zaman tüneli
playboy
playboy'un yükselişi ve hakimiyeti dünyada art arda gelen bazı ekonomik ve sosyolojik gelişmelerin sonucuydu. çok sevdiğim ekşi sözlük eski yazarlarından (bkz: fatmagulun yengesi) ( kendi blogu da vardı ) caz müziğin standartların siyahilerce belirlendiği kanaatine karşı çıktığı yazısının bir yerinde, cazın siyahilerin neşe içinde dans etmesi, içeriğinde yer alan ritimlerin sekse davet etmesi, bunun da püriten beyaz ahlakın, cinselliğin neslin devamı için yapılması gerektiği dogmasına bir tehdit oluşturduğunu söyler.
fakat 50'li yıllardan itibaren abd korkunç bir kapital birikimi neticesinde, 2. dünya savaşı sonrası tek süper güç olmasının da katkısıyla, tarihte eşi görülmemiş bir refah toplumuna dönüştü. öyle ki işçi sınıfı bile lüks ve geniş evlerinde, aile fertleri sayısı kadar otomobili garajında park edilmiş bir hayat yaşamaya başladı. işte oldsmobile, cadillac ve chevrolet'lerin arka koltuklarında böylece baby boomer dediğimiz savaş sonrası refahın ilk neslinin cinsellik oyunları başladı. tarihte ilk defa üst soylu sınıfa veya burjuvaya dahil olmayan genç kız ve kadınlar da güzelleşmek ve erkeklere cazip görünmek için makyaj, kozmetik, estetik, bakım ve flörtleşmeye dair bilgiler edinmeye başladılar. kendi makyaj setleri, toilette'leri oldu. savaşlar bitmiş, genç erkek nesli cephelerde kırılmadan, kendi öz bakımlarıyla ilgilenebilecek ve karşı cinsi de etkileyecek moda akımlarını takip etmeye başladı. daha gürbüz, uzun ve alımlı bir jenerasyondu bu.
işte bu hengamda annesinden aldığı borçla ve 600 dolar gibi komik bir parayla playboy magazine'i kuran hugh heffner'in başarısı, kadın cinselliğinin görünür ve göze sokulur bir hale geldiği yılların mentalitesine bağlıdır. erkek cinsel iştahı ve talebi sonsuz iken ona yaratılan arz da kadın güzelliğinin standartlarını değiştirdi. kraliçe victoria dönemibde çocukluğunu yaşamış ingiliz teyzelerin ilk defa mini etekli kadınların sokakta dolaşmaya başladığını gördüğü ana dair video kayıtları var. kendilerine mikrofon uzatılınca bunu iğrenç bulduklarını söylüyorlar. mini etek, bikini, tanga, sarışınlık ( heffner'in olmazsa olmazı), platin saçlar, 90-60-90 mecburiyeti, hepsi playboy'un da başını çektiği gösterişçi kadın güzelliğinin unsurlarıydı. heffner kendi imparatorluğunu kurarken, artık kendisinin hayattaki yerini eğitimle, erdemle, aile kurmakla, çocuk yetiştirmekle ifade etmek yerine güzelliğini kullanmak ve onu sergilemek geçer akçe olmuştu. ölçü madam curie olmak değil temmuz ayı orta sayfa güzeli olmaktı. heffner'in malikanesi tabi ki bir bordelloydu, hasan sabbah'ın yalancı cenneti gibi, kediciklerine izole ve rahat bir hayat sunuyordu. yüzü eskiyen, pörsüyen, şişmanlayan kızların yerine yeni dünya hurileri gelirdi. heffner'in cenneti bu dünyadaydı. burada kızlar aristokratlara, iş adamlarına, petro dolar milyarderlerine, uçkuruna düşkün politikacılara ve hollywood yıldızlarına pazarlanırdı.
cinselliğin artık evlerin odalarına bir klavye tıklaması kadar yakın derekeye düştüğü yıllar geldiğinde heffner son yıllarını yaşıyordu. artık ona ve dergisine ihtiyaç yoktu. tabu namına bir şey kalmamış, pornografi evlerin odalarında bile sergilenip dünyaya sunulan bir meta olmuştu. ancak heffner son anına kadar yaşamında taviz vermedi. sarışın kızlarıyla sahte cennetinde yaşadı. o ünlü sözü '' seksi ben yarattım'' ın içini sonuna kadar doldurmuştu. yine de düşünüyorum da cinsellik üzerine pazarlamanın artık mekanik hareketler silsilesi haline dönüştüğü only fans uygulamasını görse ne derdi ? muhtemelen karl marx'ın ben marksist değilim dediği gibi bir vecize savurur ve bu tarz aleni bir pornografik teşhirin cinselliğe dair merak ve gizemi öldürdüğünü söylerdi.
fakat 50'li yıllardan itibaren abd korkunç bir kapital birikimi neticesinde, 2. dünya savaşı sonrası tek süper güç olmasının da katkısıyla, tarihte eşi görülmemiş bir refah toplumuna dönüştü. öyle ki işçi sınıfı bile lüks ve geniş evlerinde, aile fertleri sayısı kadar otomobili garajında park edilmiş bir hayat yaşamaya başladı. işte oldsmobile, cadillac ve chevrolet'lerin arka koltuklarında böylece baby boomer dediğimiz savaş sonrası refahın ilk neslinin cinsellik oyunları başladı. tarihte ilk defa üst soylu sınıfa veya burjuvaya dahil olmayan genç kız ve kadınlar da güzelleşmek ve erkeklere cazip görünmek için makyaj, kozmetik, estetik, bakım ve flörtleşmeye dair bilgiler edinmeye başladılar. kendi makyaj setleri, toilette'leri oldu. savaşlar bitmiş, genç erkek nesli cephelerde kırılmadan, kendi öz bakımlarıyla ilgilenebilecek ve karşı cinsi de etkileyecek moda akımlarını takip etmeye başladı. daha gürbüz, uzun ve alımlı bir jenerasyondu bu.
işte bu hengamda annesinden aldığı borçla ve 600 dolar gibi komik bir parayla playboy magazine'i kuran hugh heffner'in başarısı, kadın cinselliğinin görünür ve göze sokulur bir hale geldiği yılların mentalitesine bağlıdır. erkek cinsel iştahı ve talebi sonsuz iken ona yaratılan arz da kadın güzelliğinin standartlarını değiştirdi. kraliçe victoria dönemibde çocukluğunu yaşamış ingiliz teyzelerin ilk defa mini etekli kadınların sokakta dolaşmaya başladığını gördüğü ana dair video kayıtları var. kendilerine mikrofon uzatılınca bunu iğrenç bulduklarını söylüyorlar. mini etek, bikini, tanga, sarışınlık ( heffner'in olmazsa olmazı), platin saçlar, 90-60-90 mecburiyeti, hepsi playboy'un da başını çektiği gösterişçi kadın güzelliğinin unsurlarıydı. heffner kendi imparatorluğunu kurarken, artık kendisinin hayattaki yerini eğitimle, erdemle, aile kurmakla, çocuk yetiştirmekle ifade etmek yerine güzelliğini kullanmak ve onu sergilemek geçer akçe olmuştu. ölçü madam curie olmak değil temmuz ayı orta sayfa güzeli olmaktı. heffner'in malikanesi tabi ki bir bordelloydu, hasan sabbah'ın yalancı cenneti gibi, kediciklerine izole ve rahat bir hayat sunuyordu. yüzü eskiyen, pörsüyen, şişmanlayan kızların yerine yeni dünya hurileri gelirdi. heffner'in cenneti bu dünyadaydı. burada kızlar aristokratlara, iş adamlarına, petro dolar milyarderlerine, uçkuruna düşkün politikacılara ve hollywood yıldızlarına pazarlanırdı.
cinselliğin artık evlerin odalarına bir klavye tıklaması kadar yakın derekeye düştüğü yıllar geldiğinde heffner son yıllarını yaşıyordu. artık ona ve dergisine ihtiyaç yoktu. tabu namına bir şey kalmamış, pornografi evlerin odalarında bile sergilenip dünyaya sunulan bir meta olmuştu. ancak heffner son anına kadar yaşamında taviz vermedi. sarışın kızlarıyla sahte cennetinde yaşadı. o ünlü sözü '' seksi ben yarattım'' ın içini sonuna kadar doldurmuştu. yine de düşünüyorum da cinsellik üzerine pazarlamanın artık mekanik hareketler silsilesi haline dönüştüğü only fans uygulamasını görse ne derdi ? muhtemelen karl marx'ın ben marksist değilim dediği gibi bir vecize savurur ve bu tarz aleni bir pornografik teşhirin cinselliğe dair merak ve gizemi öldürdüğünü söylerdi.
devamını gör...
analitik felsefe
ne saçma bir felsefe kavramı!
analitik; "çözümleme" demek değil mi? eee felsefe de zaten çözümleme demektir. analiz yapmadan nasıl felsefe yapacaksın ki? mal mal oturup felsefe yapmış biri var mı ki?
analitik; "çözümleme" demek değil mi? eee felsefe de zaten çözümleme demektir. analiz yapmadan nasıl felsefe yapacaksın ki? mal mal oturup felsefe yapmış biri var mı ki?
devamını gör...
memleketi zorla israil ile savaşa sokmak
bugün yarın öğle ya da böyle bu savaş çıkacak
ama bu savaş türkiye topraklarında olmayacak
türkiye topraklarındaki tek sıkıntı mülteci adı altında ülkeye girmiş olan kontrolsüz göçmenler bunlar israil tarafından kesinlikle kullanılacak ve ülke içerisinde ciddi sıkıntılar çıkaracaklar
ama savaş suriye lübnan ve israil topraklarında olacak
ama bu savaş türkiye topraklarında olmayacak
türkiye topraklarındaki tek sıkıntı mülteci adı altında ülkeye girmiş olan kontrolsüz göçmenler bunlar israil tarafından kesinlikle kullanılacak ve ülke içerisinde ciddi sıkıntılar çıkaracaklar
ama savaş suriye lübnan ve israil topraklarında olacak
devamını gör...
memleketi zorla israil ile savaşa sokmak
mal başlık ve tanımlarda bugün. kaba etinden uydur yaz. ne güzel lan.
devamını gör...
memleketi zorla israil ile savaşa sokmak
çıksa da biraz askere gitsem bari. seferberlik görev emrim var benim. kesin alırlar. ha. bana kalırsa ben gitmem ama alırlar yani. öyle olunca da mecburen işte. yine de mızmızlanmam, giderim. sivil hayatta çok matah değil. biraz da askeri hayatta takılayım.
belki bu sefer kendimi zımbatlamanın bir yolunu da bulurum hem. öbür seferinde şansım yaver gitmedi bir türlü. aman canım, onlar da çok becereksizmiydiler neydiler. anlamadım ki. neyse. olur öyle.
bir erkek için en iyisi hiç doğmamak, ondan sonraki en iyi şey ise savaşta ölmek. ben işte öyle, dedem gibi düşünüyorum. haklı adam.
hem seviyom ben tüfek, kamuflaj falan. gidilir yani. kışlada durmak için değil ama orada bana afakanlar basıyor. dağ, tepe dolanmak daha iyi. rütbelilerle uğraşmıyorsun hiç. mis.
belki bu sefer kendimi zımbatlamanın bir yolunu da bulurum hem. öbür seferinde şansım yaver gitmedi bir türlü. aman canım, onlar da çok becereksizmiydiler neydiler. anlamadım ki. neyse. olur öyle.
bir erkek için en iyisi hiç doğmamak, ondan sonraki en iyi şey ise savaşta ölmek. ben işte öyle, dedem gibi düşünüyorum. haklı adam.
hem seviyom ben tüfek, kamuflaj falan. gidilir yani. kışlada durmak için değil ama orada bana afakanlar basıyor. dağ, tepe dolanmak daha iyi. rütbelilerle uğraşmıyorsun hiç. mis.
devamını gör...
tebdili matmazel (yazar)
yine gel. bekleriz. ne güzel takılıyorduk ya. arada. biraz sıkıcı bir tipti ama o da bir tipti sonuçta. kendi halinde eğleniyordu. çok ciddiye almamak lazımdı.
bir dahakine bana sar. ben şikayet etmem. dilediğince takılabilir, içini boşaltabilirsin. atış serbest olur yani.
kendine ciciş bak.
bir dahakine bana sar. ben şikayet etmem. dilediğince takılabilir, içini boşaltabilirsin. atış serbest olur yani.
kendine ciciş bak.
devamını gör...
memleketi zorla israil ile savaşa sokmak
son günlerde olan durumdur hem netanyahu hem bizim taraftan ateş hızlıca yakıldı ve hızla büyüyor ilginç olan yakin zamanda iki tarafta seçime gidecek .insan düşünmeden edemiyor bu kadar basit mi
devamını gör...
evren genişliyorsa genişlediği yerde ne var sorunsalı
hiç kimse bilmiyo o sorunun cevabını. zaten boşluk nedir sorusunu sen cevapla, git nobel ödülünü stockholm' den al.
devamını gör...
yazarların büyük bir soruna karşı stoklamak istedikleri
açık mavi renk polo şeker.
devamını gör...
yazarların büyük bir soruna karşı stoklamak istedikleri
luppo... kopyala yapıştır
devamını gör...
evren genişliyorsa genişlediği yerde ne var sorunsalı
vay be enişte ciddi ciddi okuyormuş yazdıklarını.
ben de okuyordum da dersten kaçma huyum kötü.
ben de okuyordum da dersten kaçma huyum kötü.
devamını gör...
atatürk’le rakı balık yapsan ne konuşurdun
.
devamını gör...
orta yaş sendromu
bu sendroma girdiğim gün giyinirim arkadaşlar.
şunlar gibi o yaşta soyunmam.
çok çirkinler, farkındayım*
giyinir, efendi pozlar atarım.
şunlar gibi o yaşta soyunmam.
çok çirkinler, farkındayım*
giyinir, efendi pozlar atarım.
devamını gör...
orta yaş sendromu
bir kamyoncunun kucağında uyanma riski vardır.a
sonra luci ve smert gibi olma
sonra luci ve smert gibi olma
devamını gör...
evren genişliyorsa genişlediği yerde ne var sorunsalı
bu soru soruldu ve meja cevapladı
(bkz: evren neyin içinde genişliyor)
(bkz: evren neyin içinde genişliyor)
devamını gör...
evren genişliyorsa genişlediği yerde ne var sorunsalı
bir rivayete göre orada huriler ve gemiciklerle dolu diyar varmış.
devamını gör...
bobby fischer
o tartışmalı bi konu ama. 1975' teki turnuvaya gitmemesi konusu. karpov çok genç, fischer uluslararası satranç komitesiyle zaten papaz olmuş...maça çıkmama sebebi illa da karpov' dan korkması değil, o fide denilen kuruma gıcık olması diye düşünüyorum ben.
bi grup var, karpov ' un pozisyonel oyunununa karşı duraramamaktan korktu, derler. o topa bikaç kere çıktım ben, ama yeteri kadar veri yok elimde. o zamanki dünya şampiyonu botvinnik' le sadece bi kere oynamış çok gençken, fischer 20 yaşında falanmış, botvinnik fischer ' i yenememiş berabere kalmışlar. başka bir maçta da oynamamışlar. dünya şampiyonu 20 yaşındaki genci yenememiş !!...e karpov pozisyonel oyun tekniğini botvinnik ' ten öğrendiğine göre, bobby fischer' in karpov ' dan korkacağını, ben aslında sanmıyorum.
ben, "ben satrançtan nefret ediyorum!!" cümlesini, " satranç gerçek hayata ait bir şey değil !!" cümlesini ve benzerlerini çok kere kurduğu için, dünya şampiyonu olduktan sonra motivasyonunu kaybettiğini o yüzden satrançtan koptuğunu düşünen grubun daha bir üyesiyim.
ama tabii siz diyeceksiniz ki, o zaman 75' teki maça neden çıkmadı ?!...maça çıkarsa fide denilen kurumun kurallarını kabul etmiş oluyo, çünkü turnuvayı onlar düzenliyo...
derim ben.
bi grup var, karpov ' un pozisyonel oyunununa karşı duraramamaktan korktu, derler. o topa bikaç kere çıktım ben, ama yeteri kadar veri yok elimde. o zamanki dünya şampiyonu botvinnik' le sadece bi kere oynamış çok gençken, fischer 20 yaşında falanmış, botvinnik fischer ' i yenememiş berabere kalmışlar. başka bir maçta da oynamamışlar. dünya şampiyonu 20 yaşındaki genci yenememiş !!...e karpov pozisyonel oyun tekniğini botvinnik ' ten öğrendiğine göre, bobby fischer' in karpov ' dan korkacağını, ben aslında sanmıyorum.
ben, "ben satrançtan nefret ediyorum!!" cümlesini, " satranç gerçek hayata ait bir şey değil !!" cümlesini ve benzerlerini çok kere kurduğu için, dünya şampiyonu olduktan sonra motivasyonunu kaybettiğini o yüzden satrançtan koptuğunu düşünen grubun daha bir üyesiyim.
ama tabii siz diyeceksiniz ki, o zaman 75' teki maça neden çıkmadı ?!...maça çıkarsa fide denilen kurumun kurallarını kabul etmiş oluyo, çünkü turnuvayı onlar düzenliyo...
derim ben.
devamını gör...
orta yaş sendromu
allah hayirlisini versin. evden habersiz kacip motosikletle dunya turuna falan cikmaya okeyim de allah el aleme rezil ettirecek seyler yaptirmasin.
devamını gör...
gözlemlenebilen evrenin 40 milyar ışık yılı olması
.
devamını gör...
