zaman tüneli
en son ne zaman kedin oldu
geçen hafta. sürtüne sürtüne dizimden aşağısını shag halı gibi kılla kapladı. hayvanı belki 20 kere tekmelemişimdir. sonunda garsona söyledik aldı götürdü. ben onları sevmiyorum, onlar beni neden sever bilmem.
devamını gör...
betimleme
devamını gör...
adım atmayan erkeklerin gayet mantıklı davranması
günümüzde türk kadınına merhaba deyince savcılığa verilme riski var o yüzden adım atmaktan kaçınan erkekler gayet de mantıklı ve akıllıca davranıyor, evet.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
yalansöylemesi.net
devamını gör...
günaydın sözlük
sakin bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüü na na na na nnnnananan naayyy dın sözlük!
bugün hayat enerjim ve gülümsemem yerinde uyandım. hafta sonuna giriyoruz diye olabilir tam emin değilim.
otobüste de en öne oturdum keyfim fena yerinde yani anlayacağınız.
iş yoğun olacak muhtemelen ama hiç umrum değil. şarj aletimi de aldım bugün full time şarkı dinleyerek takılacağım. bekleyin beni teyzeler, bekleyin beni nemrut amcalar!
bugün hayat enerjim ve gülümsemem yerinde uyandım. hafta sonuna giriyoruz diye olabilir tam emin değilim.
otobüste de en öne oturdum keyfim fena yerinde yani anlayacağınız.
iş yoğun olacak muhtemelen ama hiç umrum değil. şarj aletimi de aldım bugün full time şarkı dinleyerek takılacağım. bekleyin beni teyzeler, bekleyin beni nemrut amcalar!
devamını gör...
kronik yoksulluk
abdestli kapitalizm ile abdestsiz kapitalizmin halka yansıması.
bir asırdır memuru yoksulluk sınırının altında, işçisi, emeklisi ve köylüsü açlık sınırının altında yaşayan; luayikçi, çağdaş, medeni bir rejim düşün!
bir asırdır memuru yoksulluk sınırının altında, işçisi, emeklisi ve köylüsü açlık sınırının altında yaşayan; luayikçi, çağdaş, medeni bir rejim düşün!
devamını gör...
takipçi artmaması sorunsalı
güncel olarak 189 takipçim varmış. bunların 185'i falan sözlüğü terk etti sanırım. aktif kişi sayısı aşağı yukarı 4. toplamda ise sözlükte 6 ila 10 kişi gibiyiz.
ben tamamım, bu koşullarda sayıdan tatminim.*
ben tamamım, bu koşullarda sayıdan tatminim.*
devamını gör...
sadece sevdiğini tartan vicdan terazisi
eyle vicdanı silkerler.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
aniden yükselen, çok fazla ve gereksiz yere bana veya başkalarına muhalif davranan herkesten soğuyabilirim.
devamını gör...
dandelion
dandelion...
fransızca dent-de-lion (aslandişi)...
karahindiba...
taraxacum officinale...
üfleyince uçan çiçek...
şeytantüyü...

"tohumları üflemeden bir dilek dilersiniz ve eğer tümünü uçurmayı başarırsanız dileğiniz kabul olur.
tohumları sevdiğinizin yaşadığı yöne doğru üflersiniz, ona düşüncelerinizi taşır.
bir kehanet aracıdır aynı zamanda; tohumun kafasını üfledikten sonra kalan tohum sayısı sahip olacağınız çocuk sayısını gösterir.
fransızca dent-de-lion (aslandişi)...
karahindiba...
taraxacum officinale...
üfleyince uçan çiçek...
şeytantüyü...

"tohumları üflemeden bir dilek dilersiniz ve eğer tümünü uçurmayı başarırsanız dileğiniz kabul olur.
tohumları sevdiğinizin yaşadığı yöne doğru üflersiniz, ona düşüncelerinizi taşır.
bir kehanet aracıdır aynı zamanda; tohumun kafasını üfledikten sonra kalan tohum sayısı sahip olacağınız çocuk sayısını gösterir.
devamını gör...
günaydın sözlük
güneş birazdan doğacak,
kırlarda yarpuzlar, pürenler mis gibi kokacak.
günaydın sözlük!
karahindiba çiçeği göreceğiz her yerde ama önce bu kışa hazırlanmak gerek.
ayağa kalkıp kolları sıvayalım. işler, güçler, güzellikler...
kırlarda yarpuzlar, pürenler mis gibi kokacak.
günaydın sözlük!
karahindiba çiçeği göreceğiz her yerde ama önce bu kışa hazırlanmak gerek.
ayağa kalkıp kolları sıvayalım. işler, güçler, güzellikler...
devamını gör...
ekonoviç'in gidişiyle tacettin'in gelişi arasındaki ilişki
eko'nun göthic olması serüveni. evt
devamını gör...
kronik yoksulluk
kronik yolsuzluk yüzündendir. osmanlı zamanında da aynıydı.
devamını gör...
en son ne zaman kedin oldu
hiçbir zaman.
aslında tamamen köpek insanıyım. benim karakterim köpeklerle daha uyumlu. bu kedileri sevmediğim anlamına gelmiyor. çalıştığım iş yerinde sayısız kedi var. herkes sokak kedilerini beslediği için, ofislerimizde geziyorlar. dolayısıyla, her canlıya saygı duyup , her canlıyı seviyorum ama kendi yaşam alanıma alacaksam, köpek sahiplenmeyi daha uygun buluyorum.
aslında tamamen köpek insanıyım. benim karakterim köpeklerle daha uyumlu. bu kedileri sevmediğim anlamına gelmiyor. çalıştığım iş yerinde sayısız kedi var. herkes sokak kedilerini beslediği için, ofislerimizde geziyorlar. dolayısıyla, her canlıya saygı duyup , her canlıyı seviyorum ama kendi yaşam alanıma alacaksam, köpek sahiplenmeyi daha uygun buluyorum.
devamını gör...
acun ılıcalı'nın tek tişörtü olması hipotezi
acunun bu kadar maksimum seviyede zengin olmasının doğal yollarla edinilmiş bir başarı sayesinde olmadığını düşünüyorum. az çok bir televizyon programında muhabirlik yaptığı dönemleri hatırlıyorum. nereden nereye geldi. şimdi tuvalet kağıdı yerine döviz kullanıyor.
bu başarının temelinde bir güç olduğunu düşünüyorum ya da bir bağlantı. bağlı bulunduğu grup ya da onu bu noktaya getiren ideolojik yapı neyse, onların kurallarına göre hareket ediyor gibi geliyor. daima tek tip giyiniyor. her şeyi çoğunlukla siyah ve salaş. magazin gündeminde yer almıyor. gösterişsiz, sessiz bir hayatı var. onun hayatında sorun hep kendisine seçtiği kadınlardan çıkıyor. yine de, yeni eşi ona kolay adapte olmuş gibi duruyor. çağla ılıcalı yaşına rağmen, şimdiye kadar iyi bir evlilik götürdü. ileride ne olur bilinmez ama şahsi olarak kazandığı bu paranın iyi bir medyacı olmasıyla alakası olmadığını düşünüyorum. insan tabi ki bireysel başarılarıyla büyüyebilir ama bu nesiller alır. tek başına 10-20 yıl içerisinde multi- milyarder çıkmazsın. adamın ingilterede futbol takımı var. gerçekten bunca standardın bireysel başarı olduğunu iddia etmek bana aşırı hayalperestlik gibi geliyor.
günümüzden de anlaşılacağı üzere, bu ülkenin ekonomi ile alakalı ciddi sorunları var. kimse ucu kaçmış zenginlikleri sorgulamıyor.
garip.
bu başarının temelinde bir güç olduğunu düşünüyorum ya da bir bağlantı. bağlı bulunduğu grup ya da onu bu noktaya getiren ideolojik yapı neyse, onların kurallarına göre hareket ediyor gibi geliyor. daima tek tip giyiniyor. her şeyi çoğunlukla siyah ve salaş. magazin gündeminde yer almıyor. gösterişsiz, sessiz bir hayatı var. onun hayatında sorun hep kendisine seçtiği kadınlardan çıkıyor. yine de, yeni eşi ona kolay adapte olmuş gibi duruyor. çağla ılıcalı yaşına rağmen, şimdiye kadar iyi bir evlilik götürdü. ileride ne olur bilinmez ama şahsi olarak kazandığı bu paranın iyi bir medyacı olmasıyla alakası olmadığını düşünüyorum. insan tabi ki bireysel başarılarıyla büyüyebilir ama bu nesiller alır. tek başına 10-20 yıl içerisinde multi- milyarder çıkmazsın. adamın ingilterede futbol takımı var. gerçekten bunca standardın bireysel başarı olduğunu iddia etmek bana aşırı hayalperestlik gibi geliyor.
günümüzden de anlaşılacağı üzere, bu ülkenin ekonomi ile alakalı ciddi sorunları var. kimse ucu kaçmış zenginlikleri sorgulamıyor.
garip.
devamını gör...
acun ılıcalı'nın tek tişörtü olması hipotezi
gece yatmadan önce elinde yıkayıp asıyor. sabah kalkınca giyip esat'la buluşuyor. böyle böyle zengin olduğuna dair de söylentiler var. kulak vermek gerek.
devamını gör...
bizim yaşımızda ebeveynlerimiz
daha özgür olduklarına eminim. bizim sırtımızdaki baskıyı taşımadıklarına da eminim.
90'lar itibariyle doğan her çocuk, hiçbir zaman çocukluğunu yaşayamadı. bizi öncelikle eğitim sistemi üzerinden sürekli baskılayarak "en iyi okulları kazanmaya" zorladılar. doya doya oyun dahi oynayamadığımız bir hayat yaşadık. daima ders çalışmamız gerektiği için, bize çocukluğumuzu yaşatmadılar. yarış atı gibi her gün soru çözmeye, deneme sınavlarına girmeye zorlandık. hafta içi okul, hafta sonu dershane, okul sonrası etütler derken, kusana kadar eğitim aldık.
üniversiteye gelince toplumun ekonomik sıkıntıları ve sosyalleşmekteki hatta iletişim kurmaktaki yetersizlikleri ile karşılaştık. yetişkin versiyonumuz ise, günümüz türkiyesinde hayatta kalmayı deniyor. (deniyor)
babamın- dedemin cocukluğuna baktığımda, özgürlük görüyorum. doya doya yaşanmış bir çocukluk... sorumluluklar tam da alınması gereken yaşlardayken alınmış. herkesin hayatında zorluklar var . tabi ki idealize edilmiş, dört dörtlük bir yaşamdan bahsetmiyorum ama kimsenin çocukluğu bizimki kadar erken çalınmadı. moderniteyle istismar edilmiş çocuklarız biz. modern hayatın getirdiği dayatmalarla, çocukluğunu kaybetmiş insanlarız... doğamız bastırıldığı için, kapitalist sisteme tahammülümüz az. bu şekilde yetiştirilmiş olmayı seven kişinin sadist olması gerekir zaten.
keşke çocuklara dokunmasalar. herkes dünyanın nasıl bir yer olduğuyla yetişkin olduğunda tanışıyor. o zamana kadar kimsenin çocukluğuna dokunmamak lazım. misal: bir çocuk 7/44 test çözmek yerine, gönlünce sosyalleşerek oyun oynayabilir. bence psikolojik ve kişisel gelişim için bu daha uygun. aksi, memnuniyetsiz, mükemmeliyetçi, sürekli hayattan şikayet eden insanların oluşmasına sebebiyet veriyor. insan çocukken hangi kaba tıkılırsa, istemsizce onun şeklini hatta rengini alıyor.
bu yüzden ebeveynlerimiz daha şanslıydı.
90'lar itibariyle doğan her çocuk, hiçbir zaman çocukluğunu yaşayamadı. bizi öncelikle eğitim sistemi üzerinden sürekli baskılayarak "en iyi okulları kazanmaya" zorladılar. doya doya oyun dahi oynayamadığımız bir hayat yaşadık. daima ders çalışmamız gerektiği için, bize çocukluğumuzu yaşatmadılar. yarış atı gibi her gün soru çözmeye, deneme sınavlarına girmeye zorlandık. hafta içi okul, hafta sonu dershane, okul sonrası etütler derken, kusana kadar eğitim aldık.
üniversiteye gelince toplumun ekonomik sıkıntıları ve sosyalleşmekteki hatta iletişim kurmaktaki yetersizlikleri ile karşılaştık. yetişkin versiyonumuz ise, günümüz türkiyesinde hayatta kalmayı deniyor. (deniyor)
babamın- dedemin cocukluğuna baktığımda, özgürlük görüyorum. doya doya yaşanmış bir çocukluk... sorumluluklar tam da alınması gereken yaşlardayken alınmış. herkesin hayatında zorluklar var . tabi ki idealize edilmiş, dört dörtlük bir yaşamdan bahsetmiyorum ama kimsenin çocukluğu bizimki kadar erken çalınmadı. moderniteyle istismar edilmiş çocuklarız biz. modern hayatın getirdiği dayatmalarla, çocukluğunu kaybetmiş insanlarız... doğamız bastırıldığı için, kapitalist sisteme tahammülümüz az. bu şekilde yetiştirilmiş olmayı seven kişinin sadist olması gerekir zaten.
keşke çocuklara dokunmasalar. herkes dünyanın nasıl bir yer olduğuyla yetişkin olduğunda tanışıyor. o zamana kadar kimsenin çocukluğuna dokunmamak lazım. misal: bir çocuk 7/44 test çözmek yerine, gönlünce sosyalleşerek oyun oynayabilir. bence psikolojik ve kişisel gelişim için bu daha uygun. aksi, memnuniyetsiz, mükemmeliyetçi, sürekli hayattan şikayet eden insanların oluşmasına sebebiyet veriyor. insan çocukken hangi kaba tıkılırsa, istemsizce onun şeklini hatta rengini alıyor.
bu yüzden ebeveynlerimiz daha şanslıydı.
devamını gör...

