zaman tüneli
geceye bir şiir bırak
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
ülkü tamer
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
ülkü tamer
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
herkesin herkesten biraz almak istediği bu çağda/ sen birinin her şeyi olmak istiyorsun/
birinin/
ama her şeyi/
seyyidhan kömürcü - yastığının altındaki muska mektubu
birinin/
ama her şeyi/
seyyidhan kömürcü - yastığının altındaki muska mektubu
devamını gör...
belediye başkanlığı
hapishane stajıdır
devamını gör...
çocukluk dönemi sanrıları
minareleri allah zannetmek
devamını gör...
çocukluk dönemi sanrıları
futbol transferleri yok ölene kadar aynı topçular aynı takımda olacak,okula gitmeyeceğim,annem babam yaşlanmayacak, kimse anne ve babasının ölümünden önce ölmeyecek,kötü şeyler sadece başkasının başına gelir
devamını gör...
beren ile luthien
hikaye şiirsel yönden anlatılıp bizim önümüze sunulmuş, açıkcası toplasan 100 sayfa bile hikaye okumamışımdır, en azından hikayenin devamı ve elrond gibi isimlerin filmlerde, dizilerde duyduğumuz karakterlerin ataları kim bir fikir sahibi oldum. kitabın şiirsel yönünü hikayeleştirip önümüze sunsalar daha bir güzel olurmuş, okumadım çünkü o kısımları.
devamını gör...
suskunlar
bir ihsan oktay anar romanı. ioa ile aynı dönemde yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum.
suskunlar, geleneksel islam'ın pek de benimsemediği sufizm ve tasavvuf ile ilgili bir kitap. tasavvufu müzik (ses, tını, ezgi) ve kurgusal tarihi karakterler üzerinden anlatmış.
anar'ın bir kitaba başlamadan önce bilimsel bir şekilde yıllarca çalışması ( suskunlar için 5 sene hazırlık yaptığını belirtmişti) buna paralel olarak öyküde okuyucuya sunduğu ince detaylar, kurduğu evrene paralel olarak yarattığı özgün dili (osmanlıca, eski türkçe) efrasıyabın öyküleri hariç her kitabının mutlaka felsefi bir arka planı olması (suskunlarda, sufizm, puslu kıtalar atlası'nda kartezyen felsefe) incelikli mizahı ve ironisi, inanılmaz yaratıcılığı, yaşananları başkasının tanıklığından sunarak, anlatıya mesafe katma zenginliği, masalla fantastiği, polisiye ile tarihi birleştirmesi, onu çağımızın en büyük, tarihi arka planı olan, fantastik edebiyat yazarları arasına yerleştiriyor ve kesinlikle büyük bir saygıyı hak ediyor.
anar'ı eleştirdiğim tek yer öyküyü fazla detaylandırması. suskunlar'da roman kahramanını, eminönü'nden galata'ya taşırken anlattığı detaylardan baygınlık gelmiş, kitabı okurken hadi be adam git artık galata'ya demiştim.
anar'la ilgili olarak tartışılması gereken en önemli nokta, öykülerinin hepsinin tarihi ve dönem (osmanlı) öyküleri olarak kurgulanmasına rağmen, hiç birinin tarihi roman olmaması. anar'da tarih, önünde olayların sergilendiği tiyatro dekoru gibi kurgulanmış. dolayısıyla öyküleri günümüze uyarlansa ve tamamen günümüzde yaşansa dahi etkisinden ve özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyeceği anlamına geliyor. oysa tarihi romanlarda böyle bir özellik olamaz. umberto eco'nun gülün adı'nı günümüze uyarladığımızı farz edelim. romanın hiç bir özelliği kalmaz. o yüzden anar'ın romanları post-modern roman olarak adlandırılıyor.
suskunlar, geleneksel islam'ın pek de benimsemediği sufizm ve tasavvuf ile ilgili bir kitap. tasavvufu müzik (ses, tını, ezgi) ve kurgusal tarihi karakterler üzerinden anlatmış.
anar'ın bir kitaba başlamadan önce bilimsel bir şekilde yıllarca çalışması ( suskunlar için 5 sene hazırlık yaptığını belirtmişti) buna paralel olarak öyküde okuyucuya sunduğu ince detaylar, kurduğu evrene paralel olarak yarattığı özgün dili (osmanlıca, eski türkçe) efrasıyabın öyküleri hariç her kitabının mutlaka felsefi bir arka planı olması (suskunlarda, sufizm, puslu kıtalar atlası'nda kartezyen felsefe) incelikli mizahı ve ironisi, inanılmaz yaratıcılığı, yaşananları başkasının tanıklığından sunarak, anlatıya mesafe katma zenginliği, masalla fantastiği, polisiye ile tarihi birleştirmesi, onu çağımızın en büyük, tarihi arka planı olan, fantastik edebiyat yazarları arasına yerleştiriyor ve kesinlikle büyük bir saygıyı hak ediyor.
anar'ı eleştirdiğim tek yer öyküyü fazla detaylandırması. suskunlar'da roman kahramanını, eminönü'nden galata'ya taşırken anlattığı detaylardan baygınlık gelmiş, kitabı okurken hadi be adam git artık galata'ya demiştim.
anar'la ilgili olarak tartışılması gereken en önemli nokta, öykülerinin hepsinin tarihi ve dönem (osmanlı) öyküleri olarak kurgulanmasına rağmen, hiç birinin tarihi roman olmaması. anar'da tarih, önünde olayların sergilendiği tiyatro dekoru gibi kurgulanmış. dolayısıyla öyküleri günümüze uyarlansa ve tamamen günümüzde yaşansa dahi etkisinden ve özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyeceği anlamına geliyor. oysa tarihi romanlarda böyle bir özellik olamaz. umberto eco'nun gülün adı'nı günümüze uyarladığımızı farz edelim. romanın hiç bir özelliği kalmaz. o yüzden anar'ın romanları post-modern roman olarak adlandırılıyor.
devamını gör...
iyi misin sorusu
karşılığında "kötüyüm" deme olasılığı yoktur. "iyi misin"veya "iyi misiniz" " sağ olun, ben iyiyim, ya siz?"
hele birde kalabalık misafirlikte olunca bu soru ve cevap otomatiğe bağlanıp gider.
hele birde kalabalık misafirlikte olunca bu soru ve cevap otomatiğe bağlanıp gider.
devamını gör...
sözlük yazarlarının korkuları
palyaço, örümcek ve su*
devamını gör...
sözlük yazarlarının korkuları
3 aydır maaşımı alamadığım için istifamı verip işten çıktığımda beni hain ilan edip bana küsen patronumun şirketin para kazanma şeklini sadece allah'a bağlamasından dolayı şuan tek korkum allah'ın ex patronuma par avermemesi şuan tek korkum
devamını gör...
erkek adam ağlar mı sorunsalı
ağlar. gayet de doğal bir durumdur, neticede o bir insandır, duyguları vardır ve bunları yoğun şekilde yaşıyorsa daha açık şekilde gösterir.
ama özellikle bizim ataerkil toplumumuzda bunun bir eziklik göstergesi olarak algılandığı, erkeğin sürekli güçlü durması gerekliliğinden ötürü garipseniyor, halbuki tamamen yanlış bir anlayıştır.
ama özellikle bizim ataerkil toplumumuzda bunun bir eziklik göstergesi olarak algılandığı, erkeğin sürekli güçlü durması gerekliliğinden ötürü garipseniyor, halbuki tamamen yanlış bir anlayıştır.
devamını gör...
belediye başkanlığı
kamu tüzel kişisinin temsilcisi olan makam
devamını gör...
denizli otogarı
diğer büyükşehir otogarlarının aksine denizli otogarı, şehrin dış çeperi yerine şehrin içerisinde bulunuyor. yolculara eziyet olmaması açısından alkışlanacak bir durum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının dini inançları
hanefiyim ehli sünnetim bazen zorda kalırsam diğer mezhepleri (4 mezhep) taklit ederim. işin şakası=allah çok şükür ne anarşistiz ne teröristiz ehli sünnetiz bir kişiyi öldürnemişiz bir yere bomba atmamışsız hahsjsjsjsjjdjdjdjddjdjjsjsdjdjjdjddjjddjdjddjddjdjdjjdjdjss
devamını gör...
iyi misin sorusu
snickers reklamında sorulan soru
devamını gör...
iyi misin sorusu
neysek o işte. üç beş tane göt için canımızı sıkmadık. çok mu içtin yine diyorlar, hayır. en duygusal hâlimdeyim. iyiyim. bir şeyim yok. ölüm var diyorum, konuşma böyle diyorlar, haha-hihi yapıyorum, yapma böyle diyorlar, fotoğraf atarım ha diyorum, atma sakın diyorlar.
ben ne bok yiyeyim?
içiyorum içme diyorlar, yatıyorum amma çok yattın diyorlar, evde oluyorum sen neden evdesin diyorlar, dışarıdayım eve git diyorlar.
şaşırdım kaldım ben.
ben ne bok yiyeyim?
içiyorum içme diyorlar, yatıyorum amma çok yattın diyorlar, evde oluyorum sen neden evdesin diyorlar, dışarıdayım eve git diyorlar.
şaşırdım kaldım ben.
devamını gör...
karaciğer
aldığımız bütün besinlerin geçtiği ve vücudumuzun 500 kadar görevi olan fabrika işlevli organı.
devamını gör...
