zaman tüneli
runner
reklam filmine bakınca bir jack reacher macerası havası vermektedir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
içindeki kadının dışavurumunu bu sefer beğendim ekocum*
saça toka şart abi, toka önemli ya.
saça toka şart abi, toka önemli ya.
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
#4073510 evet biliyorum ama beni bilirsin. edepli biriyim düşmem öyle tiplere
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
#2611323
ahh ahh bir zamanlar kel değildim.
ahh ahh bir zamanlar kel değildim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
#4073507
ekonovic hanım, öncelikle saclarınız çok güzel ama bu sözlükte sapık yazarlar var. size tavsiyem dikkatli olun..
ekonovic hanım, öncelikle saclarınız çok güzel ama bu sözlükte sapık yazarlar var. size tavsiyem dikkatli olun..
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
#4073507
her an fiziği ve saç rengi değiştiği gibi, çektirdiği yer de değişiyor. muazzam bir insandır eko...
her an fiziği ve saç rengi değiştiği gibi, çektirdiği yer de değişiyor. muazzam bir insandır eko...
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
götün görünüyor bacımsu.
devamını gör...
evinde ölü bulunan eski cezaevi doktoru
o değil sen 12 gün kocana ulaşamıyorsun niye kimseye haber verip kontrol ettirmedin be kadın!
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
devamını gör...
kahvaltının mutluluk ile ne alakası var ulan sorunsalı
çok aman aman bir önemi yok benim için. benim için daha önemlisi aç karnına içilen sigaradır.* sigaralar içilir, mecburi olarak peynir, salça ve ekmek eşliğinde kahvaltı yapılır. eğer varsa 2 tane de yumurta haşlanır.
devamını gör...
runner
an önce bitirdim bu filmi. tam anlamıyla klasik amerikan aksiyon filmi. eski asker hank malone, kritik durumdaki bir çocuğa ulaştırılması gereken donör organını taşırken kendini suç çetesinin ortasında buluyor. gold coast sokaklarında başlayan zamana karşı yarışta hem peşindeki adamlardan kurtulmaya hem de görevi tamamlamaya çalışıyor. bir yandan da geçmişi yakasını bırakmıyor. çok fazla sürpriz beklememek lazım ama aksiyon seveni üzmeyecek cinsten.
devamını gör...
kahvaltının mutluluk ile ne alakası var ulan sorunsalı
hiçbir alakası yok. bir süredir açlıktan ölmeden hemen önce kahvaltı yapıyorum. mutlu olmasam da en azından kahvaltı esnasında hayatı sorgulamam devre dışı kalıyor. şu zeytinden bir tane daha yiyeyim, börek kuru ama olsun, patatesi barbekü sosuna da bandıralım diyerek hiçbir şey düşünmeden karnımı doyuruyorum. karnım doyunca sıkıntı yine başlıyor ama olsun. en azından yemek yerken ilkel bir canlı gibi hissedip düşünme lanetinden kurtuluyoruz. şimdi size bu satırları yazarken sıcak çayımla pencereden süzülen yağmur damlalarını izliyoruz. çayım düşünüyor ben düşünüyorum. mal mal işler.
devamını gör...
putperest ateist
yurt dışındaki ekrem imamoğlu'na tapanlar şaman mıdır?
devamını gör...
lagari hasan çelebi

lagar farsça zayıf, sıska anlamında.
iv. murat’ın kızı kaya sultanın doğum gününde kendi yaptığı roket ile sarayburnundan 200 mt kadar yükselip yine kendi yaptığı kanatlarla inen roket bilimci.
padişaha isa nebinin de size selamı var hünkarım deyince sert mizaçlı iv. murat’ın kahkahalarla güldüğü rivayet edilir.
daha sonra kırıma sürgün edilmiş.
devamını gör...
kötü biri olmak
incil'de matta 7:12'de şöyle bir cümle var: "insanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."
çok basit görünüyor ama insanın bütün ahlakını suratına çarpabilecek kadar ağır bir cümle. çünkü mesele başkasına ne yaptığın kadar, aynı şeyi kendine yapılsaydı ne hissedeceğin...
kur'an'da da maide 5:8'de adalet meselesi üzerinden çok sert bir hatırlatma var: "bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. adil olun."
işte burada kötülüğün başka bir yüzü çıkıyor ortaya. insan bazen kötülüğü nefret ettiği kişiye yaptığını sanıyor ama aslında kendi öfkesinin kölesi oluyor.
tevrat'taki levililer 19:18'de ise şu meşhur ifade var: "komşunu kendin gibi seveceksin."
bütün bunları yan yana koyunca benim kafamda "kötü insan" görüntüsü, sürekli küfür eden, insanlara zarar veren karikatür bir canavar değil. daha sıradan biri. başkasının acısını gördüğü halde umursamayan biri. haksız olduğunu bildiği halde özür dilemeyen biri. gücünü, kendisinden zayıf olanı ezmek için kullanan biri. yaptığı kötülüğü kabul etmek yerine ona sürekli bir gerekçe bulan biri. ve belki en önemlisi: iyilik yapabilecek gücü olduğu halde sırf işine gelmediği için kötülüğü seçen biri. çünkü hata yapmak başka bir şey. insan olmak zaten biraz da hata yapmak demek. ama insanın yanlış yaptığını fark ettiği halde dönüp aynı yere tekrar tekrar gitmesi başka. galiba kötülüğün gerçek sınırı burada başlıyor. insan günah işlediğinde değil yalnızca. günahını sevip onu karakteri haline getirdiğinde. bu yüzden bana göre "kötü biri" hiç hata yapmayan insanın karşıtı değil. hatasını gördüğü halde içinde hiçbir şey kıpırdamayan insan. vicdanı sustuğunda rahatlayan insan. başkasının gözyaşını kendi haklılığının bedeli olarak görebilen insan. ve belki de en korkuncu...
kendisini iyi biri sanmaya devam edebilmek için başkalarının canını yakmayı normalleştiren insan. çünkü insanın içindeki kötülük çoğu zaman boynuzla gelmiyor. bazen gayet güzel giyinmiş, gayet düzgün konuşan, herkesin sevdiği bir insanın yüzünde oturuyor. asıl mesele de bu zaten. insan şeytan olmadan da şeytanca şeyler yapabilir.
"sahip olanın veya olunanın olduğu değil
ikisinin de teslim olduğu aşka olsun övgü
bize cehennemi yaratma gücümüz olduğunu gösteren kabusa olsun övgü."
çok basit görünüyor ama insanın bütün ahlakını suratına çarpabilecek kadar ağır bir cümle. çünkü mesele başkasına ne yaptığın kadar, aynı şeyi kendine yapılsaydı ne hissedeceğin...
kur'an'da da maide 5:8'de adalet meselesi üzerinden çok sert bir hatırlatma var: "bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. adil olun."
işte burada kötülüğün başka bir yüzü çıkıyor ortaya. insan bazen kötülüğü nefret ettiği kişiye yaptığını sanıyor ama aslında kendi öfkesinin kölesi oluyor.
tevrat'taki levililer 19:18'de ise şu meşhur ifade var: "komşunu kendin gibi seveceksin."
bütün bunları yan yana koyunca benim kafamda "kötü insan" görüntüsü, sürekli küfür eden, insanlara zarar veren karikatür bir canavar değil. daha sıradan biri. başkasının acısını gördüğü halde umursamayan biri. haksız olduğunu bildiği halde özür dilemeyen biri. gücünü, kendisinden zayıf olanı ezmek için kullanan biri. yaptığı kötülüğü kabul etmek yerine ona sürekli bir gerekçe bulan biri. ve belki en önemlisi: iyilik yapabilecek gücü olduğu halde sırf işine gelmediği için kötülüğü seçen biri. çünkü hata yapmak başka bir şey. insan olmak zaten biraz da hata yapmak demek. ama insanın yanlış yaptığını fark ettiği halde dönüp aynı yere tekrar tekrar gitmesi başka. galiba kötülüğün gerçek sınırı burada başlıyor. insan günah işlediğinde değil yalnızca. günahını sevip onu karakteri haline getirdiğinde. bu yüzden bana göre "kötü biri" hiç hata yapmayan insanın karşıtı değil. hatasını gördüğü halde içinde hiçbir şey kıpırdamayan insan. vicdanı sustuğunda rahatlayan insan. başkasının gözyaşını kendi haklılığının bedeli olarak görebilen insan. ve belki de en korkuncu...
kendisini iyi biri sanmaya devam edebilmek için başkalarının canını yakmayı normalleştiren insan. çünkü insanın içindeki kötülük çoğu zaman boynuzla gelmiyor. bazen gayet güzel giyinmiş, gayet düzgün konuşan, herkesin sevdiği bir insanın yüzünde oturuyor. asıl mesele de bu zaten. insan şeytan olmadan da şeytanca şeyler yapabilir.
"sahip olanın veya olunanın olduğu değil
ikisinin de teslim olduğu aşka olsun övgü
bize cehennemi yaratma gücümüz olduğunu gösteren kabusa olsun övgü."
devamını gör...
miyav diyemeyen kedi
miyavlava eğitimi şart böylelerine, genelde yavru sokak kedileri böyle oluyor. sabahtan akşama kadar "miyuu- miyuu" şeklinde rahatsızlık verici detone bir ses çıkarırlar. bazı kedileri karşıma alıp miyavlama eğitimi vermişliğim var, bir çok kediyiyi yanlış miyavlamadan kurtarmışımdır..
devamını gör...
evinde ölü bulunan eski cezaevi doktoru
otorite boşlukları oluşturup onu başka sistemlerle doldurmuşlar. yedikleri hurmaların tırmalamasını engellemeye çalışıyolar.
türk milleti adam olsaydı da ülkeyi ayakta tutan sistemlerin yıkılmasına seyirci kalmasaydı.
mafyatik sistemler devlet zaafa düştüğünde güçlenir.bu sadece türkiye'de değil, amerika' da, italya' da da böyle olmuştur.
türk milleti adam olsaydı da ülkeyi ayakta tutan sistemlerin yıkılmasına seyirci kalmasaydı.
mafyatik sistemler devlet zaafa düştüğünde güçlenir.bu sadece türkiye'de değil, amerika' da, italya' da da böyle olmuştur.
devamını gör...


