zaman tüneli
ayıp
ayıplar hep bize ayıp sadece bize ayıp düzenine soktuklarım
devamını gör...
pannus
önlük göbek. halk arasında apron.(hangi halk lan?) ingiliz dilini konuşan milletlerde apron deniyormuş. kasıkları bir perde gibi örten önlük göbek.
işedigi bölgeyi göstermeyen göbek.
en eğlenceli fitness koçu aynı zamanda.
bence bir doğa olayı. ödemdir o ödem.
işedigi bölgeyi göstermeyen göbek.
en eğlenceli fitness koçu aynı zamanda.
bence bir doğa olayı. ödemdir o ödem.
devamını gör...
cigarettes & alcohol
hayatın anlamını benimle aynı yerde bulduğunu söyleyen oasis şarkısı
you could wait for a lifetime
to spend your days in the sunshinnnneee
you could wait for a lifetime
to spend your days in the sunshinnnneee
devamını gör...
türk punk'ının zengin çocukları tarafından sahiplenilmesi
türkçe punk 2010 yılında falan öldü
çok az bi örnek kaldı sadece.
çok az bi örnek kaldı sadece.
devamını gör...
evde sözlük erkeği beslemek
erkekleri eve kapatıp evde besliyosunuz ama yine rahat durmuyorlar, sözlükte tinder da takılıyolar. erkek değilmi hepsi aynı..
devamını gör...
mesleğinizin en kötü yanı
“mesai bitti” diye bir şeyin olmaması. ufak bir tatil için ciddi planlamalar gerek. ufak bir tatil yapmak için izin isteyebilirsen tabii ki, bak dikkat et izin alabilirsen demiyorum "izin isteyebilirsen. hafta sonu yok, bayramı yok, hastalanmak için uygun zamanın hiç yok. bir de işin duygusal tarafı var; emek verdiğin insanların hepsi tarfından ihanete uğruyorsun. işimi çok seviyor-"d"-um aslında. temizlik görevlisim ben. övünerek te söylüyorum bunu. ama hep temizlediğim yerleri arkalarına bakmadan kirletiyorlar. çöp toplarım. sokak sokak gezerim. kağıdı, camı, plastiği birbirinden iyi ayırırım. ama karşılığını alamam.
bir de sonu ..ümle sonuçlanan mesleki hastalıklar var işimin. enfeksiyoru var, b.ku var püsürüğü var. ama bir mühendis gibi, bir doktor gibi birilerinin de temizlik yapması gerekiyordu. ben yaptım. daha da uzun süre yapacağım. 2/3 ü tamamlandı 1/3 ü kaldı.
bir de sonu ..ümle sonuçlanan mesleki hastalıklar var işimin. enfeksiyoru var, b.ku var püsürüğü var. ama bir mühendis gibi, bir doktor gibi birilerinin de temizlik yapması gerekiyordu. ben yaptım. daha da uzun süre yapacağım. 2/3 ü tamamlandı 1/3 ü kaldı.
devamını gör...
türk punk'ının zengin çocukları tarafından sahiplenilmesi
çok güzel yazmışsın gpt reis ilk defa isabetli yorum
devamını gör...
halıya verdiğim ibretlik ayar
beyler toplanın. odamdaki 20 senelik naylon desen halıyla yaşadığım amansız husumeti ve verdiğim tarihi ayarı anlatıyorum. hikayedeki ibret oranı %99.9, liseliler falan feyz alsın.
olay geçen çarşamba yaşandı. evde tek başımayım, hesabımı dondurmuşum, odamda zibidi gibi atlet-şort oturmuşum, elime de sıcacık çayı almışım bilgisayarda takılıyorum.
bizim odadaki halı normal bir halı değil beyler. 2007 yılında peder spotçu hüseyin amcadan 40 liraya bağlamış. rengi desen renk değil, deseni desen değil. kışın statik elektrik üreten nükleer santral gibi mübarek, ne zaman yanından geçip kapı koluna dokunsam parmağımdan mavi ark çıkıyor. iron man gibi oluyorum. üstelik sol üst köşesi sürekli yukarı doğru kıvrılıyor. odada her yürüyüşümde mayın tarlası gibi ayağımı takıp beni telef etmek için fırsat kolluyor.
neyse beyler, ben tam çayımdan dev bir yudum alıp masaya doğru ahenkle adım atacakken, bu şerefsiz halının o kıvrık köşesi çaktırmadan çorabımın ucuna takıldı.
ben japon yapıştırıcısı gibi yapıştım yere. spatulayla kazıdılar beni yerden.
bütün çay kaynar kaynar göğsüme, oradan da parkeye döküldü. dizlerimin üstüne kapaklandım, bacaklar 180 derece açıldı vantilatör gibi döndüm odanın ortasında.
can havliyle doğrulup halıya baktım. yemin ederim o kıvrık köşesiyle bana gülüyordu beyler. ne oldu lan yaprak der gibi duruyordu öylece.
o an bendeki şalterler attı. soğukkanlılığımı korudum. ayağa kalktım, üstümdeki çayı sildim. halının tam ortasına geçtim, ellerimi belime koydum ve gözlerinin içine (püsküllerine) bakarak konuşmaya başladım.
bak oğlum dedim. sen kendini pers halısı mı sanıyorsun lan? sen saray halısının defolu imalatısın. senin ipliklerin naylon, sentetiksin ulan sen. 2009 da peder senin üstüne köz düşürdü, ortanda başparmak kadar delik var. valide seni halı yıkamaya bile yollamıyor, tazyikli suyu yesen moleküllerine ayrılacaksın haberin yok. sen kim oluyorsun da bu evin öz evladına çelme takıyorsun lan fistan kılıklı bez parçası?
halıdan ses yok tabii, ama kaskatı kesildi hissettim.
sonra verdiğim kararla racon tarihine geçtim. gaza gelip halıyı iki ucundan tuttum ve ters çevirdim beyler.
evet yanlış duymadınız, ters çevirdim.
desenli yüzünü yere yapıştırdım, o çirkin, gri, kaymaz dedikleri ama her boka kayan alt astar kısmını üste getirdim. kıvrılan o sol köşesinin üstüne de pederin 1998'den kalma 15 kiloluk döküm dambılını bam diye koydum.
bundan sonra böyle dedim. senin desen görme hakkın elinden alınmıştır. güneşi ve ışığı sadece rüyanda görürsün. ayağımı bir daha tak, seni balkondan aşağı silkelemezsem bana da adam demesinler.
beyler o günden beri halı tek bir kere bile kaymadı. statik elektrik üretimi tamamen durdu. geçen gün yanlışlıkla ayağım kenarına çarpar gibi oldu, halı resmen kendini geriye doğru çekti. abi valla bilerek olmadı der gibi.
bu da böyle bi anımdır. halı bile olsan sınırını bileceksin yoksa adamı böyle astarına muhtaç ederler.
olay geçen çarşamba yaşandı. evde tek başımayım, hesabımı dondurmuşum, odamda zibidi gibi atlet-şort oturmuşum, elime de sıcacık çayı almışım bilgisayarda takılıyorum.
bizim odadaki halı normal bir halı değil beyler. 2007 yılında peder spotçu hüseyin amcadan 40 liraya bağlamış. rengi desen renk değil, deseni desen değil. kışın statik elektrik üreten nükleer santral gibi mübarek, ne zaman yanından geçip kapı koluna dokunsam parmağımdan mavi ark çıkıyor. iron man gibi oluyorum. üstelik sol üst köşesi sürekli yukarı doğru kıvrılıyor. odada her yürüyüşümde mayın tarlası gibi ayağımı takıp beni telef etmek için fırsat kolluyor.
neyse beyler, ben tam çayımdan dev bir yudum alıp masaya doğru ahenkle adım atacakken, bu şerefsiz halının o kıvrık köşesi çaktırmadan çorabımın ucuna takıldı.
ben japon yapıştırıcısı gibi yapıştım yere. spatulayla kazıdılar beni yerden.
bütün çay kaynar kaynar göğsüme, oradan da parkeye döküldü. dizlerimin üstüne kapaklandım, bacaklar 180 derece açıldı vantilatör gibi döndüm odanın ortasında.
can havliyle doğrulup halıya baktım. yemin ederim o kıvrık köşesiyle bana gülüyordu beyler. ne oldu lan yaprak der gibi duruyordu öylece.
o an bendeki şalterler attı. soğukkanlılığımı korudum. ayağa kalktım, üstümdeki çayı sildim. halının tam ortasına geçtim, ellerimi belime koydum ve gözlerinin içine (püsküllerine) bakarak konuşmaya başladım.
bak oğlum dedim. sen kendini pers halısı mı sanıyorsun lan? sen saray halısının defolu imalatısın. senin ipliklerin naylon, sentetiksin ulan sen. 2009 da peder senin üstüne köz düşürdü, ortanda başparmak kadar delik var. valide seni halı yıkamaya bile yollamıyor, tazyikli suyu yesen moleküllerine ayrılacaksın haberin yok. sen kim oluyorsun da bu evin öz evladına çelme takıyorsun lan fistan kılıklı bez parçası?
halıdan ses yok tabii, ama kaskatı kesildi hissettim.
sonra verdiğim kararla racon tarihine geçtim. gaza gelip halıyı iki ucundan tuttum ve ters çevirdim beyler.
evet yanlış duymadınız, ters çevirdim.
desenli yüzünü yere yapıştırdım, o çirkin, gri, kaymaz dedikleri ama her boka kayan alt astar kısmını üste getirdim. kıvrılan o sol köşesinin üstüne de pederin 1998'den kalma 15 kiloluk döküm dambılını bam diye koydum.
bundan sonra böyle dedim. senin desen görme hakkın elinden alınmıştır. güneşi ve ışığı sadece rüyanda görürsün. ayağımı bir daha tak, seni balkondan aşağı silkelemezsem bana da adam demesinler.
beyler o günden beri halı tek bir kere bile kaymadı. statik elektrik üretimi tamamen durdu. geçen gün yanlışlıkla ayağım kenarına çarpar gibi oldu, halı resmen kendini geriye doğru çekti. abi valla bilerek olmadı der gibi.
bu da böyle bi anımdır. halı bile olsan sınırını bileceksin yoksa adamı böyle astarına muhtaç ederler.
devamını gör...
eyfel kulesi
#4038201
"okuduğunu anlayamamak" bu olsa gerek !!... ilkokul 1. sınıf terk kardeşimize soralım- " eyfel kulesi denince aklıma gelen ilk şey" sözünden ne anlıyor ?! ;;))
ama sadece içimden geldiği için sana almanca bi cümle yaziim...
" du bist so hohl im kopf wie eine türke normalerweise nicht ist...bist echt eine enttäuschung für die türken !!" ;;))
"okuduğunu anlayamamak" bu olsa gerek !!... ilkokul 1. sınıf terk kardeşimize soralım- " eyfel kulesi denince aklıma gelen ilk şey" sözünden ne anlıyor ?! ;;))
ama sadece içimden geldiği için sana almanca bi cümle yaziim...
" du bist so hohl im kopf wie eine türke normalerweise nicht ist...bist echt eine enttäuschung für die türken !!" ;;))
devamını gör...
mesleğinizin en kötü yanı
yönetime bir şeyin olmadığını veya reel olarak yapılamayacağını kanıtlamak için çalışma yapmak, sözle anlamıyorlar hehe..
devamını gör...
türk punk'ının zengin çocukları tarafından sahiplenilmesi
türk punk'ının son yıllarda geçirdiği en büyük değişim müzikal değil, ekonomik.
punk dediğin şey biraz parasızlık, biraz öfke, biraz da hayatın bize kim olduğumuzu sormasıydı. şimdi olası punk konserinde sahne alan gençlerin ayakkabıları benim evin bir aylık kirası... en güzeli de bu çocukların sisteme karşı çıarken sistem tarafından son derece güzel yetiştirilmiş olmaları. özel okullar, yurtdışı tatilleri, aileden gelen araba, üniversitede rahat kazanılan bölümler falan...
bu çocuğun burjuvazi eleştirisini dinleyelim istiyoruz ama onu da pek beceremiyorlar. yani özellikle türk punk'ında underground kavramı bile değişti. artık underground olmak bodrum katta çalıp az insanın dinlemesi değil, aile ile yurtdışı tatiline çıkmayıp yazlıkta prova almak falan oluyo...
gerçi türk punk müziğinde sistem eleştirisi biteli çok oluyo... bir de bu çocukların sisteme karşı çıkarken kullandıkları kelimeler inanılmaz güvenli. “kapitalizm”, “tüketim toplumu”, “yabancılaşma” falan... kardeşim sen geçen hafta prag'tan story atıyodun lan...
sloganlar da no future falan değil bu arada, ''ailem zengin, geleceğim parlak.''
punk dediğin şey biraz parasızlık, biraz öfke, biraz da hayatın bize kim olduğumuzu sormasıydı. şimdi olası punk konserinde sahne alan gençlerin ayakkabıları benim evin bir aylık kirası... en güzeli de bu çocukların sisteme karşı çıarken sistem tarafından son derece güzel yetiştirilmiş olmaları. özel okullar, yurtdışı tatilleri, aileden gelen araba, üniversitede rahat kazanılan bölümler falan...
bu çocuğun burjuvazi eleştirisini dinleyelim istiyoruz ama onu da pek beceremiyorlar. yani özellikle türk punk'ında underground kavramı bile değişti. artık underground olmak bodrum katta çalıp az insanın dinlemesi değil, aile ile yurtdışı tatiline çıkmayıp yazlıkta prova almak falan oluyo...
gerçi türk punk müziğinde sistem eleştirisi biteli çok oluyo... bir de bu çocukların sisteme karşı çıkarken kullandıkları kelimeler inanılmaz güvenli. “kapitalizm”, “tüketim toplumu”, “yabancılaşma” falan... kardeşim sen geçen hafta prag'tan story atıyodun lan...
sloganlar da no future falan değil bu arada, ''ailem zengin, geleceğim parlak.''
devamını gör...
dmden fingirdemeye gelenleri entry girmeye özendirme yolları
15 entry başına bir sözlük kızından öpücüklü kalpli dm kampanyası başlatılsın sonra entry girme sınırı getirmek zorunda kalırsınız.
devamını gör...
dmden fingirdemeye gelenleri entry girmeye özendirme yolları
ne kadar entry o kadar dm kampanyası başlatarak çözülebilir..
devamını gör...
mesleğinizin en kötü yanı
klasörlerin önünde fotoğraf çekinmek zorunda olmak.
devamını gör...
zengin veya ünlü olmak için zeki olmaya gerek olmaması
e yok tabii...ibrahim tatlıses denen dallama çok zengin oldu. sesi vardı. ama zeki değildi, üstelik çok da cahil bi adamdır.
sesi çok güzel olan bisürü insan harcandı gitti. ona ise "imparator" bile dediler !!...
hayatta șansın olacak !!...
sesi çok güzel olan bisürü insan harcandı gitti. ona ise "imparator" bile dediler !!...
hayatta șansın olacak !!...
devamını gör...
mesleğinizin en kötü yanı
her türlü hava şartlarında* işin yapılması zorunlu
devamını gör...



