zaman tüneli

beyn arapça arası demek olması hasebiyle bacak arasının kaşınması demektir.

uzayan kıllar neden oluyor be.
devamını gör...

mevlananin oğlu babasına dermiş.
devamını gör...

bugün bir müşteri benim rizeye gelin gitmek isteyip istemediğimi, eğer istiyorsam oğlunu bu uğurda feda edebileceğini söyledi.
tam olarak bu şekilde söylemedi tabii ki allahın rizelisi* böyle bir cümle kuramaz ama öyle demek istedi.

sağlıklı beslenmeye karar verdim ve bu çok zor. bu kararı aldığım anda bir fil gibi iştahım açılıyor nefret ediyorum.

sevgili boş gezenin kalfası ile kahve deyt yaptık ve hayatı sorgulayıp karşılıklı şekilde “aa tek değilmişim” farkındalığı yaşadık.

yani fena bir gün değildi ama bu ara hayat bayağı bayağı bayat hissettiriyor.
devamını gör...

adem'in kafasına silah dayandığı anda, adem-i merkeziyetçilik çöker.

hürriyet ve insan hakları, vatanın dış saldırılara karşı güveni temin edildikten sonra konuşulabilir. zira prens sabahattin gibi ittihat ve terakki muhalifleri, osmanlı'yı bir felakete sürüklemişlerdi. ittihatçıları baskıcı olduğu için suçlayan bu kancıklar askeri muhtırayla hükümeti ele geçirdikten sonra balkanları kurşun atmadan teslim etmişler ve güya haklarını savunacakları millet, yunan ve bulgar süngüleriyle can vermişti. prens sabahattin'in buna üzüleceği tartışılır, zira kendisi zaten mandacılığı savunuyor ve dış devletlerin vatana müdahale etmesini istiyordu.

bre vatan haini köpek ! ateşin bol olsun.
devamını gör...

pompalanmak ya da pompalanmamak işte bütün mesele bu.
devamını gör...

doktorluk, polislik, askerlik
devamını gör...

tanrı≠allah tanrı=hindulara göre inek,budistlere göre buda. allah kainatın yaratıcısı
devamını gör...

demotive etmektir aynı zamanda
devamını gör...

ittihat ve terakki partisinin milli kanadından yiğit bir subay ve devlet adamıydı. abdülhamid'in devrilmesinde büyük payı vardır. tarihçiler pek bahsetmez fakat suikaste uğraması türkiye'ye çok şey kaybettirmiştir. eğer iktidarda kalsaydı, 1. dünya savaşında çok daha istikrarlı bir mücadele sergileyeceğimiz ve belki muvaffak olacağımızı sanıyorum.

prens sabahattin ve onun sözde hürriyetçi, özde vatan haini kancık sürüsü tarafından suikaste uğramıştır.
devamını gör...

dua lipa - levitating
ye ye ye yeee
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

medya kuruluşlarının ve haber sitelerinin yaptığı, temel olarak.
bundan ekmek yiyorlar.
devamını gör...

(bkz: masaj)

kemiklerim bile dugum dugum olmus. guzel kokulu yaglarla yogrulmak istiyorum ben ya. saclarimin taranip kafa derime masaj yapilmasini istiyorum. rahat bir yatakta saten kilifli bir yastikta uyumak istiyorum. bunlar olursa ne derdim kalir ne de tasam..
devamını gör...

ortadoğuda bulunan bir terör devleti olmakla birlikte, sapkın dini ideolojisi uğrunda dünyaya zehir saçan bir tümörlü dokudur. yüce tanrı son sözünü söylediğinde, türkler tarafından israil ve yahudi zulmü sona erdirilecektir.
devamını gör...

abd&israil vs iran savaşı sırasında ırak denilen ülkemsi şeye ki bokrak desek yeridir, sızarak gizli bir askeri üs inşaa etmişler ve oradan balistik füzeler ateşlemişler.

"ırak savunma bakanlığı, ırak’ın batısındaki çölde israil güçlerinin geçici bir üs oluşturarak füze ateşlediklerini tespit ettiklerini açıkladı."

www.odatv.com/dunya/iraktan...

habere göre ırak savunmashhajajsshaha bakanlığı denilen ahahahshs ulan çok güldüm yazarken hahahaha durduramıyorum ahhajajs

ha s.r ya, adamların ülkesine sızıp askeri üs kurup füze ateşleyip çıkmışlar, ulan o füzeleri iran'a atmadıklarına yemin ederim ama ispatlamayamam. bu çok acayip seviye bir rezalet.

bölgede istikrarsız, kağıt üstünde ülke olan yönetici benzeri şeyleri olup aslında bir devleti olmayan kara parçalarının bu yamyam devlet tarafından nasıl ırzına geçildiğine şahit olun.

o füzeleri belki de bize attılar iran attı yaygarası yaptılar.
devamını gör...

biz ne kadar gerçek isek, işte o kadar gerçek olandır.
tanrının var oluşu bizden bağımsız, farklı bir katmanda değil, bizimle beraberdir.
biz tanrının küçük var oluşlarıyız. o yüzden onun iradesinin bir kısmına sahibiz.

şüphesiz, spinoza'nın inandığı tanrı gerçektir.
devamını gör...

at arabası boyacısı
devamını gör...

deniz börülcesi satan kaplumbağa


deniz börülcesini ayıklarken sıcak bastı, aslında normaldi ağustos ayı antalya için. ah şu nem olmasaydı daha keyifli olabilirdi belki sıcaktan zevk bile alabilirdi. hem bu börülce işine girişmez denize gider hatta leğeni de götürür sahilde yıkanırdı. bari biraz bulut olsaydı, bari bir iki damla yağmur yağsaydı diye geçirdi içinden, börülcenin kılçıklarını düzenlerken. çok meziyetliydi bu börülce işi. hayır, normal börülce mis gibi ayıklanıyordu ama annesi seviyordu işte. bakmayın kendisi de yemeyi seviyordu ama haşlanırken çıkan koku pek tahammül edilemezdi. şöyle bir karıştırdı önündeki kaseyi daha çok mu var bitmesine diye ve tam o sırada bir miktar börülce elinden fırlayıp delikli terliğinin üzerine düştü o yeşil suları tenine temas ettiğinde tiksindi. zaten bir avuç kalıyordu ayıklanınca şimdi de birazını atmak zorundaydı.
olsun varsındı.
anne diye seslendi.
fatma hanım, uzandığı yerden başını kaldırdı ve şöyle bir baktı yarı açık gözlerle.
- ben bunu bitiremiyorum. ayıklamayacağım.
kadıncağız bir öfledi.
- aman iyi be… zaten mucize olurdu yapsaydın.
bizimkisi terliğin üzerindeki börülceleri aldı ve çöpe götürürken,
- ben çıkıyorum sahile dedi.
- yağmur yağacak dikkatli ol. leğeni de unutma.
- yok unutmam
sahile vardığında gerçekten de bulutlar gökyüzünde toplanmaya başlamıştı. kıyaya vuran dalgalara yaklaştı elindeki leğenle. doldurabildiği kadar su doldur içine sonra kumsalın iç kısmına taşıdı zar zor.
bir ayağını kaldırdı, tam leğenin içine daldıracakken küçük parmağının arasına girmiş bir börülce tanesi suyun içine düştü.
o sırada kumsalın hemen dibinde başlayan ormandan bir baykuş sesi geldi. bizimkisi hiç düşünmeden ormana daldı. leğeni de olduğu gibi bıraktı sahilde. zaten denizden aldığı su çok sıcaktı. hem yağmurda kumsalda bir leğenin içinde yıkanabilir miydi insan.
ormana dalar dalmaz bir patika gördü. biraz ilerleyince patikanın hafif bir yokuş yaptığını fark etti çıplak ayaklarına baktı ve acaba parmaklarımın arasında daha kaç börülce saklı diye düşündü. tam eğilecekken bir uğur böceği burnuna kondu.
- ıııyyyy merhaba,
- merhaba da neden ıyyyyy dedi bizimkisi
- sen deniz börülcesi kokuyorsun dedi uğur böceği. kanatlarını kaldırdı ve bu ormanda deniz börülcesini sadece kaplumbağalar satıyor. onlardan mı aldın dedi.
- daha yeni girdim ormana ve kaplumbağa da görmedim dedi bizimkisi ve o sırada ayağa kalktı. burnuna konmuş konuşan uğur böceğine bakmaktan gözleri şaşı olmuştu iyice.
bu sebeple arkasından yaklaşan ve kabuğunun üzerinde bir demet deniz börülcesi bulunan kaplumbağayı fark etmedi. zaten fark etseydi şaşı baktığı için iki kaplumbağa sanacaktı. ormandaki baykuş tekrar ötmeye başladı.
devamını gör...

ses kaydı şurdan dinlenebilir;
youtube.com/shorts/mO6wEHzO...
devamını gör...

bi yerde pompalamak varsa korkcaksın.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim