zaman tüneli
proxy switchyomega 3
web sitesine özel proxy sunucu kullanmaya imkan sağlayan bir tarayıcı eklentisi. isme bak. dedesinin adını koymuşlar galiba.
devamını gör...
ilk dövme kaç yaşında yaptırılmalı sorunsalı
çocuklarım için,
onsekiz yaşından önce müdahale ederim muhtemelen o nedenle reşit olsunlar, gerisini kendileri bilir.
onsekiz yaşından önce müdahale ederim muhtemelen o nedenle reşit olsunlar, gerisini kendileri bilir.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
etrafımda patavatsızlığı dobralık, kabalığı açık sözlülük addeden bir güruh var. ben de bu kaosun içinde kelimelerimi buraya döküyorum kimseyi kırmaya, gücendirmeye çalışmadan. bizimkisi yetiştiriliş tarzının bir sonucu aslında. söyleyemeyip biriktirdiklerim burdakiler.
üstadın da dediği gibi;
"yazmazsam delirecektim."
üstadın da dediği gibi;
"yazmazsam delirecektim."
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
daha önce okumadığım güzel bir şiire denk gelmek.
spotide rastgele liste gezerken bir şarkıya tutulup beğenilenlere eklemek.
sözlükte güzel bir tanım okuyup beğenmek.
ve her şeyden önemlisi o'nun hayatında olduğunu bilmek.
spotide rastgele liste gezerken bir şarkıya tutulup beğenilenlere eklemek.
sözlükte güzel bir tanım okuyup beğenmek.
ve her şeyden önemlisi o'nun hayatında olduğunu bilmek.
devamını gör...
hayatın mahvolduktan sonra bir şeyleri fark etmek
bazen insan, en sert kırılmayı yaşadıktan sonra görmeye başlar. öncesinde fark etmediği detaylar, susturduğu iç sesi, ertelediği kararlar bir anda görünür hale gelebilir. mahvolmak çoğu zaman sadece bir yıkımı değil aynı zamanda bir soyulma halini anlatır. fazlalıkların, yanılsamaların, başkalarının beklentilerinin üzerimizden döküldüğü bir eşik belki de…
işte tam o noktada şu gerçeğin ağırlığıyla karşılaşırız. hayat için hiçbir şey geç değildir. çünkü hayat doğrusal bir yarış değil, döngüsel bir yolculuktur. insan düştüğü yerden kalkmayı öğrenir hatta çoğu zaman en sağlam duruşunu, en derin düşüşünden sonra kurar. bulunduğun yer ne kadar karanlık olursa olsun, orası aynı zamanda yönünü tayin edebileceğin tek yerdir. başlangıç dediğimiz şey de zaten budur. olduğun yeri kabul edip, oradan bir adım atmak...
geleceğin bizim için ne sakladığını bilmiyoruz. belki büyük bir sürpriz, belki küçük ama anlamlı bir dönüşüm… ama kesin olan bir şey var, yaşayarak öğreneceğiz. acısıyla, hatasıyla, denemeyle. ve bütün bu sürecin yakıtı umut... umut dediğimiz şey pasif bir bekleyiş değil bir devam etme cesareti. her şeye rağmen bir adım daha atabilme gücüdür.
“nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını..?” sözü tam da bu yüzden kıymetli. çünkü bazen altüst olmak, aslında doğru şekilde yeniden kurulmanın tek yoludur. dibe battığını sandığın yer, belki de bambaşka bir dünyanın kapısıdır. tıpkı bir masal gibi… bir anda kendini hiç bilmediğin bir yerde, bambaşka bir hikayenin içinde bulabilirsin. ama bunun için önce inanman gerekir. değişimin mümkün olduğuna, hatta gerekli olduğuna…
evet, ey insan… belki mahvoluş yaşadın. belki yine yaşayacaksın. bu, hayatın sert ama gerçek tarafı. ama unutma..güneş her gün yeniden doğar. bu sadece gökyüzü için değil, senin için de hepimiz için geçerli. her sabah, yeniden deneme hakkıdır. her gün, küçük de olsa bir şeyi düzeltme fırsatıdır.
toparlanmak belki bir anda olmaz. ama olur. ve çoğu zaman, düşündüğünden daha güçlü bir hale gelirsin. yeter ki umudu bırakma. yeter ki içindeki o küçük devam et sesini susturma. gerisi… gerçekten bir şekilde gelir.
işte tam o noktada şu gerçeğin ağırlığıyla karşılaşırız. hayat için hiçbir şey geç değildir. çünkü hayat doğrusal bir yarış değil, döngüsel bir yolculuktur. insan düştüğü yerden kalkmayı öğrenir hatta çoğu zaman en sağlam duruşunu, en derin düşüşünden sonra kurar. bulunduğun yer ne kadar karanlık olursa olsun, orası aynı zamanda yönünü tayin edebileceğin tek yerdir. başlangıç dediğimiz şey de zaten budur. olduğun yeri kabul edip, oradan bir adım atmak...
geleceğin bizim için ne sakladığını bilmiyoruz. belki büyük bir sürpriz, belki küçük ama anlamlı bir dönüşüm… ama kesin olan bir şey var, yaşayarak öğreneceğiz. acısıyla, hatasıyla, denemeyle. ve bütün bu sürecin yakıtı umut... umut dediğimiz şey pasif bir bekleyiş değil bir devam etme cesareti. her şeye rağmen bir adım daha atabilme gücüdür.
“nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını..?” sözü tam da bu yüzden kıymetli. çünkü bazen altüst olmak, aslında doğru şekilde yeniden kurulmanın tek yoludur. dibe battığını sandığın yer, belki de bambaşka bir dünyanın kapısıdır. tıpkı bir masal gibi… bir anda kendini hiç bilmediğin bir yerde, bambaşka bir hikayenin içinde bulabilirsin. ama bunun için önce inanman gerekir. değişimin mümkün olduğuna, hatta gerekli olduğuna…
evet, ey insan… belki mahvoluş yaşadın. belki yine yaşayacaksın. bu, hayatın sert ama gerçek tarafı. ama unutma..güneş her gün yeniden doğar. bu sadece gökyüzü için değil, senin için de hepimiz için geçerli. her sabah, yeniden deneme hakkıdır. her gün, küçük de olsa bir şeyi düzeltme fırsatıdır.
toparlanmak belki bir anda olmaz. ama olur. ve çoğu zaman, düşündüğünden daha güçlü bir hale gelirsin. yeter ki umudu bırakma. yeter ki içindeki o küçük devam et sesini susturma. gerisi… gerçekten bir şekilde gelir.
devamını gör...
boş bir tanım girdiniz
oturup boş yaptığım tanımları sayasım var ama o kadar vaktim yok.
iko güzel bir istatistik sekmesi yapsa ya böyle boş tanımlarımızı görsek.
iko güzel bir istatistik sekmesi yapsa ya böyle boş tanımlarımızı görsek.
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
depresyon üzerine bir deneme;
bu durum en çok da inanç problemlerini beraberinde getiriyor. en başta kendine olan inancın sorgulatılıyor ve zaman içerisinde tükeniyor. o gün nasıl uyanacağını bilmeyen bir adam olarak iyi güne denk gelmeyi umuyorsun. öbür türlüyse vay haline. o günü çöpe at gitsin. söz verebilmek ne mümkün. o gün iyi hissediyorsundur. verdiğin sözü yerine getirebileceğine inanıyorsundur. rahatlıkla yapabileceğini düşündüğünden o sözü hemen verirsin. ama bu hastalığın sağı solu belli olmaz. ertesi güne tükenmiş, çökkün bir şekilde uyanabilirsin. işte tam o anda ne verdiğin sözler, ne sorumlukların, ne de senden beklenilenler aklına gelir. felç geçirmiş bir hasta gibi yatağa bağlanır kalırsın. bu birden fazla kez tekrar ettiğinde de herhangi bir işe girişmeye çekinir hale gelirsin. içinde hep o anların tekrarı gelir mi korkusuyla yaşarsın.
ve günün birinde o karanlık günler aydınlanır. çıkarsın düştüğün dipsiz kuyudan. ciğerlerin yırtılacakmışcasına doldurursun temiz havayı. her gecenin sabahı vardır elbet, sen inanmaya devam et...
bu durum en çok da inanç problemlerini beraberinde getiriyor. en başta kendine olan inancın sorgulatılıyor ve zaman içerisinde tükeniyor. o gün nasıl uyanacağını bilmeyen bir adam olarak iyi güne denk gelmeyi umuyorsun. öbür türlüyse vay haline. o günü çöpe at gitsin. söz verebilmek ne mümkün. o gün iyi hissediyorsundur. verdiğin sözü yerine getirebileceğine inanıyorsundur. rahatlıkla yapabileceğini düşündüğünden o sözü hemen verirsin. ama bu hastalığın sağı solu belli olmaz. ertesi güne tükenmiş, çökkün bir şekilde uyanabilirsin. işte tam o anda ne verdiğin sözler, ne sorumlukların, ne de senden beklenilenler aklına gelir. felç geçirmiş bir hasta gibi yatağa bağlanır kalırsın. bu birden fazla kez tekrar ettiğinde de herhangi bir işe girişmeye çekinir hale gelirsin. içinde hep o anların tekrarı gelir mi korkusuyla yaşarsın.
ve günün birinde o karanlık günler aydınlanır. çıkarsın düştüğün dipsiz kuyudan. ciğerlerin yırtılacakmışcasına doldurursun temiz havayı. her gecenin sabahı vardır elbet, sen inanmaya devam et...
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
ybf, bu sözlükte kimsenin fişlenmediğini, ns'nin çok ''özgür'' olduğunu iddia ediyor:

ama ''neden hesap silemiyoruz?'' diye sorduğunuz da ''aksiyon almak istiyoruz'' demek yerine hukuk mukuk bir şey sallıyorlar. geçmişte itü sözlük ya da ekşi'nin yaşadıklarından biri başlarına gelse isim isim tüm yazarların bilgilerini vereceklerine eminim.
yani kısaca; yersen.

ama ''neden hesap silemiyoruz?'' diye sorduğunuz da ''aksiyon almak istiyoruz'' demek yerine hukuk mukuk bir şey sallıyorlar. geçmişte itü sözlük ya da ekşi'nin yaşadıklarından biri başlarına gelse isim isim tüm yazarların bilgilerini vereceklerine eminim.
yani kısaca; yersen.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaşadığı şehirler
konya-ankara arasında bir yerlerde.
devamını gör...
söylemekten hoşlanılan fakat günümüzde pek kullanılmayan kelimeler
tahayyül, muhayyile.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaşadığı şehirler
maalesef kocaeli.
devamını gör...
ilk dövme kaç yaşında yaptırılmalı sorunsalı
vallah ben, ben hiç dayak yememişem.*
hiçbir fikrim yok.
hiçbir fikrim yok.
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
ybf'yi engellemiştim. bunun faydasız olduğunu (mesaj gönderebiliyordu ve tanımlarını görebiliyordum) görünce kaldırdım.
devamını gör...
deri torba içindeki keçi peyniri
bir kere tattım çok feci bir tadı var. testere gerçek olsa bundan bir tabak yersen kelepçe açılacak dese çoğu kişi ölür yiyemez.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
alayinizin derdini s.. bir saat evvel traktör başında tarlayı sürerken cüzdanımı düşürdüğümü fark ettim. belgeler, ehliyet, kimlik, banka kartları ve silah ruhsatları... beni ben yapan her şey galiba şu an toprağın 20 cm altında.
hay şansımı s..
hay şansımı s..
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
yok..
devamını gör...
cevdet akçay
tcmb başkan yardımcısı cevdet akçay emekliye ayrıldı.
devamını gör...

