zaman tüneli
hüseyin altınsoy
ortada bir fakirlik olduğun muhakkak.. sadece, maddi bir fakirlik olmayabilir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
domatesin sebze mi meyve mi olduğu sorunsalı
çekirdeğin etrafında biriken, tatlı bir aromayla hayvanların dikkatini çekmeye çalışan sulu ve etli yapıya biz meyve diyoruz. bitkinin, meyvesi dışında kalan bütün kısımları teknik olarak sebzedir.
domates
salatalık
limon
patlıcan
bunların hepsi meyvedir.
domates
salatalık
limon
patlıcan
bunların hepsi meyvedir.
devamını gör...
hayatı kuralına göre oynamak
hayatın kuralı=islamın toplum için dedikleri kul hakları günah sevap haram helal vs bunlara uy gerektiğinde kendini uygun şekilde savun
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
ağabey, niye yazmıyorsun? sen yoksun diye herkesler liberal, ne bileyim faşist falan oldu. veganlar, kederinden ete başladı. yazmak için neyi bekliyorsun?
devamını gör...
liboş
kafası boş liberal manasında.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
sanaa abla demiceem..
devamını gör...
liboş
liberal+nonoş kelimesinin birleşimden meydana geldiği rivayet olunan kelime. patenti ulusalcı cenaha aittir efem.
devamını gör...
konjonktür
konjugieren,konjuktiv gibi almanca kelimeleri hatırlatır bana
devamını gör...
cine5 denince aklınıza gelenler
şifre kırma,gs 2000,papağanlı jenerik
devamını gör...
küresel sumud filosu
içinde greta thumberg in olduğu yada desteklediği herhangi bir oluşum benim için yok hükmündedir.
daha 2 sene önce pkk güzellemesi yapıyordu.
daha 2 sene önce pkk güzellemesi yapıyordu.
devamını gör...
hüseyin altınsoy
adamın üstüne niye gidiliyor? belki de kendisi vekil, eşi fakirdir. allah allah, içiniz fesat sizin.*
devamını gör...
2026-2035 aile on yılı
www.instagram.com/reel/DAZZ... şöyle bir parlama gelişme istiyorum
devamını gör...
liberalizmi yanlış anlamak
büyük hatadır.
her ne kadar serbest piyasa ekonomisini destekleyen birisi olsam da yerel üreticinin hiç olmadığı sektörlerde ithalat ürün fanatikliği yapmayı doğru bulmuyorum. eğer ithal ürünler için gümrük vergilerinde indirime gidilecekse, mutlaka yerel üreticinin ihtiyacı olan hammade için de vergiler düşürülmeli ki gerçek bir rekabet ortamı olsun. dışarıdan ucuz mal getirirken kendi üreticinizin ırzına geçmek, liberalizm değil daha çok ülkeyi satmak oluyor. isterseniz daha açık bir şekilde ifade edeyim. buna kapitülasyon denir. sevr anlaşmalarında bize dayattıkları mevzu tam olarak buydu. lozan görüşmelerinde kabul etmemek için masadan kalktığımız şeye kapitülasyon diyoruz biz.
örneğin 1960larda devrim arabalarının üretimini engellemek için, ülkenin en büyük iki araba ithalatçısı olan çiftçiler holding ve koç holding harekete geçti. tüm medyalara para dağıttılar, bütün gazeteler yerli arabayı aşağıladı. aslında araba sağlamdı ve çalışıyordu fakat tüm gazeteler aksini yazdı. çünkü eğer devrim üretilseydi koç, dışarıdan ford getirerek sahip olduğu piyasa hakimiyetini kaybederdi. devrim arabaları piyasaya girseydi çiftçiler, volkswagen'i kime satacaktı ? üstelik elimizdeki verilere göre, devrim arabaları avrupalı muadillerinin çok üstünde bir mühendislik harikasıydı. yakıt tüketim açısından türk halkı için bulunmaz nimetti. o otomobil sadece 2 ayda üretildi arkadaşlar. motoru, şanzımanı tamamen yerliydi. bakın biz altay tankının motorunu 30 yıl uğraştık da üretemedik. sıfır sanayi kültürüyle girdiğimiz o işten böyle bir muvaffakiyetle çıkmışız, koç'un karnı doyacak diye üretilmiyor araba.
bu mudur liberalizm ? böyle bir liberalizm yok. eğer liberalizmden anladığınız prens sabahattin ise siz ne yazık ki davutoğlu hayranı bir ergenden daha akıllı değilsiniz. bir milletin özgür olabilmesi için, ilk öncelikle egemen olması gerekir. dışarıdan bir devletin sömürgesi olmakla hürriyet elde edilemez. milli bağımsızlık, bireysel bağımsızlığın garantörüdür.
vesselam.
her ne kadar serbest piyasa ekonomisini destekleyen birisi olsam da yerel üreticinin hiç olmadığı sektörlerde ithalat ürün fanatikliği yapmayı doğru bulmuyorum. eğer ithal ürünler için gümrük vergilerinde indirime gidilecekse, mutlaka yerel üreticinin ihtiyacı olan hammade için de vergiler düşürülmeli ki gerçek bir rekabet ortamı olsun. dışarıdan ucuz mal getirirken kendi üreticinizin ırzına geçmek, liberalizm değil daha çok ülkeyi satmak oluyor. isterseniz daha açık bir şekilde ifade edeyim. buna kapitülasyon denir. sevr anlaşmalarında bize dayattıkları mevzu tam olarak buydu. lozan görüşmelerinde kabul etmemek için masadan kalktığımız şeye kapitülasyon diyoruz biz.
örneğin 1960larda devrim arabalarının üretimini engellemek için, ülkenin en büyük iki araba ithalatçısı olan çiftçiler holding ve koç holding harekete geçti. tüm medyalara para dağıttılar, bütün gazeteler yerli arabayı aşağıladı. aslında araba sağlamdı ve çalışıyordu fakat tüm gazeteler aksini yazdı. çünkü eğer devrim üretilseydi koç, dışarıdan ford getirerek sahip olduğu piyasa hakimiyetini kaybederdi. devrim arabaları piyasaya girseydi çiftçiler, volkswagen'i kime satacaktı ? üstelik elimizdeki verilere göre, devrim arabaları avrupalı muadillerinin çok üstünde bir mühendislik harikasıydı. yakıt tüketim açısından türk halkı için bulunmaz nimetti. o otomobil sadece 2 ayda üretildi arkadaşlar. motoru, şanzımanı tamamen yerliydi. bakın biz altay tankının motorunu 30 yıl uğraştık da üretemedik. sıfır sanayi kültürüyle girdiğimiz o işten böyle bir muvaffakiyetle çıkmışız, koç'un karnı doyacak diye üretilmiyor araba.
bu mudur liberalizm ? böyle bir liberalizm yok. eğer liberalizmden anladığınız prens sabahattin ise siz ne yazık ki davutoğlu hayranı bir ergenden daha akıllı değilsiniz. bir milletin özgür olabilmesi için, ilk öncelikle egemen olması gerekir. dışarıdan bir devletin sömürgesi olmakla hürriyet elde edilemez. milli bağımsızlık, bireysel bağımsızlığın garantörüdür.
vesselam.
devamını gör...
yeni silah yapabildiğimizi sanan tipler
#3977868
türkiye'de savunma sanayii atılımları erbakan'dan öncesine dayanır ve en önemli atılımlar adnan kahveci'nin bakanlığı döneminde atılmıştır. benim daha önce çalıştığım savunma sanayii şirketini işadamlarına minnet rica kurduran, o şirketlerde çalışması için deha seviyesinde zekaya sahip insanları yurtdışından getiren, bu şirketlere devletin imkanlarını sonuna kadar kullandırtan insan adnan kahveci'dir. erbakan ise aynı kıbrıs barış harekatı'nda olduğu gibi aslında etkisi olmayan ama siyasal dincilerin parlattığı figürdür.
türkiye'de savunma sanayii atılımları erbakan'dan öncesine dayanır ve en önemli atılımlar adnan kahveci'nin bakanlığı döneminde atılmıştır. benim daha önce çalıştığım savunma sanayii şirketini işadamlarına minnet rica kurduran, o şirketlerde çalışması için deha seviyesinde zekaya sahip insanları yurtdışından getiren, bu şirketlere devletin imkanlarını sonuna kadar kullandırtan insan adnan kahveci'dir. erbakan ise aynı kıbrıs barış harekatı'nda olduğu gibi aslında etkisi olmayan ama siyasal dincilerin parlattığı figürdür.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
yaşıtları hac umre yapmış, evde torun seviyor.
bu da 80 yaşına gelmiş hâlâ serserilik peşinde. yav dayı bırak bu işleri, git huzur evine kaydol da millet de rahat etsin.
ondan sonra bahattin dayı niye öldü?
kalp diyorlar*
bu da 80 yaşına gelmiş hâlâ serserilik peşinde. yav dayı bırak bu işleri, git huzur evine kaydol da millet de rahat etsin.
ondan sonra bahattin dayı niye öldü?
kalp diyorlar*
devamını gör...
hüseyin altınsoy
bence fakir belgesini veren muhtarı söt-tikleriyle kalacak olay.
devamını gör...
2026-2035 aile on yılı
uzaya gittik ya... aile de hallolacak demektir. süperyalandünya.
devamını gör...
