zaman tüneli
eskisi daha iyiydi dediğimiz şeyler
abur cuburlar ve kola.
ben 2000'ler dönemini çok iyi biliyorum ve o zaman da tüketmişliğim var. şu ankiler direk kağıt yiyiyormuşsun gibi hissettiriyor. özellikle ülker, sakın almayın aldırmayın.
ben 2000'ler dönemini çok iyi biliyorum ve o zaman da tüketmişliğim var. şu ankiler direk kağıt yiyiyormuşsun gibi hissettiriyor. özellikle ülker, sakın almayın aldırmayın.
devamını gör...
mesai (kısa film)
senaryosu elif parlak tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; pınar akyol, gökhan civan, nurullah çilesiz ve şahin kapkın gibi isimler rol almış iken film ise 2019 yılında yayınlanmıştır.

mesaisi bitmiş ve evinin yolunu tutmuş olan genç bir kadının yaşadığı hayal kırıklığını konu ediniyor.
filmimiz bence hayal kırıklığının vazgeçmekle ilgisi üzerine duruyordu, hayal kırıklığına uğradığı için sessizliğe gömülen, karşısındaki insandan sessizce vazgeçen bir insanın yüreğini yansıtmayı amaçlamış gibiydi.
genç kadının yorgun bir iş mesaisinin ardından taksiye binmek üzere yürüdüğü görülüyor, o sırada sevgilisi ya da eşi olan kişiyle telefonda konuşuyor, karşıdakinin öfkeli olduğu anlaşılıyor, daha sonra genç kadın taksiye biniyor ve birazdan kalbinin kırılacağını bilmiyor asla.
taksici ile istikâmete doğru ilerlerken sevgilisi ya da eşi olan kişi ona kalp kırıcı sözlerin yer aldığı mesajlar atıyor, işte kırgınlık ve vazgeçiş de burada başlıyor,
hayal kırıklığı herkesi değiştiriyor...
vazgeçiyor ondan, onu sevmekten, ona dünyanın en güzel haberini vermekten, onunla yaşamaktan ve onunla ölmekten...
bu film bana şunu düşündürüyor;
hayal kırıklığına uğrattığın insanı bir daha geriye döndüremezsin, eskisi gibi olmayacaktır, değişmiş, o hâli ölmüştür artık, keza; hayal kırıklığına uğrayan sen isen sen de değişmişsindir, geriye alınamaz şekilde hem de.
kalbini kırdığın insanın sana söyleyecekleri bazen ölene kadar onun kalbinde kalır, temel nedeni ise belki de sadece hayal kırıklığıdır...
hayal kırıklığı, inandığının yanılsama olması mıdır, kim bilir?

mesaisi bitmiş ve evinin yolunu tutmuş olan genç bir kadının yaşadığı hayal kırıklığını konu ediniyor.
filmimiz bence hayal kırıklığının vazgeçmekle ilgisi üzerine duruyordu, hayal kırıklığına uğradığı için sessizliğe gömülen, karşısındaki insandan sessizce vazgeçen bir insanın yüreğini yansıtmayı amaçlamış gibiydi.
genç kadının yorgun bir iş mesaisinin ardından taksiye binmek üzere yürüdüğü görülüyor, o sırada sevgilisi ya da eşi olan kişiyle telefonda konuşuyor, karşıdakinin öfkeli olduğu anlaşılıyor, daha sonra genç kadın taksiye biniyor ve birazdan kalbinin kırılacağını bilmiyor asla.
taksici ile istikâmete doğru ilerlerken sevgilisi ya da eşi olan kişi ona kalp kırıcı sözlerin yer aldığı mesajlar atıyor, işte kırgınlık ve vazgeçiş de burada başlıyor,
hayal kırıklığı herkesi değiştiriyor...
vazgeçiyor ondan, onu sevmekten, ona dünyanın en güzel haberini vermekten, onunla yaşamaktan ve onunla ölmekten...
bu film bana şunu düşündürüyor;
hayal kırıklığına uğrattığın insanı bir daha geriye döndüremezsin, eskisi gibi olmayacaktır, değişmiş, o hâli ölmüştür artık, keza; hayal kırıklığına uğrayan sen isen sen de değişmişsindir, geriye alınamaz şekilde hem de.
kalbini kırdığın insanın sana söyleyecekleri bazen ölene kadar onun kalbinde kalır, temel nedeni ise belki de sadece hayal kırıklığıdır...
hayal kırıklığı, inandığının yanılsama olması mıdır, kim bilir?
devamını gör...
sevginin bittiğini anlama yöntemleri
eskisi kadar özlememek;
gözlerini, sesini, mimiklerini, onunla vakit geçirmeyi ve sohbet etmeyi bir nebze dahi özlememeye başladıysanız geçmiş olsun efendim.
merhametin azalması;
başının ağrıması, zamansız öksürüğü, bugün az su içmesi gibi bilimum durumlara karşı duyarsızlaştığınızı fark ettiyseniz yine geçmiş olsun efendim.
heyecanlanmamak;
insan pek tabii sürekli heyecan durumunda değildir ama belli başlı bazı durumlarda sevinci ve sevgisi onun kalp atışları ile piyano çalar. bu durumlarda adeta bir üflenmeyen çalgı gibiyseniz tekrardan geçmiş olsun efendim.
umarım, hiçbirimiz; sevdiğimiz kişiye karşı bu sevginin ilmek ilmek sökülerek yok olduğuna şahit olmayız.*
gözlerini, sesini, mimiklerini, onunla vakit geçirmeyi ve sohbet etmeyi bir nebze dahi özlememeye başladıysanız geçmiş olsun efendim.
merhametin azalması;
başının ağrıması, zamansız öksürüğü, bugün az su içmesi gibi bilimum durumlara karşı duyarsızlaştığınızı fark ettiyseniz yine geçmiş olsun efendim.
heyecanlanmamak;
insan pek tabii sürekli heyecan durumunda değildir ama belli başlı bazı durumlarda sevinci ve sevgisi onun kalp atışları ile piyano çalar. bu durumlarda adeta bir üflenmeyen çalgı gibiyseniz tekrardan geçmiş olsun efendim.
umarım, hiçbirimiz; sevdiğimiz kişiye karşı bu sevginin ilmek ilmek sökülerek yok olduğuna şahit olmayız.*
devamını gör...
camel soft
arkadaş bu sigaranın tadı hiç bir sigarada olmadı
devamını gör...
var ya
o zamanlar merak ederdi insanlar acaba alişan çağla şikele pompiş yaptı mı diye nerden geldiyse aklıma gece gece.
devamını gör...
var ya
sana girsin diye devam eden söz öbeği
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
kum - iki yabancı
böyle hafif bayık şarkıları çok seviyorum, bu da mükemmel.
böyle hafif bayık şarkıları çok seviyorum, bu da mükemmel.
devamını gör...
final fight
pc yükleyince deli gibi jeton kısmına f9 kısmına basmıştım resmen geçmişimden intikam aldım
devamını gör...
aptal olduğunun farkında olmayan kişi
süper bir insandır herşeyi başarma hevesi vardır onda ah ah olamadık öyle bir adam hep tatar ramazana özendik hiç bir oyunu da bozamadık.
devamını gör...
aptal olduğunun farkında olmayan kişi
(bkz: etrafa bakıyorum ve kafası olmayan bedenler görüyorum) yüzlerce hatta binlerce..
devamını gör...
eskisi daha iyiydi dediğimiz şeyler
eski her zaman güzeldir çünkü yaşlanıyoruz.
devamını gör...
aptal olduğunun farkında olmayan kişi
çünkü etrafında aptallığından faydalanan bir sürü insan vardır. e kim bindiği dalı keser? ne demişler? aptallar olmasa uyanıklar nasıl geçinir?*
devamını gör...
bir yazar bir alıntı
özerk olmamak, güç peşinde koşarak içimizdeki
kaosu ve ruhsal hastalık tehdidini geri püskürtme halidir. iç dünyamızı ve daima pusuda yatan iktidarsızlığı
kabul etmeyerek, güç hırsının pençesinde kendimizi
daha da çok reddederek, içimizdeki boşluktan duyduğumuz korkuyu kendi ellerimizle derinleştirerek, aslında geriye gücün peşinde koşmaktan başka bir seçenek
bırakmıyoruz. bu şekilde genel iktidar hem hedef, hem de kişisel bütünlüğün desteği haline gelmektedir. böyle bir gelişimin dinamiği başka insanlarla gerçek anlaşmazlıkları asla kabul etmez; uzlaşan insan zayıf insan
olarak görülür. eşitlik yoktur, insan ya hükmeder ya da
hükmedilir. böyle insanların çocukluklarındaki tecrübeler yaşamlarının ana dersi olmuştur. artık acı ruhun
efendisidir, bu yüzden geçerli olan tek şey güçtür.
arno gruen
kaosu ve ruhsal hastalık tehdidini geri püskürtme halidir. iç dünyamızı ve daima pusuda yatan iktidarsızlığı
kabul etmeyerek, güç hırsının pençesinde kendimizi
daha da çok reddederek, içimizdeki boşluktan duyduğumuz korkuyu kendi ellerimizle derinleştirerek, aslında geriye gücün peşinde koşmaktan başka bir seçenek
bırakmıyoruz. bu şekilde genel iktidar hem hedef, hem de kişisel bütünlüğün desteği haline gelmektedir. böyle bir gelişimin dinamiği başka insanlarla gerçek anlaşmazlıkları asla kabul etmez; uzlaşan insan zayıf insan
olarak görülür. eşitlik yoktur, insan ya hükmeder ya da
hükmedilir. böyle insanların çocukluklarındaki tecrübeler yaşamlarının ana dersi olmuştur. artık acı ruhun
efendisidir, bu yüzden geçerli olan tek şey güçtür.
arno gruen
devamını gör...
ehliyet sınavı
kendisiyle geçen sene münasebetimiz oldu. ehliyet sınavından 20 gün önce hayatımda ilk defa direksiyon koltuğuna oturdum, el freninin yerini bile o zaman öğrendim. neyse efenim tam bir görev insanı olduğumdan mütevellit hoca ne diyorsa harfiyen yerine getirmeye çalıştım.
tabi sınav günü geldi çattı ve her önemli günde olduğu gibi ehliyet sınavının geldiği gün de gerginlikten gereksiz bir mizah gücü yüklendi bana. komisyona sürekli ve seri halde şakalar yaparak dikkatlerini dağıttım.sınav esnasında işe yaradı ama bu mizah gücü anlatıyorum dinleyin: belediye sınavdan 2 gün önce güzergah üzerinde kazı yapmaya başlayınca sınava 2 gün kala sınav parkuru değişti ben de haliyle o heyecanla karıştırdım ve parlak zekamla komisyona dönerek “düşünsenize şurdan dönüyormuşum eheheheh.” dedim. aslında merak ettiğim şey ordan dönülüp dönülmeyeceği idi. hafif direksiyonu da o yola kırınca komisyon üyeleri “aman hocam ne yapıyorsun sen?” dediler. direksiyonu düzelterek istifimi bozmadan “şaka yaptım şaka şaka.” dedim ve çıkabilecek olası bir krizin önüne geçtim. komisyon üyelerinin aklında muhtemelen “yazık meczup herhalde.” şeklinde yer ettiğimi zannediyorum ama olsun böylece ehliyeti tekte almış oldum.
tabi sınav günü geldi çattı ve her önemli günde olduğu gibi ehliyet sınavının geldiği gün de gerginlikten gereksiz bir mizah gücü yüklendi bana. komisyona sürekli ve seri halde şakalar yaparak dikkatlerini dağıttım.sınav esnasında işe yaradı ama bu mizah gücü anlatıyorum dinleyin: belediye sınavdan 2 gün önce güzergah üzerinde kazı yapmaya başlayınca sınava 2 gün kala sınav parkuru değişti ben de haliyle o heyecanla karıştırdım ve parlak zekamla komisyona dönerek “düşünsenize şurdan dönüyormuşum eheheheh.” dedim. aslında merak ettiğim şey ordan dönülüp dönülmeyeceği idi. hafif direksiyonu da o yola kırınca komisyon üyeleri “aman hocam ne yapıyorsun sen?” dediler. direksiyonu düzelterek istifimi bozmadan “şaka yaptım şaka şaka.” dedim ve çıkabilecek olası bir krizin önüne geçtim. komisyon üyelerinin aklında muhtemelen “yazık meczup herhalde.” şeklinde yer ettiğimi zannediyorum ama olsun böylece ehliyeti tekte almış oldum.
devamını gör...
mortal kombat
şu ana kadar oynadığım en güzel dövüş oyunu. gerek komboları gerek fatality ve brutalityleriyle hemen hemen birçok karakteriyle çocukluğumdan beri severek oynadığım yegane oyunlardan birisi. ancak oyunlarındaki bu başarısını maalesef filmlerine yansıtamadılar nedense. bi ara eski filmlerinden başlayıp yeni filmlerini izlemek istiyorum. yamulmuyorsam yakın zamanda yeni bir filmi çıktı ya da çıkacak. birçok karakter var ama favorim her zaman scorpion olmuştur hep.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
tek jetonla oyun bitirebilen yazarlar
bunu bir kere başarmıştım ve o anda ataricide bir kahraman olarak omuzlara alınmıştım.*
(bkz: cadillacs and dinosaurs)
(bkz: cadillacs and dinosaurs)
devamını gör...


