zaman tüneli
ihtiyacın olan o mesaj
bugün geldi bana o mesaj
çok da iyi geldi.
çok da iyi geldi.
devamını gör...
domenico tedesco
seçim kararı istiyoruz; tedesco & devin gönderilmesi yetmez.
devamını gör...
ihtiyacın olan o mesaj
'her şeyi tek başına yapmaya çalışma biliyorum halledebilirsin ama ben varım'
gün ortası gün sonu hiç fark etmez şu mesajla ve bunu destekleyen eylemlerle yapacağınız hareketler bir insanın kalbinin yorgunluğunu ne derece hafifletebileceğini bilseniz hayat daha anlamlı kılınabilir olurdu
gün ortası gün sonu hiç fark etmez şu mesajla ve bunu destekleyen eylemlerle yapacağınız hareketler bir insanın kalbinin yorgunluğunu ne derece hafifletebileceğini bilseniz hayat daha anlamlı kılınabilir olurdu
devamını gör...
seks pozisyonlarına dekonstrüktivist yaklaşım
dekonstrüktivist pozisyonu nasıl bişi
o pozisyonda sevilmedim hiç
o pozisyonda sevilmedim hiç
devamını gör...
çeşme suyuyla çay kahve yapmak
kahve için önermem. çayda değişen bir şey olmuyor. yaşadığınız şehire göre de değişir, çeşme suyunuzun değerlerini araştırabilirsiniz.
devamını gör...
dilber'in sekiz günü
senaryosu cemal şan tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen 2008 yapımlı türk dram filmi; yönetmenin çekmiş olduğu zeynep'in sekiz günü ve ali'nin sekiz günü üçlemesinin ikinci filmi olarak karşımıza çıkmaktadır.

başrolde ise nesrin cavadzade, fırat tanış ve osman akça gibi oyuncular rol almış iken yardımcı rollerde ise; necmettin çobanoğlu, hatice altan gençler, macit sonkan, aslıhan erguvan, ahmet saraçoğlu ve arzu tan bayraktutan gibi isimler yer almıştır.
sevdiğine varamayan ve bu yüzden başka biriyle evlenmeye râzı gelen genç bir kız olan dilber'in yaşamından 8 gün konu ediniliyor.
dilber doğulu bir ailenin en büyük kızıdır, çok kardeşi vardır, bir de sevdiği vardır, ali ile yıllardır birbirlerini sevmektedirler, evlenmek isterler ama ali'nin babasının başka planları vardır, askerlik arkadaşı ile yıllar önce birbirlerine söz vermişlerdir, birinin kızı birinin oğlu olursa onları baş göz edeceklerine dair ant içmişlerdir.
ali bir gün ağlayarak gelir ve hatice ile evlendirileceğini söyler, bunu duyan dilber çılgına döner, gidip ali'nin babasından hesap sorar, ali ise babasının dediği neyse ona uyacağını, içi kan ağlasa da hatice ile evleneceğini söyler.
dilber bunun ardından kendisine tâlip olan ilk görücüsüyle evleneceğine dair söz verir, öyle de olacaktır.
kasabadan gelen ve bir ilkokulda hademelik yapan mehmet ona görücü gelmiştir,
kendisinden vazgeçen ali'yi cezalandırmak için ömründe ilk kez gördüğü bu topallayan adamla evlenmeye râzı olur.
mehmet'in kimsesi yoktur, ana babası çok eskiden ölmüştür, bir tarlası vardır, ayağı topaldır, bugüne kadar evlenmek istediği hiçbir kız onu sevmemiştir, onu bir tek dilber sevecektir.
dilber kocasına başlarda ısınamamış olsa da onu sevecektir, mehmet onu sevmiş, ali gibi yapmamıştır.
bu mutluluk 8 gün mü sürecektir,
kim bilir?
filmin ana fikri bence şuydu;
sevgi neydi?
sevgi emekti...
şimdi ise filmle ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum;
konu açısından selvi boylum al yazmalım (film) filmiyle benzerlikler taşıdığını düşündüğüm bir filmdi, sevgi ve emek açısından benzerlik taşır gibiydi,
senin değerini bilmeyenden vazgeçip sana emek veren insanı sevmeye karar verme durumu açısından benziyordu.
nesrin cavadzade'nin ve fırat tanış'ın oyunculuğu etkileyiciydi, o duyguyu verdiklerini düşünüyorum.
sonu daha farklı bitebilirdi,
keşke böyle bitmeseydi...
ağladığım bir sahne vardı, dilber'in ailesinden ayrıldığı sahne benim için etkileyiciydi.
mehmet, karısı dilber ona çok sıkıldığını söyledikten sonra televizyon alıyor, o sahne de oldukça duygu yüklüydü.

başrolde ise nesrin cavadzade, fırat tanış ve osman akça gibi oyuncular rol almış iken yardımcı rollerde ise; necmettin çobanoğlu, hatice altan gençler, macit sonkan, aslıhan erguvan, ahmet saraçoğlu ve arzu tan bayraktutan gibi isimler yer almıştır.
sevdiğine varamayan ve bu yüzden başka biriyle evlenmeye râzı gelen genç bir kız olan dilber'in yaşamından 8 gün konu ediniliyor.
dilber doğulu bir ailenin en büyük kızıdır, çok kardeşi vardır, bir de sevdiği vardır, ali ile yıllardır birbirlerini sevmektedirler, evlenmek isterler ama ali'nin babasının başka planları vardır, askerlik arkadaşı ile yıllar önce birbirlerine söz vermişlerdir, birinin kızı birinin oğlu olursa onları baş göz edeceklerine dair ant içmişlerdir.
ali bir gün ağlayarak gelir ve hatice ile evlendirileceğini söyler, bunu duyan dilber çılgına döner, gidip ali'nin babasından hesap sorar, ali ise babasının dediği neyse ona uyacağını, içi kan ağlasa da hatice ile evleneceğini söyler.
dilber bunun ardından kendisine tâlip olan ilk görücüsüyle evleneceğine dair söz verir, öyle de olacaktır.
kasabadan gelen ve bir ilkokulda hademelik yapan mehmet ona görücü gelmiştir,
kendisinden vazgeçen ali'yi cezalandırmak için ömründe ilk kez gördüğü bu topallayan adamla evlenmeye râzı olur.
mehmet'in kimsesi yoktur, ana babası çok eskiden ölmüştür, bir tarlası vardır, ayağı topaldır, bugüne kadar evlenmek istediği hiçbir kız onu sevmemiştir, onu bir tek dilber sevecektir.
dilber kocasına başlarda ısınamamış olsa da onu sevecektir, mehmet onu sevmiş, ali gibi yapmamıştır.
bu mutluluk 8 gün mü sürecektir,
kim bilir?
filmin ana fikri bence şuydu;
sevgi neydi?
sevgi emekti...
şimdi ise filmle ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum;
konu açısından selvi boylum al yazmalım (film) filmiyle benzerlikler taşıdığını düşündüğüm bir filmdi, sevgi ve emek açısından benzerlik taşır gibiydi,
senin değerini bilmeyenden vazgeçip sana emek veren insanı sevmeye karar verme durumu açısından benziyordu.
nesrin cavadzade'nin ve fırat tanış'ın oyunculuğu etkileyiciydi, o duyguyu verdiklerini düşünüyorum.
sonu daha farklı bitebilirdi,
keşke böyle bitmeseydi...
ağladığım bir sahne vardı, dilber'in ailesinden ayrıldığı sahne benim için etkileyiciydi.
mehmet, karısı dilber ona çok sıkıldığını söyledikten sonra televizyon alıyor, o sahne de oldukça duygu yüklüydü.
devamını gör...
domenico tedesco
günün en güzel haberi. ederson için pfdk'nın vereceği ceza bekleniyor diyorlar. sözleşmesinden kaynaklı bir durum olması muhtemel.
devamını gör...
hacı sabancı'nın 3 milyon liraya saat alması
kendi parasıyla aldığı sürece sorun yok, kapitalizme ne kadar inansam da hak yemeye inanmam karşıyım. yediği her işçinin hakkı çoluğundan çocuğundan çıksın.
devamını gör...
seks pozisyonlarına dekonstrüktivist yaklaşım
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
vücut kendisini iyileştirirken hasta hissetmek mükemmel olay. hayret bir şey.
devamını gör...
yazarların kendilerine söylemek istedikleri
yüzündeki çizgilerinle
saçındaki beyazlarla
benim için eskisinden daha güzelsin
bırak varsın geçsin yıllar
bitsin artık bu korkular
her yaşın ayrı bir güzelliği var
devamını gör...
çeşme suyuyla çay kahve yapmak
nope.
makarnaya hayır.
makarnaya hayır.
devamını gör...
spor loto
futbol liglerimizde oynanan maçların berabere bitecek olanını bilmeye dayalı bahis oyunu.
spor loto'nun ilk çıktığı yıllarda amatör kümede oynayan bir amatör futbolcuyum. başkanımız ve aynı zamanda teknik direktörümüz şeref hoca maçımızın olduğu haftanın ilk idmanında hafta sonunda oynayacağımız maçı 4-4 bitirmemiz lazım dediğinde anlamadıydık. herif bizden şike yapmamızı, maçı 4-4 bitirmemizi istiyordu. olayın iç yüzünü öğrenince takımdaki bazı oyuncular maça çıkmayı reddettiler. bunlardan biri de bendim. meğersem karşı takımın başkanı ve hocasıyla anlaşmışlar ve spor toto teşkilatından isim hakkı parası almak için böyle bir plan yapmışlar. dedikleri gibi de oldu. maç 4-4 bitti ve o hafta 8 beraberlik içinde şike yapan iki amatör küme takımı olarak iki kulübe de para verdiler. hatta o dönem şimdiki iddaa tahmin programları gibi spor loto tahminleri programı yapan rahmetli talay erker ile hayri hiçler maçımızdan sonraki programda "bazı amatör küme takımları bilerek bol gollü beraberlik sonuçları alıyor" diye yakışmışlardı.
artık spor loto oynanmıyor. belki de bizim ve bizim gibi takımların suistimali yüzündendir.
spor loto'nun ilk çıktığı yıllarda amatör kümede oynayan bir amatör futbolcuyum. başkanımız ve aynı zamanda teknik direktörümüz şeref hoca maçımızın olduğu haftanın ilk idmanında hafta sonunda oynayacağımız maçı 4-4 bitirmemiz lazım dediğinde anlamadıydık. herif bizden şike yapmamızı, maçı 4-4 bitirmemizi istiyordu. olayın iç yüzünü öğrenince takımdaki bazı oyuncular maça çıkmayı reddettiler. bunlardan biri de bendim. meğersem karşı takımın başkanı ve hocasıyla anlaşmışlar ve spor toto teşkilatından isim hakkı parası almak için böyle bir plan yapmışlar. dedikleri gibi de oldu. maç 4-4 bitti ve o hafta 8 beraberlik içinde şike yapan iki amatör küme takımı olarak iki kulübe de para verdiler. hatta o dönem şimdiki iddaa tahmin programları gibi spor loto tahminleri programı yapan rahmetli talay erker ile hayri hiçler maçımızdan sonraki programda "bazı amatör küme takımları bilerek bol gollü beraberlik sonuçları alıyor" diye yakışmışlardı.
artık spor loto oynanmıyor. belki de bizim ve bizim gibi takımların suistimali yüzündendir.
devamını gör...
çeşme suyuyla çay kahve yapmak
suyun kalitesi çayın, kahvenin tadını direkt etkiliyor. çay, kahve yapılan su içilebilir özellikte olmalı.
devamını gör...
ismail kartal
futbol bahsi yapmayı pek sevmem. fanatiklerden, onların maç konuşmaktan erimiş beyniyle yaptığı yorumlardan pek de haz etmem. bu sebepten ötürü birçok çevremdeki kişi futbolu hiç takip etmediğimi düşünür. oysaki futbola ilgim var, lakin "ilgim" var hayatımı adamış değilim. bir hobiden, eğlence aracından öte değil benim için. sinemaya gidip film izlemekten farkı yok.
bunu netleştirdiğim için gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. ismail kartal, son 15 yılda fenerbahçe'nin başına geçmiş en nitelikli, özverili ve başarılı antrenör. şans verilmeyi ve sabredilmeyi hak ediyor. güncel konjonktürde fb takımı için daha iyi bir antrenör adayı ne yerli ne yabancı olarak yok. zaten yabancıların ligde başarılı olma şansı düşük, diğer yerliler de futbola hakim değil. ismail kartal hem buranın futbol iklimini biliyor hem de bence çok iyi bir taktisyen. adı samuel eagle olsaydı bugün tapılıyordu muhtemelen. milletimizin tipik, aşağılık kompleksli batı ve avrupa hayranlığı... bu burada anlatmayla bitmeyecek kadar uzun bir konu.
bunu netleştirdiğim için gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. ismail kartal, son 15 yılda fenerbahçe'nin başına geçmiş en nitelikli, özverili ve başarılı antrenör. şans verilmeyi ve sabredilmeyi hak ediyor. güncel konjonktürde fb takımı için daha iyi bir antrenör adayı ne yerli ne yabancı olarak yok. zaten yabancıların ligde başarılı olma şansı düşük, diğer yerliler de futbola hakim değil. ismail kartal hem buranın futbol iklimini biliyor hem de bence çok iyi bir taktisyen. adı samuel eagle olsaydı bugün tapılıyordu muhtemelen. milletimizin tipik, aşağılık kompleksli batı ve avrupa hayranlığı... bu burada anlatmayla bitmeyecek kadar uzun bir konu.
devamını gör...
domenico tedesco
3 mac kalmis
cl katilim hakkin devam ediyor
gene hata
sezon sonu yollardin
3 hafta ne degisecek ki murat zeki ile?
cl katilim hakkin devam ediyor
gene hata
sezon sonu yollardin
3 hafta ne degisecek ki murat zeki ile?
devamını gör...
domenico tedesco
27 hayırlı olsun
devamını gör...
penisten sekip duvara yapışan ağda
bizdeki şansla o ağda penise yapışır. sekmez.
o değil zugra sen armullah mısın
bu başlık ne
o değil zugra sen armullah mısın
bu başlık ne
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
geldi bahar ayları gevşer sözlük yayları.. sözlüğün hormonların etkisine girdiği şu saatlerde entry girmemek daha mı sağlıklı olacak diye düşünüyorum. gidin sevişin de rahatlasın şu sözlük.
devamını gör...
domenico tedesco
suçlular bulunmuş.. ee sonra ?
devamını gör...