zaman tüneli

hayattan edindiğiniz kazıkların geri dönütüdür. niyeti pis insanlarla sıklıkla karşılaştığınızda, bu duygu durumunu geliştirirsiniz. aslına bakarsanız, müthiş bir bireysel savunma mekanizmasıdır.

herkese hak ettiği kadar değer vermelisiniz. insanlar çoğunlukla vakit kaybıdır. çok azı sizi gerçekten önemser ve geliştirir. günümüzde çoğunluk fesatlık/ kin/ kıskançlık timsali olarak ortalıkta geziniyor. aklınıza gelen / gelmeyen her darbeyi rahatlıkla alabiliyorsunuz. "ben senden bunu beklemezdim... " ile başlayan cümlelere alerji geliştirdim. o kadar sık kullandığım durumlar oldu ki..

bu yüzden hayat yolculuğunuzda nadir birkaç insan gerçekten emeği hak ediyor. diğerlerine "çokta tın" modu fazlasıyla uygundur.
devamını gör...

herkesin sürebileceği bir araç değildir. çok iyi refleks kontrolü gerektirir. herhangi bir şasesi bulunmadığı için, kaza anında kişi ciddi yaralanmalara açıktır. bilhassa motordan uçmak, savrulmak ve ciddi sürüklenmelere maruz kalmak gibi insan iskelet sistemine hasar verecek durumlara sıklıkla rastlanır.


bence kimsenin kullanmaması gerekir. ben trafik için asla sağlıklı bulmuyorum. hız yapmayı seven bir kadın olarak, asla heves edip ehliyetini almamışımdır. hız düz vitesli bir arabada yapılır. en azından beklenmedik bir kaza anında, sizi koruyacak dış etmen arabanın şasesi+ hava yastığı+ emniyet kemeri var. bu üçleme acayip uçlardan döndürüyor.
devamını gör...

x.com/toplumuhalif044/statu...


arnavut halkı, bariyerleri aşarak trump’ın damadı jared kushner’in sazan adası’ndaki tatil köyü projesi inşası için kullanılacak konteynerleri kullanılmaz hale getirdi.

ülkenin en önemli doğal koruma alanlarından birinde hayata geçirilmek istenen projeye karşı arnavut halkı, 23 gündür sokaklarda eylem düzenliyor.
devamını gör...

psikologların da sadece kitap / not/ vaka ezberleyerek lisans derecesini bitirdiğini düşünürsek, güvenilmemesi gerektiği kanısında hemfikirim. psikoloji branşı sadece sözel eğitime dayanan ve inanılmaz ezber gerektiren bir lisans eğitiminden oluşuyor. yani bölümü okuyan bireylerin yaptığı çoğunlukla kitapta olanı sınav kağıtlarına geçirmek üzerine odaklı. notlar vaka bakmayla değil, neyin- ne kadar ezberlenebildiği üzerinden veriliyor. yani karşımızdaki kişinin donanımı ne kadar nitelikli ezber yapabildiğiyle doğru orantılıdır. bu durum hatayı, yanlış teshisi ve kompleks vakalarda yanlış müdahaleyi daha güçlü bir olasılık haline getiriyor.

ileri zeka olmamın getirdiği bir takım nitelikler ve nicelikler sebebiyle, birçoğunun çok açığını yakaladım. dolayısıyla, kendilerine olan inancım inanılmaz azdır. psikolog sahada vaka bakarak serpilmelidir, kitaptan ezber yaparak değil çünkü her vaka kendisine has özellikler taşır. bunlar kitaplarda var olan bilgilerle birebir eşleşmeyebilir. bir psikologun gördüğü an tanı koyabilecek kadar donanımlı ve hazır olması gerekir. bunu ancak "saha deneyimi" sağlar.

bana kalırsa, psikoloji lisans eğitimi 5.5 yıl olmalıdır. 4 yıl ders dönemi, son 1.5 yıl sadece sahada vaka çalışması. üstüne yüksek lisans koşulu getirilmelidir. psikologluk yapabilmek için yüksek lisans eğitimi ve bu eğitimin içerisinde yine uzun vadeli saha görevi şart koşulmalı. bu toyluk anca böyle düzelir.
devamını gör...

çocukluğuna inecem senin
devamını gör...

zaten sözlükte 100 dakikada bir başlık açılıyor, onay şartı gelirse başlık açma hızı on saatte 1 e düşer.
devamını gör...

sürmeyi düşündüğüm araç ama şehirde kullananlara ılık dediklerini duyduğum için tereddüt ettim.
devamını gör...

her ipini koparan başlık açtığı için sözlükteki içerik ve başlık oranının yükselmesidir. başlık açmak için onay şartı olmalı. ne olduğu belirsiz sohbet niteliğinde “yaa bugün böyle oldu” tarzı yahut misogynist içerik barındıran başlıkların kabul edilmemesi gerek.
devamını gör...

sürmeyin.
devamını gör...

1 damla ötesindeyim.
devamını gör...

tff başkanının çağrısıdır. başarısızlığa kılıf bulma derseniz katılırım, güçlüden yana olmak derseniz yine katılırım.

x.com/haskologlu/status/206...


“ben buradan çok sevdiğim, değer verdiğim, beraber istanbul başsavcısı iken çalıştığım adalet bakanımıza sesleniyorum. sayın cumhurbaşkanımızın tensipleriyle görevlendirildi ve kendisinin de bu ülkeye üstün hizmetleri olacağına inanıyorum. elbette ki yorum yapacağız, yazacağız, çizeceğiz ama ahlak sınırlarını aşmayacağız.
kendisinden özellikle istirhamım dünyadaki bütün ülkelere baksınlar. böyle bir rezillik dünyanın hangi ülkesinde var?
bunlarla ilgili acilen kanuni düzenleme yapılması gerektiğine inanıyorum.
hem toplumun ahlakının çökmesini önlemek için hem de futbolun kalkınmasını istiyorsak bu artık elzem oldu.
çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle ahlak sınırlarını aşan insanlar topluluğu yok.
inanıyorum ki bu çalışmayı sayın bakanımız en kısa sürede başlatır."
devamını gör...

biz aslında botuz çaktırmayın.
devamını gör...

abim.
devamını gör...

14. yenilginin bünyeye yaptığı ağır tahribatı tahayyül edemem.
devamını gör...

yalan. erol taş diye bir gerçek var. çok iyi biriymiş.
devamını gör...

başka bir evrende eminim sürekli yazıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2000'lerde gayet normaldi yani akplilerin çoğunluk kesmi bundan ibaretti.
devamını gör...

ben bunu eylemsel bir zaruriyet olarak görüyorum. ideolojik detaylarda boğulan, beynini taşımaktan boynu kırılan herif olmanın bir manası yok. atatürk kurucu liderimiz ve babamız, erdoğan da mevcut başkomutandır.

hatası yok mu ? çok var.
şu anda doğru bir yolda mı ?
kesinlikle evet.
devamını gör...

" gidersen, senden geriye kalan ne varsa ben de bulur onu severim. "

filmde geçen bir söz.

kim tarafından yönetildiğine ve oyuncu bilgisine dair bir bilgi verilmemiş olan kısa film; 2023 yılında ve yavuz medya adlı youtube kanalı üzerinden yayınlanmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
artık var olmayan birini beklemenin ızdırap dolu yanlarını genç bir adamın bekleyişi üzerinden ele alıyor.

geri dönmeyeceğini ya da istese de dönemeyeceğini bildiğimiz insanları sabırla beklemeye devam edişimiz üzerine etkileyen ve düşündüren bir kısa filmdi.

genç adam manzarası güzel bir yere gelip çayını demliyor, gelen giden yok, belki de hiç olmayacak, şairler dahi "dönen yok seferinden " dememiş miydi?

genç adamın daha sonra orada güneşi batırdığı görülüyor, saatler boyu beklemiş ve aslında o da biliyor kimsenin gelmeyeceğini, ama bir umuttur yaşatan insanı, beklemeyi seviyor insan, beklemek bazen insanın derisinin yüzülmesi kadar acı vericidir, o da çekiyor bu acıyı, sonra hatırlıyor yaşananları, beklediği insanın sesini duyuyor birden, onunla olan sohbetini hatırlıyor, gidersen, senden geriye kalan ne varsa ben de bulur onu severim " diyor.

bu cümle benim için etkileyiciydi, film üzerine yazmamın en önemli sebebi belki de bu cümle idi, gitmiş olanın, ölmüş olanın, artık burada olmayanın yokluğunda ondan geriye kalan her anıyı hatırlamaya çalışmanın acısı üzerine düşündüren, etkileyen bir sözdü benim için.

daha sonra ise genç adamın el mecbur gitmeye karar verdiği görülüyor, ardına bakmadan gitmek zor diyor şarkı, sadece sevmiş olanlar mı ardına bakar giderken?

şimdi ise filmimizin sonlarına geliyoruz.

ana fikir bence şuydu;

bağlar kopabilir, kopar ve kopacaktır, çünkü hayat böyle bir şeydir bazen, bazen giden sen olursun, bazen kalan sen, gitmiş olanı döndürmeye gücün yetmiyorsa anılar vardır geride, onlarla avunmaktan başka çare mi var?

insan, sevdiği insanı nerede kaybettiyse onun artık hep orada olduğunu sanıyor bazen, hiç gitmediğine inanmak istiyor, onun orada olmadığını ancak o yok olduğunda görebiliyor...

oraya yeniden giderse ondan bir iz bulmak istiyor ama zaman geçip gider, izler de kalmıyor, yalnız senin içinde kalır izler...


hiç geri dönmeyeceğini bildiğin birini ölene kadar bekledin mi?

devamını gör...

evet epstein belgeleri ve fotoğraflarına bakarak gerçek müslolar zalimmiş.

evet canım aynen evet.

neydi ha evet muhammed 6 yaşındaki kızla aynen aynen.


sürekli müslümanlara ve islam'a sallayıp da diğer kavimlere bir şey demeyen tipleri gördükçe delleniyorum.

amacım burada işte şu kavim daha zalim bu kavim daha masum demek falan değil. kötülük falan yarıştırmak hele hiç değil.

ama burada kötülüğün dini olmadığını, kötülüğün sadece şahıs merkezli olduğunu vurgulamaya çalışıyorum.

mesela bir yahudi bir yavşaklık yapsa kimse çıkıp da yahudilik kötü, musa zalim, ishak zalim demiyor. yahudilerin alayı zalim demiyor. ya da tevrat'tan ayet falan uydurmuyor.

ya da bir hristiyan yavşaklık yapsa kimse çıkıp da hristiyanlık zalimliktir. isa zalim. incil korkunç falan da demiyor.

ama bir müslüman yavşaklık yapsa adamın allahına, peygamberine her şeyine giydiriliyor. ve oradan buradan ayet ve hadis uyduruluyor.

işte buradaki ikiyüzlülüğe tepki gösteriyorum. kötünün dini yoktur.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim