zaman tüneli

bugün çok güzel bir gün olacağıma inanıyorum..

mis gibi bir gün olması dileğiyle herkese günaydın.. herkese kucak dolusu beyaz yasemin!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karakter özelliğinizi burcunuza bağlama çabası sonuçsuz kalabilecek akrabadır.

benim çok yakın arkadaşım var o da .... burcu ama o çok daha enerjik deyip şaşkınlığını suratından okudum yengemin.
sonra gerçi kadını ve erkeği farklı olabilir diyerek beni üzmemek istedi gibi biraz.

keşke insanları güldürebilsem, ne biliyim, olmuyor. neyse.
devamını gör...

kontrol manyaaaaaaaa.
devamını gör...

ama tersinin de bi ayarı var, dönüp bütün exlerime tek tek mikrofon uzatsanız ''narsist, kendini fazla beğenmiş'' diye suçlama sıkabilirler. eğer en baştan özgüven seviyesini aşırı bulurlarsa da itici geliyor ama böyle kendinizi istenecek bi şeymiş gibi pazarlarsanız peşinizden gelebilirler
ha özgüvensizi neden sevmezler, bilmiyorum. özgüvensiz dönemimdeysem kimseyle öyle bi iletişim olmuyor ama doğru
devamını gör...

ilgi beklediğimiz yerden gelince son noktada bir emin olmak lazım tabi sorusu..
devamını gör...

pısırık ve özgüvensiz erkeği annesi bile sevmez lan. pısırık çocuk dayak yediği zaman "niye kendini savunmadın" diye annesi de döver. bence dövmelidir de. aferin o anneye.

bu arada özgüvensiz ve enerjisi düşük kadınları ben de sevmiyorum. kim niye sever olm zaten enerjisi düşük insanı?
devamını gör...

hidroelektrik santrali gibi erkeğinin enerjisini temin etmeye ant içmiş türk kadınıdır.
devamını gör...

kendine dair bir şey anlatmaktan ve insanların halini hatrını sormaktan memnun olmayan asosyaldir. bırakın insanları kendi dünyalarında yaşasınlar.

geçenlerde çocukluk arkadaşım yolda ayak üstü tuttu beni, stresten ter kan içinde kaldım. selam verip yollayın beni. çekingenim ben.
devamını gör...

fazla gurur g.te vurur demişler. efendi ve gururlu erkek bizim silktiklerimizin banka hesaplarını ödemeye devam edebilirler. çünkü alpha fucks, beta bucks, kanun bu.
devamını gör...

dolce & gabbana'nın muazzamın birkaç tık altı olan erkek kokusu. fakat inanılmaz şekilde tenime çok yakışıyor. şu an yaz sıcağı da olmadığı için sıkıp sıkıp gezebilirim. vanilya ve amber sevenler için bir numaraya bile çıkabilir. fiyatı da performansına göre çok çok iyi.
devamını gör...

kendini içinde bulduğu gerçeği aşamayan bir erkek olmaktır. kimse onları anlasın istemezler kaçarlar herkesten. ser verip sır vermezler.

kendilerinden başka kimseyi üzmez bu insanlar. ya da bunu istemezler... bin düşünüp bir konuşacakları için sohbetleri de sarmaz. kendilerini ister istemez önemsemek zorunda kalsalar da başkaları tarafından önemsenmeyi arzulamazlar.
devamını gör...

öz güvensiz erkeği seven kadının bacak arasına bakın, o erkekten daha fazla yumurta taşıdığına eminim. her şeyi yüklene yüklene de sırtı atlas gibi olmuştur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o yazıyı kim okuyacak

sadece başlığı okudum. sonra da bu kadar şey yazdığına göre kesin iyi bir şeydir diye oy verdim. içerik hakkında en küçük bilgim yok.
devamını gör...

daha sonra da bacak kıllarını alan erkek olduğunu itiraf edecektir.
devamını gör...

arkadaşlar birazdan postumu deldirmeye gidiyorum. 2 gündür ne boktan bir bağırsak enfeksiyonum varsa doktor civanım bana 5 tane iğne verdi. şimdi lokasyondaki en cici hemşirelerin olduğu hastaneyi bulup kendimi deldirtme zamanı. en güzel boxerımı da giydim, tamamen hazırım.

ekleme: arkadaşlar deldirdim. şu an sol bacağımın alt kısmına doğru bir sızı var ama hemşire aşşşşşşırı güzeldi, buna değer. artık kalan 4 gün de buradayım, evet yüzüne de söyledim.
devamını gör...

rahmetli ölüm de yazardı.
devamını gör...

duraksadım. fenerin ışığını yukarı doğru kaldırdım.
karşımda 1970 lerin mimarisiyle inşa edilmiş, iki katlı, ahşap bir bina duruyordu. ama bina toprağa düzgün oturtulmamıştı. sol tarafı çamura batmış, yapının tamamı yaklaşık otuz derecelik imkansız bir açıyla yana yatmıştı. ahşap dikmeler ve pencereler dik açılarını kaybetmiş, paralelkenar şekillerine bükülmüştü. en dehşet verici olanı ise binanın dış cephesiydi.
ahşap tahtaların birleşim yerleri çiviyle değil, organik bir sıvının kuruyarak sertleşmesiyle birbirine kaynamış gibiydi. pencerelerin camları yoktu; çerçevelerin içinden dışarıya doğru sertleşmiş, siyah bir balçık sızmıştı.
burası k-44'ün girişeydi.
ışığı biraz daha sola ve sağa çevirdim. sisin arkasından başka karaltılar belirmeye başladı. yan yana dizilmiş onlarca ev, bir cami minaresinin devrilmiş gövdesi, paslanmış elektrik direkleri ve sokak boyunca uzanan ahşap dükkanlar...
kayıtlardan silinen, 1974 yılında haritalardan kazınan kasabanın tam ortasındaydım.
sokakta ilerlemeye başladım. evlerin kapıları ardına kadar açıktı. içerideki karanlık, dışarıdaki zifiri geceden daha yoğun görünüyordu. bazı evlerin ikinci katları alt katların üzerine çökmemiş, adeta eriyerek alt katın dokusuyla birleşmişti. duvarlarda kabarmış olan boyaların altında, ahşap dokunun içine kazınmış garip semboller ve el izleri vardı. o el izleri duvara boyayla yapılmamıştı; kağıdın üzerindeki baskı gibi, ahşabın liflerinin içine yakılarak gömülmüştü.
sokağın ortasında paslı, metal bir çeşme duruyordu.
babamın kasetindeki o cümle zihnimde çınladı: dün gece köyün meydanındaki ahşap çeşmeyi aradık, çeşme yoktu. hiç yapılmamış gibi toprak düzdü.
devamını gör...

köprü geride kaybolduktan sonra geriye dönüp bakmanın hiçbir anlamı kalmamıştı. ayaklarımın altındaki zemin artık taş ya da çakıl değildi. çürümekte olan yapraklar, koyu renkli nemli toprak ve kemik ununa benzeyen beyazımsı bir toz tabakasıyla kaplıydı. attığım her adımda zemin hafifçe esniyor, sanki sert bir kayaya değil, devasa bir canlının derisine basıyormuşum hissi veriyordu.
el fenerimin zayıf ışığı sisin içinde ancak bir iki metre öteyi yarabiliyordu. fenerin ışığının ulaştığı yerlerdeki ağaçlar bile normal değildi. gövdeleri düzgün yükselmiyordu. birbirine sarılmış, burkulmuş, adeta acı içinde kıvranırken donup kalmış insan bedenlerini andırıyorlardı. kabukları soyulmuş ahşap dokunun altından pembe, yaş deri şeritleri sarkıyordu.
burnumu ceketimin yakasına gömdüm. havadaki o koku artık sadece çürümüşlük değil, aynı zamanda yoğun bir yanmış et ve kimyasal pas kokusuydu. akciğerlerime dolan her nefeste boğazımın arka kısmında kuruluk ve metalik bir tat birikiyordu.
yokuş yukarı doğru yaklaşık yirmi dakika yürüdüm. yol boyunca hiçbir kuş sesi, hiçbir rüzgar fısıltısı yoktu. vadinin içindeki sessizlik o kadar derindi ki, kendi ciğerlerimin genişleyip daralmasını ve kıkırdaklarımın çıtırtısını duyabiliyordum.
sonra aniden sisin içinden ilk çatı belirdi.
devamını gör...

yan yana dizilmişlerdi. üzerlerinde 1970'lerin köylü kıyafetleri vardı. yırtık kasketler, çamurlu şalvarlar, ıslanmış yün kazaklar. yan yana duruyor, ellerini birbirlerinin omuzlarına koymuş bir şekilde bana bakıyorlardı.
üçünün de yüzü yoktu. yüzlerinin yerinde sadece pürüzsüz, gri deri ve ortasında dairesel, delik şeklinde büzüşmüş yara izleri vardı.
içlerinden biri, ortada duranı, elini kaldırıp köprüyü işaret etti. parmaklarının arası perde gibi deriyle kaplıydı. ses çıkarmıyorlardı ama fenerin ışığı altındaki gövdeleri ritmik bir şekilde sallanıyordu. sanki hepsi aynı kalbin, vadinin dibinde atan o karanlık organın ritmiyle hareket ediyordu.
arkamı döndüm ve köprünün diğer tarafına, sisin içindeki o bilinmezliğe doğru koşmaya başladım. ahşap tahtalar kırılıyor, arkamdan nehre düşüyordu.
köprünün sonuna ulaştığımda ayaklarım sert, çakıllı bir toprağa bastı. vadinin içine adım atmıştım.
geriye baktığımda köprü sisin içinde kaybolmuştu. artık ne araba vardı, ne geldğim yol, ne de o yüzsüz siluetler. sadece sisin içinden yükselen, tahtaların üzerindeki gıcırtılar ve üzerime çöken o mutlak, boğucu yalnızlık.
burası haritadan silinen yerdi. ve ben artık haritanın dışındaydım.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim