zaman tüneli
yazarların çocukken en sevdiği çizgi film
pokemon, digimon, yu-gi-oh, beyblade ve avatar: the last airbender unutamadıklarım...
hatta beyblede in popiler döneminde mahalle mahalle gezer çocuklarla kapışırıdım hehe..
hatta beyblede in popiler döneminde mahalle mahalle gezer çocuklarla kapışırıdım hehe..
devamını gör...
kendinin en iyi versiyonu olmak
baktığınız yere göre değişebilir. "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" sözünü temel alırsak, hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. çünkü, zamanla birlikte en iyi versiyon da değişir. survival of the fittest da bunu destekler. kdv dahil 500 euro vererek gittiğiniz bir kişisel gelişim sunumundan alabileceğiniz en iyi ders olabilir ya da "dene, kaybet. yine dene yine kaybet. daha güzel kaybet" sözünü temel alırsak mümkün olabilir de. karışık işler bunlar.
devamını gör...
şu an üstünde ne var
online listesine göre mi.
devamını gör...
gizli erkek
yoo bakireyim.
devamını gör...
anton bruckner
çok kulağıma aşina bir besteci değildir. dinlediğim vakitlerde de beni pek yakalamadı. bir de zannedersem üflemeli çalgıların yoğun kullanımı, kendisinin alamet-i farikalarından. oysa ben dozunda bir flüt kullanımı hariç, bilhassa trompet, trombon ve kornonun baskın olduğu eserlere tahammül edemiyorum. kendisi hakkındaki ilginç bir malumatım da 3. reich radyosu hitler'in ölüm haberini halka duyurmadan önce radyoda bir eseri çalınmaktaymış.
devamını gör...
gizli erkek
sözlük bitmiş ya. bi dünya zaman geçmiş. bir kişi de dememiş ki, vurduruyordur. geleneklerimize sahip çıkalım. lütfen.
devamını gör...
anton bruckner
büyük avusturya ' lı besteci. 72 yaşında viyana ' da ölmüştür. büyük bir kilise orgu virtuozuydu kendisi.
bu sözlüğün ergen maganda dolu olduğunu farkettiğimden beri içimden uzun entry yazmak gelmiyo gerçi, ama gene de bikaç iyi yazar olduğunu da farkettim, onların hatırına bikaç kelime yazalım.
kilise orgçusu olmasına rağmen, büyük orkestra eserleriyle tarihe geçti bruckner. çok kendine hastır, melodi örgüleri sade ancak vurucudur...
çok inançlı bir katolik olduğu söylenir, katolik inancına uygun büyük eserler yazmıştır ---> mesela "te deum". 9 senfoni bestelemiştir senfonileri tavsiye edilir. sağlam eserlerdir.
büyük avusturya'lı orkestra şefi karl böhm ve viyana filarmoni ' nin 4.senfoni kaydı çok ünlüdür mesela.
dinleyiniz, dinletiniz.
işbu entry bugün sözlüğe girilmiş boş ergen önermesi içermeyen ilk bilgi entrysi olabilir tahminen...
bu sözlüğün ergen maganda dolu olduğunu farkettiğimden beri içimden uzun entry yazmak gelmiyo gerçi, ama gene de bikaç iyi yazar olduğunu da farkettim, onların hatırına bikaç kelime yazalım.
kilise orgçusu olmasına rağmen, büyük orkestra eserleriyle tarihe geçti bruckner. çok kendine hastır, melodi örgüleri sade ancak vurucudur...
çok inançlı bir katolik olduğu söylenir, katolik inancına uygun büyük eserler yazmıştır ---> mesela "te deum". 9 senfoni bestelemiştir senfonileri tavsiye edilir. sağlam eserlerdir.
büyük avusturya'lı orkestra şefi karl böhm ve viyana filarmoni ' nin 4.senfoni kaydı çok ünlüdür mesela.
dinleyiniz, dinletiniz.
işbu entry bugün sözlüğe girilmiş boş ergen önermesi içermeyen ilk bilgi entrysi olabilir tahminen...
devamını gör...
şu an üstünde ne var
şehir değiştirme ihtimali var. bu durum beni ziyadesiyle düşündürüyor ve yerleşik hayata geçtiğim şu 5 yılı çöpe atıp atmama konusunda endişelendiriyor. bi yanım sıkıldın artık prada, bi değişim şart derken diğer yanım düzen kurdun bok yeme de otur oturduğun yerde diye enseme vuruyor.
çok kararsızım sözlük. kariyer planlaması gibi şeyleri geri bıraktım derken en başa dönmüş gibi hissediyorum.
çok kararsızım sözlük. kariyer planlaması gibi şeyleri geri bıraktım derken en başa dönmüş gibi hissediyorum.
devamını gör...
şu an üstünde ne var
h&m in düz siyah tişörtü..
devamını gör...
şu an üstünde ne var
önemli şeyler söyleyeceğim için hepsini çıkarttım. bir şey lazımsa alayım yine.
(bkz: çıkar şu üstündekileri ne dediğin anlaşılmıyor)
(bkz: çıkar şu üstündekileri ne dediğin anlaşılmıyor)
devamını gör...
imdat
yine mi yol ?
devamını gör...
kendinin en iyi versiyonu olmak
izlediğim bir videoda o versiyonunuzu şuan taşıyamayacağınız için o halinize evrilemiyorsunuz diyordu. o an bazı taşlar oturdu yerine. her şeyin bir zamanı var sözü de böyle gerçekleşiyor. o yüzden ne yapmalı?
her gün küçük değişiklikler yapmalı ve yeni alışkanlıklar kazanmalıyız.
hiç harekete geçmeden direkt majör bir değişim beklemek kendi önümüze taş koymaktan başka bir şey değil.
her gün küçük değişiklikler yapmalı ve yeni alışkanlıklar kazanmalıyız.
hiç harekete geçmeden direkt majör bir değişim beklemek kendi önümüze taş koymaktan başka bir şey değil.
devamını gör...
kurtarılan adamı yeniden karanlığa çekmek
kadınların en büyük sanrısı bir adamı alıp, onu eğitebileceğini, iyileştirebileceğini düşünmesidir. çok sevdiğim bir söz var. tam buraya uygun. katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker. siz eğittiğinizi düşünürsünüz. bulduğu ilk fırsatta özüne döner, yapmaktan keyif aldığı aptalca şeyleri yapmaya devam eder.
devamını gör...
şu an üstünde ne var
üzerimde yıldızlı gök içime de ahlak yasasından başka bir şey giymedim.
devamını gör...
diplomatik nota
diplomatik nota, bir ülkenin başka bir ülkeye yönelik siyasi ikaz beyan etmesi anlamına gelir. örnek olması açısından hülagü han'ın abbasi halifesine yazdığı şu mektubu okuyalım.
"biz doğu’dan kalkıp alamut ve ismailî kalelerini yok etmek üzere harekete geçtiğimizde, elçilerimiz vasıtasıyla sana haber gönderip yardım istemiştik. sen sözde bize dostluk ve itaat beyan ettin, fakat fiilen tek bir asker bile göndermedin. elçilerin bize geldiğinde sadakat yeminleri ettiler ama eylemleriniz sözlerinize uymadı.
şimdi iyi dinle:
sonsuz göğün ve yeryüzünün yaratıcısı olan yüce tanrı, cengiz han’a ve onun soyuna dünyayı yönetme yetkisini ve gücünü vermiştir. doğudan batıya kadar bizim ordularımızın karşısında durabilecek hiçbir kuvvet yoktur.
geçmişte bizimle savaşmaya kalkanların, harezmşahların, selçukluların, rum ve gürcü krallarının akıbetlerini görmedin mi? onların memleketleri nasıl harabeye döndü, sarayları nasıl yıkıldı, nesilleri nasıl tükendi bilmez misin? bağdat’ın kapıları demirden, surları taştan olsa bile bizim mancınıklarımızın ve öfkemizin karşısında dayanabileceğini mi sanırsın?
eğer geçmişteki felaketlerden ders almak istiyorsan, kendi tahtını, mülkünü, ailesini ve bağdat halkını korumak arzusunda isen derhal şunları yapacaksın:
bağdat’ın surlarını ve hendeklerini hemen yıkıp düzleyeceksin.
şehirdeki kaleleri boşaltıp bütün silahları bize teslim edeceksin.
bizzat kendin huzurumuza gelip itaatini bildireceksin. eğer kendin gelemiyorsan; vezirini, veliahdını ve devlet erkanını elçi olarak huzurumuza göndereceksin.
eğer bu emrimize uyarsan, sana karşı merhamet ve ihsan gösterilir; mülkün, tahtın ve halkın bizim korumamız altında kalır.
fakat nasihatimizi dinlemez, kibirlenip bize karşı koymaya çalışırsan;
bilmiş ol ki, ordularımla bağdat üzerine yürüyeceğim! öfkemle şehre girdiğim zaman, taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmayacağım! evlerinizi yakıp yıkacak, şehirlerinizi harabeye çevireceğim.
o zaman ister göğe kaç, ister yerin dibine gir; seni feleğin çarkından söküp çıkarırım! sizi öyle bir felakete sürüklerim ki, ne sığındığınız kaleler ne de güvendiğiniz ordular sizi elimizden kurtarabilir.
kim ki bizimle barışırsa selamet bulur; kim ki tanrı'nın bize verdiği bu güce ve buyruğa karşı gelirse tanrı'nın takdiriyle yok olur!
akıllı insan, sonunu düşünen kimsedir. bu mektup sana ulaştığında kararını ver ve elçimizle cevabını bildir!"
"biz doğu’dan kalkıp alamut ve ismailî kalelerini yok etmek üzere harekete geçtiğimizde, elçilerimiz vasıtasıyla sana haber gönderip yardım istemiştik. sen sözde bize dostluk ve itaat beyan ettin, fakat fiilen tek bir asker bile göndermedin. elçilerin bize geldiğinde sadakat yeminleri ettiler ama eylemleriniz sözlerinize uymadı.
şimdi iyi dinle:
sonsuz göğün ve yeryüzünün yaratıcısı olan yüce tanrı, cengiz han’a ve onun soyuna dünyayı yönetme yetkisini ve gücünü vermiştir. doğudan batıya kadar bizim ordularımızın karşısında durabilecek hiçbir kuvvet yoktur.
geçmişte bizimle savaşmaya kalkanların, harezmşahların, selçukluların, rum ve gürcü krallarının akıbetlerini görmedin mi? onların memleketleri nasıl harabeye döndü, sarayları nasıl yıkıldı, nesilleri nasıl tükendi bilmez misin? bağdat’ın kapıları demirden, surları taştan olsa bile bizim mancınıklarımızın ve öfkemizin karşısında dayanabileceğini mi sanırsın?
eğer geçmişteki felaketlerden ders almak istiyorsan, kendi tahtını, mülkünü, ailesini ve bağdat halkını korumak arzusunda isen derhal şunları yapacaksın:
bağdat’ın surlarını ve hendeklerini hemen yıkıp düzleyeceksin.
şehirdeki kaleleri boşaltıp bütün silahları bize teslim edeceksin.
bizzat kendin huzurumuza gelip itaatini bildireceksin. eğer kendin gelemiyorsan; vezirini, veliahdını ve devlet erkanını elçi olarak huzurumuza göndereceksin.
eğer bu emrimize uyarsan, sana karşı merhamet ve ihsan gösterilir; mülkün, tahtın ve halkın bizim korumamız altında kalır.
fakat nasihatimizi dinlemez, kibirlenip bize karşı koymaya çalışırsan;
bilmiş ol ki, ordularımla bağdat üzerine yürüyeceğim! öfkemle şehre girdiğim zaman, taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmayacağım! evlerinizi yakıp yıkacak, şehirlerinizi harabeye çevireceğim.
o zaman ister göğe kaç, ister yerin dibine gir; seni feleğin çarkından söküp çıkarırım! sizi öyle bir felakete sürüklerim ki, ne sığındığınız kaleler ne de güvendiğiniz ordular sizi elimizden kurtarabilir.
kim ki bizimle barışırsa selamet bulur; kim ki tanrı'nın bize verdiği bu güce ve buyruğa karşı gelirse tanrı'nın takdiriyle yok olur!
akıllı insan, sonunu düşünen kimsedir. bu mektup sana ulaştığında kararını ver ve elçimizle cevabını bildir!"
devamını gör...
yazarların çocukken en sevdiği çizgi film
sekiz yaşındaysanız ve aşıksanız hayat çok güzeldir der cedric
ne aşıktım ne de hayatım çok güzeldi. huysuz dedesini ve maceralarını çok severdim bu sarı bebenin.
ne aşıktım ne de hayatım çok güzeldi. huysuz dedesini ve maceralarını çok severdim bu sarı bebenin.
devamını gör...
modern çağın mutsuzluk nedenleri
mutlu olmanın ne demek olduğunu bilmemeleri. kimse kendisinin nelerden keyif aldığını, gerçekten nasıl mutlu olduğunu bilmiyor. arayıp bulmaya da çalışmıyor. sosyal medyada, sokakta, başkalarının mutlu olduklarını söyledikleri şeyi görüp, onu yaparak mutlu olmaya çalışıyorlar. onların da büyük kısmının kamera kapanınca mutsuz olduğunu bilmiyormuş gibi yapıyorlar.
mutlu olmak için gördüğünüz o mekana gidip, o pozu vermeniz şart değil. mutlu olduğunuzu herkese bildirmek de şart değil. inanmazsınız ama kimse görmese de mutlu olmaya izniniz var.
mutlu olmak için gördüğünüz o mekana gidip, o pozu vermeniz şart değil. mutlu olduğunuzu herkese bildirmek de şart değil. inanmazsınız ama kimse görmese de mutlu olmaya izniniz var.
devamını gör...
salvador dali
frankocudur. falanjisttir. yukarıda bir yazarımızın bahsettiği tartışmalı olma durumu bir park yeri kavgasından değil buradan gelmektedir. ayıp var ayıbın da ayıbı var.
devamını gör...

