zaman tüneli
robert randolph
yapma guzum, etmee....1966 hendrix şarkısı, dinleyen sözüm ona gitaristler, ne oluyor lannnnnn demişler.
devamını gör...
the thrill is gone
havalanıyorummm.... favorim? 8:29 piççççççççççç
devamını gör...
güvende hissetmek için hiç kimseye güvenmemek
ne sözlükte ne de reelde. maalesef bu böyle. kendime de güvenmiyorum lakin bunca it köpek arasında bir tanıdık kendimim kendime. hani ikna edebilme ihtimalim küçük de olsa var kendimi.
dur, yapma, verme kendine zarar, yazıktır emeklerine desem dinler bazen.
ama dosto kardaşım, ben sana da kendime söylediklerimden diyebilirim gibi düşünüyorum.
sen anlatsan neee anlatmasan ne.
herkes inandığı seni görecek suretinde.
öyle sanacaklar seni.
yalnız öyle olmayı bildiği, tecrübe ettiği için.
kızma bu yüzden onlara.
gerçekten düşmenin ne olduğunu, dipte doğan bilemez elbet. haklı değiller mi sence de?
sen hiç düştün mü?
zaten dipte yaşayan düşebilir mi?
dipten çıkmak istemek mecburi mi?
hem ne demişlerdi,
nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmadığını hayatının ama yaşamayana anlatabilmek güç.
sen, ben gibiler yukarıyı görebiliyoruz. biraz olsun anlayabiliyoruz oraları lakin karınca yuvasını karadakilerin görüp anlayamamasını da yadırgamıyorum. aslında birbirinizi en iyi anlayacak iki arkadaş olabilirdiniz ama tabii bazen de böyle kurulur iletişimler.
yine başlığı unuttum. nasil güveneyim simdi ben bana?
dur, yapma, verme kendine zarar, yazıktır emeklerine desem dinler bazen.
ama dosto kardaşım, ben sana da kendime söylediklerimden diyebilirim gibi düşünüyorum.
sen anlatsan neee anlatmasan ne.
herkes inandığı seni görecek suretinde.
öyle sanacaklar seni.
yalnız öyle olmayı bildiği, tecrübe ettiği için.
kızma bu yüzden onlara.
gerçekten düşmenin ne olduğunu, dipte doğan bilemez elbet. haklı değiller mi sence de?
sen hiç düştün mü?
zaten dipte yaşayan düşebilir mi?
dipten çıkmak istemek mecburi mi?
hem ne demişlerdi,
nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmadığını hayatının ama yaşamayana anlatabilmek güç.
sen, ben gibiler yukarıyı görebiliyoruz. biraz olsun anlayabiliyoruz oraları lakin karınca yuvasını karadakilerin görüp anlayamamasını da yadırgamıyorum. aslında birbirinizi en iyi anlayacak iki arkadaş olabilirdiniz ama tabii bazen de böyle kurulur iletişimler.
yine başlığı unuttum. nasil güveneyim simdi ben bana?
devamını gör...
rock me baby
devamını gör...
vatan haini olmak için yapılması gerekenler
farklı düşünmek, sorgulamak , yanlış gördüğüne yanlış demek.
devletin egemenliğine veya anayasal düzenine karşı suç işlemek.
itaat ? bağlılık?
devletin egemenliğine veya anayasal düzenine karşı suç işlemek.
itaat ? bağlılık?
devamını gör...
diyarbakır da 49 pkk lı için kurulan taziye çadirı
aynı dönemde er gazilerin özlük hakkı savunmasına polis müdahalesi haberlerini görüyoruz. hak arayan madencilerimiz karga tulumba toplanıyor falan. neyse vardır bi devlet aklı. bahçeli31. mhp31. akp31. rtedünyareyisi31.
devamını gör...
köygöçüren
faydasız çocuklara da köygöçüren diyorlar buralarda. kumarbaz, alkolik, mala davara faydası olmayan, sadece ailenin parasını yiyen, asalak insanlar için kullanılan bir tabir.
devamını gör...
behçet yalın özkara
bu adamın tarzını seviyorum. karşılaştırma videolarını bunun gibi yapan yok.
prof osman’a sevgi ve selamlar.:)
prof osman’a sevgi ve selamlar.:)
devamını gör...
okan buruk’un askeri (yazar)
#4044221 hadi yavrum. git biraz yoldaşa ağla sen en iyisi. o emzik niyetine ban veriyormuş istediğin yazarlara. yazma ehliyetini de ondan aldın herhalde ki yazabiliyorsun.
nickine bak mesela. okan buruk'un askeri. olum, sosyal medyada bile ancak birinin çük kafalı askeri olabiliyorsun anca. bu ne yancı varoluştur yahu? eyh! kusmalık.
ben hiçbir şey için ehliyete ihtiyaç duymadığımdan öylece akıyorum. arada kaza da yapıyorum. olur öyle. en azından senin gibi kaza yapmaktan korkmadığım için sürüyorum bir şeyler.
düşmek ayıp değil. kalk. ama sen hiç düşmemeşsin işte, ne bilirsin düşmeyi falan, hep yatık vaziyette öylece. yazık lan. arada bir kalkta düş. bu ne pespaye hayat.
nickine bak mesela. okan buruk'un askeri. olum, sosyal medyada bile ancak birinin çük kafalı askeri olabiliyorsun anca. bu ne yancı varoluştur yahu? eyh! kusmalık.
ben hiçbir şey için ehliyete ihtiyaç duymadığımdan öylece akıyorum. arada kaza da yapıyorum. olur öyle. en azından senin gibi kaza yapmaktan korkmadığım için sürüyorum bir şeyler.
düşmek ayıp değil. kalk. ama sen hiç düşmemeşsin işte, ne bilirsin düşmeyi falan, hep yatık vaziyette öylece. yazık lan. arada bir kalkta düş. bu ne pespaye hayat.
devamını gör...
sözlüğün gidişatı
boka sarmış ,güzelim butik sözlüğü batakhaneye çevirmeyi nasıl becerdiniz helal valla . sözlüğü ayakta tutma projesi olarak genel af çıkarmak sanki yetmezmiş gibi birde küfürü serbest bırakmışlar .tanımlarda küfür,hakaret ,bel altı gırla gidiyor .bu işi beceremiyorsanız biz bu işi yapamadık deyin kapatın sözlüğü kimse ruh hastaları ile uğraşmak zorunda değil .
devamını gör...
köygöçüren
fakir baykurt'un askerliğini yaptığı konya'yı anlattığı romanı.
olaylar, cumhurbaşkanının* konya'yı ziyaretiyle başlar. kantarma köyünün muhtarı h*msalak musa'yla cesur kankası hıdır, cumhurbaşkanının şerefine verilen ziyafete sızmayı başarırlar. kendilerini tanıyan demokrat parti il başkanı dr. zihni'nin aracılığıyla bayar'la tanışarak ertesi gün çumra'ya giderken yol üstündeki köylerine uğramaya ikna ederler. hakikaten ertesi gün bayar gelir. köylülere "bir isteğiniz var mı" diye sorar. köyün hacı hoca tayfası "kuran kursu istiyoruz, caminin tamirini istiyoruz" filan diyedursun musa, hıdır ve musa'nın kayınpederi ümmet çavuş "kuraklıktan anamız ağladı, açız; su istiyoruz" derler. cumhurbaşkanı hepsinin sözünü verir.
cami inşaatı konyalı zenginler aracılığıyla hızla tamamlanır, kuran kursu yapılır, hoca atanır ve cumaları atatürk'e sövülen vaazlar verilmeye başlanır. sudansa ses seda yoktur. nihayet bir yıla yakın beklemenin ardından mühendis cafer diye biri yeraltı suyu araştırmaları için gelir. kuran kursu hocası "yağmur duası dururken yeraltı suyu aranmaz, cinler musallat olur" diye vaazlar veredursun muhtar'la hıdır'ın teşvikleriyle mühendis cafer (amerika'dan yeni gelmiş, zengin bir müteahhidin damadı) araştırmalara başlar. nihayet suya ulaşıldığındaysa tazyikli acı su fışkırır. üstelik bu acı su o kadar tazyiklidir ki, sondaj alanına beton dökülmesine rağmen betonları çatlatarak akmakta, kurak tarlalarda bir sodalı göl oluşturmaktadır. valilikten yalvar yakar istenen greyder gelmez, köylü kazma kürekle bir kanal açarak suyu en yakın dereye dökmeyi başarır. ama olan olmuş, ıslak topraktan köygöçüren denen yabani otlar fırlamaya başlamıştır. bütün köylü, bu işte çok ısrar eden muhtar musa'yla hıdır'a diş bilemeye başlar.
otu araştırmak için ankara üniversitesi ziraat fakültesinden bir heyet gelir. onlar da bu otun çok pahalı ilaçlarla ancak yok edilebileceğini, yolmakla kökünü kazımakla kesinlikle yok olmadığını açıklarlar. artık köyde iş olmadığını anlayan herkes, topraklarını çok ucuza satarak konya'ya, sık sık kendilerine yardımcı olan doktor zihni'ye giderler, onun torpilleriyle belediyede, şeker fabrikasında, dsi'de, özel idarede birer işçiliğe yahut apartman kapıcılığına yerleşip kalırlar. köyde sadece ümmet çavuş kalır. toprakları toplayan konya zenginleri ve bu arada mühendis şaşı cafer ise her şey olup bittikten sonra bir artezyenden tatlı su bulmayı başarırlar. ama artık olan olmuştur, o su yeni sahiplerine yarayacaktır. hıdır itfaiye çavuşluğundan musa kapıcılıktan memnunlardır, komşuları kerim usta sayesinde sol düşünceyle de tanışmışlardır ya, bir yandan lümpenlikten de vazgeçmezler, musa doktor zihni'nin karısıyla işi pişirmişken dul baldızını da evli ve çocuklu hıdır kuma olarak almıştır...
olaylar, cumhurbaşkanının* konya'yı ziyaretiyle başlar. kantarma köyünün muhtarı h*msalak musa'yla cesur kankası hıdır, cumhurbaşkanının şerefine verilen ziyafete sızmayı başarırlar. kendilerini tanıyan demokrat parti il başkanı dr. zihni'nin aracılığıyla bayar'la tanışarak ertesi gün çumra'ya giderken yol üstündeki köylerine uğramaya ikna ederler. hakikaten ertesi gün bayar gelir. köylülere "bir isteğiniz var mı" diye sorar. köyün hacı hoca tayfası "kuran kursu istiyoruz, caminin tamirini istiyoruz" filan diyedursun musa, hıdır ve musa'nın kayınpederi ümmet çavuş "kuraklıktan anamız ağladı, açız; su istiyoruz" derler. cumhurbaşkanı hepsinin sözünü verir.
cami inşaatı konyalı zenginler aracılığıyla hızla tamamlanır, kuran kursu yapılır, hoca atanır ve cumaları atatürk'e sövülen vaazlar verilmeye başlanır. sudansa ses seda yoktur. nihayet bir yıla yakın beklemenin ardından mühendis cafer diye biri yeraltı suyu araştırmaları için gelir. kuran kursu hocası "yağmur duası dururken yeraltı suyu aranmaz, cinler musallat olur" diye vaazlar veredursun muhtar'la hıdır'ın teşvikleriyle mühendis cafer (amerika'dan yeni gelmiş, zengin bir müteahhidin damadı) araştırmalara başlar. nihayet suya ulaşıldığındaysa tazyikli acı su fışkırır. üstelik bu acı su o kadar tazyiklidir ki, sondaj alanına beton dökülmesine rağmen betonları çatlatarak akmakta, kurak tarlalarda bir sodalı göl oluşturmaktadır. valilikten yalvar yakar istenen greyder gelmez, köylü kazma kürekle bir kanal açarak suyu en yakın dereye dökmeyi başarır. ama olan olmuş, ıslak topraktan köygöçüren denen yabani otlar fırlamaya başlamıştır. bütün köylü, bu işte çok ısrar eden muhtar musa'yla hıdır'a diş bilemeye başlar.
otu araştırmak için ankara üniversitesi ziraat fakültesinden bir heyet gelir. onlar da bu otun çok pahalı ilaçlarla ancak yok edilebileceğini, yolmakla kökünü kazımakla kesinlikle yok olmadığını açıklarlar. artık köyde iş olmadığını anlayan herkes, topraklarını çok ucuza satarak konya'ya, sık sık kendilerine yardımcı olan doktor zihni'ye giderler, onun torpilleriyle belediyede, şeker fabrikasında, dsi'de, özel idarede birer işçiliğe yahut apartman kapıcılığına yerleşip kalırlar. köyde sadece ümmet çavuş kalır. toprakları toplayan konya zenginleri ve bu arada mühendis şaşı cafer ise her şey olup bittikten sonra bir artezyenden tatlı su bulmayı başarırlar. ama artık olan olmuştur, o su yeni sahiplerine yarayacaktır. hıdır itfaiye çavuşluğundan musa kapıcılıktan memnunlardır, komşuları kerim usta sayesinde sol düşünceyle de tanışmışlardır ya, bir yandan lümpenlikten de vazgeçmezler, musa doktor zihni'nin karısıyla işi pişirmişken dul baldızını da evli ve çocuklu hıdır kuma olarak almıştır...
devamını gör...
vatan haini olmak için yapılması gerekenler
iktidar karşıtı olmak yeterli
devamını gör...
güvende hissetmek için hiç kimseye güvenmemek
ben sözlükten kimseyle arkadaş olmam.
insanların ne kadar manyak olduklarını görünce ister istemez mesafeli oluyorsun.
insanların ne kadar manyak olduklarını görünce ister istemez mesafeli oluyorsun.
devamını gör...
sözlükte kimseye güvenmemek
en doğrusunu yapmaktır.
kimseye güven borcumuz yok sonuçta. herkesi kendim gibi zannetmem, güvenmek de istemem. bana ne.
kimseye güven borcumuz yok sonuçta. herkesi kendim gibi zannetmem, güvenmek de istemem. bana ne.
devamını gör...
üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver
kara kediyi severim. güçlü kadındır. öyle her yürek onun yaşadıklarını taşıyamaz. bunca acının, bunca kırılmanın ardından hala ayakta durabiliyorsa, içinde hala umudunu kaybetmemiş bir taraf vardır. o yüzden temizinden bi 10.çalışır.
devamını gör...
gençler iş beğenmiyor söylemi
o iş beğenmeyen gençleri yapanlar, gençleri iş beğenmemekle suçlayan işverenler. olm, bunların hepsi sizin çocuklarınız, çocuğunuz değilse de torununuz. adam olaydınız da düzgün yetiştireydiniz o zaman, di mi? ne güzel memleket lan, kimse hiçbir şeyden sorumlu değil.
devamını gör...
normal sözlük teyzeleri
ben sıradan sözlük teyzesiyim. bayramda kapı açmam. şeker de el opmek de sağlığa zararlıdır. hem kapı kapı gezmek de ne ola? burası eski türkiye değil. kapının ardinda nasıl bir psikopat var biliyor musunuz? ananıza babanıza söyleyin, uyarın.
devamını gör...


