zaman tüneli
zayıf ve büyük göğüslü kadınlar
zayıf bele büyük göğüs yüktür, ileriki yaşlarda belde fıtık problemiyle karşılaşır kadın.
türkiye’de ise görülmesi gayet düşük bir orandadır; hem beli ince olacak, hem 45-50 kilo olacak hem de nah kafam gibi memesi olacak..
oldu canım, başka bir arzun?!
türkiye’de ise görülmesi gayet düşük bir orandadır; hem beli ince olacak, hem 45-50 kilo olacak hem de nah kafam gibi memesi olacak..
oldu canım, başka bir arzun?!
devamını gör...
sözlükte en son alınan mesaj
anket başlığı. bi gereği olmayan başlıklardan. kime ne ki, bana en son gelen mesajdan?!...
devamını gör...
çalışmak istememek
ortadoğu loading...
devamını gör...
zayıf ve büyük göğüslü kadınlar
benim de anlamadığım ota boka çöplük diyen bu sözlükte yazan embesil ergenler nasıl oluyor da, en çöplük olanların kendileri olduğunu göremiyorlar...ne kadar karaktersiz ve tiksinti verici olduklarını farkedemiyolar...
demek ki o kadar beyinsiz bu kodumunun embesilleri ;;))
demek ki o kadar beyinsiz bu kodumunun embesilleri ;;))
devamını gör...
mideden gelen garip sesler
tamamen gazdır. yaşasın bağırsaklar içerisinde kafasına estiği gibi takılan gaz... guruldaması biter, viyaklaması başlar... sesler kişiden kişiye değişkendir.
devamını gör...
çalışmak istememek
her gün hissettiğim duygudur. normalde çalışmaktan, çabalamaktan asla yorulmam veya kaçmam. üniversite hayatım boyunca dahi, sırf aileme gebe kalmamak adına ( ihtiyacım olmadığı halde) çalıştım.
günümüz dünyası ise beni çalışmaktan- çabalamaktan fazlasıyla tiksindirdi. şartlar adil değil, her yerde torpil var. mobbing babil kulesiyle aynı boyutta. pozisyonlar çirkin ilişkilerle elde ediliyor, her yerde riyakarlık var... böyle bir konseptten mutlu olabilmeniz için bu karakterde insan olmanız lazım. bu yolları seçmeyen insanlarsanız, bu düzen sizi boğar. keza, çoğumuz bozuluyoruz.
bu yüzden "çalışmaya bayılıyorum" diye nara atanlara yakın markaj bakılması gerektiğini düşünüyorum. türkiye'nin güncel şartlarında kimsenin standart bir çalışan olarak mutlu olma şansı yok. adalet - liyakat- sadakat ve eşit maaş sistemi barındıran bir
kurum- kuruluş veya patron varsa, orası başka. türkiye'de bu insanlar çok bulunmadığı için, olasılıkları çok konuşmuyorum.
günümüz dünyası ise beni çalışmaktan- çabalamaktan fazlasıyla tiksindirdi. şartlar adil değil, her yerde torpil var. mobbing babil kulesiyle aynı boyutta. pozisyonlar çirkin ilişkilerle elde ediliyor, her yerde riyakarlık var... böyle bir konseptten mutlu olabilmeniz için bu karakterde insan olmanız lazım. bu yolları seçmeyen insanlarsanız, bu düzen sizi boğar. keza, çoğumuz bozuluyoruz.
bu yüzden "çalışmaya bayılıyorum" diye nara atanlara yakın markaj bakılması gerektiğini düşünüyorum. türkiye'nin güncel şartlarında kimsenin standart bir çalışan olarak mutlu olma şansı yok. adalet - liyakat- sadakat ve eşit maaş sistemi barındıran bir
kurum- kuruluş veya patron varsa, orası başka. türkiye'de bu insanlar çok bulunmadığı için, olasılıkları çok konuşmuyorum.
devamını gör...
normal sözlük'ün türkiye merkezli bir sözlük olmaması
bilmem kaç küsür yıldır türkiye'de yaşarım, hiç babasına aşkım, bebeğim, yavrum falan diye hitap eden erkeğe rastlamamıştım zaten. o yüzden olabilir yani.
mesela ben babama aşkım falan desem, ki gram içimden gelip demem ama diyelim ki dedim, beni evlatlıktan reddederdi kesin. anamın yanında desem mesela ana terliği yiyebilirdim başıma ya da oklava kırabilirdi, bilmiyorum artık, yapardı bir şeyler.
hollanda'da mesela gay evlilik falan serbest ya, böyle babasıyla evlenmek serbest mi mesela? bilen varsa bilgilendirebilir. bence hollanda bile lgbti konusunda o kadar ilerleyememiştir.
mesela ben babama aşkım falan desem, ki gram içimden gelip demem ama diyelim ki dedim, beni evlatlıktan reddederdi kesin. anamın yanında desem mesela ana terliği yiyebilirdim başıma ya da oklava kırabilirdi, bilmiyorum artık, yapardı bir şeyler.
hollanda'da mesela gay evlilik falan serbest ya, böyle babasıyla evlenmek serbest mi mesela? bilen varsa bilgilendirebilir. bence hollanda bile lgbti konusunda o kadar ilerleyememiştir.
devamını gör...
bilerek mi böyle davranıyor yoksa geri zekâlı mı çelişkisi
her insanın içerisinde yanlış yaptığını gözüne sokan bir mekanizma var. herkes göz göre göre kötülük yapıyor. isterseniz dünyanın en acımasız insanı olun, o vicdan size frene basmanız için acayip bir basınç uyguluyor. günün sonunda kötülük yapmamayı seçmiyor olmanız tamamen kişisel tercih meselesidir.
kimsenin aptal olduğunu düşünmüyorum. sadece insanlar kötülük yapmayı seviyorlar. bazen bazı şeylerin bir anlamı veya makul açıklaması olmaz. kötü kötüdür. zaten nefisi kirli insanı suratından tanırsınız. ortamınıza girdiklerinde, sizi rahatsız hissettirirler. konuşmak istemezsiniz, irkilirsiniz, köşe- bucak kaçma isteği gelir.
iyi insanı da sıfatından tanırsınız. yürüyüşünden, ortama girişinden kendisini belli eder.
kısaca: tanrı, insanın iyiliğini de- kötülüğünü de yine kendisine muntazam etiketliyor.
kimsenin aptal olduğunu düşünmüyorum. sadece insanlar kötülük yapmayı seviyorlar. bazen bazı şeylerin bir anlamı veya makul açıklaması olmaz. kötü kötüdür. zaten nefisi kirli insanı suratından tanırsınız. ortamınıza girdiklerinde, sizi rahatsız hissettirirler. konuşmak istemezsiniz, irkilirsiniz, köşe- bucak kaçma isteği gelir.
iyi insanı da sıfatından tanırsınız. yürüyüşünden, ortama girişinden kendisini belli eder.
kısaca: tanrı, insanın iyiliğini de- kötülüğünü de yine kendisine muntazam etiketliyor.
devamını gör...
normal sözlük'ün türkiye merkezli bir sözlük olmaması
asıl konuşmamız gereken, siyasetin ve memleket krizlerinin sıradan bir insanın 24 saatini bu kadar istila etmemesi gerektiği gerçeği.
olan bitene gözünü kapatıp apolitik takılmaktan bahsetmiyorum; memleketin kaderini nihayetinde bu milletin iradesi çizecek. temsili mekanizma da sırf bu irade işlesin ama vatandaşın bütün hayatını rehin almasın diye kurulmuş bir işbölümüdür. karar alıcıları seçersin, bürokrasi çarkları çevirir, sayıştay denetler, yargı millet adına karar verir. sistemin özünde vatandaş sabah akşam döviz kuru, adliye koridorları, ihale vurgunları ya da anayasa tartışmaları ezberlemek zorunda kalmasın diye bir işbölümü vardır. ömür dediğin şunun şurasında 70-80 sene. uykuyu, trafiği, sırf kirayı faturayı denkleştirmek için enerjini ve gençliğini para karşılığı devretmeyi düştüğünde kendimize ne kalıyor ki? kalan daracık vakitte de merakını gıdıklayacak, ufkunu açacak ya da sadece kafayı dağıtacak gündem dışı meselelerle oyalanmak fildişi kule lüksü değil, temel bir akıl sağlığı refleksi.
ülke gündemi, dik yokuşta veya tünel girişinde freni patlamış bir kamyon misali. bizler de içerisindeki şoför. hepimizin kaçış rampasına ihtiyacı var. burada sanattan, aşktan meşkten veya gündelik sıradan şeylerden bahsetmek norveçli taklidi yapmak sayılmaz. her an ekran başında kolektif cinnete ortak olmak yerine arada o kaçış rampasına direksiyon kırmak, insanın kendine tanıdığı mecburi bir nefes molası.
olan bitene gözünü kapatıp apolitik takılmaktan bahsetmiyorum; memleketin kaderini nihayetinde bu milletin iradesi çizecek. temsili mekanizma da sırf bu irade işlesin ama vatandaşın bütün hayatını rehin almasın diye kurulmuş bir işbölümüdür. karar alıcıları seçersin, bürokrasi çarkları çevirir, sayıştay denetler, yargı millet adına karar verir. sistemin özünde vatandaş sabah akşam döviz kuru, adliye koridorları, ihale vurgunları ya da anayasa tartışmaları ezberlemek zorunda kalmasın diye bir işbölümü vardır. ömür dediğin şunun şurasında 70-80 sene. uykuyu, trafiği, sırf kirayı faturayı denkleştirmek için enerjini ve gençliğini para karşılığı devretmeyi düştüğünde kendimize ne kalıyor ki? kalan daracık vakitte de merakını gıdıklayacak, ufkunu açacak ya da sadece kafayı dağıtacak gündem dışı meselelerle oyalanmak fildişi kule lüksü değil, temel bir akıl sağlığı refleksi.
ülke gündemi, dik yokuşta veya tünel girişinde freni patlamış bir kamyon misali. bizler de içerisindeki şoför. hepimizin kaçış rampasına ihtiyacı var. burada sanattan, aşktan meşkten veya gündelik sıradan şeylerden bahsetmek norveçli taklidi yapmak sayılmaz. her an ekran başında kolektif cinnete ortak olmak yerine arada o kaçış rampasına direksiyon kırmak, insanın kendine tanıdığı mecburi bir nefes molası.
devamını gör...
17 eylül 2026 spk'nın yedi portföy şirketini tasfiye etmesi
piyasa bir havuzdur. devlet bazen suyu basar, bazen de boşaltır. bunun için kullandığı araçlardan birisi de borsadır. şimdi can çekişen balıkları izleme zamanı.
olan olduktan sonra müeyyide uygulamasının sebebi de basit. bastığı parayı bir araya toplayabilecek ki tekrar alabilsin. yoksa nasıl alacak? herkesin tek tek cebine elini atacak hali yok ya.
dolandırıcılık bu denebilir tabii ki ama devlet yaparsa her şey yasaldır. ortaya üç beş günah keçisi bırakır. onlar birkaç hafta konuşulur, birkaç ay hapis yatar, devlet yoluna devam eder. dedikleri gibi devlet için şahıslar değil, devletin devamlılığı önemlidir.
ha bu arada parayı veren de devlet olduğu için çokta şey yapmamak lazım. para devletindir, vatandaşın değil. öyleyse?
neyse. gidem de biraz devlet baba övem.
olan olduktan sonra müeyyide uygulamasının sebebi de basit. bastığı parayı bir araya toplayabilecek ki tekrar alabilsin. yoksa nasıl alacak? herkesin tek tek cebine elini atacak hali yok ya.
dolandırıcılık bu denebilir tabii ki ama devlet yaparsa her şey yasaldır. ortaya üç beş günah keçisi bırakır. onlar birkaç hafta konuşulur, birkaç ay hapis yatar, devlet yoluna devam eder. dedikleri gibi devlet için şahıslar değil, devletin devamlılığı önemlidir.
ha bu arada parayı veren de devlet olduğu için çokta şey yapmamak lazım. para devletindir, vatandaşın değil. öyleyse?
neyse. gidem de biraz devlet baba övem.
devamını gör...
şu yazarın sosyal medyası sende var mı sorusu
kötü planları olan insanlara ait sorulardır.
allah böylelerinden bizleri korusun.
allah böylelerinden bizleri korusun.
devamını gör...
otoriterliğin yükselişi
tüm dünyada geçerli olan bir durum.
halbusi ne güzel geçinip gidiyorduk ne gerek vardı şimdi buna?!
halbusi ne güzel geçinip gidiyorduk ne gerek vardı şimdi buna?!
devamını gör...
17 eylül 2026 spk'nın yedi portföy şirketini tasfiye etmesi
açılın beyler imkbnin anlaşılabilir finansal epikrizini içerir.
şimdi bu portföy şirketlerinden biri hacimsiz hisselere ters repo ile bir vurup iki sayarak hacim bastı. bu esnada ters repodan da kâr ediyordu tabi. sonra hacmi çekince ky dımdızlak ortada kaldı. protföy şirketleri hem kâğıttan kâr etti hem ters repodan. rulet mantığıyla borsa oynayan ky* şu an mahrem yerleri çok görünmesin diye yana yakıla uygun ebatta yaprak arıyor.
işin vahim yanı tüm bunlar göstere göstere oldu. ama ne hikmetse olan olduktan sonra müeyyide uyguladılar.
sonra da o portföy şirketlerinden birinin faiz zinhar haram diyen yöneticisi ezanlarımızı susturamayacaksınız minvalinde birşeyler birşeyler söyledi.
hikaye bu kadar olaysız dağılalım!
edit: bu portföy şirketlerinden biri yakın bir zamanda vıttırıvızzıkevim gibisinden bir konut finansman şirketi almıştı. bir de oradan vururlarsa gör sen tantanayı!
şimdi bu portföy şirketlerinden biri hacimsiz hisselere ters repo ile bir vurup iki sayarak hacim bastı. bu esnada ters repodan da kâr ediyordu tabi. sonra hacmi çekince ky dımdızlak ortada kaldı. protföy şirketleri hem kâğıttan kâr etti hem ters repodan. rulet mantığıyla borsa oynayan ky* şu an mahrem yerleri çok görünmesin diye yana yakıla uygun ebatta yaprak arıyor.
işin vahim yanı tüm bunlar göstere göstere oldu. ama ne hikmetse olan olduktan sonra müeyyide uyguladılar.
sonra da o portföy şirketlerinden birinin faiz zinhar haram diyen yöneticisi ezanlarımızı susturamayacaksınız minvalinde birşeyler birşeyler söyledi.
hikaye bu kadar olaysız dağılalım!
edit: bu portföy şirketlerinden biri yakın bir zamanda vıttırıvızzıkevim gibisinden bir konut finansman şirketi almıştı. bir de oradan vururlarsa gör sen tantanayı!
devamını gör...
seks sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın
amerikan filmlerinde görüp kopyalanmıştır.
devamını gör...
delikanlım
delikanlım!.
iyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin.
belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
delikanlım!.
senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.
delikanlım!.
sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
iyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha…
nazım hikmet ran
iyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin.
belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
delikanlım!.
senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.
delikanlım!.
sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
iyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha…
nazım hikmet ran
devamını gör...
japonya da yüz yaş üzeri insan sayısı
yüz yirmi üç bin üzerinde japon yüz yaşını geçmiş. beslenme en önemli faktör deniyormuş. diğeri de insanların her yaşta aktif hareketli olması imiş.
ülkemizde bu sayı altı bin küsürmüş.
ülkemizde bu sayı altı bin küsürmüş.
devamını gör...
mummy 4
zamanında ayıla bayıla defalarca izlediğimiz the mummy ve the mummy returns filmlerinin yıllar sonra gelecek olan devam filmi. serinin 3. filmi the mummy tomb of the dragon emperorı adamdan saymadığımı farketmişsinizdir.
zaten mummy 4 te, 3. filmi yok sayıp, konu olarak ikinciyi takip edecekmiş. başrollerde yine özlediğimiz ve sizlerin adam muhtara benzemiş alüminyum yorumu yaptığı brendan fraser ve rachel weisz var. öyle görünüyor ki bu kez onların çocuklarını merkeze koyan bir film izleyeceğiz . sanırım oğlanı michael johnston oynayacak. net bilgi değil. yaymayalım.
2027 de yayına girecek.
zaten mummy 4 te, 3. filmi yok sayıp, konu olarak ikinciyi takip edecekmiş. başrollerde yine özlediğimiz ve sizlerin adam muhtara benzemiş alüminyum yorumu yaptığı brendan fraser ve rachel weisz var. öyle görünüyor ki bu kez onların çocuklarını merkeze koyan bir film izleyeceğiz . sanırım oğlanı michael johnston oynayacak. net bilgi değil. yaymayalım.
2027 de yayına girecek.
devamını gör...
neyini beğendim vs bunda neyi beğenmedim
insan söze başlarken, ardının gelişi için "yargı" üretmiş olacağı için temel duygusunu açık eder.
beğendiği kısmı mı, beğenmediği kısmımı ilk anlatıyor. buna bakar sonucu baştan alırım.
ben hep beğenmediğimi anlatırım. bu versusta beğenmediğini anlatmayı önceliyorum. hep beğendiğini anlatandan sıkılırım.
beğendiği kısmı mı, beğenmediği kısmımı ilk anlatıyor. buna bakar sonucu baştan alırım.
ben hep beğenmediğimi anlatırım. bu versusta beğenmediğini anlatmayı önceliyorum. hep beğendiğini anlatandan sıkılırım.
devamını gör...

