zaman tüneli
ter uyumu
koku önemli. sevdiğiniz, seviştiğiniz insanın filtrelenmemiş kokusunu sevmiyorsanız, o insanı sevmiyorsunuzdur.
devamını gör...
20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpsor maçı
devamını gör...
20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpsor maçı
ulan asensio gibi topçu yedek bırakılır mı? zerre kafası çalışmıyor hacı ismailin.
devamını gör...
çok karakteristik bir yüzün var
meali, tipini bir şeye benzetemedim, ama nezaketen iyi bir şey söylemem lazım sana şeklinde olan söz.
devamını gör...
20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpsor maçı
maçın başlama saati 17:00.
devamını gör...
20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpsor maçı
ahahahahah irfanı koymuş 11'e
sezon başında iken aykut hoca gelirse asensio'yu küstürür diye algı yapanlar şimdi asensio'nun tozluğunu bile izleyemiyor. iyi oluyor size hocanıza müritlik yapmaya devam
sezon başında iken aykut hoca gelirse asensio'yu küstürür diye algı yapanlar şimdi asensio'nun tozluğunu bile izleyemiyor. iyi oluyor size hocanıza müritlik yapmaya devam
devamını gör...
hayırlı evlat olma formülü
ebeveynlerin ve toplum ne derse yap, kendi hayatını yaşama. arzularını ve seni sen yapan, ana babana, en çok da elaleme ters gelen arzularını bastır. oku, iş bul, evlen, torun yap. bu kadar. asla kendi hayatını yaşama demiş miydim?
devamını gör...
eyüp sabri tuncer
tıraş kolonyaları gayet başarılıdır, güzeldir. tıraş sonrası losyon gibi, içeriğindeki bitkisel özlerle cildin bakımını sağlamakta.
devamını gör...
ter uyumu
efem uyum meselesi ikiye ayrılır.
1- yazın ter uyumu.
2- kışın ten uyumu.
1- yazın ter uyumu.
2- kışın ten uyumu.
devamını gör...
ter uyumu
abe gelmişler öpüşme başlığına ten uyumu falan zırvalıyolar neymiş olm bu ten uyumu ter uyumu yanında esamesi mi okunur. püü.
devamını gör...
kaybedecek hiçbir şey yok
neyi kaybettiğinize veya kaybedeceğinize inandığınıza göre değişir. kapitalist dünyada en değerli şey paradır. para, sizin dünyevi hayatınızı nasıl geçireceğinizi belirleyen ana faktördür. etkisi maalesef dışlanamaz. küresel bir takım güçlerin veya elitlerin kurduğu bir düzenin içerisinde hayatımızı geçiriyoruz. insanları yardımlaşarak yaşadıkları, sadece doymak adına avlandıkları ve çok mutlu oldukları bir yaşam düzeninden çıkarıp, şehirlere taşıdılar. tüm hayatımız bu noktada değişti.
hiç alakamız olmayan tonlarca kurala uymak zorunda kaldık. gençliğimiz, çocukluğumuz sürekli birilerinin uygun bulduğu "eğitilme - yetiştirilme biçimine" göre şekillendirildi. hiçbir şeyi kendimiz için yapamaz hale getirildik. fiziğimizin bile kaygısı dışarıdan insanların koyduğu "güzellik standartlarına" göre şekilleniyor. insan doya doya kilo bile alamıyor!
bu yüzden para ve kapitalizm bu dünyada önemli bir etken ama her şey değil. hiçbir şey bize ait değil- kendimiz dışında.-
sistemi tamamen dışlayamazsınız ama tamamen kölesi de olamazsınız. bu yüzden ihtiyacınız olduğu kadarıyla sisteme katılıp, geri kalan alanlarda özerklik ilan edeceksiniz.
burada kendi hayatım üzerinden örnek vermek istiyorum.
hiçbir zaman pozisyon kaygısında olmadım çünkü pozisyon dediğiniz şey sistemin size ( sizi daha çok tüketebilmek için ) attığı yemdir. statüler, büyük ünvanlar ve pozisyonlar sadece birer uyarandır. sizi sistemin çarkını daha ağır çevirmeye iter. bu yüzden hiçbir zaman gereğinden fazla çalışmam. pozisyon atlama/ terfi alma veya göze girme bahanesiyle itelenmeye çalışılan ekstra görevleri kabul etmem. işimin gerektirdiğini kadarını yapar ve çıkarım. geriye kalan zaman benimdir. kendi hayatımı her zaman işten daha değerli görürüm. fazladan 1 dakikamı bile işe ya da başkalarının abuk subuk işlerine harcamam. işte bu sınır koymaktır. sistem sizi elde etmeye çalışsa bile, yaşamınızı devam ettirecek kadar çalışın. gerisini bırakın.
size statü atlama teklifi ile gelebilirler. bana geldiler ve yine red ettim çünkü maaşınıza eklenecek yeni miktar veya adınıza eklenecek ünvan size iki katı çalışmayı emrediyorsa, kalsın arkadaşım.
haftalık 40 saat çalışırken, sırf ünvanım olsun ve maaşım artsın diye 50 saate çıkacaksam; kabul etmiyorum. hayatımın 10 saatini daha neden vereyim? hayatımın 10 saati o kadar değerli ki milyon dolarlar dahi satın alamaz. bu hayatta telafisi olmayan tek sey zamandır. kendinize ait alanınızı satmayın.
kapitalizm size ünvan + daha çok para + "hesapta" saygınlık teklif eder ve tüm zamanınızı kendisi için çalar. 7/24 çalıştığı için ailesi dağılan çok insan var. bakıyorsunuz tüm hayatları bolluk ve refah içerisinde ama aile değiller. adam veya kadın evde yok çünkü bütün zamanını başkasının işini büyütmeye ve çarkını döndürmeye harcıyor. kendisine ve kendi hayatına yaptığı yatırım 0. yani başkası gayet kendisi için köle etmiş. dolayısıyla, çocuklar başı- boş sevgisiz büyüyor. kredi kartlarının limitleri yok ama sağlıksızlar. her şeyi parayla satın almaktan duygusal açıdan gelişememişler. tipik minik sosyopatçıklar ortaya çıkmış. anne - baba sevgisel yatırım yapamadığı için, maddi bütçeyi yüksek tutarak bir şeyleri vermeyi deniyor ama tabi ki işe yaramıyor...
bu portre filmlere de konu oluyor. yabancı değiliz.
bu yüzden kaybedecek şey aslında çok ---> "kendimiz."
bu sistemde yaşamak için sadece gerekeni yapın, fazlasına gerek yok.
hiç alakamız olmayan tonlarca kurala uymak zorunda kaldık. gençliğimiz, çocukluğumuz sürekli birilerinin uygun bulduğu "eğitilme - yetiştirilme biçimine" göre şekillendirildi. hiçbir şeyi kendimiz için yapamaz hale getirildik. fiziğimizin bile kaygısı dışarıdan insanların koyduğu "güzellik standartlarına" göre şekilleniyor. insan doya doya kilo bile alamıyor!
bu yüzden para ve kapitalizm bu dünyada önemli bir etken ama her şey değil. hiçbir şey bize ait değil- kendimiz dışında.-
sistemi tamamen dışlayamazsınız ama tamamen kölesi de olamazsınız. bu yüzden ihtiyacınız olduğu kadarıyla sisteme katılıp, geri kalan alanlarda özerklik ilan edeceksiniz.
burada kendi hayatım üzerinden örnek vermek istiyorum.
hiçbir zaman pozisyon kaygısında olmadım çünkü pozisyon dediğiniz şey sistemin size ( sizi daha çok tüketebilmek için ) attığı yemdir. statüler, büyük ünvanlar ve pozisyonlar sadece birer uyarandır. sizi sistemin çarkını daha ağır çevirmeye iter. bu yüzden hiçbir zaman gereğinden fazla çalışmam. pozisyon atlama/ terfi alma veya göze girme bahanesiyle itelenmeye çalışılan ekstra görevleri kabul etmem. işimin gerektirdiğini kadarını yapar ve çıkarım. geriye kalan zaman benimdir. kendi hayatımı her zaman işten daha değerli görürüm. fazladan 1 dakikamı bile işe ya da başkalarının abuk subuk işlerine harcamam. işte bu sınır koymaktır. sistem sizi elde etmeye çalışsa bile, yaşamınızı devam ettirecek kadar çalışın. gerisini bırakın.
size statü atlama teklifi ile gelebilirler. bana geldiler ve yine red ettim çünkü maaşınıza eklenecek yeni miktar veya adınıza eklenecek ünvan size iki katı çalışmayı emrediyorsa, kalsın arkadaşım.
haftalık 40 saat çalışırken, sırf ünvanım olsun ve maaşım artsın diye 50 saate çıkacaksam; kabul etmiyorum. hayatımın 10 saatini daha neden vereyim? hayatımın 10 saati o kadar değerli ki milyon dolarlar dahi satın alamaz. bu hayatta telafisi olmayan tek sey zamandır. kendinize ait alanınızı satmayın.
kapitalizm size ünvan + daha çok para + "hesapta" saygınlık teklif eder ve tüm zamanınızı kendisi için çalar. 7/24 çalıştığı için ailesi dağılan çok insan var. bakıyorsunuz tüm hayatları bolluk ve refah içerisinde ama aile değiller. adam veya kadın evde yok çünkü bütün zamanını başkasının işini büyütmeye ve çarkını döndürmeye harcıyor. kendisine ve kendi hayatına yaptığı yatırım 0. yani başkası gayet kendisi için köle etmiş. dolayısıyla, çocuklar başı- boş sevgisiz büyüyor. kredi kartlarının limitleri yok ama sağlıksızlar. her şeyi parayla satın almaktan duygusal açıdan gelişememişler. tipik minik sosyopatçıklar ortaya çıkmış. anne - baba sevgisel yatırım yapamadığı için, maddi bütçeyi yüksek tutarak bir şeyleri vermeyi deniyor ama tabi ki işe yaramıyor...
bu portre filmlere de konu oluyor. yabancı değiliz.
bu yüzden kaybedecek şey aslında çok ---> "kendimiz."
bu sistemde yaşamak için sadece gerekeni yapın, fazlasına gerek yok.
devamını gör...
asosyal sözlük yazarı
bir ara böyle bir sözlük vardı. orada yazardım. sonra kapandı falan. aklıma o günler geldi.
(bkz: asosyal sözlük)
(bkz: asosyal sözlük)
devamını gör...
sözlüğün en asosyal yazarı
büyük ihtimalle benimdir.
devamını gör...
sözlüğün en asosyal yazarı
oğlum ben ama herkese yavşadığım için olabilir eğer biraz sabırlı olup long play'i oynasam aslında çok op olurdum ama işte herkesin bir curse'ü olmalı
devamını gör...
2023 seçimi sürecinde marmaray'da intihar eden kadın
aklıma geldikçe beni kahreden kadındır. olay, 2023 yılı mayıs ayında gerçekleşiyor. seçimlerin ilk turu bitmiş, akp mv seçimlerini kazanmış iken, bu acı olayın kahramanı olan genç kadın, akp'ye oy verenlere hakkını helal etmediğini söylediği bir mektubu da geride bırakarak, marmaray'da intihar ediyor.
mektubu okudum. keşke, bu genç kadın siyasetin bu kadar ciddiye alınmaması gereken bir şey olduğunu, hiçbir şeyin kendi hayatından kıymetli olmadığını, uğruna hayatını ortaya koyduğu siyasi aktörlerin ülke sorunlarını bir çöp kadar önemsemediğini fark edebilseydi.
neyse, fazla uzatmadan linki bırakıyorum. o dönem sözlükte başlığı da açılmamış bir hadise olması nedeniyle başlığını açayım dedim.
siyasetin hayatımızı nasıl karartttığına iyi bir örnek kanımca.
kaynak
mektubu okudum. keşke, bu genç kadın siyasetin bu kadar ciddiye alınmaması gereken bir şey olduğunu, hiçbir şeyin kendi hayatından kıymetli olmadığını, uğruna hayatını ortaya koyduğu siyasi aktörlerin ülke sorunlarını bir çöp kadar önemsemediğini fark edebilseydi.
neyse, fazla uzatmadan linki bırakıyorum. o dönem sözlükte başlığı da açılmamış bir hadise olması nedeniyle başlığını açayım dedim.
siyasetin hayatımızı nasıl karartttığına iyi bir örnek kanımca.
kaynak
devamını gör...
normal sözlük gıybet kulübü
#4066046
"anlatıyorum ama sen kimseye anlatma" dedikten sonra elim ayağım titremeye başlıyor, birisine anlatmak için sabırsızlanıyorum.
"anlatıyorum ama sen kimseye anlatma" dedikten sonra elim ayağım titremeye başlıyor, birisine anlatmak için sabırsızlanıyorum.
devamını gör...



