zaman tüneli

bu yıl da kimse kutlamadı.. insan kahroluyor. biz de isterdik bir yaş pasta bir hediye bir yakınımızdan mesaj, canları sağ olsun.
devamını gör...

the man who sold the world.

david bowie versiyonu ama. bırakalım o mükemmel overdrive intro kurt'ün sesine karışsın. bir hayli dinledik zaten bu parçayı nirvana'dan. biraz o "kalitesiz" kaydı dinleyelim bugün. başka bir deyişle bırakalım dostoyevski'yi cin ali'ye dönelim. o eski günleri hatırlayalım.
devamını gör...

kimseye fazla değer verilmemeli karşılığı mutlaka nankörlük olur ve hiçbir şey için kendini yıpratmaya değmiyor kendi rahatını düşünen kazanır bu hayatta
devamını gör...

buna düştüm
devamını gör...

allah'a dua etmelik rüyaymış.
devamını gör...

sözlüğü basan sevgilisinden sonra bu yazarı bi stalkladım. bakalım neler demiş "tanrının eli" nickli kullanıcı hakkında diye düşünürken elle tutulur neredeyse hiçbir şey göremedim. (belki de sildi bilemem) bahsettiği olay ve hikayelerdeki kadın/kadınların o yazar olduğunu kendi çıkıp söylemese hiçbirimiz bilemezdik. buna rağmen hakkında yazılanlar çizilenler yüklenen sıfatlar baya karalama kampanyasına dönmüş durumda. burnuma kötü kokular geliyor sayın seyirciler. burada henüz çözemediğim bir çeşit imâ, gözdağı, şizofrenik bi durum olabilir diye düşünüp bu yazar hakkında peşin hükümlü olmayı doğru bulmuyorum.

öte yandan bu yazarın bahsettiği kişi tanrının eli olduğunu kabul edersek yakşalık 10 gün önce girdiği bir entryde o yazarım "biz ayrıldık. aynı evin içinde ev arkadaşıyız. ben başkalarıyla da tanışabilir ve sevişebilirim" tarzı bi söylemi olduğunu da görürüz. yani bazı yazdıkları yalan bazıları doğru diye aralarından seçmece yapmak olası adaletli bakışı zedeleyeceğinden ve hangileri doğru hangileri yalan iki tarafı da dinlemeden anlayamayacağımızdan kendisini sözlüğe davet ediyor, açıklama yapması için şans verilmesi gerektiğini savunuyorum.

bir diğer bakış açıma göre o kadar kör gözüne parmak ki bu olay hani sanki bu yazar üzerinden başka birine ültimatom verilmek isteniyor gibi. "çember daralıyor yiğidim, bugün halka tatlısı yarın sıra sende" gibi bi alt metin çarpıyor gözüme. yine de tüm bu anlatılanlar doğru ise geçmiş olsun bro, gerçekten kimle sevgili olacağını iyi seç bundan sonra. gördüğün üzere baya seni rezil etmeye and içmiş kişiler hayatındakiler.
devamını gör...


gün olur


gün olur, alır başımı giderim,
denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
şu ada senin, bu ada benim,
yelkovan kuşlarının peşi sıra.
dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
çiçekler gürültüyle açar;
gürültüyle çıkar duman topraktan.
hele martılar, hele martılar,
her bir tüylerinde ayrı telaş!...
gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş;
gün olur, deli gibi...



orhan veli.
devamını gör...

geçenlerde rüyamda bir black metalci gördüm. kendisiyle ilgili hiçbir gariplik yoktu aslında. uzun saçlar, siyah ved buens ende tişörtü,karanlık ve kibirli bakışlar... gayet standart.

garip olan elindeki vegan bowldu. adam bir ağacın altında oturmuş, önündeki kinoayı çatalla karıştırıyordu... daha onu gördüğüm en beynim bunda bi yanlışlık olduğunu kestirmeye başladı zaten... bir süre uzaktan izledim.

yanına gidip ne yediğini sordum, vegal bowl dediğini duyar duymaz etli bir şeyler yok mu diye düşündüm. işte o an aklımdan geçen şeyi de duydu bu adam... ''hayvansal gıdalar tüketmiyorum.'' dedi. sonra uyandım ama tüm gün aklımda bu rüyanın anlamı vardı. kimi yerde black metalci görmek kısmetin kapanması demekti, vegan bowl ise allah korusun ileride beyaz yakalı olmak anlamına geliyordu. en son tarot bakan bi arkadaşıma bahsettim rüyamdan, bana dönüşüme gideceğimden bahsetti.

bugün vegan bowl. yarın şekersiz badem sütü... öbür gün pilates ve bir hafta sonra linkedinde yeni bir başlangıç paylaşımı... daha da korkuncu her hafta instagrama atılan monday motivation hikayeleri...

allah hayırlara çevirsin. ben değişmek istemiyorum. bir daha rüyamda vegan bowl yiyen black metalci görürsem burzuma dönüşeceğim.
devamını gör...

görünce biraz hüzünlendim doğrusu. şaka şaka beter olsun
devamını gör...

hayatta bencil olmazsan mutlu olamazsın. fazla fedakarlık fazla empati fazla hassasiyet kendine zarar.
geçte olsa anladık şükür.
devamını gör...

valla ne hissedeyim bilmiyorum. sevinilir mi üzülünür mü. koca bir boşluk oluyor insanın içinde yutkunmak dahil istemiyor insan. keşke sadece sigara içebilsem ve kimse karışmasa bana.
nişanlandığında aramak istemiştim. şimdi onu da yapmak istemiyorum. herkes kendi yolunda. ama bir tuhaf hissediyor insan.
ne anlatayım ne diyeyim. kime dinleteyim. bilmiyorum. koca bir boşluk ama gelen hava ciğerlerime doldukça boğuyor beni.
o başardı ben başaramadım.

devamını gör...

kısır yapıp toplandıklarında neler konuşuyorlar neler yapıyorlar bilseniz mideniz bulanır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben ruh eşimi hiç bulamadım. bu saatten sonra da aramıyorum hatta ruh eş diye bir şeyin varlığıda çok saçma geliyor. bulanlar varsa şanslı beşerler, vesselam.
devamını gör...

kahvaltıda kekikli/ zeytinyağlı domates, yeşil kırma zeytin ve tam yağlı beyaz peynir yeterli benim için. yanında kızarmış tahıllı ekmek.
kahvaltı yapmayı sevmiyorum yaparsam da bu kadar.
devamını gör...

sen itiraf ettin. edemeyenler de varmış. sözlük koridorlarında konuşuluyor
devamını gör...

gelmiyorsa çekme, gitmiyorsa itme.

bir şeyi bir kere yapan bir daha yapar, bir şeyi başkasına yapan sana da yapar.
devamını gör...

"indie rock" böyle doğdu diyollaaa...
devamını gör...

diyabetim olduğu çok mu belli?
düştük ve kötü oldu.
devamını gör...

eko hariç de ya.
devamını gör...

2008 yılı ergenliğimin en şiddetli zamanıydı galiba... sabahtan akşama kadar tokio hotel dinleyip aşık olduğum tom kaulitz'in saçlarını, makyajını, kıyafetlerini düşünürdüm... o yaşta bana inanılmaz havalı geliyordu... zaten insanın ergenken ''ben normal değilim...'' diyebilmek biraz da hoşuna gidiyor bilirsiniz, tokio hotel tam anlamıyla aykırı bir şeydi.

yıllar geçti, büyüdük... meraktan tekrar baktım geçen, acaba tarzları nasıl oldu diye bir göz gezdireyim dedim.

ulan bunlar efendi adam olmuşlar!

eskiden fotoğraflarına bakınca ''sevgilim olsa annem kesin eve sokmaz...'' dediğim çocuk şu an arkadaş grubuna ''selam enişte, hoşgeldin...'' diye tanıştırmalık olmuş...

insan bazı şeyleri biraz da rahatsız edicilik, aykırılık için seviyor... işte o rahatsız edicilik gitmiş, bunlar kocaman adam olmuş.

ergenken beni asi olmaya özendiren grup benden önce büyüyüp efendi olmuş.
çok zoruma gitti, çok.

insanın çocukluk aşkının değişmesi norma ama benim çocukluk aşkımın “iyi akşamlar, nasılsınız?” seviyesine gelmesi biraz fazla geldi. bu ihaneti sindiremeyeceğim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim