zaman tüneli

bir kazak türküsüdür. sözleriyle esir alabiliyor da insanı.


geçip gider bu dünya, göz kırpıncaya kadar,
toylukta oynamak, gülmek yaraşır kişiye, ah dünya...
kişi yârı kişiye yâr olmaz, ah ah !
bir kuş yavrusu gibi bağrına bassan da, ah dünya...

yalan dünya, yalan dünya!
yanmadan sönen hayal dünya
yâre layık sevgilinin canını derde salan dünya.
ah ne yazık, ah ne yazık !
niçin tatlı şu dünyanın tadı ?
ah o yaraşana kıyıp da,
yâre başka tuz yediren dünya.

devamını gör...

hasret yas değildir aslında. yas tutanlar çoktan öldürmüştür içindekini. hasret yananlar ise kapıyı bekler. camdan dışarı, yolun karşısına bakarlar. biz umudumuzu yaşatırız, biz sevgilinin gözlerine bir kez daha bakabilmek için gözlerimizi yummayız.

devamını gör...

benim için aşık olmak sadece bir kez tecrübe ettiğimdir. insan bir kere aşık olur, ya o aşkıyla birlikte kendini öldürür ya da onunla birlikte yaşar. ben senin aşkınla yaşamayı seçtim. senin hatıran bana kuvvet verdi. sesimi duyuyorsun biliyorum, seni seviyorum.

devamını gör...

ben olduğum gibiyim. artık bunu kabullendim. her sürüye karışamam, her renge giremem. her damara göre şerbet veremem.


aynaya bakmam
kendimi bilmem
hayat acıtınca dünyayı sevmem
ne yazık ki tek tabanca
serseri doğdum serseri ölcem

devamını gör...

acının kendi yaradılışının bir eseridir aslında. hep duymuşuzdur şu meşhur "zehiri ilaçtan ayıran dozu" sözünü. bize acı veren zehirse, kendi ilacını da koynunda saklıyor bakma. şimdi anladın mı o yüreğimi yakan bakışı nasıl bir hasretle özlediğimi ? beni o öldürüyor ama yaşatacak olan da o. ben onun elini bir kez daha tutabilmek, ona bir kez daha sarılabilmek için her gün hayata tutunurum, asırlarca çekerim hayat çilesini. onun umudu benim kederimi boğmaya yeter.


ne kralın tacı
ne kısa günün kazancı
garibin harcı
acının ilacı
acının ilacı

devamını gör...

bizi biz yapandır belki de. başımıza gelen her şeyin altında ezildiğimiz o kederli dakikalarda ölme arzusuyla paralel olarak nükseden yeniden dirilme hayali... ölümle yaşam aynı uçurumun kıyısında. sol gözümde cehennemin dibine inmek, sağ gözümde kanatlanıp uçmak... evet, çok ezildim ve çok mutsuz oldum ama bir düşünsene... bu kadar şeyin altından kalkıp tekrar işleri yoluna koymanın vereceği keyifi. ölmek istiyorsun biliyorum, çünkü yaşamda umut göremiyorsun. lakin o senin sorunun, çünkü sen bakmayı bilmiyorsun. sana bir sır vereyim, umut var. düzeltebilirsin. keder gelip geçer, hayatımızın bir parçası bu.


suç yok, suçlu yok
hayat böyle anladım

devamını gör...

aklen ve kalben inandığınız bir şey için çok sıkı çalışmalısınız.

bu hayatta yapmak istediğiniz şeyi, olmak istediğiniz yeri kovalayın. sırf kendinizi başkalarına beğendirebilmek ve toplumun size koyduğu standartları karşılayabilmek için istemediğiniz bir işi yapmayın, sizi mutlu etmeyecekse üniversite okumayın, evinizi sırf moda diye hoşunuza gitmeyen şekilde döşemeyin. aklınızın ve kalbinizin istediği şeye odaklanın, ona kendi yöntemlerinizle erişin ve kaybetmekten korkmadan cesurca peşinden gidin. sevdiğiniz şeyi mesleğiniz haline getirin.

"peki tonyukuk, aklen ve kalben inandığımız şeyi nasıl bulacağız ?"

öyle kolay değildir. aslında sevdiğinizi sandığınız birçok şeyi sırf şekilci bir kafayla düşünerek seviyorsunuz, yani toplum beğeneceği için onu sevdiğinizi sanıyorsunuz oysa asıl hisleriniz farklı. gerçekten sevdiğiniz şeyin ne olduğunu bulmak için kendinizle baş başa kalmalı, iş üzerindeyken kendinizi gözlemlemeli ve nelerden zevk aldığınızı tartmalısınız. örneğin teoride doktorluk herkese çok havalı gelir fakat gerçekten insan biyolojisine özel bir ilginiz yoksa bu meslekten yaparken nefret edeceksinizdir.

bu aklen ve kalben inanılan şey sadece meslekle de ilgili değildir. hobiler ve aktiviteler de buna dahildir. örneğin golf oynamak kendinizi zengin hissetmenizi sağlar ama belki de voleybol oynarken gerçekten eğleniyorsunuzdur. sırf instagrama fotoğraf atabilmek için cafelerde takılmaya kendinizi zorlarsınız fakat asıl size keyif verecek olan şey dağa tırmanmaktır belki.


şu dünyadaki en bilgin kişi kendini bilendir.

devamını gör...

neredeyse 3. üni bitmek üzere. ama bir işim yok.
ben akıllanmam, 4. falan da okur daha kıdemli işsiz olurum.
devamını gör...

nffnsnc -latince mezar taşı yazısı "non fui, fui, non sum, non curo" nun kısaltması.
(yoktum, varım, olmayacağım, umrumda değil).
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mektepte yazılan mektup


‎tahta sıralar eskidi benden önce,
‎duvarlarda yarım kalmış dualar vardı.
‎bir zil çaldı içimde ansızın,
‎çocukluğum teneffüse çıktı sandım.

‎mürekkep kokan defter aralarında
‎saklıydı büyümeyi bilmeyen yanım.
‎öğretmen sustu bir gün hayat gibi,
‎ben ilk o vakit sessizliği tanıdım.

‎pencere kenarında oturup bazen
‎yağmura benzeyen harfler yazardım.
‎kimseye gönderilmeyen mektuplarda
‎kendimi kendime anlatır ağlardım.

‎bir arkadaşım vardı, adı unutuldu,
‎gülüşü koridorlarda kaldı sadece.
‎insan en çok okulda öğrenirmiş
‎gidenin neden dönmediğini gizlice.

‎şimdi yıllar geçip akşam olunca
‎o mektep düşüyor yorgun aklıma.
‎sanki hâlâ sıra altında saklı
‎kırılmış bir çocuk durur yanı başımda.

‎ve ben her gece geç vakitlerde
‎ömrün karatahtasına eğilip usulca,
‎silinmeyen tek cümleyi yazıyorum:
‎“insan biraz da terk edildiği yaşta.”
devamını gör...

zor demiyorsun, kolay sanıyorlar.

-aylin balboa
devamını gör...

böyle bir şey derse eski babamdır...
devamını gör...

çöpü atmayı çabuk unutmuşum 1 haftadır çöp bekliyor ama allahtan bir süre için tek yaşıyorum da çöpü bozup böceklendirecek bir şey yaratmamış. unutmazsam akşam atıcam.
devamını gör...

ruslar kolay ve beklentileri az diye onlara giden erkolar şimdi de kolay diye türk kadınlarına ithamda bulunmuş.
n'apak tam olarak söyleyin. siz de kurtulun biz de.
devamını gör...

insanları çabuk unuturum.
isimleri
yüzleri
devamını gör...

ne kadar iyilik yaparsan o kadar nankörlük ile karşılaşacak olduğunu unutursun, unuturum, unutmayalım ama..
devamını gör...

bazen içim çok daralıyor. göğsümün içine bir kaya oturuyor sanki. sonra o kayayı koyanlar kanımdan canımdan insanlarken, yedi kat el yabancı bir adam, canımdan öte can olup kaldırıyor o kayayı.

bugün de yine tam olarak bundan oldu.
devamını gör...

kokusu geldi burnuma öyle bir başlık..
devamını gör...

yalnızlık dokunmuyor ki, dış dünya ile iç dünyanın bağdaşmaması, birbirine uymaması bana dokunuyor daha çok.
kör kuyularda yalnız kalmak bile inan ki daha rahatlatıcı... bana daha fazla hitap eder.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim