zaman tüneli

%40 zararda bekliyorum hala. tepem attı atacak spino'ya all in atacağım çok çok az kaldı.
devamını gör...

“yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
sanki bir bakıma ayrılık böyle.”

gece gece aklıma gelmiştir.

(bkz: edip cansever)
devamını gör...

%90'ının sahte olduğunu düşündüğüm ilanlardır. hangi fiyatı düşen evi arasam "o ev satıldı, şurada şu var" deyip yönlendirmeye çalışıyorlar. sanırım yeni yeni yöntemler çıkıyor ya da ben yeni keşfediyorum.
devamını gör...

an itibarıyla az önce gerçekleştirdiğim eylem.
devamını gör...

(bkz: ölüm)
devamını gör...

cehalet.
devamını gör...

spudcell, sentetik biyoloji alanında çığır açan, cansız kimyasallar ve biyomoleküller kullanılarak laboratuvarda sıfırdan üretilen yapay (sentetik) bir hücre modelidir.
devamını gör...

kaynak: www.evrensel.net/haber/5992...

abd'deki minnesota üniversitesinden araştırmacılar, tamamen cansız kimyasal bileşenlerden oluşturdukları ve "spudcell" adını verdikleri sentetik hücrenin büyüme, genomunu kopyalama ve bölünme gibi temel yaşam süreçlerini gerçekleştirebildiğini açıkladı.

araştırma ekibine göre spudcell;
genomunu çoğaltabiliyor,
besin alabiliyor,
büyüyebiliyor,
bölünerek yeni hücreler oluşturabiliyor.

ancak sistem henüz gerçek bir canlı hücre gibi sınırsız şekilde çoğalamıyor. araştırmacılar, sentetik hücrenin kendi metabolizmasını tam olarak düzenleyemediğini, protein üretim sistemini yenileyemediğini ve bu nedenle bulunduğu ortamdan sağlanan bileşenlere bağımlı olduğunu ifade ediyor.

kate adamala, amaçlarının biyolojiyi tamamen mühendislik prensipleriyle tasarlanabilir hale getirmek olduğunu belirterek, spudcell'in bunun için önemli bir temel oluşturduğunu söyledi.

(bkz: spudcell)
devamını gör...

saygı duydum.
devamını gör...

genelleme.
devamını gör...

tanımı okurken pilav yapmayı öğrendim.
marifetin zamanlamada olduğu durum.
devamını gör...

gun boyu yutkunmaya calistigim histir.

bugun kopkotu seyler oldu. uzulduk, huzurumuz kacti, gerildik, ofkelendik ve gunun sonunda hepimiz ayri ayri cok cok fazla uzulduk.*

bunlar olurken benim elimden hicbir sey gelemedi. sadece uzuldum. destek olmaya calistim kendimce ama uzulmekten ona bile gucum kalmadi. ne yemek yemek geldi icimden ne su icmek ne de baska bir sey. mutsuzlukla doldum tastim. bir ara sadece konustum. konusmaktan da yoruldum. madem oyle, bir parcacik da yazayim dedim..
devamını gör...

bu başlık ölmüş kilitlenmesi gerek bence.
devamını gör...

ilişkiye bağlı
devamını gör...

geçmişimdeki beni çok özlüyorum.
devamını gör...

gençler bilmez, bundan 25 yıl önce müzikle popüler olduğu zamanlar, kendisinin garip bir lakabı vardı: "la**uk levent" derlerdi. o sıralarda konser sonrası karıya kıza asıldığını söylerlerdi. bir arkadaşımın ablasına asılmış güya. ben de pek inanmazdım. "yüz bulamadığı için böyle söylüyorlar" derdim.
sonra bi ara (bkz: tgrt) adlı kanalda elinde mikrofonla sokak röportajları yapmıştı. 1 programlık birşeydi. bu da istisnasız program boyunca kızlara mikrofon tutuyor ve elleri sürekli kızların belindeydi. demek ki bir bildikleri vardı.

sene 2007'de ise stajyer avukat arkadaşım çalıştığı büroda, haluk levent'in icralık olduğunu söylemişti.
daha bu soruşturma başlamadan bile evvel kendisi hakkında istanbul 24. icra ceza mahkemesi'nce karşılıksız çek keşide etmekten adli para cezasına çarptırılmıştır. cezaya konu miktar iki çekten 70 milyon. buradan

hakkındaki iddialar yenilir yutulur değil. fatih altaylı'nın söylediği sözler durumun vehametini ortaya koyuyor. buradan

deprem zamanında millet kızılay'a güvenmedi. bırakın kötü yönetimi, kızılay'ın kendisi bir şirket, bir holding. ticaret kanunlarına tabi bir şirket yardım kuruluşu olabilir mi? olamaz. yardım kuruluşu niye şirketleşiyor? kızılay'ın deprem dönemindeki başındaki zat, iyi bir yönetici olsa dahi (ki değildi) bu yapısal sorun depremzedelere yapılan yardımın aksamasına neden olacaktı. halbuki bu işin dernek statüsünde olması gerekirdi.

ahbap ise tam bu dernek ihtiyacını karşılıyordu.
derneğin ise dernekler kanunu'na göre bir denetiminin olması gerekir. bu olaylar patlayana kadar denetim nerdeydi? ya da denetim için derneğin başvuru yükümlülüğü var neden yerine getirilmedi?
dernek şahısların hesabına doğrudan para aktarabiliyor mu? o para da haluk levent'in eline nasıl geçiyor?

mezunlar derneği gibi bir derneğimiz vardı zamanında. fakültedeki durumu olmayan çocuklara burs verebilmek için, akla karayı seçmiştik. sonra da başkalarına devrettik. orada bile bir sürü evrak ve makbuz düzenlediğimizi hatırlıyorum.


başka bir açıdan düşünüldüğünde aklıma şu soru geliyor: peki fatih altaylı'nın yazısı olmasa verilen gözaltı kararı, iktidarın muhaliflere baskısı olarak yorumlanmaz mıydı? yani burada fatih altaylı'nın fonksiyonu muhalefetin sönümlenmesi midir? yoksa gerçekten gazetecilik mi yapıyor? bu ihtimal de aklıma geliyor.

sorun şu aslında, muhalefet neden bir kahraman ihtiyacı duyuyor ? çünkü o kadar ümitsiz bir durumdayız ki, en ufak ümit kırıntısına elimizi atıyoruz. muhalefet gerçekten ümit vaadetmiyor.
devamını gör...

(bkz: zemin)
devamını gör...

1961 tarihli lgbt karşıtı (bkz: boys beware) filmine verdiğim türkçe ad. lütfen oğullarımızı kulamparalardan muhafaza edelim. izleyelim, izletelim, aydınlanalım.


devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

haluk levent' den sonra sırada o var. sahip çıkın cehepeliler, muhalifler, solcular hahahaha.

sonra kim mi tabiki athena gökhan ve atilla taş.
devamını gör...

yalnızlığın dibini sıyırmış insan evladıdır cenazesini kaldıracak insan bulunmaz.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim