zaman tüneli

bi siktir git amk, kendi kendine bir tavırlara, bir pozlara giriyorsun sözlüğe geldiğinden beri, tavrını belli edecekmiş götüm. ulan sen beni ne kadar tanıyorsun da hangi tarafta olduğumu ne biliyorsun hıyar!? benim atatürk'ü ne kadar sevdiğimi, ne kadar memleketimi, cumhuriyeti sevdiğimi bu sözlük de bilir, beni reelde tanıyanlar da bilir. senin o yanlış anlayan beynini alır başka tarafından çıkartırım, benim hakkımda yorum yapmayacaksın zırt vırt. bir daha da böyle yumuşak yazmam ona göre.
devamını gör...

1.57
devamını gör...

portekizce'de fotoğrafımı çek anlamına gelen sözcük.

insan, neden görünmek ister?

hüzünlü dönenceler’de altını çizdiğim yerleri gözden geçiriyorum bu aralar. strauss’un brezilya’nın bahia kentinde yaşadığı şu olay, insanın görünme arzusu üzerine düşünmemi sağladı.


“peşimde bir sürü yarı çıplak zenci çocuk, mimari ayrıntıların resmini çekiyordum. çocuklar tira o retrato! (fotoğrafımızı çek) diye yalvarmaya başladılar. bu denli ucuz bir dilenme -birkaç kuruş yerine hiç görmeyecekleri bir fotoğraf- bana sonunda dokunaklı geldi ve çocukları sevindirmek için fotoğraflarını çekmeyi kabul ettim. gezintimin başından beri beni adım adım izleyen iki sivil polis, brezilya’ya karşı düşmanca bir eylemde bulunduğumu bildirdiler. bu fotoğraf avrupa’da görülecek olursa, şüphesiz kara derili brezilyalıların mevcudiyeti ve bahia’da çocukların çıplak ayaklarla dolaştığı masalına kanıt oluştururdu.”


çocuklar neden görünmek istiyordu?

fotoğraf makinesinin büyüsüne mi kapıldılar? olabilir. bir gazetede fotoğraflarının yayınlanmasının hayali cazip mi geldi? mümkün.

ancak tüm bunların ötesinde bir şey var:

onların görünürlüğü birileri için “imaj kaybı” ve “utanç kaynağıydı”. bununla baş etmenin en iyi yolu ise görünmekti.
devamını gör...

hayatında dayak yememiş bir kardeşin açtığı başlık. evet
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o arkadaş da diğer aptalların yanına, haydi tatlım kenardan kenardan.
devamını gör...

başlığa tıklamadan bunun ucuz bir trol girişimi olduğunu sanırım herkes biliyor. cüce diye başlık açıp yalandır demek...
kafamda bazı anahtar kelimeler belirdi, izninizle.
annen, dünyanın en eski mesleği, leğen göt, ayrimak, fiiliyata geçmek, şecere...
devamını gör...

(bkz: okan buruk’un askeri (yazar))
devamını gör...

engellemek candır ya*
birbirini tekrar eden başlıklar, ota boka başlık açanlar, kavgalar gürültüler...
hiçbiri yok mis.
devamını gör...

ahmet azılı bir atatürk ve cumhuriyet düşmanı kardeşimizdir, umarım burada böyle şeylerin prim yapmadığını yakında anlayacaktır.
devamını gör...

bazı başlıklarımda itina ile verdiğim hizmetti. hevesimi öldürdüler vermiyorum artık amme hizmeti.
uzun zamandır türk lokumu yemiyorum.s
devamını gör...

içeride ne açıklama yaparsan yap ya da nickin ne olursa olsun biz bu açıklamayı ya da seni başlıkta bilemiyoruz. henüz başlığın üzerine basmadan, en azından kendi adıma konuşayım, nahoş bir tepki veriliyor zaten. gerek var mı? kaç tık alacaksın? büyük bir sürpriz mi yapıyorsun mesela, ülkenin kurucu lideri hakkında saçma sapan bir iddiada “bulunuyormuş gibi” yapıp vazgeçince? çocuğum bunu yapsa çarparım ağzına iki tane, oradan pay biç hareketinin nasıl karşılandığını..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yalandır. atatürk ortalama blr boya sahiptir. evet.
devamını gör...

mynet mi, onedio mu burası? ne biçim başlıklar açıyorsunuz sözlüğe anlamadım ki.
devamını gör...

sözlükte ateşli tartışmalar başlatan, infial yaratan yazarlardır.

ben değilim, eskiden bir kaç kere sözlüğü karıştırmıştım, ama artık öyle şeyler yapmıyorum, çünkü büyüdüm abi.
devamını gör...

çünkü gözleri var evet.
devamını gör...

akışı temizlemek için yapılabilecek her şey.

engellemek. sen aslında yoksun demek mesela.
elimizde çok güçlü bir koz var: “engellemek!”
devamını gör...

bugün bir takım evrak işleri vardı, çıkmam lazımdı evden, çıktım da,
işlerimi yarım yamalak hallettikten sonra eve gitmek istemedim.
çok acıkmış mıydım, hayır, ama midem yemek alabilecek kadar boştu sonuçta,
meşhur burgercilerden birine gittim, dokunmatik ekrandan sipariş verebilme başarısına sahibim bu arada,
artık yaşlı amcalar gibi çalışanları meşgul etmiyorum. her neyse, siparişimi verdim, aldım, yedim...
ortam çok rahatsız edici ve kalabalıktı, çoluklu çocuklu anneler yine doldurmuş mekanı, çocuklar ciyak ciyak bağrışıyor, stres oldum filan biraz,
nihayet yemeğimi yedim, içeceğimi de dibine kadar içtim. elime telefonumu alıp biraz internette gezindim, keyfim biraz yerine gelir gibi oldu,
o sırada burgercinin diğer çalışanlarından daha farklı ve üst görevli olduğunu belli eden kıyafetler içindeki hanımefendisiyle göz göze geldik, yüzünde hafif bir tebessümle bana bakıyordu, ben telefonda gezinirken o bana bakıyormuş, hayret dedim... gözü çarpsa hadi neyse, demek ki biraz sevdi beni, hoşuna gittim belki de hanımefendinin, neden olmasın, sonra alıcı gözle baktım bir ara, hoş kızdı doğrusu, elleri kolları da güzeldi, ama takınacak çapkın bakışlarım yoktu. zaten belli ki o da benim doğal halimi sevmişti. neyse daha fazla dayanamadım. ağzımı burnumu sildim. masadan kalkıp eve doğru yol aldım.
otobüste çoktan unuttum onu, o da beni belki.
ama şimdi aklıma düştü tekrar. sizle de bi paylaşayım istedim.

şu memlekette aşık olmamak imkansız bir şey arkadaş. ne biliyim yahu.
her yerde güzel hatunlar, her yeri esir almışlar. bu ne ya.
devamını gör...

archie yoldaş
, dün kafası yarılmış dediğin kişide bu otobüsteymiş, kafası falanda yarılmamış... çünkü içi boşmuş..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim