleri
odamı hemen toplamayın. dağınıklık bir süre daha benim yerime yaşasın.
devamını gör...
normal sözlük yazarları bir kedi olsaydı
devamını gör...
gelinin kız kardeşi
bu ışıltılı hayatı bile isteye sizin seçmiş olduğunuzu kanıtladığınız ancak oraya buraya koşuşturmaktan tam da keyfine varamadığınız sıfat.
zor zanaat.
zor zanaat.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
harika bir nicke sahip.
devamını gör...
14 nisan 2026 siverek okul saldırısı
insan ne diyeceğini şaşırıyor . şok oldum gerçekten.
saldırgan dedikleri 16 yaşında. sokakta görsem bizim oradaki marketin kasiyeri değil mi lan bu derim, o kadar bildik tanıdık bir çocuk yüzü. herkesi gafil avlayacak bir ayrıntı bu yani. korkunç.
poliste soruyor n'ooldu kızım içerde diye. cinnet olayı yaşanmış , intihar var arkasında birde canvass dediğin şey böyle mi yapılır , olay incelemede uzaydan önceki son dönemecte kolluk kuvvetleri .
saldırgan dedikleri 16 yaşında. sokakta görsem bizim oradaki marketin kasiyeri değil mi lan bu derim, o kadar bildik tanıdık bir çocuk yüzü. herkesi gafil avlayacak bir ayrıntı bu yani. korkunç.
poliste soruyor n'ooldu kızım içerde diye. cinnet olayı yaşanmış , intihar var arkasında birde canvass dediğin şey böyle mi yapılır , olay incelemede uzaydan önceki son dönemecte kolluk kuvvetleri .
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
ğagassaraylı yazar.
devamını gör...


