zaman tüneli
hayırlı cumalar
devamını gör...
beyaz yakalı dertleri
boş insanların egosunu çekiyorlar.
devamını gör...
diş hekimi
diş hekimimin bile dişçi koltuğundan korktuğunu öğrendiğim günden beri daha bir mesafeli durduğum hekimler kendileri *
anestezi, iğne falan değil de o sesler aşırı rahatsız edici bence. bir de asit etch işlemi sırasında ağzınızda böyle iğrenç bi tat oluşur. ekşi gibi ama değil gibi de böyle bozuk bi limonun tadı gibi de değişik kötü yani. saatlerce de gitmiyor maalesef.
saygım sonsuz kendilerine, bir insanla bu kadar yakın temasta bulunup uğraşmak istemezdim açıkçası, işleri zor. çoluğu çocuğu yaşlısı benim gibi korkanı falan derken iş yükleri de artıyor.
anestezi, iğne falan değil de o sesler aşırı rahatsız edici bence. bir de asit etch işlemi sırasında ağzınızda böyle iğrenç bi tat oluşur. ekşi gibi ama değil gibi de böyle bozuk bi limonun tadı gibi de değişik kötü yani. saatlerce de gitmiyor maalesef.
saygım sonsuz kendilerine, bir insanla bu kadar yakın temasta bulunup uğraşmak istemezdim açıkçası, işleri zor. çoluğu çocuğu yaşlısı benim gibi korkanı falan derken iş yükleri de artıyor.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın beyaz yakalılar.
devamını gör...
paragraf sorularındaki edebiyatçı
ösym'nin karşımıza çıkarmaktan usanmadığı, güya okuduğumuzu anlama kapasitemizi ölçen nefret objemdir. söz konusu edebiyatçılar, kendileri dışındaki herkese fil dişi kulelerinden bakarlar. öyle ki, hiçbir şeyi beğenmez; eleştirmekten de geri durmazlar. bir de ahkâm keserler: yok, "şiir şöyle olmalı", yok, "roman böyle olmalı." pardon da, sen kimsin? necisin? edebî hayata katkın ne ki bu kadar bilgiçlik taslıyorsun? sanki edebiyatın tapusu sende de, neyin değerli, neyin değersiz olduğuna hükmetme yetkisini sana vermişler." demek geliyor içimden.
her şeyden öte, öyle süslü bir dil ve öylesine kapalı bir anlatım kullanırlar ki, sanırsın paris'te yaşayan bir entelektüel konuşuyor. hayır bir de çok anlamsız ve fazla soyut mecazlar ortaya çıkarırlar. "anlamı gölgeye hapsetmek", "kelimeleri havaya atmak" gibi mecazlar kullanırlar. insan ister istemez, "günlük hayatta kim böyle konuşuyor?" diye düşünüyor. ve en can alıcı noktası da bu. süslü anlatım yapayım derken mantığı kaçırır. soruda tek ve tartışmasız doğru seçenek bulunamaz. sonra da beş şık arasında, yazarın o günkü ruh hâlini telepatik yollarla tahmin etmemiz istenir.
soran olursa buna: "okuduğunu anlama becerisini ölçmek(!)" dersiniz...
her şeyden öte, öyle süslü bir dil ve öylesine kapalı bir anlatım kullanırlar ki, sanırsın paris'te yaşayan bir entelektüel konuşuyor. hayır bir de çok anlamsız ve fazla soyut mecazlar ortaya çıkarırlar. "anlamı gölgeye hapsetmek", "kelimeleri havaya atmak" gibi mecazlar kullanırlar. insan ister istemez, "günlük hayatta kim böyle konuşuyor?" diye düşünüyor. ve en can alıcı noktası da bu. süslü anlatım yapayım derken mantığı kaçırır. soruda tek ve tartışmasız doğru seçenek bulunamaz. sonra da beş şık arasında, yazarın o günkü ruh hâlini telepatik yollarla tahmin etmemiz istenir.
soran olursa buna: "okuduğunu anlama becerisini ölçmek(!)" dersiniz...
devamını gör...
günaydın sözlük
huzur dolu bir gün olsun temennilerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
ipek elif atayman
dün gece tahliye olan eski medya aş genel müdürüdür. sıra ekrem imamoğlunda.
ibb yolsuzluk davasının 53'üncü gününde, 9 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.
—yunus göçer
—hasan yalaz
—erdinç çolak
—ipek elif atayman
—alper aydın
—ahmet güldü
—yavuz saltık
—mustafa karaoğlu
—halit burak atalan
x.com/tele2haber/status/206...
ibb yolsuzluk davasının 53'üncü gününde, 9 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.
—yunus göçer
—hasan yalaz
—erdinç çolak
—ipek elif atayman
—alper aydın
—ahmet güldü
—yavuz saltık
—mustafa karaoğlu
—halit burak atalan
x.com/tele2haber/status/206...
devamını gör...
aziz yıldırım
başkan muhteşem bir karar verdi. eğer ki söylenildiği gibi fenerbahçe'nin ekonomik problemi varsa eldekileri en iyi şekilde kullanıp değer alacak adamı getiriyor. birleştirmek mottosuyla yola çıkıyorsanız iyi futbol oynatmak zorundasınız, sonuç yetmez. böyle bir durum varken ismail kartal fersah fersah daha iyi bir tercih. tek bir hoca kararıyla bile ben dahil kendisine muhalif olan insanları kendi yanına çekti. bence çok doğru bir hamle yaptı, iyi ki de yaptı.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
anektarlar goltuğun altında galık. beni ara.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
yattın mı
devamını gör...
18 haziran 2026 isviçre bosna hersek maçı
bu maçtan bi siktim göreceğimiz yok, dediğim andan itibaren maçta 5 gol oldu. resmen şansa yaşıyoruz
devamını gör...
günaydın sözlük
elden ele günaydın.
devamını gör...
katar milli takımı
katar oç olmasa kanada 5 atıp çekilecekti de karar savaşa gelmiş aq
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
new york.
ben metropol insanıyım. istanbul'da doğdum ve tüm eğitim hayatım da dahil olmak üzere, yaşamım ıstanbul'da geçti. istanbul'da bir hayata sahip olduğum için gerçekten mutlyum çünkü daha kırsal/ daha küçük bölgeler beni karakteristik anlamda muhtemelen boğardı ve yaratıcılığımı doğru kullanmamı engelleyebilirdi. metropol'ün sağladığı sosyal standartlar, eğitim şartları ve kültürel doluluk, şu an olduğum insan olmamı sağladı.
ailem seyahat etmeye çok meraklıdır. türkiye'nin çoğu yerini gördüm, kaldım. ayrıca, ege'de yazlığımız vardı. hayatımın 15-16 yılı, tüm yaz tatillerimi ege'de geçirdim. bu yüzden kendi adıma bahsettiğim bu gerçekler deneyimlerime dayalı ve biriktirdiklerim sonucunda elde ettiğim çıkarımlardır. maalesef, karakterim ve sosyal taraflarım ( ilgi alanlarım, hobilerim) sebebiyle kırsala veya küçük şehirlere uygun bir yapım yok. ailem kültürel ve sanatsal anlamda gelişmiş bireylerden oluştuğu için, hayatımız hep bu taraflarla ağırlıklı geçiyor. maalesef, kırsal hayat veya küçük şehirler bunları tam olarak sağlayamıyor.
evet, kalabalık beni yoruyor ama tüm standartlara sahip olduğun, herkesle karşılaşabildiğin( etnik çeşitlilik açısından) bir ortamda bulunmak insani kültürel olarak çok geliştiriyor. dolayısıyla, new york - benim adıma- harika bir opsiyon/ harika bir sosyal çevre. içinde büyüdüğüm dünyayla uyuyor. bu yüzden tüm parmaklarım new york için havaya kalkar.
ben metropol insanıyım. istanbul'da doğdum ve tüm eğitim hayatım da dahil olmak üzere, yaşamım ıstanbul'da geçti. istanbul'da bir hayata sahip olduğum için gerçekten mutlyum çünkü daha kırsal/ daha küçük bölgeler beni karakteristik anlamda muhtemelen boğardı ve yaratıcılığımı doğru kullanmamı engelleyebilirdi. metropol'ün sağladığı sosyal standartlar, eğitim şartları ve kültürel doluluk, şu an olduğum insan olmamı sağladı.
ailem seyahat etmeye çok meraklıdır. türkiye'nin çoğu yerini gördüm, kaldım. ayrıca, ege'de yazlığımız vardı. hayatımın 15-16 yılı, tüm yaz tatillerimi ege'de geçirdim. bu yüzden kendi adıma bahsettiğim bu gerçekler deneyimlerime dayalı ve biriktirdiklerim sonucunda elde ettiğim çıkarımlardır. maalesef, karakterim ve sosyal taraflarım ( ilgi alanlarım, hobilerim) sebebiyle kırsala veya küçük şehirlere uygun bir yapım yok. ailem kültürel ve sanatsal anlamda gelişmiş bireylerden oluştuğu için, hayatımız hep bu taraflarla ağırlıklı geçiyor. maalesef, kırsal hayat veya küçük şehirler bunları tam olarak sağlayamıyor.
evet, kalabalık beni yoruyor ama tüm standartlara sahip olduğun, herkesle karşılaşabildiğin( etnik çeşitlilik açısından) bir ortamda bulunmak insani kültürel olarak çok geliştiriyor. dolayısıyla, new york - benim adıma- harika bir opsiyon/ harika bir sosyal çevre. içinde büyüdüğüm dünyayla uyuyor. bu yüzden tüm parmaklarım new york için havaya kalkar.
devamını gör...
bok böceğine göre bokun bok olmaması
"varlığın içine doğduğu ortam, onun normalidir. alternatif bir gerçeklik ortaya çıkana kadar, bireysel sorgulama yaşanmaz."
basit bir psikolojik gerçek.
basit bir psikolojik gerçek.
devamını gör...
yazarların hayata karşı duruşları
prensipli bir insanım ve aslında çok asi bir yapım var. insan olgunlaştıkça, kendi karakterini daha iyi tanıyor. aslında her gün, kendime ait yeni bir şey öğreniyorum. bu yüzden ergenlik döneminizde veya üniversite döneminizde var olan karakterinizin gerçek yapınız olduğunu çok düşünmeyin.
kendi hayatınızı yaşamaya başladığınız noktada( ekonomik olarak tamamen özgürleşmek ve kendi hayatınızı tamamen yönetmek), asıl karakterinizi öğrenmeye başlıyorsunuz.
ben kendi adıma çok şaşkınım. aslında gerçek karakterimin bu kadar asi, bu kadar özgürlüğüne düşkün, idealist ve bireysel kontrole önem veren biri olduğunu bilmiyordum. yaş aldıkça, bunu öğrenmeye başladım. hepsi, yaşadığım olaylarla kendisini göstermeye başladı. inanılmaz güçlü bir karakterim var ve çoğu kişi bununla baş edemiyor. buda kendime ait öğrendiğim yanlarımdan biri oldu. çocukken az çok inadım ve kendi burnumun dikine gidişimden bunu kestirebiliyordum ama bu denli bir güce sahip olduğumu tahmin edemedim açıkcası.
işin özeti : "yaş aldıkça kendi karakterinizi öğreniyorsunuz. yaş ilerledikçe, ortaya çıkıyor gerçekler. " hayat boyu kendinizi öğreneceksiniz çünkü inanın bu öğrenme hiç bitmiyor. evet, karakterinizde bazı şeyler sabit, diğer değişkenler sürekli biçimde kendilerini ortaya çıkartıyorlar. "ben hiç böyle yapacağımı tahmin edemezdim, çok şaşkınım normalde böyle yapmam" vb. cümlelere aşina olduğunuza eminim. işte bahsettiğim şey bu. yani hep bilmediğiniz bir yanınızla karşılacaksınız. olaylarla, durumlarla, sizi tetikleyen insanlarla ortaya çıkacak bazı şeyler.
yolculuk uzun, keyfini çıkartın.
kendi hayatınızı yaşamaya başladığınız noktada( ekonomik olarak tamamen özgürleşmek ve kendi hayatınızı tamamen yönetmek), asıl karakterinizi öğrenmeye başlıyorsunuz.
ben kendi adıma çok şaşkınım. aslında gerçek karakterimin bu kadar asi, bu kadar özgürlüğüne düşkün, idealist ve bireysel kontrole önem veren biri olduğunu bilmiyordum. yaş aldıkça, bunu öğrenmeye başladım. hepsi, yaşadığım olaylarla kendisini göstermeye başladı. inanılmaz güçlü bir karakterim var ve çoğu kişi bununla baş edemiyor. buda kendime ait öğrendiğim yanlarımdan biri oldu. çocukken az çok inadım ve kendi burnumun dikine gidişimden bunu kestirebiliyordum ama bu denli bir güce sahip olduğumu tahmin edemedim açıkcası.
işin özeti : "yaş aldıkça kendi karakterinizi öğreniyorsunuz. yaş ilerledikçe, ortaya çıkıyor gerçekler. " hayat boyu kendinizi öğreneceksiniz çünkü inanın bu öğrenme hiç bitmiyor. evet, karakterinizde bazı şeyler sabit, diğer değişkenler sürekli biçimde kendilerini ortaya çıkartıyorlar. "ben hiç böyle yapacağımı tahmin edemezdim, çok şaşkınım normalde böyle yapmam" vb. cümlelere aşina olduğunuza eminim. işte bahsettiğim şey bu. yani hep bilmediğiniz bir yanınızla karşılacaksınız. olaylarla, durumlarla, sizi tetikleyen insanlarla ortaya çıkacak bazı şeyler.
yolculuk uzun, keyfini çıkartın.
devamını gör...
katar milli takımı
kanada maçını kasaplık yaparak sürdüren takımdır.
devamını gör...
murat yılmazyıldırım
düş sokağı sakinlerinin kurucusu yada merkezinde yer alan türk müziyen ve söz yazarı. kan revan içindeyim, veremem sana acımı, ayrılık gibi şaheserlere imza atmıştır.
devamını gör...
sapevole
italyanca bilmiş-ukala
devamını gör...

