1.
amerikanın bu zamana kadar çıkardığı en yetenekli, yahudi asıllı, deha satranç oyuncusudur. henüz 13 yaşında gm* donald byrne'ü yendiği maç "yüzyılın maçı" (bkz: the game of century) adını almıştır. sovyetlerin takım halinde dünyayı domine ettiği satrançta izlanda'nın başkenti reykjavik'te boris spassky'i yenerek 1972-75 yılları arasında sürdürdüğü 11. dünya şampiyonu ünvanını kazanmıştır. soğuk savaş döneminde bütün sovyet takımını darmaduman eden tek amerikalı olarak tarihe geçmiştir. şampiyonluğundan sonra ilerleyen şizofreni ve paranoya rahatsızlıklarından dolayı kayıplara karışmıştır.
devamını gör...
2.
satranç tarihinin en gizemli şampiyonu.
devamını gör...
3.
(bkz: the queen's gambit)
devamını gör...
4.
the queen's gambit (dizi)'ten bildiğimiz beth harmon karakteri kendisinden esinlenerek yaratılmış belli ki. intihal yapmayalım, konu üzerine etraflıca bir irdeleme ekşi sözlük'te okunabilir.
devamını gör...
5.
"dünyanın en iyi kadın oyuncusunu getirin, bir at eksik oynayayım" demiş satranç ustası. bu sözü üzerine yorum yapardım ancak linç edilmek istemiyorum:)
devamını gör...
6.
tarihini yanlış hatırlamıyorsam eğer 2011 yıllarında çekilmiş bobby fischer against the world isimli bir belgesele sahip efsanevi satranç oyuncusu. kendisinin satranç üzerine yazdığı kitaplar bulunmaktadır bildiğim bir kaç tanesini alta not düşeceğim. zamanında ortalığı fırtına gibi yıkıp geçmiş bir efsane fischer, bazı efsaneler toza bazıları ise altına dönüşür ve biz biliyoruz ki bu tozdan kurulmuş bir imparatorluk değil.
(bkz: my 60 memorable games)
(bkz: the games of robert j. fischer)
(bkz: bobby fischer teaches chess)
(bkz: my 60 memorable games)
(bkz: the games of robert j. fischer)
(bkz: bobby fischer teaches chess)
devamını gör...
7.
dunya satranc tarihinin en gizemli ve sansasyonel oyuncusudur.
tam adi (bkz: robert james fischer)'dir. 9 mart 1943'de chicago'da dogmus, 17 ocak 2008'de izlanda'da hayatini kaybetmistir.
1972 yilinda (bkz: reykjavik)'de (bkz: boris spassky)'yi yenerek dunya sampiyonlugu unvanini kazanmis, 1975'de (bkz: anatoly karpov) ile oynamasi gereken unvan macina (bkz: fide) ile yasadigi anlasmazlik sonucu cikmayarak sampiyonluk unvanini hukmen kaybetmistir.
bu olaydan sonra uzun yillar boyunca ortadan kaybolmustur. (bkz: birlesmis milletler) tarafindan ambargo uygulanan (bkz: yugoslavya)'da boris spassky ile resmi olmayan bir dunya sampiyonlugu maci yapmis ve bu maci da 10-5 kazanmistir.
11 eylul saldirilarindan sonra amerikan hukumetini suclayici demecler vermesinin ardindan abd tarafindan pasaportu iptal edilmistir. gecersiz pasaportla ulkeyi terk etmeye tesebbus suclamasiyla japonya'da narita havaalani'nda gozaltina alinmis, 9 ay boyunca tutuklu kalmasinin ardindan (bkz: izlanda) hukumetinin kendisine vatandaslik vermesiyle sampiyonluk unvanini kazandigi bu ulkeye tasinmistir.
2785'lik (bkz: elo) puani uzun yillar boyunca gecilememis, ancak (bkz: garry kasparov) dunya sampiyonu olduktan sonra bu puani gecebilmistir.
satrancta uyguladigi taktikler ve rakiplerine karsi aldigi inanilmaz galibiyetler, satranc jargonunda (bkz: fischer hummasi) olarak adlandirilir.
tam adi (bkz: robert james fischer)'dir. 9 mart 1943'de chicago'da dogmus, 17 ocak 2008'de izlanda'da hayatini kaybetmistir.
1972 yilinda (bkz: reykjavik)'de (bkz: boris spassky)'yi yenerek dunya sampiyonlugu unvanini kazanmis, 1975'de (bkz: anatoly karpov) ile oynamasi gereken unvan macina (bkz: fide) ile yasadigi anlasmazlik sonucu cikmayarak sampiyonluk unvanini hukmen kaybetmistir.
bu olaydan sonra uzun yillar boyunca ortadan kaybolmustur. (bkz: birlesmis milletler) tarafindan ambargo uygulanan (bkz: yugoslavya)'da boris spassky ile resmi olmayan bir dunya sampiyonlugu maci yapmis ve bu maci da 10-5 kazanmistir.
11 eylul saldirilarindan sonra amerikan hukumetini suclayici demecler vermesinin ardindan abd tarafindan pasaportu iptal edilmistir. gecersiz pasaportla ulkeyi terk etmeye tesebbus suclamasiyla japonya'da narita havaalani'nda gozaltina alinmis, 9 ay boyunca tutuklu kalmasinin ardindan (bkz: izlanda) hukumetinin kendisine vatandaslik vermesiyle sampiyonluk unvanini kazandigi bu ulkeye tasinmistir.
2785'lik (bkz: elo) puani uzun yillar boyunca gecilememis, ancak (bkz: garry kasparov) dunya sampiyonu olduktan sonra bu puani gecebilmistir.
satrancta uyguladigi taktikler ve rakiplerine karsi aldigi inanilmaz galibiyetler, satranc jargonunda (bkz: fischer hummasi) olarak adlandirilir.
devamını gör...
8.
ezberlenmiş açılışların ve bu açılışlara verilen ezberlenmiş cevapların satrancı körelttiğini düşünen satranççıdır.
fischer'e göre ; piyonlar tahtada aynen dizilmeli... arkada dizili olan at fil kale gibi taşların yeri ise kura ile belirlenmelidir. böylece ezberleme olmayacak ,oyuncu kafasını kullanacak, hayal gücü çalışacaktır.. bence de haklıdır tezinde..
bu arada izlemek isteyenler için kalite bir belgesel olan bobby fischer dünyaya karşıbelgeseli izlenmelidir.
bobby fischer ortadan kaybolduktan sonra, nigel short internette esrarengiz biriyle bir çok maç yapar... bu maç yaptığı esrarengiz kişinin fisher olduğunu iddia eder... ahanda birinin analizini bırakalım buraya tık
fischer'e göre ; piyonlar tahtada aynen dizilmeli... arkada dizili olan at fil kale gibi taşların yeri ise kura ile belirlenmelidir. böylece ezberleme olmayacak ,oyuncu kafasını kullanacak, hayal gücü çalışacaktır.. bence de haklıdır tezinde..
bu arada izlemek isteyenler için kalite bir belgesel olan bobby fischer dünyaya karşıbelgeseli izlenmelidir.
bobby fischer ortadan kaybolduktan sonra, nigel short internette esrarengiz biriyle bir çok maç yapar... bu maç yaptığı esrarengiz kişinin fisher olduğunu iddia eder... ahanda birinin analizini bırakalım buraya tık
devamını gör...
9.
abd ile sovyetler arasındaki soğuk savaş döneminde sırayla birçok sovyetler efsanesini yenerek boris spassky ile mücadele hakkı kazanmış amerikalı şampiyon. biraz huysuz olduğu için federasyona birçok sorun çıkarmıştır. psikolojik üstünlüğü de kurduktan sonra boris spassky ile olan maçı kazanıp abd'nin hanesine bir puan yazdırmıştır. en nihayetinde kafayı tırlattı tabi. en sevdiği oyuncu, açık konumların ustası, paul morphy idir. ayrıca çok büyük ihtimalle en egoist satranç oyuncusudur.
“ı like the moment when ı break a man's ego” ― bobby fischer.
“ı like the moment when ı break a man's ego” ― bobby fischer.
devamını gör...
10.
11. dünya satranç şampiyonudur. 1972 yılında karşılaştığı (bkz: boris spassky)'den ünvanı aldıktan sonra ortadan kaybolmuş, inzivaya çekilmiştir. ancak 1992'de sırbistanlı bir organizatörün düzenlediği resmi olmayan dünya şampiyonluğu (rakip yine spassky idi) maçında medya önüne çıkmıştır. bu maçı da spassky'ye karşı 10-5 kazanmıştır.
devamını gör...
11.
12.
genellikle kasparov, carlsen ve fischer karşılaştırılır. hayran olduğum bu üç adam seviye olarak birbirlerine çok yakın olmakla birlikte bana göre fischer goat'tır. kısa surelik kariyerinde ulaştığı başarılara bakalım:
elo sıralamasında bir numarada olduğu yetmişlerin ilk yarısında 2785 puan ile ikinci sıradaki spassky'e tam 125 puan fark atmıştır, henüz bu rekorun yanından bile geçilmemiştir. süper gm'ler ile dolu bir turnuvada 20'li winning streak yakalamıştır, aynı şekilde bu rekor da öyle. spassky'i yendiği şampiyonada sadece bir tane yardımcısı vardır o da seviye olarak kendisinin çok gerisindedir , spassky'nin arkasında ise sovyetlerin oluşturduğu rakibin tüm maçlarını analiz edip zaaflarını ortaya çıkartan gm ordusu vardır, buna rağmen ilk iki maçı resmen verdikten sonra spassky gibi bir adamı iyi sayılabilecek bir skorla yenmiş ve satranca kafası basmayan amerikalıların ilk ve şimdiye kadarki tek şampiyonu (fide) olmuştur.
evet belki fischer'i öne çıkarmamda eşine az rastlanır karakterinin de etkisi olabilir olabilir. bunun yanında bir diğer sevdiğim yanı deliliği satrancına da sirayet eden fishcer bana göre tal ile beraber satranç tarihindeki takip etmesi en zevkli, en fantastik maçları çıkarmıştır. satranç botlarinin dahi birkaç deneme sonrasında puan verebildigi akıl almaz absurtlukte match winning hamleleri vardır. goat rekabetinde en büyük eksikliği longevity olan bu adam eğer delirip gitmeseydi en azından kasparov'a kadar satranç dünyasını domine edeceğini düşünüyorum. sonrası ne olurdu bilemeyiz.
best by test, rip.
elo sıralamasında bir numarada olduğu yetmişlerin ilk yarısında 2785 puan ile ikinci sıradaki spassky'e tam 125 puan fark atmıştır, henüz bu rekorun yanından bile geçilmemiştir. süper gm'ler ile dolu bir turnuvada 20'li winning streak yakalamıştır, aynı şekilde bu rekor da öyle. spassky'i yendiği şampiyonada sadece bir tane yardımcısı vardır o da seviye olarak kendisinin çok gerisindedir , spassky'nin arkasında ise sovyetlerin oluşturduğu rakibin tüm maçlarını analiz edip zaaflarını ortaya çıkartan gm ordusu vardır, buna rağmen ilk iki maçı resmen verdikten sonra spassky gibi bir adamı iyi sayılabilecek bir skorla yenmiş ve satranca kafası basmayan amerikalıların ilk ve şimdiye kadarki tek şampiyonu (fide) olmuştur.
evet belki fischer'i öne çıkarmamda eşine az rastlanır karakterinin de etkisi olabilir olabilir. bunun yanında bir diğer sevdiğim yanı deliliği satrancına da sirayet eden fishcer bana göre tal ile beraber satranç tarihindeki takip etmesi en zevkli, en fantastik maçları çıkarmıştır. satranç botlarinin dahi birkaç deneme sonrasında puan verebildigi akıl almaz absurtlukte match winning hamleleri vardır. goat rekabetinde en büyük eksikliği longevity olan bu adam eğer delirip gitmeseydi en azından kasparov'a kadar satranç dünyasını domine edeceğini düşünüyorum. sonrası ne olurdu bilemeyiz.
best by test, rip.
devamını gör...
13.
1943-2008 yılları arasında yaşayan satranççı.
dünyanın en iyi satranç ustalarından biri olarak kabul edilmiştir.
kendine özgü hamleleri fischer humması olarak adlandırılmıştır.
fischer 2008'de izlanda'da hayatını kaybetmiştir.
dünyanın en iyi satranç ustalarından biri olarak kabul edilmiştir.
kendine özgü hamleleri fischer humması olarak adlandırılmıştır.
fischer 2008'de izlanda'da hayatını kaybetmiştir.
devamını gör...
14.
döneminde, satranç büyükustalarının artık terkettikleri cesur ve maceracı, riskli hamlelerini yapmaktan çekinmeyerek dönem satrancının şövalyeleri arasına girmiştir. sıkıcı, garantici bilinen analizler, fischerin göze aldığı yönde analiz bile geliştirmedikleri için karşısında tutunamamışlardır. sanırım efsanevi karpovu devirmişti. ama fischer bu başarısını ömrüne yayıp koruyabilme yeteneğini gösterememiş, kişiliğinden kaynaklanan tutarsızlıklar göstermiştir. çünkü abd.nin rusya gibi bir satranç geleneği ve kültürü, ekolü yoktur. özetle bir capablanka bir lasker olamamıştır. ondaki genç cengaver ruh sonraki yıllarda kasparovda görülmüştür. evet satranç tarihinde ve büyük usta tipolojisinde değişiklik yenilik yarattığı tartışılmaz. (satrançtan 40 yıl önce kopmuş biri olarak kişisel düşüncelerimdir. ilkin spassky'i yendiğini atlamışım.)
devamını gör...
15.
kitaplardan öğrenilemeyen "sıradışı" bir "büyük usta" dır... bugün çok kisiye büyük usta, diyolar, magnus ' u bi kere yendikleri için şahıslar "büyük usta" sayılıyor.
bu dünya, sayılar ve reyting üzerinden değerlendiriliyor.
bobby fischer...alman'dır !!...annesi, zürih doğumlu yahudi bi regina' dır. babası hans gerhardt ' tır, o direkt alman' dır !!..bobby fischer ' in anadili (amerikan pasaportu taşımasına rağmen) almanca ' dır...!!
bobby fischer ' i amerikalılar çok sahiplenmez , o yüzden. almanlar sahiplenir !!...anne yahudidir, yahudilikte din anneden geçer, demek ki bu çok büyük satranç ustası, 1.inci dereceden yahudidir !!
şimdi yahudi diyince küçümseyeceksiniz, ama dayısı ve yahudi büyük babası, oldukça iyi satranççılarmış ve 4 yaşından itibaren ona satranç öğretmişler, satranç oynamışlar..
sonuçta bobby fischer ya yahudi, ya amerikalı, ya da alman olarak tarihin gördüğü en büyük satranç ustalarından biridir.
bu dünya, sayılar ve reyting üzerinden değerlendiriliyor.
bobby fischer...alman'dır !!...annesi, zürih doğumlu yahudi bi regina' dır. babası hans gerhardt ' tır, o direkt alman' dır !!..bobby fischer ' in anadili (amerikan pasaportu taşımasına rağmen) almanca ' dır...!!
bobby fischer ' i amerikalılar çok sahiplenmez , o yüzden. almanlar sahiplenir !!...anne yahudidir, yahudilikte din anneden geçer, demek ki bu çok büyük satranç ustası, 1.inci dereceden yahudidir !!
şimdi yahudi diyince küçümseyeceksiniz, ama dayısı ve yahudi büyük babası, oldukça iyi satranççılarmış ve 4 yaşından itibaren ona satranç öğretmişler, satranç oynamışlar..
sonuçta bobby fischer ya yahudi, ya amerikalı, ya da alman olarak tarihin gördüğü en büyük satranç ustalarından biridir.
devamını gör...
16.
bi de bu "belki de tarihin gördüğü en büyük satranç ustası " için söylenmesi gereken şeylerden biri de, amerika ' nın eski yugoslavya ' ya uyguladığı yaptırımlar zamanında 20 yıl aradan sonra yugoslavya ' nın başkenti belgrad' ta boris spassky' le satranç oynamasıdır.
bu şundan dolayı önemlidir; fischer amerikan vatandaşıdır, amerikan yaptırımlarını, resmi bir maça çıkarak delmektedir. kendisine yapılan amerikan tehditlerine kulak asmamış ve bilerek ve isteyerek amerikan delegasyonuyla görüşmeyi reddetmiştir...maçtan sonra, ölene kadar amerika ya gitmemiştir. amerika'lılar "bizim istediğimiz maçı sadece dünyanın başka bir şehrinde yapmasıydı, illa o şehirde maça çıkmasını hainlik olarak değerlendiriyoruz !!" dediler fischer hakkında.
ve evet satranç dünyasından 20 yıl ayrı kalmasına rağmen oynadığı o turnuvayı da yaşlı bir adam olarak da büyük bir üstünlükle kazandı. doğaçlama çıkışlarda daha da cesurlaşmış olduğu görüldü.
şu unutulmasın ki bugünkü büyük ustalar kompüterize edilmiş tekniklerle eğitiliyolar. onların yaptıkları her hamleyi bilgisayar kontrol ediyor. bilgisayara en uygun hamleleri soruyosun gösteriyor. örneğin ünlü botvinnik - tal karşılaşmalarını bilgisayarda değerlendirdiğin zaman, bilgisayar , ikisinin birçok hamlesini hatalı ve yanlış hamle olarak değerlendiriyor. çünkü "insan faktörünü" eliminize ediyor bilgisayar.
bobby fischer gibi eski adamlar, bilgisayarın uzatılmış eli, değil, herşeye rağmen insandılar. işin "heyecan verici" tarafı da oydu zaten.
fischer zaten, kişi olarak da "rakibi analiz etmek" gibi konulara hiç girmemiş tamamen neyse o modunda masaya oturmuştur. ünlü fischer humması dedikleri şey de ondan kaynaklanır. o an karar verir, ve tamamen doğaçlamadır.
bu şundan dolayı önemlidir; fischer amerikan vatandaşıdır, amerikan yaptırımlarını, resmi bir maça çıkarak delmektedir. kendisine yapılan amerikan tehditlerine kulak asmamış ve bilerek ve isteyerek amerikan delegasyonuyla görüşmeyi reddetmiştir...maçtan sonra, ölene kadar amerika ya gitmemiştir. amerika'lılar "bizim istediğimiz maçı sadece dünyanın başka bir şehrinde yapmasıydı, illa o şehirde maça çıkmasını hainlik olarak değerlendiriyoruz !!" dediler fischer hakkında.
ve evet satranç dünyasından 20 yıl ayrı kalmasına rağmen oynadığı o turnuvayı da yaşlı bir adam olarak da büyük bir üstünlükle kazandı. doğaçlama çıkışlarda daha da cesurlaşmış olduğu görüldü.
şu unutulmasın ki bugünkü büyük ustalar kompüterize edilmiş tekniklerle eğitiliyolar. onların yaptıkları her hamleyi bilgisayar kontrol ediyor. bilgisayara en uygun hamleleri soruyosun gösteriyor. örneğin ünlü botvinnik - tal karşılaşmalarını bilgisayarda değerlendirdiğin zaman, bilgisayar , ikisinin birçok hamlesini hatalı ve yanlış hamle olarak değerlendiriyor. çünkü "insan faktörünü" eliminize ediyor bilgisayar.
bobby fischer gibi eski adamlar, bilgisayarın uzatılmış eli, değil, herşeye rağmen insandılar. işin "heyecan verici" tarafı da oydu zaten.
fischer zaten, kişi olarak da "rakibi analiz etmek" gibi konulara hiç girmemiş tamamen neyse o modunda masaya oturmuştur. ünlü fischer humması dedikleri şey de ondan kaynaklanır. o an karar verir, ve tamamen doğaçlamadır.
devamını gör...
17.
ambargoyu deldiği maç katliamcılığından ötürü dünyada yalnız bırakılmış yugoslavya'ya destek olarak da algılanabilir. gerçi kendisi bunu muhtemelen sadece para için yaptı ve 3.3 milyon doları cebine koydu. maç ilgiyle ve biraz da şaşkınlıkla izlenmişti. zira kendisi yenilirim korkusuyla karpov'dan kaçtığı için adete 20 sene sırra kadem basmıştı. o maçta ise kafasında kasket eli cebinde çok rahat bir havadaydı. keşke o halet-i ruhiyeye 20 sene önce sahip olsaymış da karpov ile muhteşem maçlara imza atsaymış.
1992'deki o maç hali hazırda tepesinde kasparov'un olduğu dünya elitleri seviyesinde değildi ama fischer'in bazı yeni fikirleri takip ettiği görülmüştü. bir de fischer saati denilen, hamle yaptıktan sonra oyuncuya zamanın eklendiği sistem ilk kez burada uygulanmıştır. maçtan sonra fischer'in ciddi ciddi kendisini dünya şampiyonu ilan etmesi ise komiktir.
1992'deki o maç hali hazırda tepesinde kasparov'un olduğu dünya elitleri seviyesinde değildi ama fischer'in bazı yeni fikirleri takip ettiği görülmüştü. bir de fischer saati denilen, hamle yaptıktan sonra oyuncuya zamanın eklendiği sistem ilk kez burada uygulanmıştır. maçtan sonra fischer'in ciddi ciddi kendisini dünya şampiyonu ilan etmesi ise komiktir.
devamını gör...
18.
o tartışmalı bi konu ama. 1975' teki turnuvaya gitmemesi konusu. karpov çok genç, fischer uluslararası satranç komitesiyle zaten papaz olmuş...maça çıkmama sebebi illa da karpov' dan korkması değil, o fide denilen kuruma gıcık olması diye düşünüyorum ben.
bi grup var, karpov ' un pozisyonel oyunununa karşı duraramamaktan korktu, derler. o topa bikaç kere çıktım ben, ama yeteri kadar veri yok elimde. o zamanki dünya şampiyonu botvinnik' le sadece bi kere oynamış çok gençken, fischer 20 yaşında falanmış, botvinnik fischer ' i yenememiş berabere kalmışlar. başka bir maçta da oynamamışlar. dünya şampiyonu 20 yaşındaki genci yenememiş !!...e karpov pozisyonel oyun tekniğini botvinnik ' ten öğrendiğine göre, bobby fischer' in karpov ' dan korkacağını, ben aslında sanmıyorum.
ben, "ben satrançtan nefret ediyorum!!" cümlesini, " satranç gerçek hayata ait bir şey değil !!" cümlesini ve benzerlerini çok kere kurduğu için, dünya şampiyonu olduktan sonra motivasyonunu kaybettiğini o yüzden satrançtan koptuğunu düşünen grubun daha bir üyesiyim.
ama tabii siz diyeceksiniz ki, o zaman 75' teki maça neden çıkmadı ?!...maça çıkarsa fide denilen kurumun kurallarını kabul etmiş oluyo, çünkü turnuvayı onlar düzenliyo...
derim ben.
bi grup var, karpov ' un pozisyonel oyunununa karşı duraramamaktan korktu, derler. o topa bikaç kere çıktım ben, ama yeteri kadar veri yok elimde. o zamanki dünya şampiyonu botvinnik' le sadece bi kere oynamış çok gençken, fischer 20 yaşında falanmış, botvinnik fischer ' i yenememiş berabere kalmışlar. başka bir maçta da oynamamışlar. dünya şampiyonu 20 yaşındaki genci yenememiş !!...e karpov pozisyonel oyun tekniğini botvinnik ' ten öğrendiğine göre, bobby fischer' in karpov ' dan korkacağını, ben aslında sanmıyorum.
ben, "ben satrançtan nefret ediyorum!!" cümlesini, " satranç gerçek hayata ait bir şey değil !!" cümlesini ve benzerlerini çok kere kurduğu için, dünya şampiyonu olduktan sonra motivasyonunu kaybettiğini o yüzden satrançtan koptuğunu düşünen grubun daha bir üyesiyim.
ama tabii siz diyeceksiniz ki, o zaman 75' teki maça neden çıkmadı ?!...maça çıkarsa fide denilen kurumun kurallarını kabul etmiş oluyo, çünkü turnuvayı onlar düzenliyo...
derim ben.
devamını gör...
