zaman tüneli
suçluluk psikolojisi
suç nedir bilmemekten kaynaklanan sanrı durumudur. suç bir eylem değildir. hiçbir zaman olmadı. suç bir düşüncedir. eğer eylem olsaydı herhangi belirli bir eylem her durumda suç olurdu. tıpkı şu klişe benzetiş gibi; adam öldürmek savaşta kahramanlık, barışta cinayet olmazdı. demek ki suç sadece bir bakış açısı.
bugün devlet mesela herhangi bir suçluyu cezalandırmak için kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işliyor. ben herhangi bir suçluyu evde zincire vursam, beni de onunla beraber hapse tıkarlar ama devlet yapınca suç olmaktan çıkıyor.
suçun doğası bir kere tamamen subjektif bir bakış açısından ibaretken, kendisi bir gerçekliğe tekabül edemez. bu da diğerleri gibi insan uydurması kavramlardan bir diğeri sadece. ahlak, namus, masumiyet, suç, günah, uydur uydur ipe diz.
bugün devlet mesela herhangi bir suçluyu cezalandırmak için kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işliyor. ben herhangi bir suçluyu evde zincire vursam, beni de onunla beraber hapse tıkarlar ama devlet yapınca suç olmaktan çıkıyor.
suçun doğası bir kere tamamen subjektif bir bakış açısından ibaretken, kendisi bir gerçekliğe tekabül edemez. bu da diğerleri gibi insan uydurması kavramlardan bir diğeri sadece. ahlak, namus, masumiyet, suç, günah, uydur uydur ipe diz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocukları
#4087536 bir ara hamileydin sanki kanki, şişmiş göbek fotosu atıyordun, sözlük yazarlarının fotoları başlığına. ne oldu? düşük mü, yoksa kürtaj mı?
devamını gör...
günaydın sözlük
gece 23:20’de toplantı maili atmış adam. nasıl bir aile yaşantısı var acaba bu herifin çok merak ediyorum. mesai saatleri dışında bırak aramayı ne mesaj ne mail atarım ben ekibime. hayati bir konu olmazsa asla aramam; ararsam da bin kez özür dilerim. gerçekten çok acayip bu ya!
neyse günaydın.
neyse günaydın.
devamını gör...
şup şup (yazar)
#4087448 1a'dan ekonovich arkadaşımız kendi deneyimlerini paylaştı. teşekkür ederiz kendisine ve kırmızı kurdelesini tebrik ederiz. vurdura vurdura sırasına bıraksın bir arkadaşı lütfen.
devamını gör...
poine
poine bacım aburcubur paketi açmakla meşgul. lütfen rahatsız etmeyin. yorumlarını dört gözle bekliyoruz. harman kaldık resmen.
devamını gör...
sözlük aşkları
onlar aşkı bir peronda bulabilir mi bizim gibi?
uzak mesafe ilişkilerini romantize edelim bugün de *
uzak mesafe ilişkilerini romantize edelim bugün de *
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
önem
come on, our importance was only until the conversation was over.
devamını gör...
anın fotoğrafı
.
devamını gör...
anın fotoğrafı
.
devamını gör...
anın fotoğrafı
.
devamını gör...
intihar
ı can understand why people get scared now at even the slightest joke about suicide.
some people really do reach a point where they are capable of doing it.
as if there were no other way.
maybe there isn't.
take me, for example.
some people really do reach a point where they are capable of doing it.
as if there were no other way.
maybe there isn't.
take me, for example.
devamını gör...
güne bir oyun repliği bırak
"önem verecek hiçbir şeyin olmaması bir insanın başına gelecek en büyük trajedidir"
-arthur morgan, rdr2
-arthur morgan, rdr2
devamını gör...
üniversite okumak
üniversite yalnızca meslek edindiğiniz yerler değil. insanın kendi gördüğünden farklı bir dünya olduğunu anladığı yer çoğu zaman üniversitedir. dört senede bitirmek başarı değil, üniversite okuduğun süreç boyunca dersler dışında kendine neler katabildiğin önemlidir. kazandığın dostluklar, tanıdığın insanlar, olaylarla nasıl başa çıktığın, fırsatları nasıl değerlendirdiğin, zorluklar karşısında çözüm üretme şeklin ve bunların işlevliliği önemlidir. bunların hiçbiri de derslerde öğretilmiyor ve sağlıklı bir yetişkinliğin yolunu açıyor. eminim ki yetişkinlik ergenlikten zor bir dönem ve buraya gelirken kendinizi ne kadar tanıdığınız önemli, öz farkındalığı yüksek biri olunca da karakterinizi şekillendirebiliyorsunuz. -bu da yine üniversite döneminde oluyor çünkü aile gibi zorunlu bağların yerini seçilmiş ilişkiler alıyor- eğer aileniz işi oturmuş iyi para kazanan bir işe sahipse, amacınız yalnızca iyi para kazanan, ailenizin düzenini devam ettirmekse üniversite kötülenebilir fakat aksi durumda üniversite bu kadar basit bir yer değil.
devamını gör...
üniversite okumak
saçma bir eylemdir. üniversite okuyacağınıza, kafanız çalışıyorsa gidin bir fabrikaya falan girin adam akıllı çalışın. askerden önce de para biriktirmiş olursunuz. hele bu devirde, 'merdiven altı' yüzlerce üniversite aynı anda, aynı bölümden binlerce mezun verirken...
devamını gör...
üniversite okumak
türkiye'de maalesef üniversite okumanın bir anlamının kalmadığı düşünülüyor ve bu düşünce iyice yaygınlaştı.
bunu 3 nedene bağlayabiliriz.
1. özel üniversite sayısı ve her üniversitenin sürekli bölüm açması.
türkiye'de, neredeyse her kaldırımın üstünde bulunan plaza özel üniversiteye dönüştürülüyor. bilhassa istanbul'da o kadar özel üniversite var ki, artık hiçbir bölümün anlamı kalmadı. eskiden bazı bölümler sadece bazı üniversitelerde vardı. mesela mühendislik fakülteleri, hukuk , güzel sanatlar ve tıp...
özel üniversiteler bu kaliteyi bozdular ve her biri bu fakülteleri kendi içlerinde açmaya başladılar.
cerrahpaşa/çapa/ trakya/ hacettepe tıp..
istanbul teknik/ yıldız tekniğin mühendislik fakülteleri..
istanbul üniversitesi hukuk..
mimar sinan üniversitesi mimarlık ve konservatuar..
bu okullar ve departmanlar kısmi olarak önemini kaybettiler çünkü iyi eğitim verdikleri bölümler artık her üniversitede var. tabii, bu üniversiteler hala adlarıyla belirli bir hiyerarşiye sahipler. orası ayrı. yine de eğitimin kalitesi( meslek gruplarının kalitesi) bozuldu. her meslek grubunda gereğinden fazla mezun var. eğitim artık kapasite değil, bütçe işine döndü. özel üniversitenin yıllığını ödeyebiliyorsan, en iyi bölümde okuyabiliyorsun. maalesef artık buna tıp'ta dahil...
2. eğitimde liyakatin ve dürüstlüğün olmaması
insanların parayla diploma sahibi olabildiği ülkede, artık akademik başarının bir anlamı kalmadı. gerekli bütçeleri sağladığınızda, hiç okumadığınız okulların diplomalarına sahip olabiliyorsunuz. kim bilir kaç kişinin diploması sahte.. yakalananlar var ama yakalanmayanlar? akademiden bile sayısız hoca ihraç edildi. aslında hiç yapılmamış fakat her nasılsa mezuniyet belgesi bulunan yüksek lisanslar/ doktoralar... haberlerde her gün izledik.. biliyosunuz neler ortaya çıktı neler..
3. işsizlik ve genel depresyon
türkiye'nin güncel durumu insanları okumaya değil, okumamaya itiyor. insanların üniversiteye gitme sebebi "iyi şartlarda yaşayabilmekti."
üniversite mezununun bile tezgahtar olarak markette çalıştığı bir ülkede, çocuklar okumanın anlamsız ve zaman kaybı olduğunu düşünüyorlar. ekonomik ve sosyal şartların çökmüş olması, gençlerde müthiş bir depresyon ve melankoliye sebep oldu. kimse mutlu değil. çoğu çocugun terapiye ihtiyacı var.
yine de bunca olumsuzluğa aldırmayın ve okuyun.
üniversite eğitimi boş bir eğitim değildir. kendinizi eğitiyorsunuz. bırakın etrafı, kendinize odaklanın.
şartlar hiçbir zaman adil olmadı ve olmayacak. dünya tarihine baktığınız zaman bile her zaman sınıf ayrımı olduğunu ve belirli bir kesimin daha avantajlı tutulduğunu görürsünüz( bunu asla desteklemiyorum ama maalesef kapitalist devletin mantığı bu).
var olan düzenin işleyiş biçimi yüzünden kendi geleceğinizi heba etmeyin. okuyun ve büyük insan olun.
bunu 3 nedene bağlayabiliriz.
1. özel üniversite sayısı ve her üniversitenin sürekli bölüm açması.
türkiye'de, neredeyse her kaldırımın üstünde bulunan plaza özel üniversiteye dönüştürülüyor. bilhassa istanbul'da o kadar özel üniversite var ki, artık hiçbir bölümün anlamı kalmadı. eskiden bazı bölümler sadece bazı üniversitelerde vardı. mesela mühendislik fakülteleri, hukuk , güzel sanatlar ve tıp...
özel üniversiteler bu kaliteyi bozdular ve her biri bu fakülteleri kendi içlerinde açmaya başladılar.
cerrahpaşa/çapa/ trakya/ hacettepe tıp..
istanbul teknik/ yıldız tekniğin mühendislik fakülteleri..
istanbul üniversitesi hukuk..
mimar sinan üniversitesi mimarlık ve konservatuar..
bu okullar ve departmanlar kısmi olarak önemini kaybettiler çünkü iyi eğitim verdikleri bölümler artık her üniversitede var. tabii, bu üniversiteler hala adlarıyla belirli bir hiyerarşiye sahipler. orası ayrı. yine de eğitimin kalitesi( meslek gruplarının kalitesi) bozuldu. her meslek grubunda gereğinden fazla mezun var. eğitim artık kapasite değil, bütçe işine döndü. özel üniversitenin yıllığını ödeyebiliyorsan, en iyi bölümde okuyabiliyorsun. maalesef artık buna tıp'ta dahil...
2. eğitimde liyakatin ve dürüstlüğün olmaması
insanların parayla diploma sahibi olabildiği ülkede, artık akademik başarının bir anlamı kalmadı. gerekli bütçeleri sağladığınızda, hiç okumadığınız okulların diplomalarına sahip olabiliyorsunuz. kim bilir kaç kişinin diploması sahte.. yakalananlar var ama yakalanmayanlar? akademiden bile sayısız hoca ihraç edildi. aslında hiç yapılmamış fakat her nasılsa mezuniyet belgesi bulunan yüksek lisanslar/ doktoralar... haberlerde her gün izledik.. biliyosunuz neler ortaya çıktı neler..
3. işsizlik ve genel depresyon
türkiye'nin güncel durumu insanları okumaya değil, okumamaya itiyor. insanların üniversiteye gitme sebebi "iyi şartlarda yaşayabilmekti."
üniversite mezununun bile tezgahtar olarak markette çalıştığı bir ülkede, çocuklar okumanın anlamsız ve zaman kaybı olduğunu düşünüyorlar. ekonomik ve sosyal şartların çökmüş olması, gençlerde müthiş bir depresyon ve melankoliye sebep oldu. kimse mutlu değil. çoğu çocugun terapiye ihtiyacı var.
yine de bunca olumsuzluğa aldırmayın ve okuyun.
üniversite eğitimi boş bir eğitim değildir. kendinizi eğitiyorsunuz. bırakın etrafı, kendinize odaklanın.
şartlar hiçbir zaman adil olmadı ve olmayacak. dünya tarihine baktığınız zaman bile her zaman sınıf ayrımı olduğunu ve belirli bir kesimin daha avantajlı tutulduğunu görürsünüz( bunu asla desteklemiyorum ama maalesef kapitalist devletin mantığı bu).
var olan düzenin işleyiş biçimi yüzünden kendi geleceğinizi heba etmeyin. okuyun ve büyük insan olun.
devamını gör...
suçluluk psikolojisi
kişinin yakalanma korkusu yüzünden işlediği suçu inkar edememesi yalan söyleyerek üstünü örtmeye çalışsa da bunu başaramamasıdır
devamını gör...

