zaman tüneli

hiçbir şey yine kolay değil..
zaten hiç kolay olmamıştı.
devamını gör...

hayırlı saat 11.49 lar.
devamını gör...

deniz.
ben denize gidiyorum ya olmayacak böyle.
özene özene nalları dikicem şimdi.
devamını gör...

hayır doğrusu işler genç beğenmiyor.
devamını gör...

gezme zamanı, bu hafta çok şiştim.
devamını gör...

olm şöyle ortaya laf sokmayın, istemsizce kendi üstüme alınıyorum, ewed.
devamını gör...

alanya bizim bugımız gibi bir şey. bir türlü yenemiyoruz bunları.

inşallah yanılırım. inşallah yeneriz. ama çok ciddi rakipler.
devamını gör...

bir romain gavras filmi . başrollerinde chris evans, anya taylor-joy, salma hayek, vincent cassel ve john malkovich’in oynadığı filmin gösterim tarihi 18 ekim 2026.

devamını gör...

hep başkasının ağzıyla konuşan çakalın önde gideniydi.

çok fazla youtube ateistini ağzıyla konuşuyordu. eminim hayatında bir sayfa kuran bile okumamıştır.

tek seveceğim yanı israil karşıtı olması. en azından islam düşmanı olacağım diye israil'i savunacak kadar aciz değil. bu da bir başarı. bozuk saat bile günde iki kez doğru gösterir. aferin.
devamını gör...

ben aptalım.
bir insan sonuçta insanlar hep hayal kırıklığı diye düşündüğü halde ikiyüzlülükle karşılaştığında yine de şaşırır mı? * evet. yine de hafif bir şok etkisi oluyor. daha dün’e kadar mesela uyuz olduğun birisi aniden kardeşin olmuş. ne ara? senin gibi zeki ve karakterli biriyle onun gibi karaktersiz bir yaratık aynı safhada ne alaka?
mesela bana kıyamamanı ben bazı kapılar açılıp, diğer kapılar kapanınca öğreniyorum. yüzleşince inkar edecek kadar da korkaksın. insanlar çok garip. hem kendine hem bana ikiyüzlü. yaşadıklarına, hissettiklerine de saygısı yok. ben mesela mutluysam bunu inkar ettiğimde ne biçim nankör hissederim. hem kendime hem de evrene karşı pis bir nankörlüktür. yuoo aslında ben öyle hissetmedim desem.
iki- üç gün önce olan bir şeye geçmişte kaldı diyince taze anı sayılmıyor mu? peki. kandır bakalım kendini. duygularınla dalga geçmezdim, kendine saygısızlık yaptığı için, iyi ki de hiç oralara girmemişiz diyorum.

neyse, bugün kampa gidip balık tutarım. üşürsem ateş yakarım kendim için. eski değil yeni bir hikaye yazılır belki. yüreğim sıcacık olabilir.
devamını gör...

bu adam gençlerin iş beğenmediğini değil, işlerin genç beğenmediğini gözler önüne sermiştir.

2 farklı dolu dolu cv oluşturarak biri ile 147, diğeriyle 162 tane başvuru yaptı 3 ay içerisinde. ve toplam dönüş 0 oldu.

gerçekten mümkün mertebe gerçekleri söylemeye çalışıyor.
devamını gör...

ordu'nun dereleri yukarı akardı.
devamını gör...

kutsaldı eskiden cumartesiler. bunlar da mı hayırlı oluyor artık.
devamını gör...

bir başka ünlü türk düşürü fatih terim efendi'nin de böyle durumlar için meşhur bir deyişi vardır; what can i do sometimes, ewed?
devamını gör...

kedi gibi miyavlayarak konuşan sözlük hatunları, seri fav, ewed.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

luti metodu denilen bu metod kişinin bir konuyu öğretmesinden ziyade öğrenmesiyle alakalı bir yöntemdir. learn-use-teach-inspect adımlarını takip edersiniz, yani öncelikle öğrenirsiniz, sonra öğrendiğinizi kendiniz uygularsınız, sonra pekişmiş olan bu bilgiyi öğretirsiniz, daha sonra da hem kendi eğitmenlik kalitenizi hem de öğrencilerin kalifikasyonunu değerlendirmek için sınav yaparsınız, denetlersiniz, ölçüm yaparsınız, adına ne derseniz deyin. böylece bir konuda uzmanlık sahibi olmuşsunuz demektir. tabii ki piyasada şöyle de bir geyik döner, uvahahaha lut kavmi, zuhahahaha, lut kavmi miyiz biz ayol, ewed?
devamını gör...

uzun seneler sonra sezona umutla girmemize sebep olan gerçek bir hocası ve şu ana kadar ki nokta transferleri ile fişek gibi futbol izleten takımım. devamını getirmek için hocaya mutlaka rotasyon için sağlam 2 3 transfer vermemiz şart tabi yoksa bu yüksek tempolu oyun sürdürülemez bana kalırsa.
devamını gör...

benimki kucağımda uyuyo. üstümden kaldırınca mızmızlanıyor. insan bir şey diyemiyor o kadar tatlı kii..
çok yakında sahiplendireceğim. istemiyorum aslında ama 7 kediye bakmak o kadar zor ki. elimden gelen bir şey yok.. seni özleyeceğim yavrum.
devamını gör...

fenerbahçe'nin 1 - 0 galip gelerek tayyare cemiyeti kupasını müzesine götrüdüğü karşılaşmadır.

maçın derin analizi yapay zekadan geliyor:


"galatasaray’ın teknik direktörü iskoç billy hunter’dı (dönemin modern antrenörlük anlayışını getiren isimlerden); fenerbahçe tarafında hikmet mocuk (veya benzeri) yönetiyordu. oyun stili hâlâ fiziksel, faul dolu ve “sert”ti; modern taktik anlayıştan uzaktı (2-3-5 veya benzeri formasyonlar, bireysel dripling ve şutlar ön planda).

kadrolar

galatasaray (yaklaşık):
ulvi yenal (gk) – ali gencay, mehmet nazif gerçin, suphi batur, nihat bekdik (kaptan) – mithat ertuğ, mehmet leblebi, kemal rıfat kalpakçıoğlu, kemal faruki, şadi kavur, kerim özdor (veya raporlarda kamil vb. varyasyonlar). hunter tarafından “son koz” olarak sahaya sürülmüştü; epey değişiklik vardı.

fenerbahçe:
şekip (kulaksızoğlu, gk) – kadri göktulga, cafer (çağatay), ragıp (mağden/ziya), fahir (yeniçay) – ismet (uluğ), alaeddin baydar, muzaffer çizer (veya raporlarda ihsan), zeki rıza sporel (kaptan) – sabih (arca), bedri gürsoy. eski kadroya yeni bir isim eklenmişti.

öne çıkan oyuncular:

zeki rıza sporel (fb): türk futbolunun efsanesi. milli takımın ilk golcüsü (1923 romanya maçı, 2 gol), prolific forvet (fenerbahçe’de yüzlerce gol, maç başı yüksek oran), kaptan, 1924 ve 1928 olimpiyatları’nda yer aldı. golü “çok şık”tı: sağ içten yerden pas alıp dripling yaparak ali ve mehmet arasında sıkı bir şutla ağlara gönderdi. antrenmanlara devam ederse “fevkalade” olacağı not edilmişti.

nihat bekdik “aslan nihat” (gs): kulübün sembolü, sert ve mücadeleci defans/orta saha. multi-sporcu (atletizm rekorları, kürek, yelken, binicilik). bu maçta hiddetli ve sert oynadı; eski formunu arattı. kaptan olarak liderlik ediyordu.

ulvi yenal (gs gk): genç kaleci, birçok şutu (özellikle açıdan) maharetle kurtardı; gelişme gösteriyordu.
diğerleri: alaeddin baydar (fb, pas ve şutları etkili, vole şutu “fevkalade”), sabih arca, bedri gürsoy (fb forvetleri), mehmet leblebi, mithat ertuğ (gs).

maç analizi (geniş ve detaylı)

spor âlemi dergisi (18 haziran 1925) raporu dönemin en canlı kaynağıdır. maç saat 18:10’da başladı.

atmosfer ve hakemlik: sert başlangıç. hakem allen faullere (tekme, çarpma, küfür) yeterince müdahale etmedi; “ingiliz soğukkanlılığı”yla yangını körüklediği eleştirildi. seyirci protestoları oyuncuları sinirlendirdi, oyun “zevk siz, renksiz” ve “tiksinilecek” hale geldi. neredeyse 20 oyuncunun birbirine düşeceği sahneler yaşandı. dönemin derbilerinde sık görülen fiziksel mücadele ve hakem tartışmaları burada da öne çıktı.

ilk yarı: fenerbahçe hakim. daha düzenli ve tehlikeli. zeki ve alaaddin’in şutları gs’yi zorladı.

ikinci yarı: galatasaray toparlandı ve vaziyete hâkim oldu. sol açık kamil’in (veya benzeri) havadan şutları ve yakın mesafeden kaçan vuruşlar fb kalesini tehlikeye attı. ancak net gol yoktu. fb kontratakları (zeki-alaaddin şutları) devam etti.

gol ve final: 78. dk (bitime ~10 dk kala). zeki rıza’nın bireysel yeteneği ve soğukkanlılığı maçı çözdü. son 10 dakikada her iki taraf da umutlandı ama skor değişmedi. maç bitiminde fb oyuncuları taraftarların omuzlarında soyunma odasına taşındı; büyük tezahürat.

taktik/oyuncu değerlendirmeleri (dönem raporu özeti):

gs: ulvi iyi kurtarışlar yaptı. defans (mehmet-ali) topu uzaklaştırmaya odaklı, pas vermekte zayıf. nihat sert ama form düşüklüğü. orta saha/forvet pas ve şut sorunları (zaman kaybı, etkisiz paslar). kerim ve mithat tehlikeli anlar yarattı ama bitiricilik eksik.

fb: şekip iyi. defans (cafer-kadri) sonradan toparlandı. ismet ve fahir pas ve yardımda etkili. zeki formda ve etkili; sabih pasları fevkalade ama fazla geriye gelmesi hata. bedri seri. genel olarak daha dengeli ve bitirici göründüler.

maç teknik olarak “düzgün” başladı ama sertlik nedeniyle kalite düştü. bireysel yetenek (özellikle zeki) ve dayanıklılık öne çıktı. gol sayısı düşük (1) ama heyecan ve gerilim yüksekti; 0-0’ların ardından “kilit açıldı”.
geniş boyutlar: önemi, miras ve karşılaştırmalar

rekabet dengesi: bu galibiyet fb için moral ve prestij kazancıydı. sonraki sezon (1925-26) lig finalinde gs rövanşlı olarak fb’yi yendi (3-0 ve 3-1) ve şampiyon oldu. 1920’lerin ikinci yarısı gs’nin daha baskın olduğu bir dönemdi (hunter etkisi, savunma gücü). fb ise zeki rıza eksenli ofansif kimliğiyle öne çıkıyordu.

sembolik değer: havacılık-spor birleşimi, cumhuriyet’in modernleşme projesiyle uyumlu. futbol, toplumsal seferberlik ve yardım aracı haline geliyordu (sonraki yıllarda da tayyare turnuvaları devam etti).

oyuncu mirası: zeki rıza sporel türk futbolunun ilk süperstarlarından; nihat bekdik gs’nin “aslan” kimliğinin kaynağı. birçok isim milli takımda (1924/1928 olimpiyatları) ve kulüp tarihlerinde efsane oldu. kadrolar, dönemin “büyük”lerinin kesişimini gösteriyor.

modern derbiyle karşılaştırma: bugünkü gibi devasa stadyumlar, tv, devasa taraftar kitlesi yoktu ama çekirdek rekabet, kimlik savaşı, fiziksel sertlik ve “şeref” vurgusu aynıydı. taksim stadyumu’nun atmosferi, bugünkü derbilerin tohumuydu. skorlar genelde düşük, bireysel kahramanlıklar yüksekti.

sınırlılıklar: dönem kaynakları gazete/dergi ağırlıklı (cumhuriyet, son saat, spor âlemi, gol spor); video yok, istatistik sınırlı. bazı kadro detaylarında varyasyonlar var. kupa fiziki olarak 1932’deki fenerbahçe yangınında kaybolmuş olabilir.

özet değerlendirme: bu maç “sadece 1-0” değil; erken cumhuriyet’in spor-siyaset-toplum üçgeninde, ezeli rekabetin bir dönüm noktası ve ulusal yardım ruhunun yansımasıdır. zeki rıza’nın geç golü, fb’nin direncini ve bireysel dehasını simgelerken, maçın sertliği dönemin futbol kültürünü yansıtır. derinlemesine bakıldığında, bugünkü kıtalararası derbi’nin köklerindeki tutku, prestij ve toplumsal anlamı net şekilde ortaya koyar. fenerbahçe kupayı kazandı, “koz paylaşıldı” ve tarih yazıldı."


grok 4.5
devamını gör...

kocamdır. şu parayla anana bir tane bilezik al bak bok yoluna gidecek o para diyorum, nau nau diyor. ay başım, ayyyyy. kadın seni cinsiyetin erkek olmasına rağmen doğurmuş, yetmemiş beslemiş. aç da bırakabilirdi. camii avlusuna da bırakmamış. büyütmüş koca adam yapmış. sen başarılarını kendine mi mal ediyorsun yoksa? onlar hep anne emeği. anan olmasa sen nesin? tamam tamam o kadar da değil. bon o poroylo hohohoohohoh. ay yıkıl karşımdan. uyurken senin çükünü keseyim de gör.

her şeye rağmen anası bunu seviyor işte. evlat sonuçta. ne yapacaksın, ne çıkarsa bahtına.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim