zaman tüneli
hintli kızları seksi bulmamak
tamamen kültürel farktan ileri gelir. birincisi türk toplumu olarak odağımız daha çok "batı" tutuldu. genelde hep avrupa veya amerika yapımı dizileri- filmleri izleyerek büyüdük.
ben hatırlıyorum. çocukluğumda, (1999 yılı) ana kanalların gündüz kuşağında meksika yapımı rozalinda ve yine 1998-99 yıllarında arjantin yapımı, natalia oreiro'nun oynadığı diziler yayınlanırdı. rozalinda atv, natalia'nın dizileri ise kanal d'de yayınlanırdı. en maksimum gördüğümüz alternatif kültürler bunlardan ibaretti.
günümüzde kanal 7 ve benzeri kanallar hint dizilerini verse de, ana kanallarda hiç gösterilmediler. bu yüzden kültürü hafif garipsiyoruz çünkü aşina değiliz. kadınların garip gelmesinin de bu aşina olmamaktan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. hint kültürü bize göre daha geleneksel ve daha kapalı bir kültür. ayrıca ataerkillik çok fazla. içinde bulunduğumuz toplumsal kodlarla da çoğunlukla çelişiyor. evet, bizde ataerkil zihniyetle savaşıyoruz ama kadınların hindistanda bulunduğu konumda değiliz. bu yüzden kurgular da , kadın hakları açısından biraz rahatsız edici geliyor.
kısacası bu insanların pis, çirkin, kötü olduklarını düşünmüyorum. kültürlerine hakim olmadığımız için öyle geliyor. yaptıkları her şey, kendi dini inanışları ve kültürel değerleri bağlamında son derece tutarlı. yani kültürel çalışma yaptığınız zaman, kendi çekirdek değerlerini koruyan bir toplum olduğunu görüyorsunuz. doğru- yanlış diye tartışmıyorum. sadece bir kültürü direkt yaftalamamak gerektiğini savunuyorum.
hiçbir insan adına ön yargılı olmamak lazım. her toplum dış dünyaya farklı gözüküyor. öz önemli.
ben hatırlıyorum. çocukluğumda, (1999 yılı) ana kanalların gündüz kuşağında meksika yapımı rozalinda ve yine 1998-99 yıllarında arjantin yapımı, natalia oreiro'nun oynadığı diziler yayınlanırdı. rozalinda atv, natalia'nın dizileri ise kanal d'de yayınlanırdı. en maksimum gördüğümüz alternatif kültürler bunlardan ibaretti.
günümüzde kanal 7 ve benzeri kanallar hint dizilerini verse de, ana kanallarda hiç gösterilmediler. bu yüzden kültürü hafif garipsiyoruz çünkü aşina değiliz. kadınların garip gelmesinin de bu aşina olmamaktan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. hint kültürü bize göre daha geleneksel ve daha kapalı bir kültür. ayrıca ataerkillik çok fazla. içinde bulunduğumuz toplumsal kodlarla da çoğunlukla çelişiyor. evet, bizde ataerkil zihniyetle savaşıyoruz ama kadınların hindistanda bulunduğu konumda değiliz. bu yüzden kurgular da , kadın hakları açısından biraz rahatsız edici geliyor.
kısacası bu insanların pis, çirkin, kötü olduklarını düşünmüyorum. kültürlerine hakim olmadığımız için öyle geliyor. yaptıkları her şey, kendi dini inanışları ve kültürel değerleri bağlamında son derece tutarlı. yani kültürel çalışma yaptığınız zaman, kendi çekirdek değerlerini koruyan bir toplum olduğunu görüyorsunuz. doğru- yanlış diye tartışmıyorum. sadece bir kültürü direkt yaftalamamak gerektiğini savunuyorum.
hiçbir insan adına ön yargılı olmamak lazım. her toplum dış dünyaya farklı gözüküyor. öz önemli.
devamını gör...
kız arkadaşa alınabilecek hediyeler
cesit cesittir.
bakalım 8 senelik ilişkimdeki butun hediyelerini hatırlayabilecek miyim:
-22 yasındaydım hayatıma girdiginde. ilk hediyesi bir bere oldu. kırmızı turunculu tatlı bir bere. o hediye ilk oldugu icin benim için o kadar anlamlı ki aradan 20 sene gecmesine ragmen hala her kış takarım;))
-22 yasında ilk dogumgunumde bir kalem kutusu ve rengarenk kalemler hediye etti. ben kalemleri cok severim. nasıl bildi bilmiyorum;) tweetyli bir dolmakalem de vardı.
-23 yasında dogumgunumde altın bir kedi brosu hediye etti. ben yokken sana arkadas olsun dedi;))
-spor ayakkabı hediye etti.
-laptop hediye etti. bunun anlamı su. az butcesi vardı. kendi cep telefonu bozuldu. bu ay sana laptop aldım, gelecek ay kendime telefon alıcam dedi fedakar kocam;))
-kitap hediye etti. paulo coelho-brida. anneler ve kızları diye bir kitap bi de. kız cocugumuz olsun istiyorduk da;))
bunlar geldi aklıma ilk.
bakalım 8 senelik ilişkimdeki butun hediyelerini hatırlayabilecek miyim:
-22 yasındaydım hayatıma girdiginde. ilk hediyesi bir bere oldu. kırmızı turunculu tatlı bir bere. o hediye ilk oldugu icin benim için o kadar anlamlı ki aradan 20 sene gecmesine ragmen hala her kış takarım;))
-22 yasında ilk dogumgunumde bir kalem kutusu ve rengarenk kalemler hediye etti. ben kalemleri cok severim. nasıl bildi bilmiyorum;) tweetyli bir dolmakalem de vardı.
-23 yasında dogumgunumde altın bir kedi brosu hediye etti. ben yokken sana arkadas olsun dedi;))
-spor ayakkabı hediye etti.
-laptop hediye etti. bunun anlamı su. az butcesi vardı. kendi cep telefonu bozuldu. bu ay sana laptop aldım, gelecek ay kendime telefon alıcam dedi fedakar kocam;))
-kitap hediye etti. paulo coelho-brida. anneler ve kızları diye bir kitap bi de. kız cocugumuz olsun istiyorduk da;))
bunlar geldi aklıma ilk.
devamını gör...
en iyi yaz içeceği
kesinlikle meyveli sodalar. özellikle kınık karadut ve frenk üzümlü ile kendisine çok denk olmasa da, sırma'nın karadut ve frenk üzümlüsü efsanedir. buzdolabına soğuması adına bırakmanızı tavsiye ederim ve maksimum 1 saat sonra, kalorisi gerçekten minimum bir içeçek elde etmiş oluyorsunuz.

kınık (200ml) 16 kaloridir.

sırma (200ml) 34 veyahut 36 kaloridir.
starbucks veya alternatif bir kahve markasının hazırladığı kahveden aldığınız kaloriye ( filtre / americano içmiyorsanız veya bunların buzlu versiyonlarını almıyorsanız) bu iki ürününde 1 kasasını( 6'lı) içiyorsunuz. kilo almak istemeyen ama içeçek alternatifi isteyen kişiler için idealdir. yine de 1 günde bir kasa içmeyin. kalorisi düşük olsa dahi, total şeker oranı önemlidir. günlük şeker limitinizi 3 tanesi karşılar. (24-25gr)
yine de günde 2 adet veya fazla kremalı kahve içmekten iyidir.


buna ek olarak, akşamları serinlik hafif çöktüğünde sıcak kahve opsiyonumu kullanıyorum. nescafe mocha( tek içimlik) içiyorum. babama ise nescafe latte( tek içimlik paket) yapıyorum. mocha 58 , latte 70 küsür kaloridir. yine standart bir kahveciden alınan, tüm yapay tadlandırıcıları barındıran kahvelere nazaran masum ürünler. en azından şeker/ karbonhidrat ve kalori değerleri belli.

kınık (200ml) 16 kaloridir.

sırma (200ml) 34 veyahut 36 kaloridir.
starbucks veya alternatif bir kahve markasının hazırladığı kahveden aldığınız kaloriye ( filtre / americano içmiyorsanız veya bunların buzlu versiyonlarını almıyorsanız) bu iki ürününde 1 kasasını( 6'lı) içiyorsunuz. kilo almak istemeyen ama içeçek alternatifi isteyen kişiler için idealdir. yine de 1 günde bir kasa içmeyin. kalorisi düşük olsa dahi, total şeker oranı önemlidir. günlük şeker limitinizi 3 tanesi karşılar. (24-25gr)
yine de günde 2 adet veya fazla kremalı kahve içmekten iyidir.


buna ek olarak, akşamları serinlik hafif çöktüğünde sıcak kahve opsiyonumu kullanıyorum. nescafe mocha( tek içimlik) içiyorum. babama ise nescafe latte( tek içimlik paket) yapıyorum. mocha 58 , latte 70 küsür kaloridir. yine standart bir kahveciden alınan, tüm yapay tadlandırıcıları barındıran kahvelere nazaran masum ürünler. en azından şeker/ karbonhidrat ve kalori değerleri belli.
devamını gör...
kavunun kendini karpuz sanması
yav yok öyle bişi yalan demeyin.
devamını gör...
yazarların yastığa kafasını koyduğunda düşündükleri
her gece, sabahın 7.30 unda uyanılır mı a&q diye düşünüyorum. sonra uyuyorum ve 7.30 da uyanıyorum. #emeq #iş #eattherich
devamını gör...
kavunun kendini karpuz sanması
ne fark eder ki hepsi aynı bostanda yetişiyor. kendini brokoli mi sanacaktı? iyi yapıyor, aferin ona.
devamını gör...
ivanmilinski
benim için sözlüğün turnusolü bu yazar. yazmayı bırakınca gerçekten sözlük bitecektir zira diğer kimse bu kadar özenle ve güzelce kendini ifade etmiyor.
devamını gör...
yaşamak istenen aşk
yaşadık biz o aşkı.
sabaha karşı beşlerde sokaklara ve kırk kilolara düştük.
sabaha karşı beşlerde sokaklara ve kırk kilolara düştük.
devamını gör...
yazarların yastığa kafasını koyduğunda düşündükleri
düşünmemek için uyumam gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
kola bağımlısı bi piçsin, öl.
devamını gör...
kavunun kendini karpuz sanması
varolussal sancılar icinde bir kavundur.
ustune gitmeyin;)
ben kavunu daha cok severim.
ustune gitmeyin;)
ben kavunu daha cok severim.
devamını gör...
normal sözlük
oturduk bekliyoruz ne zaman kapanacak diye. birbirinize insta neyin verin de flörtleriniz içeride kalmasın canımsular.
devamını gör...
karpuzdan anlıyorum hareketleri
cahtgpt ya da geminiye fotoğraf atmak anladığınızın işaretidir.
devamını gör...
normal sözlük
uzun zamandır girmiyordum her girdiğimde kullanıcı sayısı azalıyor bir gün giremeyeceğim sanırım
devamını gör...
karpuzdan anlıyorum hareketleri
poposuna çat çat vurmak. ihih.
tok ses gelecek.
geliyorsa bizimdir, gelmiyorsa kelektir, çöp;)
tok ses gelecek.
geliyorsa bizimdir, gelmiyorsa kelektir, çöp;)
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
kendine merhamet etmelisin, her şeyi sen yüklenip taşıyamazsın, robot değil insansın, kafa da kurmayı da bırak, toksikliği de bırak herkese karşı güvensiz olmak zorunda değilsin, işler ciddiye binince bir kere de kaçma risk al savaş
devamını gör...
tanrı
beni yarattığı için ziyadesiyle pişman olmuş olmalı. tıpkı bir zamanlar ona inanmış olmaktan pişmanlık duyduğum gibi.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
özgüvensizsin. yaşamaktan zevk alacak şeyler bulamıyorsun. sürekli olumsuz düşüncelerden çıkamıyorsun. ayağa kalkmak istemiyorsun. niye yaşıyorsun olm ya
(her gece saat 3:40 suları aynada kurduğum cümleler)
(her gece saat 3:40 suları aynada kurduğum cümleler)
devamını gör...
yaşamak istenen aşk
kendim olabileceğim, korkularımı, sırlarımla beni vurmayacak, nasıl görünüyorum diye endişelenmeyeceğim, her koşulda ve şartta destek olabileceğimiz, hayatın geçici telaşına ortak olmayacağımız anı birlikte yaşayabileceğimiz bir aşk çok sey var daha aslında
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
fazla düşünüyorum. çok konuşuyorum, ziyadesiyle ukalayım. fark edilmek, anlaşılmak isterken bazen burnumun ucunu göremiyorum.
devamını gör...