zaman tüneli
etkisinden çıkılamayan sözler
devamını gör...
sözlüğün iyice ıssız kalması
patron kızları küstürdü, oğlanlar da onların ardından gitti.
huzurevi müdavimi benim gibiler kaldı, biz de yürüyemediğimiz için kaldık.
yoksa giderdik...neysse
huzurevi müdavimi benim gibiler kaldı, biz de yürüyemediğimiz için kaldık.
yoksa giderdik...neysse
devamını gör...
17 haziran 2026 ingiltere hırvatistan maçı
ms1
2,5 üst
iy1
kg var.
evi arabayı sat oyna.
2,5 üst
iy1
kg var.
evi arabayı sat oyna.
devamını gör...
17 haziran 2026 ingiltere hırvatistan maçı
offff hırvatistan ne attı beeee.
devamını gör...
yüzmedeyiz sözlük
(bkz: yok artık lebron james)
devamını gör...
birini özlemek
fazla kuruyemiş yiyince başa gelen durum.
devamını gör...
birini özlemek
şu aralar içinde kıvrandığım durum.
minicik birini kocaman bir özlemekle özlemekmiş meğer teyzelik.
minicik birini kocaman bir özlemekle özlemekmiş meğer teyzelik.
devamını gör...
yüzmedeyiz sözlük
yüzmedeyiz başlığı değil de ayak uzatıyoruz başlığı olmuş. ben yüzen birini görmüyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının araştırılmasını istediği konular
cem yılmazın filmlerinde olduğu gibi acaba -50 derecede çişimiz buz tutar da onu ev süsü niyetine kullanabilir miyiz. bu konuda literatür çalışması yapılmasını talep ederim.
devamını gör...
yanılgı (kısa film)
" o bir yolcu, sen bir hancı... "
senaryosu soyberk altınsoy tarafından yazılan ve eyüp kaan pordoğan tarafınca yönetilen kısa film; oyuncu kadrosunda ise yönetmenin kendisi ve sena nur biçen rol almış iken film ise geçtiğimiz mart ayında yayınlanmıştır.

yanılgılar, fedâkârlıklar ve boşa geçen kayıp zaman üzerinde düşünmeye sevk ediyor filmimiz bizi.
karı koca bir çiftin yaşadığı dramatik ve sonunda mutlak sessizliğe mâhkum eden bir durum bu, karşındaki insanı canından çok sevmişsin ama o seni hiç anlamamış, fedâkârlığını umursamamış ve kalp kırmayı seçiyor, işte filmimiz tam olarak böyle bir hazin sonu aktarıyor.
karı koca bir çiftin bir gece yaşadığı anlaşmazlığı yansıtıyor.
kocasının alması gereken ilacın bitmiş olduğunu gören genç kadın eczanenin yolunu tutuyor ve kocasının ise günün sonunda ona yönelttiği son soru, "nerede kaldın, bu saatte neredeydin? " benzeri sözler, yaralayıcı ve onulmaz, telafisiz sözler oluyor.
karısının kendisine ilaç almak için gittiğini anlamasıyla pişmanlığa bürünüyor olsa da kırdığı kalpleri ipe dizmekten başka çaresi yok gibi görünüyor.
derinlikleri olan bir kısa film olduğunu kendi adıma söylemem zor olsa da kendini izleten bir yanı da vardı elbette.
izlerken düşündüren bir tarafı vardı nihâyetinde, bu kısa film bana en çok da fikret kızılok'ın şu şarkı sözünü hatırlatıyor, "o bir yolcu, sen bir hancı, gördüğün en son yalancı, içindeki derin sancı " değer verdiğimiz ve ölene kadar yanımızda olacak sandığımız insanın, insanların aslında bir yolcu olduğu gerçeğini hatırlatıyor.
hayatın bazen kaçınılmaz olan trajedilerinden birinin yansıtıldığı,
yanılgı kavramı üzerine düşündüren bir kısa filmdi.
ana fikir bence buydu;
neyi feda edersen et, karşındakinin görebildiği kadardır hikâye, biter, bitebilir, hayat budur çünkü bazen...
yanılgıdır, yanıltır.
sakın unutmayasın.
" o bir yolcu, sen bir hancı... "
senaryosu soyberk altınsoy tarafından yazılan ve eyüp kaan pordoğan tarafınca yönetilen kısa film; oyuncu kadrosunda ise yönetmenin kendisi ve sena nur biçen rol almış iken film ise geçtiğimiz mart ayında yayınlanmıştır.

yanılgılar, fedâkârlıklar ve boşa geçen kayıp zaman üzerinde düşünmeye sevk ediyor filmimiz bizi.
karı koca bir çiftin yaşadığı dramatik ve sonunda mutlak sessizliğe mâhkum eden bir durum bu, karşındaki insanı canından çok sevmişsin ama o seni hiç anlamamış, fedâkârlığını umursamamış ve kalp kırmayı seçiyor, işte filmimiz tam olarak böyle bir hazin sonu aktarıyor.
karı koca bir çiftin bir gece yaşadığı anlaşmazlığı yansıtıyor.
kocasının alması gereken ilacın bitmiş olduğunu gören genç kadın eczanenin yolunu tutuyor ve kocasının ise günün sonunda ona yönelttiği son soru, "nerede kaldın, bu saatte neredeydin? " benzeri sözler, yaralayıcı ve onulmaz, telafisiz sözler oluyor.
karısının kendisine ilaç almak için gittiğini anlamasıyla pişmanlığa bürünüyor olsa da kırdığı kalpleri ipe dizmekten başka çaresi yok gibi görünüyor.
derinlikleri olan bir kısa film olduğunu kendi adıma söylemem zor olsa da kendini izleten bir yanı da vardı elbette.
izlerken düşündüren bir tarafı vardı nihâyetinde, bu kısa film bana en çok da fikret kızılok'ın şu şarkı sözünü hatırlatıyor, "o bir yolcu, sen bir hancı, gördüğün en son yalancı, içindeki derin sancı " değer verdiğimiz ve ölene kadar yanımızda olacak sandığımız insanın, insanların aslında bir yolcu olduğu gerçeğini hatırlatıyor.
hayatın bazen kaçınılmaz olan trajedilerinden birinin yansıtıldığı,
yanılgı kavramı üzerine düşündüren bir kısa filmdi.
ana fikir bence buydu;
neyi feda edersen et, karşındakinin görebildiği kadardır hikâye, biter, bitebilir, hayat budur çünkü bazen...
yanılgıdır, yanıltır.
sakın unutmayasın.
" o bir yolcu, sen bir hancı... "
devamını gör...
sözlüğün iyice ıssız kalması
niye böyle oldu burası? 3 ay yoktum unan bi sözlüğe bakamadınız mı? *
devamını gör...
çoğunluğun eğitimsiz olduğu toplumlarda demokrasinin anlamsızlığı
demokrasi dediğin şey zaten anlamsız bir şey aga.
devletin de'sinden anlamayan acemi biri olarak iktidara geliyorsun. en az 10 senede devlet nedir , nasıl yönetilir işi çözüyorsun. tam işi çözdüğün anda da zınk iktidardan muhalefete düşüyorsun. sonra başka bir cahil gelip her şeye sıfırdan başlıyor.
en iyisi krallık moruk. adam anasından prens olarak doğuyor. devlet , mevlet, siyaset her bi boku daha çocuk yaşta öğreniyor.
devletin de'sinden anlamayan acemi biri olarak iktidara geliyorsun. en az 10 senede devlet nedir , nasıl yönetilir işi çözüyorsun. tam işi çözdüğün anda da zınk iktidardan muhalefete düşüyorsun. sonra başka bir cahil gelip her şeye sıfırdan başlıyor.
en iyisi krallık moruk. adam anasından prens olarak doğuyor. devlet , mevlet, siyaset her bi boku daha çocuk yaşta öğreniyor.
devamını gör...
yazarların bugün attığı adım sayısı
300 kulaç/gün
devamını gör...
17 haziran 2026 ingiltere hırvatistan maçı
hâlâ modric, hâlâ perisic. abi bırakın artık adamları ya, emekli olsunlar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sevdiği omlet çeşidi
fazla pişirilmeyen her omlet, kurutmadan kıvamında.
devamını gör...
birini özlemek
sadece o kişiyi değil geçmişteki kendini de özlemektir.
devamını gör...
airwalk
moomwalk halt etmiş. çok güzel görünüyor bu, hayal gibi bir şey.
devamını gör...
yazarların en son güldüğü şey
duvardaki adalet yazısına.
devamını gör...
anti-kapitalist
bu antin kuntin işleri bırakın aga? "ben fenerli değilim anti galatasaraylıyım" demekten farkı yok bunun.
kapitalizmi merkeze almışsın zaten. oraya konumlanmışsın. yatmışsın soteye açık arıyorsun. tüm tezlerin ve söylemlerin kapitalist söylem ve pratiğin içinde kalıyor ve aynı paradigmadan çıkamadan vır vır konuşup duruyorsun. kapitalizmin reklamını yapmaktan başka bir şeye yaramıyorsun. geç.
kapitalizmi merkeze almışsın zaten. oraya konumlanmışsın. yatmışsın soteye açık arıyorsun. tüm tezlerin ve söylemlerin kapitalist söylem ve pratiğin içinde kalıyor ve aynı paradigmadan çıkamadan vır vır konuşup duruyorsun. kapitalizmin reklamını yapmaktan başka bir şeye yaramıyorsun. geç.
devamını gör...

