hayatın mahvolduktan sonra bir şeyleri fark etmek
başlık "resmi muskacı" tarafından 20.04.2026 11:03 tarihinde açılmıştır.
1.
iş hayatında ve sosyal hayatta, kalabalıklara karıştığım andan itibaren, tedavi edilmesi çok mümkün olan depresif mizacım ve takıntı sorunumu daha da alevlendiren aynalama manipülasyonu ile karşı karşıyayım.
örneğin, iş hayatında bir kişi karşıma çıkıyor ve benim gibi davranıyor. ben dik başlıysam, o benden daha dik başlı oluyor. böylelikle mental sağlığım altüst oluyor ve semptomlar alevleniyor.
bunu yeni fark etmem kuruntumu değil,
nasıl ilmek ilmek ustaca işlendiğini gösterir.
yazıklar olsun!
örneğin, iş hayatında bir kişi karşıma çıkıyor ve benim gibi davranıyor. ben dik başlıysam, o benden daha dik başlı oluyor. böylelikle mental sağlığım altüst oluyor ve semptomlar alevleniyor.
bunu yeni fark etmem kuruntumu değil,
nasıl ilmek ilmek ustaca işlendiğini gösterir.
yazıklar olsun!
devamını gör...
2.
düşünsene o zaman da farketmiyorsun. yerde yuvarlanıp durursun sürekli. bi de zaten ondan mahvediyoruz ki temize çekelim kağıt alalım kalem alalım baştan yazalım ama dünya da dijitale geçti yani kısacası ne olacak böyle inanın hiç bilmiyorum.
devamını gör...
3.
tüm uyarılara rağmen; bildiğini okuyarak yaşayan veya yaşayarak öğrenmeyi seçenlerin hikayelerinin final sahnesinin repliğidir. ama artık geçmiş olsundur, tren kaçtı.
devamını gör...
4.
yapacak bir şey yok.
bazen bir örnek gerekiyor, yol gösterecek biri gerekiyor en kritik anda, olmuyor. işin manasından haberin yok, bilgin yok.
bazen zayıfsın, canın yanıyor, etrafındakilerin bin türlü derdi oluyor, onların da durumu bitik oluyor, alman gereken kararı alamıyorsun. kendini ya da sevdiklerini daha fazla sarsmamak için. oysa, meğer ölümcülmüş o karar.
gittikçe darlaşan bir kafese girip, çıkamayan müren gibisin. mürenin suçu yok.
bazen bir örnek gerekiyor, yol gösterecek biri gerekiyor en kritik anda, olmuyor. işin manasından haberin yok, bilgin yok.
bazen zayıfsın, canın yanıyor, etrafındakilerin bin türlü derdi oluyor, onların da durumu bitik oluyor, alman gereken kararı alamıyorsun. kendini ya da sevdiklerini daha fazla sarsmamak için. oysa, meğer ölümcülmüş o karar.
gittikçe darlaşan bir kafese girip, çıkamayan müren gibisin. mürenin suçu yok.
devamını gör...
5.
konudan haberi var gibi konuşanlarda bugün.
#3958487
#3958487
devamını gör...
6.
başıma yakın zamanda gelen hadise.
aslında hissediyordum ama müdahale edemedim. hayatımı özetleyen cümle de bu olsa gerek.
iş hayatında meslek olarak fitne, fesat işleri sorumluları var. bunu kabullenmek gerek. bu adamlar her yerdeler. bu sürüngenlerle mücadele etmek için sizin de yerleri süpürmeniz gerekir diyorlar. ama ben onlardan değilim. olmayacağım da.
üç günlük dünyanın efendileri. uzandığınızda tahtınız olan musalla taşında. salatanatınızda sonlanacak.
aslında hissediyordum ama müdahale edemedim. hayatımı özetleyen cümle de bu olsa gerek.
iş hayatında meslek olarak fitne, fesat işleri sorumluları var. bunu kabullenmek gerek. bu adamlar her yerdeler. bu sürüngenlerle mücadele etmek için sizin de yerleri süpürmeniz gerekir diyorlar. ama ben onlardan değilim. olmayacağım da.
üç günlük dünyanın efendileri. uzandığınızda tahtınız olan musalla taşında. salatanatınızda sonlanacak.
devamını gör...
7.
bazen insan, en sert kırılmayı yaşadıktan sonra görmeye başlar. öncesinde fark etmediği detaylar, susturduğu iç sesi, ertelediği kararlar bir anda görünür hale gelebilir. mahvolmak çoğu zaman sadece bir yıkımı değil aynı zamanda bir soyulma halini anlatır. fazlalıkların, yanılsamaların, başkalarının beklentilerinin üzerimizden döküldüğü bir eşik belki de…
işte tam o noktada şu gerçeğin ağırlığıyla karşılaşırız. hayat için hiçbir şey geç değildir. çünkü hayat doğrusal bir yarış değil, döngüsel bir yolculuktur. insan düştüğü yerden kalkmayı öğrenir hatta çoğu zaman en sağlam duruşunu, en derin düşüşünden sonra kurar. bulunduğun yer ne kadar karanlık olursa olsun, orası aynı zamanda yönünü tayin edebileceğin tek yerdir. başlangıç dediğimiz şey de zaten budur. olduğun yeri kabul edip, oradan bir adım atmak...
geleceğin bizim için ne sakladığını bilmiyoruz. belki büyük bir sürpriz, belki küçük ama anlamlı bir dönüşüm… ama kesin olan bir şey var, yaşayarak öğreneceğiz. acısıyla, hatasıyla, denemeyle. ve bütün bu sürecin yakıtı umut... umut dediğimiz şey pasif bir bekleyiş değil bir devam etme cesareti. her şeye rağmen bir adım daha atabilme gücüdür.
“nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını..?” sözü tam da bu yüzden kıymetli. çünkü bazen altüst olmak, aslında doğru şekilde yeniden kurulmanın tek yoludur. dibe battığını sandığın yer, belki de bambaşka bir dünyanın kapısıdır. tıpkı bir masal gibi… bir anda kendini hiç bilmediğin bir yerde, bambaşka bir hikayenin içinde bulabilirsin. ama bunun için önce inanman gerekir. değişimin mümkün olduğuna, hatta gerekli olduğuna…
evet, ey insan… belki mahvoluş yaşadın. belki yine yaşayacaksın. bu, hayatın sert ama gerçek tarafı. ama unutma..güneş her gün yeniden doğar. bu sadece gökyüzü için değil, senin için de hepimiz için geçerli. her sabah, yeniden deneme hakkıdır. her gün, küçük de olsa bir şeyi düzeltme fırsatıdır.
toparlanmak belki bir anda olmaz. ama olur. ve çoğu zaman, düşündüğünden daha güçlü bir hale gelirsin. yeter ki umudu bırakma. yeter ki içindeki o küçük devam et sesini susturma. gerisi… gerçekten bir şekilde gelir.
işte tam o noktada şu gerçeğin ağırlığıyla karşılaşırız. hayat için hiçbir şey geç değildir. çünkü hayat doğrusal bir yarış değil, döngüsel bir yolculuktur. insan düştüğü yerden kalkmayı öğrenir hatta çoğu zaman en sağlam duruşunu, en derin düşüşünden sonra kurar. bulunduğun yer ne kadar karanlık olursa olsun, orası aynı zamanda yönünü tayin edebileceğin tek yerdir. başlangıç dediğimiz şey de zaten budur. olduğun yeri kabul edip, oradan bir adım atmak...
geleceğin bizim için ne sakladığını bilmiyoruz. belki büyük bir sürpriz, belki küçük ama anlamlı bir dönüşüm… ama kesin olan bir şey var, yaşayarak öğreneceğiz. acısıyla, hatasıyla, denemeyle. ve bütün bu sürecin yakıtı umut... umut dediğimiz şey pasif bir bekleyiş değil bir devam etme cesareti. her şeye rağmen bir adım daha atabilme gücüdür.
“nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını..?” sözü tam da bu yüzden kıymetli. çünkü bazen altüst olmak, aslında doğru şekilde yeniden kurulmanın tek yoludur. dibe battığını sandığın yer, belki de bambaşka bir dünyanın kapısıdır. tıpkı bir masal gibi… bir anda kendini hiç bilmediğin bir yerde, bambaşka bir hikayenin içinde bulabilirsin. ama bunun için önce inanman gerekir. değişimin mümkün olduğuna, hatta gerekli olduğuna…
evet, ey insan… belki mahvoluş yaşadın. belki yine yaşayacaksın. bu, hayatın sert ama gerçek tarafı. ama unutma..güneş her gün yeniden doğar. bu sadece gökyüzü için değil, senin için de hepimiz için geçerli. her sabah, yeniden deneme hakkıdır. her gün, küçük de olsa bir şeyi düzeltme fırsatıdır.
toparlanmak belki bir anda olmaz. ama olur. ve çoğu zaman, düşündüğünden daha güçlü bir hale gelirsin. yeter ki umudu bırakma. yeter ki içindeki o küçük devam et sesini susturma. gerisi… gerçekten bir şekilde gelir.
devamını gör...