zaman tüneli
yürümenin sıkıcılığı
büyük olasılıkla dansın icadına yol açmıştır.
hep aynı adımlardan, dans adımlarına geçişten, olsa olsa çok sıkılmış ve kabına sığamaz olmuş bir ruh sorumludur.
böylece yürüme dışı ritimler yaşanabilir olmuştur. ayinler hep dans ve ritimle yapılmıştır.
yürürken düşünebilirsin ama dans ederken düşünemezsin. ya da düşünmekten de kurtulduğun ayak üstü halindir dans. yürümenin sıkıcılığına katkısı olan 'düşünmek' te elden geçmiş oldu böylece.
hep aynı adımlardan, dans adımlarına geçişten, olsa olsa çok sıkılmış ve kabına sığamaz olmuş bir ruh sorumludur.
böylece yürüme dışı ritimler yaşanabilir olmuştur. ayinler hep dans ve ritimle yapılmıştır.
yürürken düşünebilirsin ama dans ederken düşünemezsin. ya da düşünmekten de kurtulduğun ayak üstü halindir dans. yürümenin sıkıcılığına katkısı olan 'düşünmek' te elden geçmiş oldu böylece.
devamını gör...
ahmet özhan
muhafazakar muhafazakar... m ile başlayan kelimede olmadı ya. islamcı mislamcı mı desem? haha. beğendiğim, kaliteli bir ses bence. bir yerde denk gelirsem zevkle izlerim/dinlerim. öyle hiç albümünü filan dinlemedim ama işte tv'de denk geldiğimde her zaman keyif almışımdır kaliteli şarkıcılığından.
devamını gör...
sözlük hesabının e-postasını değiştirmek
daha önce yoldaş'a yazarak yapmış olduğumdur, zorunlu durumlarda bu şekilde değiştirmek mümkün. fakat yoldaş genellikle mesajları hemen görmeyip geç geri dönüşler yapabiliyor.
(bkz: normal sözlük kullanıcı e-posta değişikliği prosedürü)
(bkz: normal sözlük kullanıcı e-posta değişikliği prosedürü)
devamını gör...
sözlük yazarlarının gelecek planları
son nefesime kadar güldür güldür'ün tüm bölümlerini izlemektir
devamını gör...
galatasaray taraftarının en vefasız taraftar olması
kısmen haklı. galatasaray bir ailedir diyoruz. sonra burası galatasaray kimsenin gözünün yaşına bakılmaz, kötü olan gider de diyoruz. hadi buraya kadar okeyim, profesyonel yönetilmesi gereken bir kulüp ve misyonunu dolduran gitsin. toksik ilişkiye dönmeyelim falan filan.
yine de akşam yediği gol yüzünden günay'ın protesto edilmesi gereksizdi. günay taraftarın sevgilisi değil, muslera gibi kredisi yok denilebilir. ama bizde olduğu süreçte elinden geleni yapan, kendi halinde bir tip. aniden ihtiyaç duyulup kaleye geçtiğinde herkesi şaşırtan performanslard verdiği de oldu. gs seviyesi değil gönderilsin demeyi anlarım ama devam eden maçta ıslıklamaya gerek yoktu.
işler kötü giderken en boş tribüne oynayan takım da bizizdir muhtemelen. başarısızlığa hiç tahammül yok. oyun kötü nesini izliycem denilebilir ama bu her kulüp için böyle. işler güzel giderken sevinçten herkes pay alır. kötü günde elini taşın altına hiç sokmadan taraftarlık bence tartışılır. herkes fatih terim'i seviyor, işler kötü giderken gelsin istendi hep, gelmese denilmeyen bırakılmazdı, peki taraftar kendi yaptığıyla tezatlık yaratmış olmuyor mu.
yine de akşam yediği gol yüzünden günay'ın protesto edilmesi gereksizdi. günay taraftarın sevgilisi değil, muslera gibi kredisi yok denilebilir. ama bizde olduğu süreçte elinden geleni yapan, kendi halinde bir tip. aniden ihtiyaç duyulup kaleye geçtiğinde herkesi şaşırtan performanslard verdiği de oldu. gs seviyesi değil gönderilsin demeyi anlarım ama devam eden maçta ıslıklamaya gerek yoktu.
işler kötü giderken en boş tribüne oynayan takım da bizizdir muhtemelen. başarısızlığa hiç tahammül yok. oyun kötü nesini izliycem denilebilir ama bu her kulüp için böyle. işler güzel giderken sevinçten herkes pay alır. kötü günde elini taşın altına hiç sokmadan taraftarlık bence tartışılır. herkes fatih terim'i seviyor, işler kötü giderken gelsin istendi hep, gelmese denilmeyen bırakılmazdı, peki taraftar kendi yaptığıyla tezatlık yaratmış olmuyor mu.
devamını gör...
fenerbahçe'nin osimhen'i şikayet etmesi
galatasaray kerem'i oynatabilmeleri için yasal maddeyi devreye sokmayıp, hakkından vazgeçmişti. herifler osimhen oynatılmasın diye enteresan işler peşinde koşuyor. bişey olunca da sporcu sağlığı falan diye açıklamalar yapar, bildiriler yayınlarlar. az tutarlı, az onurlu olur lan insan. bir ara fenerde 3 kişi kolu sargılı geziyordu, onların doktorları da bulsaydı böyle bişey. o gün onların doktorları bulsa, rakipler laf etse ne derlerdi. gram adamlık yok bunlarda.
devamını gör...
ahmet özhan
trt'nin tek kanal zamanı bile, o çıktığında tv kapatılırdi evimizde. kusura bakmasın okuyorsa.
devamını gör...
sözlük hesabının e-postasını değiştirmek
nasıl yapılacağını merak ettiğim eylemdir. 2 sene sonra giriş yapmayı zar zor başardığım bu hesabımın e postasını değiştirmem lazım ki problem yaşamayayım ileride.
devamını gör...
kombi
patlama ihtimali olan alet.
devamını gör...
tayt giyen bir kadının poposuna bakmak
- şu kafire bak hele
+ külot ben burdayım diyor adeta
-adeta
+ külot ben burdayım diyor adeta
-adeta
devamını gör...
film ve dizilerle ilgili her telden sözlük paylaşımları
devamını gör...
yüz kafanın deli gömleğidir
muşlettin amcayı anlamak zor, ne demek istedi acaba?
devamını gör...
yazarların geri zekalı olduklarından habersiz olmaları
gemini yüzdüremiyorsan gakko, sana yüklenen sufat budur.
devamını gör...
osuruk kıç ıslığıdır
her ortamda ıslık çalamazsınız.
devamını gör...
oyla beni favla beni al koynuna yar
ali yazar veli bozar
coup suyunu çeker azar azar
oeeh.
coup suyunu çeker azar azar
oeeh.
devamını gör...
çok çektin be insanlık
sabah oğluma dedim. ne sıkıntılar ne saçmalıklar yok putlar yok tapılan insanlar yok mitoloji.
"para yollar mısın baba" diye karşılık verdi.
"para yollar mısın baba" diye karşılık verdi.
devamını gör...
akdenizdeki çöl
" yaşamak;
bir tabağın yıkanmasıdır. "
sf: 31
iranlı şair sohrab sepehri ve ispanyol şair federico garcia lorca imzalı 145 sayfalık eser; iki büyük ismin şiirleri faysal soysal tarafından aynı kitapta toplanmış ve türkçe baskısının ise 2011 yılında yapıldığı bilinmektedir.
şiirsel bir akrabalığın meyvesi niteliğinde bir eser olduğu görülmektedir.
belki hiçbir zaman yan yana gelmemiş 2 insan, 2 farklı şair, bir araya gelememenin hiçbir önemi yok, eğer birbirini tamamlıyorsan, keza iki büyük şairin şiirleri de birbirlerini tamamlar gibi, birbirinin devamı gibi duruyor, bambaşka anlarda yazılmış olsalar bile fark etmiyor.
sohrab sepehri dünyayla işi bitmiş bir bilge edâsıyla yazıyor bence biraz da, hayatı kendine özgü bir bakış açısının yardımıyla çözümlemiş, kendine özgü bir biçimde algılayan, her şeyi ve ölümden sonrasını da gördüğünü düşündürecek kadar farklı bir tonda yazıyor benim için.
zamanı, sonsuzluğu, coğrafyayı, iklimi, gerçeğin ardındaki gizemi, efsunu, anımsamayı ve silinişi, yaşama dair duyumsananları derinden hissettiriyor.
şimdi ise federico garcia lorca şiirlerine geçelim;
onun şiirleri sohrab sepehri'nin şiirlerinin konularına benzer nitelikte, yalnızca ondan daha karamsar bir ruh hâlinde yazılmış şiirler izlenimi veriyor.
hayatın zorlu yolları, insanın suskunluk dışında bazen hiçbir şeyinin kalmaması, sonsuz bir acının içinde olmak, kendi ölümünü tahayyül etmek, kopuşların verdiği derin keder, kendi mezarının yerini soracak kadar tükenmiş hissetmek, birine bağlanmış olduğunun farkında olmak, aşkın bir gün uçup gidiyor, asla kalmıyor olmasının verdiği şaşkınlık, onun bu kitaptaki bazı şiirlerinin benim için ifade ettiği anlam ve temalardandı.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

sohrab sepehri
bu gönenmiş toprakta
bir şeyin peşindeyim
belki bir rüyanın
bir ışığın, bir çakılın
bir gülümseyişin belki.
toprağın sonra hafızadan bir şeyi silişi.
hayat inanın boş değil!
yaşamak sevgidir, elmadır hayat, inançtır.
evet evet,
gelincik var olduğu müddetçe
yaşamak gerek.
öldüğünde babam,
bütün bekçiler şairdiler.
ben, maddenin her esişinde
çıkardığı uğultuyu duyanım.
ben yeryüzünün ilk yaratıldığı ânâ yakınım.
ve yaşamak
başka gezegende
bir çiçeği koklama sanrısıdır.
yaşamak bir tabağın yıkanmasıdır.
her neredeysem ve nerede olursam
gökyüzü benimdir.
pencere, algı, hava, aşk, yeryüzü benimdir.
mevsimler kitabı sayfa değiştirdi
ve yeni sayfanın ilk satırı şu idi:
hayat bahçesi,
havva’nın bir dakikalık gafletidir.
federico garcia lorca
bu cihanda her şey kırılmış diğeri içinde
suskunluk dışında
hiçbir şeyi kalmış insanın.
ey bu sonsuz acı ve kalbim!
kaynağınızı nereden alırsınız?
ikindinin beşinde
geriye kalan sadece ölümdü
ve yalnız şimdi
ölümdür ikindinin beşi.
ne kızgın boğa şimdi tanır seni
ne incir ağacı
ne atlar, ne de evindeki karıncalar
ne çocuk bir daha tanır seni
ne gece
çünkü sonsuza kadar bir ölüsün artık.
söyleyin bana bir!
neresi olacak mezarımın yeri?
hayret edilmiş bir çehreye çivilendim.
ne kadar anlatsam
sana benzediğimi
yetmez kelimeler.
rüzgâr olup gitti,
işte aşk...
kitabın arka kapağından alınmıştır.
bir tabağın yıkanmasıdır. "
sf: 31
iranlı şair sohrab sepehri ve ispanyol şair federico garcia lorca imzalı 145 sayfalık eser; iki büyük ismin şiirleri faysal soysal tarafından aynı kitapta toplanmış ve türkçe baskısının ise 2011 yılında yapıldığı bilinmektedir.
şiirsel bir akrabalığın meyvesi niteliğinde bir eser olduğu görülmektedir.
belki hiçbir zaman yan yana gelmemiş 2 insan, 2 farklı şair, bir araya gelememenin hiçbir önemi yok, eğer birbirini tamamlıyorsan, keza iki büyük şairin şiirleri de birbirlerini tamamlar gibi, birbirinin devamı gibi duruyor, bambaşka anlarda yazılmış olsalar bile fark etmiyor.
sohrab sepehri dünyayla işi bitmiş bir bilge edâsıyla yazıyor bence biraz da, hayatı kendine özgü bir bakış açısının yardımıyla çözümlemiş, kendine özgü bir biçimde algılayan, her şeyi ve ölümden sonrasını da gördüğünü düşündürecek kadar farklı bir tonda yazıyor benim için.
zamanı, sonsuzluğu, coğrafyayı, iklimi, gerçeğin ardındaki gizemi, efsunu, anımsamayı ve silinişi, yaşama dair duyumsananları derinden hissettiriyor.
şimdi ise federico garcia lorca şiirlerine geçelim;
onun şiirleri sohrab sepehri'nin şiirlerinin konularına benzer nitelikte, yalnızca ondan daha karamsar bir ruh hâlinde yazılmış şiirler izlenimi veriyor.
hayatın zorlu yolları, insanın suskunluk dışında bazen hiçbir şeyinin kalmaması, sonsuz bir acının içinde olmak, kendi ölümünü tahayyül etmek, kopuşların verdiği derin keder, kendi mezarının yerini soracak kadar tükenmiş hissetmek, birine bağlanmış olduğunun farkında olmak, aşkın bir gün uçup gidiyor, asla kalmıyor olmasının verdiği şaşkınlık, onun bu kitaptaki bazı şiirlerinin benim için ifade ettiği anlam ve temalardandı.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

sohrab sepehri
bu gönenmiş toprakta
bir şeyin peşindeyim
belki bir rüyanın
bir ışığın, bir çakılın
bir gülümseyişin belki.
toprağın sonra hafızadan bir şeyi silişi.
hayat inanın boş değil!
yaşamak sevgidir, elmadır hayat, inançtır.
evet evet,
gelincik var olduğu müddetçe
yaşamak gerek.
öldüğünde babam,
bütün bekçiler şairdiler.
ben, maddenin her esişinde
çıkardığı uğultuyu duyanım.
ben yeryüzünün ilk yaratıldığı ânâ yakınım.
ve yaşamak
başka gezegende
bir çiçeği koklama sanrısıdır.
yaşamak bir tabağın yıkanmasıdır.
her neredeysem ve nerede olursam
gökyüzü benimdir.
pencere, algı, hava, aşk, yeryüzü benimdir.
mevsimler kitabı sayfa değiştirdi
ve yeni sayfanın ilk satırı şu idi:
hayat bahçesi,
havva’nın bir dakikalık gafletidir.
federico garcia lorca
bu cihanda her şey kırılmış diğeri içinde
suskunluk dışında
hiçbir şeyi kalmış insanın.
ey bu sonsuz acı ve kalbim!
kaynağınızı nereden alırsınız?
ikindinin beşinde
geriye kalan sadece ölümdü
ve yalnız şimdi
ölümdür ikindinin beşi.
ne kızgın boğa şimdi tanır seni
ne incir ağacı
ne atlar, ne de evindeki karıncalar
ne çocuk bir daha tanır seni
ne gece
çünkü sonsuza kadar bir ölüsün artık.
söyleyin bana bir!
neresi olacak mezarımın yeri?
hayret edilmiş bir çehreye çivilendim.
ne kadar anlatsam
sana benzediğimi
yetmez kelimeler.
rüzgâr olup gitti,
işte aşk...
kitabın arka kapağından alınmıştır.
devamını gör...
bugün duyduğunuz en güzel cümle
ah sarışın ahhhh....
devamını gör...
bugün duyduğunuz en güzel cümle
seni şöyle böyle yaparım deyip küfürler tehditler... çekiyorum ya nerede cins tip varsa. daha güzelini duyamadık. *
devamını gör...

