zaman tüneli
file çorap
olsa da yırtsak dedirdir insana
devamını gör...
the prophecy
en tatlı ıron maiden şarkısı.
başlangıç kısmı 15 yıldır telefon ring tonum.
başlangıç kısmı 15 yıldır telefon ring tonum.
devamını gör...
file çorap
nafile çorap...
devamını gör...
yarı kamusal mal
ne tam kamusal mal ne de tam özel mal niteliği taşıyan, bünyesinde hem bireysel hem de toplumsal faydayı barındıran mal ve hizmetlerdir.
tam kamusal mallar gibi toplumun genel yararına sunulan ancak tüketimde rekabetin yaşanabildiği veya belirli mekanizmalarla kullanıcıların dışarıda bırakılabildiği mal ve hizmetlerdir. yani ne tamamen herkesin sınırsızca ve ücretsiz erişebildiği bir deniz feneridir, ne de sadece parasını ödeyenin tüketebildiği bir fincan kahve; bu iki dünyanın tam ortasında durur.
günlük hayatımıza baktığımızda bu kavramın ne kadar merkezde olduğunu kolayca görebiliriz. örneğin eğitim ve sağlık hizmetleri...
bir devlet okulunda eğitim almak toplumsal refahı artırır ve ilk bakışta herkes için erişilebilir gibidir. ancak sınıftaki öğrenci sayısı aşırı arttığında eğitimin kalitesi düşer; yani tüketimde bir "rekabet" ve sıkışıklık başlar.
benzer şekilde köprüler ve otoyollar da harika birer yarı kamusal mal örneğidir. yol bomboşken sürüşün keyfini çıkarırsınız; fakat iş çıkış saatinde trafik kilitlendiğinde, o mal artık sizin için tüketimde rekabet yaşanan bir hale gelir.
iktisatçıların yarı kamusal mallar üzerinde bu kadar çok durmasının temel sebebi, bu malların yarattığı pozitif dışsallıklardır. kaliteli bir eğitim sistemi sadece okula giden çocuğu değil, daha bilinçli bireylerle yaşayacak olan tüm toplumu iyileştirir. ya da aşılanan bir insan, sadece kendini değil toplum sağlığını da korur. (bu noktada türkiye'deyseniz eleştirilebilirsiniz gerçi, malum aşı karşıtları)
bu yüzden normal devletler, bu tür hizmetleri tamamen piyasa koşullarının insafına bırakmaz; fiyatını düşürmek için sübvanse eder veya doğrudan kendisi üstlenir. canım ülkemizde yine bunu halka iteleme yöntemiyle geçiştiriyoruz.
tam kamusal mallar gibi toplumun genel yararına sunulan ancak tüketimde rekabetin yaşanabildiği veya belirli mekanizmalarla kullanıcıların dışarıda bırakılabildiği mal ve hizmetlerdir. yani ne tamamen herkesin sınırsızca ve ücretsiz erişebildiği bir deniz feneridir, ne de sadece parasını ödeyenin tüketebildiği bir fincan kahve; bu iki dünyanın tam ortasında durur.
günlük hayatımıza baktığımızda bu kavramın ne kadar merkezde olduğunu kolayca görebiliriz. örneğin eğitim ve sağlık hizmetleri...
bir devlet okulunda eğitim almak toplumsal refahı artırır ve ilk bakışta herkes için erişilebilir gibidir. ancak sınıftaki öğrenci sayısı aşırı arttığında eğitimin kalitesi düşer; yani tüketimde bir "rekabet" ve sıkışıklık başlar.
benzer şekilde köprüler ve otoyollar da harika birer yarı kamusal mal örneğidir. yol bomboşken sürüşün keyfini çıkarırsınız; fakat iş çıkış saatinde trafik kilitlendiğinde, o mal artık sizin için tüketimde rekabet yaşanan bir hale gelir.
iktisatçıların yarı kamusal mallar üzerinde bu kadar çok durmasının temel sebebi, bu malların yarattığı pozitif dışsallıklardır. kaliteli bir eğitim sistemi sadece okula giden çocuğu değil, daha bilinçli bireylerle yaşayacak olan tüm toplumu iyileştirir. ya da aşılanan bir insan, sadece kendini değil toplum sağlığını da korur. (bu noktada türkiye'deyseniz eleştirilebilirsiniz gerçi, malum aşı karşıtları)
bu yüzden normal devletler, bu tür hizmetleri tamamen piyasa koşullarının insafına bırakmaz; fiyatını düşürmek için sübvanse eder veya doğrudan kendisi üstlenir. canım ülkemizde yine bunu halka iteleme yöntemiyle geçiştiriyoruz.
devamını gör...
file çorap
çorabı sadece sonbahar ve kış mevsimlerinde etek/ şort- çizme ile kombinlerim. renkli ve desenli kıyafetlerde ten rengi veya ince siyah, tek renklerde sadece desenli fileler…
file çorap diyince aklınıza sadece delikli çorap geliyorsa file çoraba hakaret sayarım.
vanilya roses file
siyah roses file
siyah floral desire
siyah desenli file
siyah leopard file
pastel bej elagnat file
kestane yılan desenli file
floral borda file
çift renkli duo file
ince jartiyer file ne bileyim zibilyon tanesi var. benim bildiklerim bunlar.





file çorap diyince aklınıza sadece delikli çorap geliyorsa file çoraba hakaret sayarım.
vanilya roses file
siyah roses file
siyah floral desire
siyah desenli file
siyah leopard file
pastel bej elagnat file
kestane yılan desenli file
floral borda file
çift renkli duo file
ince jartiyer file ne bileyim zibilyon tanesi var. benim bildiklerim bunlar.





devamını gör...
the number of the beast
ıron maiden her ne kadar kassa da (powerslave, brave new world, piece of mind, fear of the dark) bu albümün üzerine hiçbir zaman çıkamamıştır.
albüm baştan sona efsanedir, albümün ismi ise steve harris’in gördüğü bir rüyaya dayanmaktadır :)
ayrıca merch olarak da en sevdiğim merch bu albüm kapağı basılı ürünlerdir, süperler lan!
dinleyin, dinlettirin!
albüm baştan sona efsanedir, albümün ismi ise steve harris’in gördüğü bir rüyaya dayanmaktadır :)
ayrıca merch olarak da en sevdiğim merch bu albüm kapağı basılı ürünlerdir, süperler lan!
dinleyin, dinlettirin!
devamını gör...
good luck babe (yazar)
yav yeme beniii. böyle kardeş mi olurr.
devamını gör...
22 acacia avenue
fahişe aramak için en iyi mekandır hehehe.
devamını gör...
good luck babe (yazar)
laaaaan kardeşimin kısmetini kapatma ae.
devamını gör...
mutlu bir ilişkinin sırrı
sadakat.
devamını gör...
birbirine yakışan yazarlar
okan ve yenge.
devamını gör...
normal mal
hii bizi kastetmemiş.
devamını gör...
mutlu bir ilişkinin sırrı
aktif cinsel hayat, bol bol fantezi, maddi sıkıntıların olmaması.
ayrıca fazla samimiyet bir noktadan sonra laubaliliği getirir. saygı sınırının özenle korunması.
ayrıca fazla samimiyet bir noktadan sonra laubaliliği getirir. saygı sınırının özenle korunması.
devamını gör...
eylül sözlük
hayır aşk sözlük olacak. eylül ayı mükemmel olacak. birilerinin arasını yapcam. nidoş eline alacak oku herkesi birbirine aşık edecek..
ayy ne güzelll.
ayy ne güzelll.
devamını gör...
normal mal
tüketicinin geliri arttığında talebi artan, geliri azaldığında ise talebi düşen mallardır.
bu tür mallarda tüketici geliri ile mala olan talep arasında her zaman doğru orantılı bir ilişki bulunur ve talebin gelir esnekliği pozitiftir.
aslında hepimizin hayatının tam merkezinde yer alan, maaşımıza zam aldığımızda ya da elimize fazladan biraz para geçtiğinde koşarak daha fazlasını veya daha kalitelisini aldığımız o ürünlerdir. iktisat kitapları bunu "tüketicinin geliri arttıkça talebi de artan mallar" olarak tanımlar. örneğin, öğrenciyken cebimizde kısıtlı bir harçlık varken her gün marketten aldığımız o ucuz hazır kahveleri düşünün. ancak mezun olup iyi bir maaşla işe başladığımızda, o paket kahvelerin yerini aniden şık kafelerdeki taze demlenmiş filtre kahveler alır. işte o kaliteli kahve, tam anlamıyla bir normal maldır.
sadece kahve de değil; marka kıyafetler, dışarıda yenilen akşam yemekleri, tiyatro biletleri veya daha konforlu bir araba... gelirimiz arttıkça doğal olarak hayat standartlarımızı da yükseltmek isteriz. bu iyileşme sürecinde yöneldiğimiz, "param var, artık bunu hak ediyorum" diyerek daha fazla tükettiğimiz her şey bu kategoriye girer. işin ilginç yanı, cüzdanımız zayıfladığında veya ekonomik bir kriz kapıyı çaldığında ilk vazgeçtiğimiz şeyler de yine bunlardır.
sonuç olarak, "normal mal" kavramı sadece amfilerde yankılanan soğuk bir terim değildir. aksine, hepimizin daha iyi bir yaşama duyduğu o evrensel arzunun ekonomik dildeki karşılığıdır. cebimizdeki paranın artmasıyla alışveriş sepetimizin nasıl şekil değiştirdiğinin en canlı, en "bizden" kanıtıdır.
bu tür mallarda tüketici geliri ile mala olan talep arasında her zaman doğru orantılı bir ilişki bulunur ve talebin gelir esnekliği pozitiftir.
aslında hepimizin hayatının tam merkezinde yer alan, maaşımıza zam aldığımızda ya da elimize fazladan biraz para geçtiğinde koşarak daha fazlasını veya daha kalitelisini aldığımız o ürünlerdir. iktisat kitapları bunu "tüketicinin geliri arttıkça talebi de artan mallar" olarak tanımlar. örneğin, öğrenciyken cebimizde kısıtlı bir harçlık varken her gün marketten aldığımız o ucuz hazır kahveleri düşünün. ancak mezun olup iyi bir maaşla işe başladığımızda, o paket kahvelerin yerini aniden şık kafelerdeki taze demlenmiş filtre kahveler alır. işte o kaliteli kahve, tam anlamıyla bir normal maldır.
sadece kahve de değil; marka kıyafetler, dışarıda yenilen akşam yemekleri, tiyatro biletleri veya daha konforlu bir araba... gelirimiz arttıkça doğal olarak hayat standartlarımızı da yükseltmek isteriz. bu iyileşme sürecinde yöneldiğimiz, "param var, artık bunu hak ediyorum" diyerek daha fazla tükettiğimiz her şey bu kategoriye girer. işin ilginç yanı, cüzdanımız zayıfladığında veya ekonomik bir kriz kapıyı çaldığında ilk vazgeçtiğimiz şeyler de yine bunlardır.
sonuç olarak, "normal mal" kavramı sadece amfilerde yankılanan soğuk bir terim değildir. aksine, hepimizin daha iyi bir yaşama duyduğu o evrensel arzunun ekonomik dildeki karşılığıdır. cebimizdeki paranın artmasıyla alışveriş sepetimizin nasıl şekil değiştirdiğinin en canlı, en "bizden" kanıtıdır.
devamını gör...
kahpe bizans
gani müjde seven de ne biliim...
devamını gör...
birbirine yakışan yazarlar
tankernecla ile beynindekiherbirnöronatüküreyim çok yakışıyo abv.
shipledim şu an aşk görmek istiyorum ben aşık olsunlar birbirlerine.
shipledim şu an aşk görmek istiyorum ben aşık olsunlar birbirlerine.
devamını gör...
eylül sözlük
normal sözlüğün yeni adı.
devamını gör...
