zaman tüneli

sohbetin bittiğini anlayamayan insanlara katlanamıyorum. bir süre sonra görmezden gelmeye hatta yolumu değiştirmeye başlıyorum. kötü bir şey söylemek yerine hiçbir şey söylememek bence daha insaflı. normalde yumuşak konuşurum ve genelde de böyle bilinirim ama insanın her zaman tahammül seviyesi aynı olmuyor. yüz yüze baktığımız insanlarla da küs olmak istemiyorum.
devamını gör...

70 yasında da aşık olunabilir mi filmi.
guzekçl haber var: evet;)
devamını gör...

-bir kızın olsaydı, sevginin ona incitilmek olmadıgını nasıl anlatırdın?
filmi.

dayak yiyen bir kadın var.
buyuk aşk var.
gitmek istemek, gidememek var.

basına gelmeden anlamıyorsun ne kadar komplike aşklar var hayatta....

bizle basladı, bizle biter.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

baktığın zaman korku filmi karakteri gibiler ama çocuklar için düşünülmüş olmaları ilginç geliyor.

spoiler olmasın ama ömer seyfettin'in kolunu kesip veren diyet, kafasını koparıp karısına verdikleri bomba, duygusal ama korkutucu başını vermeyen şehit gibi çocuk edebiyatının bazı eserleri nasıl tuhafsa bunlar da öyle.

mesela siyah beyaz olarak çok rahat korku filminde oynarlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

teletubbies başlığı varmış sonradan gördüm. özür.
devamını gör...

seks var dediler geldik filmi;)
nicole kidman kendinden gecmiş.
erotik porno. ihih.

ne bilim.
her kadın hayatında bir kez yasamalı;)
deli kız işi.
devamını gör...

aslında burası küçük türkiye ve hayatın kendisi. nasıl her gün kavga varsa hayatta burada da var. belki iki veya daha çok taraflı magazinel yönü olan kavgalar her gün olmuyor ama bir şeylerin kavgası hemen her başlıkta var.

bundan normal de bir şey yok. hayat böyleyken sözlükte el ele tutuşup şarkı söyleyecek değiliz. teletabi miyiz biz.
devamını gör...

(bkz: ilk aşk unutulur mu sorunsalı)

beşinci sınıftaki bilge.. şebnem ferah ile ortak bir yönümüz var.

"çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar. onlar da senin gibi, çok tatlıydılar ama canımı yakardılar, acıtırdılar. "
devamını gör...

luc besson un 2025 filmi. son filmi.

modern zaman pierrot le fou sunu izliyoruz adeta.

kesin yasanmıstır bu;)
filmimiz olmuş.
devamını gör...

sürekli birileri kendilerini suistimal etmeye çalışıyormuş gibi bir sanrısı olan insanlara katlanamıyorum.
devamını gör...

puurayı getirip luciyi götürdü.
öyleli.
başka kim gelecek eski yazarlardan? öğrenelim..
devamını gör...

türkiyenin güncel durumundan doğan gereksiz kaygı. hiçbir insan içinde yaşadığı ülkenin siyasi/ ekonomik/ sosyal problemlerini dert edinmemelidir. sonuçta bunları dert edinmemek için gerekli temsilciler seçiyoruz fakat bu işi dert edinmesi gereken/ üstüne çalışması gereken kişileri seçmiş olmamıza rağmen, her birimiz dert küpüne döndük. genç yaşlarımızda "hayat kaygımız" var.

yurt dışında yaşıtlarımız gidecekleri etkinlikleri, yapacakları tatilleri planlarken biz burada ay sonu nasıl ayakta kalırız onu hesaplamaya çalışıyoruz. varoluşsal bir çabamız var. en temel standartlarımız( barınma, giyinme, hijyenik ihtiyaçlar, eğitim ve niceleri) lüksler haline geldi ve hepsi için inanılmaz para kazanmak gerekiyor. biz burada hayatta kalmaya çalışırken, dünyanın başka bir yerinde insanlar evler/ arabalar satın alıp, düzenli bunları değiştiriyorlar.

coğrafya ( içine doğduğun toplum) gerçekten kaderindir.
devamını gör...

hisle falan olmuyor. bazen ten uyumu hissettiğin kişiyle bir şeyler yaşadığında aynı şeyi hissedemezsin, bazen de hiç tahmin etmediğin bir kişiyle ten uyumunun olduğunu fark edersin. bir şeyler yaşanmadan anlaşılabilecek bir şey değil bence
devamını gör...

her zaman işe yaramayan bir histir. ayaklarınızı heyecandan yerden kesebilen biri, dokunduğunuzda kılınızı dahi kıpırdatmayabilir.

fiziksel görünümden aldığınız heyecanla, tenden alacağınız çekim her zaman aynı değildir. çok hoşlandığınız ya da aşık olduğunuz biriyle her zaman sevişemeyebilirsiniz. partnerine aşık olduğunu söyleyen ama cinsel hayatlarından zevk alamadığını öne süren bir sürü insan vardır. bu maalesef gerçektir. dış görünüşe bağlı çekimle, tensel çekim aynı şey değildir.

tam terside karşımıza çıkabilir. dış görünümünü hiç beğenmediği kişiyle dehşet bir tensel etkileşim yaşayabilen insanlarda vardır hatta bazı ilişkilerin sadece cinsel hayatın iyi olması sebebiyle yürüdüğünü dahi duyduğunuz olmuştur.

ikisini aynı oranda çalıştıran biriyle beraberseniz, ne mutlu size ama her zaman denklem böyle çalışmıyor. bence de en sağlıklı olanı hem tensel hem fiziksel çekim yaşadığınız biriyle olmaktır.
devamını gör...

fikri harika, gerçeği korkunç bir mimari yapıdır.

ağaç evde oturulmaz. keyif için, belirli aralıklarla kullanacaksanız orası başka tabi...

ağaç doğal bir malzeme olduğu için yaşlanır. yaşlanırkende birçok sıkıntıyı beraberinde getirir. mesela : çürüme.. özellikle yoğun yağış alan bölgelerde, kesinlikle ağaç ev yapılmamalıdır. ağaç, yağmur yedikçe çürümeye başlar. bu yüzden genellikle kütük veyahut (ağaç) evlerin belirli aralıklarla yaptırılan bakımları vardır. genellikle su yalıtımı, havalandırma kontrolü ve koruyucu kimyasal bakımları olarak tanımlanır. hepsinin belirli bir süresi vardır ve süresine uygun yapılmalıdır. ahşap canlı bir malzeme olduğu için neme ve güneşe karşı da sürekli koruma ister. dolayısıyla evin dış yüzeyinin özellikle korunması adına titiz bir süreç izlenmesi gerekir.

bir diğer problemimiz... beni alarma geçiren asıl bela... "haşerat"

ağaç doğal bir yapı olduğu için inanılmaz haşerat yapar. düzenli olarak evin iç- dış profesyonel bir hizmetle ilaçlanması gerekir yoksa oradan buradan fırlayacak şeylerle baş edemezsiniz.


kısacası fikri güzel, kendisi işlevsiz bir yapı türüdür. insanı hasta eder. sürekli bakım yaptırmanız gereken bir ev düşünün. ben bu tarz ekstra uğraş gerektiren yapıları "vakit kaybı" olarak görüyorum. bunların düzenli bakımlarına adanacak vakit ayrı, bütçe ayrıdır. her türlü maddi manevi kayıptır.

mimar veya mühendisseniz ve gerekli bağlantılarınız da varsa, bu evlerin inşası ve rutin bakımları çok dert olmayabilir fakat standart bir insan için kütük/ ağaç ev çok zordur.
devamını gör...

unutulur
devamını gör...

(link:
)
devamını gör...

popüler kültürün zihnine kazıdığı o romantik yangın sahnesinin ve "tek gecede bin yıl geriye gittik" efsanesinin aksine; antik dünyanın ilk, en agresif ve en merkezi bilgi altyapısı projesidir.

büyük iskender'in ardılları olan ptolemaios hanedanının kurduğu bu yapı, entelektüellerin huzur içinde felsefe tartıştığı sakin bir akademi değildi. aristoteles 'in lykeion modelini ve atina'daki yöneticilik birikimini mısır sarayına taşıyan phaleronlu demetrius'un hükümdar ptolemaios ı soter'e sunduğu stratejik vizyon, bilgiyi doğrudan bir karar destek mekanizması olarak konumlandırıyordu. ptolemaios ıı philadelphos döneminde kurumsallaşan ve mouseion çatısı altında toplanan bilginlerin vergiden muaf tutulduğu, yeme içme masraflarının doğrudan saray kasasından karşılandığı bu yapı; askeri balistikten haritacılığa, tarım takvimlerinden idari kayıtlara kadar akdeniz havzasındaki tüm stratejik veriyi tek elde toplama hırsıyla tasarlanmış bir devlet araştırma merkezi gibi işliyordu.

merkezi veri ambarını doldurmak için uygulanan yöntemler, günümüzün en sert fikri mülkiyet operasyonlarını aratmayacak bir devlet tekelciliğine dayanıyordu. galen gibi antik kaynakların aktardığı anlatılara göre şehre yanaşan her ticaret gemisindeki yazılı metinlere zorla el konulup kütüphaneye getiriliyor, orijinal parşömenler arşivde alıkonulurken gemi sahiplerine alelacele çıkarılan kopyalar veriliyordu. atina devlet arşivlerinden ödünç alınan aeschylus, sophocles ve euripides trajedilerinin orijinal devlet nüshaları için yatırılan 15 gümüş talentlik devasa teminatı bilerek yakan ptolemaios ııı euergetes, atina'ya sadece çıkarılan kopyaları gönderip orijinalleri iskenderiye'de tutarak bilginin fiziksel mülkiyetini altından daha değerli gören bu devlet aklının en somut örneğiydi.

tahminleri kırk binden başlayıp yüz binlerce papirüs rulosuna uzanan bu devasa arşivde aradığını bulma zorunluluğu, insanlık tarihinin ilk bibliyografik arama motorunu ve metin eleştirisi standartlarını doğurdu. ilk başkütüphaneci efesli zenodotos'un homeros metinlerini karşılaştırarak başlattığı editoryal ayıklama sürecini zirveye taşıyan kallimakhos, hazırladığı 120 ciltlik (bkz: pinakes) ile literatürü sadece türlere ve yazarlara göre dizmekle kalmadı; yazarların biyografilerinden kelime sayılarına ve eserin ilk satırlarına (incipit) kadar tuttfuğu üstveri sistemiyle sahte metinleri ayıklayan devrimsel bir kataloglama standardı kurdu. eratosthenes 'in dünyanın çevresini hesaplaması, aristarkhos'un güneş merkezli evren modeli ya da öklid'in geometrik aksiyomları bu düzenli veri altyapısının zemininde yükseldi.

carl sagan'ın cosmos belgeselinde kütüphanenin koridorlarını gezerken seslendirdiği "iskenderiye yanmasaydı antik çağda sanayi devrimi gerçekleşir ve uzay çağına girerdik" iddiası, dönemin iktisadi ve sınıfsal yapısını tamamen ıskalayan bir yanılsamadır. ktesibios'un hidrolik düzenekleri ya da iskenderiyeli heron'un buhar gücüyle dönen küresi* ve otomatik tapınak kapıları teorik bir eksiklikten değil; köle emeğinin aşırı ucuz ve bol olduğu bir üretim düzeninde makineli üretime ekonomik açıdan hiçbir ihtiyaç duyulmadığı için birer saray oyuncağı ve gösteri aracı olarak kaldı. dönemin sınıf yapısı, el emeğiyle çalışan zanaatkâr ile sarayda kuram üreten aristokrat bilgin arasına aşılmaz bir duvar örmüştü; yüksek basınca dayanacak metalürji yetersizliği ile kuramın atölyeden kopukluğu birleşince bu mekanizmalar sanayi ölçeğinde bir makineleşmeye dönüşemedi.

kütüphanenin çöküşü de sezar’ın m.ö. 48’deki liman yangını, aurelianus’un 272’deki kuşatması ya da 391’de piskopos theophilos döneminde serapeum’un tahribatı gibi tekil felaketlerin anlık eseri değildir. asıl yıkım; iskenderiye'nin siyasi ve ticari ağırlığını roma'ya kaptırmasıyla başlayan kurumsal ihmal, bütçe kesintileri ve kopyalama zincirinin kopmasıdır. fiziksel ömrü akdeniz neminde birkaç on yılı geçmeyen papirüs rulolarını sürekli yeniden yazarak yaşatan bakım ekosistemi dağıldı. geç antik çağda derme çatma papirüslerden daha dayanıklı olan parşömen kodekslere geçiş yaşanırken, kısıtlı bütçeler ve dönemin ideolojik tercihleri yeni formata aktarılacak metinleri belirleyen sert bir filtreye dönüştü; yeni kodekslere kopyalanmayan binlerce teknik, matematiksel ve felsefi metin sessizce çürüyüp toza dönüştü. 415'te katledilen hypatia gibi figürler bu köklü geleneğin son parlak temsilcileriydi ancak kurum çok daha önce aşınmıştı.

iskenderiye'nin ve 2002'de inşa edilen modern bibliotheca alexandrina'nın bugün insanlığa tuttuğu asıl ayna, dijital veri kaybı korkularımızı yansıtan bir tür rorschach testidir. görkemli mabetler, anıtsal mimariler ya da tekil fiziksel sunucular bilgiyi tek başına korumaya yetmez. tek bir merkeze yığılan bilgi her zaman kırılgan bir hedef olarak kalır; bilgi, binalarda değil kesintisiz bir kopyalama döngüsünde (redundancy) ve o bilgiyi her nesilde yeniden üreten toplumsal bir felaket kurtarma* bilincinde yaşar.
devamını gör...

ee yani arkimizi yolda bulmadık..
devamını gör...

bence içlerinde en güçlü olan voldermorth'dur.

sauron büyük riyakardır. güce ve egosuna olan aşkı sebebiyle "tek" olma ihtiyacından sapıtır ve tüm dünyaları yönetecek bir yüzük oluşturur.

darth vader bunların içerisinde en gariban kötü olabilir. kendi çapında takılır. musallat olduğu grup- gezegen bellidir.

voldemorth.. burada bir nefes almak gerekir. voldemorth bir yolculuktur. standart bir insan formundan, kendisini tipine bakılmayacak kadar çirkinleştiren bir yaratığa dönüşme formu..

voldemorth güç için kendisini, kendi ruhunu parçalar. görüntüsünü, insanlığını, ruhunu hatta onurunu kara büyüye pazarlar ve etrafındaki herkesin ölüm emrini gözünü kırpmadan verir. içinde eğitim aldığı hogwards'ı düşürmek en büyük tatminidir. her türlü insanı bedensel- ruhsal olarak kullanır. herkes, onun yaşamını devam ettirmesi için bir kaynaktır. ( felsefe taşı filminin finalini hatırlayın)

harry potter'a olan saplantısı bile yenilmezliğini garantileme ihtiyacından gelir. koskoca herif, ufacık cocuktan korkar ve bütün seri boyunca bir "çocuğu" avlamakla vakit kaybeder.

voldemorth bunların içerisinde en ciddi psikopat olandır. voldemorth hem klinik hem adli bir vakadır.
devamını gör...

arkadaslar bu oku atmayin. zehirli bu.

rosenrot albumunden pek duygulu bir rammstein sarkisi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim