zaman tüneli
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
havada durdum şahitlerim var demeyi isterdim de uçamıyorum maalesef. bir yardım ediverin size zahmet.
devamını gör...
dyson süpürge ve stanley termos
ikisi de ben köleyim demenin modern yolları
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
kutsal cumartesiye ithafen:
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
30 yaş üstü yazarların aktif seks hayatı var bence 30 yaş altı uçmalı
hem de derhal!
hem de derhal!
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
ben de yükseklik korkusu var evladım, zahmet etmeyin siz yürüyerek çıkarım.
devamını gör...
okullardaki ara tatil uygulamasına düzenleme geliyor
bence bu sene böyle olsun
bi dahaki sene şöyle olsun
bi dahaki seneye de öyle olsun
bi dahaki sene şöyle olsun
bi dahaki seneye de öyle olsun
devamını gör...
okullardaki ara tatil uygulamasına düzenleme geliyor
çok fazla tatilimiz var. ara tatillerin kaldırılmasını doğru buluyorum ama yaz tatilleri de uzatılmasın isterim. çocuk beyni aktif ve hızlı çalışıyorken uzun süre boş bırakılması öğrenme kapasitelerini düşürmek gibi olur bence. üç ay tatil yeter de artar. dört ay yaz, bir de yıl içindeki tatillerle eğitimden çok dinlenme içeren bir anlayışı tembelliğe giriş 101 olarak değerlendiriyorum. biz çalışalım onlar öğrensin, hayat kolay değil.
devamını gör...
sözlükten hatun düşürmek
kafanıza sözlük kadar hatun düşsün tamam mı denilesi eylem.
çık zürih'te gez ulan!
çık zürih'te gez ulan!
devamını gör...
zina
daha tıklamadan uçkurcu emminin hortlattığını tahmin edebildiğimiz başlık. herifin üç tanımından beşi uçkur. dönüp dolaşıp lafı mutlaka buraya getirir.
yalnız tarikatçı emmilerle normal varandaşın zina algısı farklıdır. normal vatandaş zinayı bir hak ihlali barındıran, aldatılma ya da tecavüz gibi suç teşgil eden bir kavram olarak algılarken, bu tarikatçiler kadının kendi vajinası hakkında hükmü olması fikrine dahi zina diyebilirler. çünkü bir tarikatçı için kadın ve çocuk onların tepe tepe kullanması gereken mal olmalıdır, ataerkil köleci kapitalizm bunu gerektirir. eşcinselliğe karşı gibi görünürler ama aslında karşı olduğu şey kişilerin kendi iradesiyle zorlama olmadan hareket edebilmesi. yoksa takva mertebesinde yukarılarda bir statüde gördüklerinin daha aşağıdaki hemcins kölelerini rızası dışında badelemesiyle bir alıp veremediği asla olamaz.
ahlak hakkında üstüne vazife olmayan bir yığın yargı dağıtan bu tarz tarikatçi yazarların, daha geçenlerde düğünde oynayan kuzenlerine hallendiğini utanmadan bu sözlüğe yazdığını da unutmayalım. bunların hepsinin ortak noktası "laklik, kanuna uymak ve özgürlük" kavramlarına yani kölelik düzenini yıkan kavramlara düşman olmalarıdır. hiçbir tarikatçinin ahlakla falan uzaktan yakından ilgisi yoktur. hepsinin kendi badeli mabadları yüzünden çoluğa çocuğa ve kadına hıncı vardır. kendi badelendiği için tüm çocuklar badelensin ister. çocukların badelenmesine izin vermediği için laik atatürkçü anayasaya düşmandır. teyyib anayasadan atatürkü hala tam olarak çıkaramadı diye teyyibe kızar. teyyibi laik zanneder.
yalnız tarikatçı emmilerle normal varandaşın zina algısı farklıdır. normal vatandaş zinayı bir hak ihlali barındıran, aldatılma ya da tecavüz gibi suç teşgil eden bir kavram olarak algılarken, bu tarikatçiler kadının kendi vajinası hakkında hükmü olması fikrine dahi zina diyebilirler. çünkü bir tarikatçı için kadın ve çocuk onların tepe tepe kullanması gereken mal olmalıdır, ataerkil köleci kapitalizm bunu gerektirir. eşcinselliğe karşı gibi görünürler ama aslında karşı olduğu şey kişilerin kendi iradesiyle zorlama olmadan hareket edebilmesi. yoksa takva mertebesinde yukarılarda bir statüde gördüklerinin daha aşağıdaki hemcins kölelerini rızası dışında badelemesiyle bir alıp veremediği asla olamaz.
ahlak hakkında üstüne vazife olmayan bir yığın yargı dağıtan bu tarz tarikatçi yazarların, daha geçenlerde düğünde oynayan kuzenlerine hallendiğini utanmadan bu sözlüğe yazdığını da unutmayalım. bunların hepsinin ortak noktası "laklik, kanuna uymak ve özgürlük" kavramlarına yani kölelik düzenini yıkan kavramlara düşman olmalarıdır. hiçbir tarikatçinin ahlakla falan uzaktan yakından ilgisi yoktur. hepsinin kendi badeli mabadları yüzünden çoluğa çocuğa ve kadına hıncı vardır. kendi badelendiği için tüm çocuklar badelensin ister. çocukların badelenmesine izin vermediği için laik atatürkçü anayasaya düşmandır. teyyib anayasadan atatürkü hala tam olarak çıkaramadı diye teyyibe kızar. teyyibi laik zanneder.
devamını gör...
amedspor'un süper lig'e çıkması
hacıosman eserinle gurur duy
kimi jiletleyecekler acaba
kimi jiletleyecekler acaba
devamını gör...
sözlükten hatun düşürmek
düşürdükten sonra kibarca kaldırdığım için şu an hepsi bana aşık. ne varsa bende var.
devamını gör...
sözlükten hatun düşürmek
ekşide düşürdük ama burda zor
burda herkes birbirini tanıyo anasını satim
laf olur söz olur sonra alksdgbfsvd
burda herkes birbirini tanıyo anasını satim
laf olur söz olur sonra alksdgbfsvd
devamını gör...
aileye okulu uzattığını söyleme yolları
okulu uzatmadım ama tek ders sınavına kalmıştım. eylülde olan sınavı açıklayabilmek için bizimkilere diplomamı alıp döneceğim demiştim. sınavdan geçince çıkış belgesini alıp dönmüştüm. zor bir durum, açıklaması gerçekten zor..
devamını gör...
her kötü komedi filminde selahattin taşdöğen'e rastlamak
son zamanlarda başıma gelen güzel bir tesadüf. artık gelen teklifleri reddedemeyecek kadar alçakgönüllü oluşundan mı, paraya sıkışmışlığından mı yoksa iyi film kötü film ayrımın takmayışından mı gelir bu kötü film-selahattin taşdöğen birlikteliği, hiç bilmem. bilmek de istemem. lâkin şunu bilirim ki ne zaman yaşamın hareketli trafiğinden kravatımı gevşetip takım elbisemi bir köşeye fırlatmak suretiyle deli gibi koşarak kaçmak istesem ve bunun için bir boş vakit kollayıp kötü komedi filmi açsam bir yerde selahattin taşdöğen beliriyor ve o muhteşem sesiyle, yılların oyunculuk deneyimiyle bize lezzetli dakikalar izletiyor.
örneğin, bugün öğlen saatlerinde tam da bu tanıma uyan bu işin şakası yok adlı bir komedi filmini bitirdim ve yine o duayen ismi gördüm: selahattin taşdöğen. oyuncumuz filmde biraz gıcık ama çok da iyi niyetli bir ev sahibini canlandırıyordu. bu ev sahibinin, evinde oturan iki genç sevimli kafadara karşı tatlı sert tavırlarını kendine has jest ve mimikleriyle ve sesiyle tam yerinde canlandırmış selahattin abimiz, tebrikler.
bu gerçeği selahattin taşdöğen özeline indirgemiş gibi oldum fakat bence iyi ve deneyimli oyuncuların hepsi için geçerli bu. cezmi baskın, metin coşkun, salih kalyon, haluk bilginer gibi birçok oyuncuya dair izlenimim aynı son filmlerde. bu oyunculardan biri afişin bir köşesinde gördüysem bitmiştir. o film mutlaka çok kötüdür. ama bu oyuncular da çok iyi oynar o filmde. dolayısıyla tam bir senaryo sıkışıklığı ve oyunculuk resitali izleriz filmde.
belki de yapımcılar bu kötü ve cıvık komedi filmlerinin senaryosunun üst seviyede olmadığını bildiklerinden yöneliyor bu oyunculara. kötü senaryonun açığını iyi oyuncuyla kapatmak istiyorlar. bizim deneyimli ve yaşlanmış, paraya sıkışmış oyuncularımız da ister istemez kabul ediyor gelen ilk teklifi. yoksa ben selahattin taşdöğen'in ''yav oğlum bak git diye bir film varmış, keşke beni de seçseler de oynasam'' dediğini sanmıyorum. metin coşkun'un paranormal cuma filminde oynama hayali de yoktur kanaatimce. içinde bir miktar keyif ve refah taşıyan bir zorunluluktur bu. bize nitelikli ama mütevazı oyuncuların hâlâ bu tarz filmlerle göz önünde olduğunu hatırlatan, bizi geçmişe götüren bir zorunluluk...
örneğin, bugün öğlen saatlerinde tam da bu tanıma uyan bu işin şakası yok adlı bir komedi filmini bitirdim ve yine o duayen ismi gördüm: selahattin taşdöğen. oyuncumuz filmde biraz gıcık ama çok da iyi niyetli bir ev sahibini canlandırıyordu. bu ev sahibinin, evinde oturan iki genç sevimli kafadara karşı tatlı sert tavırlarını kendine has jest ve mimikleriyle ve sesiyle tam yerinde canlandırmış selahattin abimiz, tebrikler.
bu gerçeği selahattin taşdöğen özeline indirgemiş gibi oldum fakat bence iyi ve deneyimli oyuncuların hepsi için geçerli bu. cezmi baskın, metin coşkun, salih kalyon, haluk bilginer gibi birçok oyuncuya dair izlenimim aynı son filmlerde. bu oyunculardan biri afişin bir köşesinde gördüysem bitmiştir. o film mutlaka çok kötüdür. ama bu oyuncular da çok iyi oynar o filmde. dolayısıyla tam bir senaryo sıkışıklığı ve oyunculuk resitali izleriz filmde.
belki de yapımcılar bu kötü ve cıvık komedi filmlerinin senaryosunun üst seviyede olmadığını bildiklerinden yöneliyor bu oyunculara. kötü senaryonun açığını iyi oyuncuyla kapatmak istiyorlar. bizim deneyimli ve yaşlanmış, paraya sıkışmış oyuncularımız da ister istemez kabul ediyor gelen ilk teklifi. yoksa ben selahattin taşdöğen'in ''yav oğlum bak git diye bir film varmış, keşke beni de seçseler de oynasam'' dediğini sanmıyorum. metin coşkun'un paranormal cuma filminde oynama hayali de yoktur kanaatimce. içinde bir miktar keyif ve refah taşıyan bir zorunluluktur bu. bize nitelikli ama mütevazı oyuncuların hâlâ bu tarz filmlerle göz önünde olduğunu hatırlatan, bizi geçmişe götüren bir zorunluluk...
devamını gör...
kilo vermek isteyenlere tavsiyeler
aslında herkes kendince yöntemini biliyor. sorun irade gösterebilmekte.. önce beyinle konuşup ikna etmek gerekir diye düşünüyorum.
devamını gör...
galatasaray
kaybedenlerin hep bir bahanesi vardır.
devamını gör...
aileye okulu uzattığını söyleme yolları
söylemenize gerek var mı? yetişkin bireylersiniz. bu dönem az ders aldım diyerek konuyu kapatırsınız fakat vakıf üniversitesinde ve ücretli okuyorsanız, mecburen söylemek zorundasınız.
bunlara gerek kalmadan, düzgünce her dersinizi geçseniz?
bunlara gerek kalmadan, düzgünce her dersinizi geçseniz?
devamını gör...
emlakçılık
yav şuna bi önlisans mezunu şartı getirsinler. ipini koparan emlakçı oluyor.
devamını gör...
