zaman tüneli
en kullanıcı dostu meyve
ben haysiyetimle kavunumu karpuzumu alır çekilirim, sizle mi uğraşıcam abicim, hımpfs hımpfsssss, negzel!
devamını gör...
neron
neron, iktidarla delilik arasındaki sınırı neredeyse görünmez kılmış bir roma imparatoru.. henüz on altı yaşında dünyanın en güçlü tahtlarından birine oturmuş, otuz yaşında hayata veda etmiş.. ardında cinayetler, entrikalar, görkemli saraylar ve iki bin yıldır anlatılmaktan vazgeçilmeyen hikayeler bırakmış..
annesini öldürmek için denizin ortasında parçalanacak bir gemi hazırlatan bir kral, neron.. agrippina gemiden sağ kurtulmuş ama oğlunun gönderdiği askerlerden kurtulamamış.. iktidarı tam olarak elinde tutmak istediğinden annesini öldürtmüştür.. vicdan azabından mıdır bilinmez annesinin hayaletinden korktuğu ve ruhunu yatıştırmak için büyücülere başvurduğu da söylenir.. eşleriyle ilişkisi de ayrı bir felaket.. ilk eşi octavia'yı sürgüne gönderip öldürtmüş.. ikinci eşi poppaea'nın ölümüne, hamileyken attığı bir tekme sebep olmuş..
işin daha karanlık tarafında ise hocası seneca var. stoacı felsefenin en önemli isimlerinden biri, neron'un öğretmeni ve danışmanı.. imparatorun ilk yıllarında ona yol göstermiş bir düşünür.. fakat milattan sonra 65 yılında ortaya çıkarılan piso * komplosunun ardından, suça katıldığı kesin olarak kanıtlanamamasına rağmen intihara zorlanıyor.. şair lucanus da aynı komplonun ardından hayatına son vermeye mecbur bırakılıyor..
tüm bu acımasızlığının yanı sıra garip bir şekilde, kendisini bir imparatordan çok sanatçı olarak görmüş.. şiirler yazmış, şarkılar söylemiş, lir çalmış, tiyatro sahnesine çıkmış.. suetonius'un yazdığına göre kendisini alkışlamaları için beş bin kişilik özel bir topluluk bile oluşturmuş.. bir de sesini güzelleştirmek için sırtüstü yatıp göğsüne kurşun levha koyduğu anlatılır.. hatta napoli'de şarkı söylerken deprem meydana geldiğinde bile gösterisini tamamlamış..
meşhur roma yangını da var. milattan sonra 64 yılında şehir günlerce yandığı sırada, neron'un yangını seyrederken keman çaldığı söylenir ama o tarihte keman henüz icat edilmemiş olduğundan tarihin yalanları arasına girmiştir.. dahası yangını onun çıkrdığına dair güvenilir bir kanıt da bulunamamış..
garip huylarıda varmış sevgili neron'un.. geceleri kılık değiştirerek roma sokaklarına çıkıp, o gece gözüne kimi kestirdiyse onunla kavga eder, dönüş yolunda ise kırılacak bir şeyler varsa kırıp öyle dönermiş sarayına.. saray dediğimiz de altın ev diye geçmiş tarihe.. yapay göller, devasa salonlar, konukların üzerine serpilen çiçekler.. yemek salonunun tavanının gökyüzü gibi görünüp dönmesi.. altın işlemeler ve ihtişam..
insanlık tarihi gücü eline geçirdiğinde kendisini tanrı sanmaya başlayanların hikayeleriyle dolu..
kimi savaşlarla, kimi ihtiraslarıyla, kimi de akıl almaz tuhaflıklarıyla yer edinmiş..
neron'u deli olarak bildik hepimiz..
oysa sorulması ve idrak edilmesi gereken olgularda vardı aslında.. insanın eline sınırsız güç geçtiğinde hangi ahlaki sınırların içinde kalabilir? ikibin yıldır imparatorluklar yıkıldı, krallar öldü, rejimler değişti, sarayların üzerine başka saraylar yapıldı.. ama dalkavukluk, gösteriş, iktidar hırsı, sahte alkışlar ve insanın kendisini herkesten üstün görme hastalığı bir türlü bitmedi..
annesini öldürmek için denizin ortasında parçalanacak bir gemi hazırlatan bir kral, neron.. agrippina gemiden sağ kurtulmuş ama oğlunun gönderdiği askerlerden kurtulamamış.. iktidarı tam olarak elinde tutmak istediğinden annesini öldürtmüştür.. vicdan azabından mıdır bilinmez annesinin hayaletinden korktuğu ve ruhunu yatıştırmak için büyücülere başvurduğu da söylenir.. eşleriyle ilişkisi de ayrı bir felaket.. ilk eşi octavia'yı sürgüne gönderip öldürtmüş.. ikinci eşi poppaea'nın ölümüne, hamileyken attığı bir tekme sebep olmuş..
işin daha karanlık tarafında ise hocası seneca var. stoacı felsefenin en önemli isimlerinden biri, neron'un öğretmeni ve danışmanı.. imparatorun ilk yıllarında ona yol göstermiş bir düşünür.. fakat milattan sonra 65 yılında ortaya çıkarılan piso * komplosunun ardından, suça katıldığı kesin olarak kanıtlanamamasına rağmen intihara zorlanıyor.. şair lucanus da aynı komplonun ardından hayatına son vermeye mecbur bırakılıyor..
tüm bu acımasızlığının yanı sıra garip bir şekilde, kendisini bir imparatordan çok sanatçı olarak görmüş.. şiirler yazmış, şarkılar söylemiş, lir çalmış, tiyatro sahnesine çıkmış.. suetonius'un yazdığına göre kendisini alkışlamaları için beş bin kişilik özel bir topluluk bile oluşturmuş.. bir de sesini güzelleştirmek için sırtüstü yatıp göğsüne kurşun levha koyduğu anlatılır.. hatta napoli'de şarkı söylerken deprem meydana geldiğinde bile gösterisini tamamlamış..
meşhur roma yangını da var. milattan sonra 64 yılında şehir günlerce yandığı sırada, neron'un yangını seyrederken keman çaldığı söylenir ama o tarihte keman henüz icat edilmemiş olduğundan tarihin yalanları arasına girmiştir.. dahası yangını onun çıkrdığına dair güvenilir bir kanıt da bulunamamış..
garip huylarıda varmış sevgili neron'un.. geceleri kılık değiştirerek roma sokaklarına çıkıp, o gece gözüne kimi kestirdiyse onunla kavga eder, dönüş yolunda ise kırılacak bir şeyler varsa kırıp öyle dönermiş sarayına.. saray dediğimiz de altın ev diye geçmiş tarihe.. yapay göller, devasa salonlar, konukların üzerine serpilen çiçekler.. yemek salonunun tavanının gökyüzü gibi görünüp dönmesi.. altın işlemeler ve ihtişam..
insanlık tarihi gücü eline geçirdiğinde kendisini tanrı sanmaya başlayanların hikayeleriyle dolu..
kimi savaşlarla, kimi ihtiraslarıyla, kimi de akıl almaz tuhaflıklarıyla yer edinmiş..
neron'u deli olarak bildik hepimiz..
oysa sorulması ve idrak edilmesi gereken olgularda vardı aslında.. insanın eline sınırsız güç geçtiğinde hangi ahlaki sınırların içinde kalabilir? ikibin yıldır imparatorluklar yıkıldı, krallar öldü, rejimler değişti, sarayların üzerine başka saraylar yapıldı.. ama dalkavukluk, gösteriş, iktidar hırsı, sahte alkışlar ve insanın kendisini herkesten üstün görme hastalığı bir türlü bitmedi..
devamını gör...
yazarların en çok etkilendiği enstrüman
yan flüt.
devamını gör...
aşık olduğumuzu nasıl anlarız sorunsalı
biz bunu endorfinle anlattık, serotoninle anlattık, oksitoksin korelasyonunun dopamin reseptörlerine müspet katkısına dair etraflıca mülahazalarda dahi bulunduk!
sahi siz o zaman neredeydiniz kuzum?
sahi siz o zaman neredeydiniz kuzum?
devamını gör...
yazarların en çok etkilendiği enstrüman
yaylı çalgılar. ben oda müziği severim çok. beethoven yaylı dörtlülerini mesela çok severek dinlerim. birçoğunu oldukça da iyi tanırım.
devamını gör...
yazarların en çok etkilendiği enstrüman
flugelhorn başta olmak üzere üflemeli çalgılar. insanın nefesiyle can bulur her melodi, ruhundan bir parça üfler gibi.
devamını gör...
yazarların en çok etkilendiği enstrüman
tulum, he boole sesi polifonik katlanuyi ya senun de yureğuni titretmeyi mi? bak bende zihnumde sisler kalkayi, dereler çağildayi, köknar ağaçlarundan süzulen bi ruzgar ruhumu okşayi, bir damla çise düşuyi avuçlaruma!
sanki şakaklarumda tabancalar patlayi, ellerum damar damar oluyi, sanayim ki içume bir değil bin tane daha bendan var, dolup taşayim, bana siğamayim, senda oole olmayisa bi sikinti var, gecukturme toktora görun! erken teşis oneml!
sanki şakaklarumda tabancalar patlayi, ellerum damar damar oluyi, sanayim ki içume bir değil bin tane daha bendan var, dolup taşayim, bana siğamayim, senda oole olmayisa bi sikinti var, gecukturme toktora görun! erken teşis oneml!
devamını gör...
öz güven kaybına çare olarak öveyim de geçsin tümcesi
övgüler karşısında hep sevimsiz hislerim tetiklenir benim. oldu bitti öyle olmuştur. yine hangi kazıklara oturtulmak istendiğimi sorgularken bulurum kendimi. çünkü, ne de olsa, kimse silkemeyeceği eşeğin önüne ot koymaz, değil mi? insanların dünyasında ot övgüdür. en azından bi ot koyalardı bari. çok pinti bunlar, anca laf. başka bir cacık yok.
övülmek özgüvenimi düşürüyor. sövülmek daha huzur verici geliyor. hele boş verilmek, işte orası cennet. ben hiç kimsenin beni ciddiye almasını istemem şahsen ama insanlar çok ciddiler maalesef.
övülmek özgüvenimi düşürüyor. sövülmek daha huzur verici geliyor. hele boş verilmek, işte orası cennet. ben hiç kimsenin beni ciddiye almasını istemem şahsen ama insanlar çok ciddiler maalesef.
devamını gör...
hayatınızın fon müziği
for whom the bell tolls
devamını gör...
zincirlikuyu mezarlığı
şişli ilçemizde ki mezarlığın bulunduğu alan, 1870 yılında osmanlı sultanı abdülaziz'in oğlu yusuf izzeddin efendi için yaptırılan yazlık av köşkünün bahçesi idi. yusuf izzeddin efendi, 1914 yılında buradaki köşkte ölü bulununca, halk arasında uğursuzluğu konuşulur olmuş,köşkün bahçesi yıllarca bakımsız ve boş kalmış.

1935'te istanbul'da ilk "asri" mezarlık olarak kullanıma açılmıştır.
ilk gömülen "asri" kimse şair ve yazar abdülhak hamid tarhan dır.
mezarlıkta 2 cumhurbaşkanı, 4 meclis başkanı, 3 başbakan, ı. dünya savaşı'nın 2 komutanı, 5 genelkurmay başkanı, istanbul'un 3 belediye başkanı ve çok sayıda tanınmış sanatçı, iş insanı, gazeteci, oyuncu, sporcu, şarkıcı ve politikacının kabirleri yer almaktadır. 2011 istatistiğine göre 43 bin mezar vardır.

1935'te istanbul'da ilk "asri" mezarlık olarak kullanıma açılmıştır.
ilk gömülen "asri" kimse şair ve yazar abdülhak hamid tarhan dır.
mezarlıkta 2 cumhurbaşkanı, 4 meclis başkanı, 3 başbakan, ı. dünya savaşı'nın 2 komutanı, 5 genelkurmay başkanı, istanbul'un 3 belediye başkanı ve çok sayıda tanınmış sanatçı, iş insanı, gazeteci, oyuncu, sporcu, şarkıcı ve politikacının kabirleri yer almaktadır. 2011 istatistiğine göre 43 bin mezar vardır.
devamını gör...
öz güven kaybına çare olarak öveyim de geçsin tümcesi
öz güven kaybı yaşayan bireye ilaç gibi gelecek tümcedir. bende işe yarıyor. gerçi pek övülecek bir meziyetim yok ama olsun. sonuçta normal sözlük hesabım var. bu da bir şeydir.
devamını gör...
hayatınızın fon müziği
fatma betül kayy...pardon o başka fon ' du.
devamını gör...
zincirilikuyu mezarlığı
(bkz: zincirlikuyu mezarlığı)
devamını gör...
dongguan büyük camii
en müslüman sensin emre de allah aşkına her yere cami dikmesinler kafayı yicem ev yok kütüphane yok ne bileyim ağaçlık yerler yok paso cami var neyimize yetmiyor artık kişi başına cami dikiyorlar herkesin kendi camisi olacak heralde
devamını gör...
ayda 3000 tl kenara atabilen insan
bu başlıkta yazılan bazı şeyler hoşuma gitmedi millet çok para konuşuyor bu alışkanlıktan umarım vazgeçersiniz bir gün.
devamını gör...
dongguan büyük camii
( 东关清真大寺), çin'in qinghai eyaletinin xining şehrinde bulunan, ülkenin kuzeybatısındaki en büyük ve en önemli islam yapılarından biridir. ming hanedanı döneminde, 1380 yılında inşa edilmiştir. geleneksel çin mimarisi ile islam mimarisini birleştiren özgün bir yapıya sahiptir. sonradan yapılan düzenlemeler ve restorasyonlar kapsamında kubbe ve minare yapılarında değişiklikler ve yenileme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
devamını gör...
avaz
o bastonuyla, çirpi bacaklarıyla, beş parasız, yatsız, katsız, fonsuz, dolarsız ,örosuz, arabasız yürüyor ya yavaş yavaş...
o girişten sonra zaten ağlama krizi....
zara dan gelsin benden de.
o girişten sonra zaten ağlama krizi....
zara dan gelsin benden de.
devamını gör...


