zaman tüneli

iş yerinde düzenli yaptığım eylemdir.

kontrol edilme fikrinden hoşlanmıyorum. eğer çalışanınıza güvenmiyorsanız, işe almayacaksınız. bilgisayarları ve dolaylı yoldan çalışanları, ıt ekibi üzerinden kontrol altında tutmakta nedir?

bu yüzden iş bilgisayarlarını olabildiğince kullanmam. gizliliğiniz ve özeliniz yok çünkü. resmen şahsınızla ilgili gün gün veri toplanıyor.

ben hala ofis masası ve bilgisayarı olduğu için sevinen çalışanlara anlam veremiyorum. adamlar bilgisayarı açtığınız andan- kapattığınız an'a kadar her şeyi kayıt ediyorlar. üzülmeniz lazım, sevinmeniz değil. bir de mümkünse lütfen değerli hissetmeyin. bu çalışana verilen değerle alakalı bir şey değil. aksine çalışanın değerini küçültür.
devamını gör...

azmış kudurmuş bir beyefendinin son arzusu, isyanı.
devamını gör...

"sittir et"
"takma kafana"
"boşver ya"

ağzının ortasına vururum kardeşim senin. artık bıçak kemiğe dayandı. kendimi zor tutuyorum. paralarım seni. eşşşek sudan gelene kadar döverim.
devamını gör...

bunun tek bir yolu yoktur, hatta bazen direkt yolu yoktur cunku her insan kendine ozgu oldugundan sebep, onlarla kurdugumuz iliskiler de —ki bu iliskiler ister romantik, ister arkadasca, ister baska turlu olsun— bir o kadar kendine ozgudur. bazi insanlari unutmak icin ozel bir caba gerekmez, bazi insanlar ise bin dereden su getirilse akilda kalir. bonne chance, ne cikarsa bahtiniza.
devamını gör...

sıfır bir'de cabbarın meybuz yaladığı sahne geldi aklıma
devamını gör...

bu da pipi gibi bişi.
herkes en büyüğü kendinde sanıyor.
devamını gör...

türkiye'de doğmuş olmanın bedelidir. jenerasyonlar değişse de, herkesin psikolojik çıktısı aynı. travmatize olmamış 1 tane ebeveyn göremezsiniz. bu iş zincirleme şekilde jenerasyonlara yayılıyor. içine doğduğumuz ülkenin hiçbir standardı stabil değil. sürekli kötüye giden bir süreç var. bu süreçte insanlar zihinsel bütünlüğünü koruyamıyorlar. günümüzde birçok insanın depresyon, bağlanma sorunları, duygu ve davranış bozukluğu, öfke kontrol problemi , istismardan kaynaklı derin çöküşleri ve okb eğilimi var.

say say bitmez.
devamını gör...

doğru insanı yakayabiliyorsanız, harikadır. aksi, sadece zaman kaybı ve harap olmuş sinir sistemiyle sonuçlanır.
devamını gör...

cenaze evinde bunun drop u nerede? hanginiz loot ladı demeyin dayak yersiniz.
devamını gör...

ciddiye alınmaması gereken durumdur. ben güler geçerim. bunun 2 sebebi var:

1. karşınızdaki kişinin psikolojik problemli olması.

bu tarz toplumsal etik anlayışını zedeleyen tavırda olan insanların empati yapma durumları söz konusu değildir. empati eksikliği bir patolojidir. ayrıca, insanların düzenini- dirliğini- duygu durumunu kasıtlı bozmak için onların hassas noktalarına oynamak yine psikolojik anlamda inceleme gerektirir.

özetle: bu tavırdaki biri %70 ve üstü olasılıkla terapiye gitmesi gereken, sağlıklı olmayan biridir. bu insanları muhatap almaya gerek yok.

2. bireysel anlamda size oynanması/ bilinçli olarak sizi kontrolden çıkarma eğilimi

sizi bilinçli olarak kontrolden çıkarıp, kötülemeye çalışan biriyle/ birileriyle karşı karşıya olabilirsiniz. kontrolünüzü kaybedip, hoş olmayan tavırlar sergilemeniz amacıyla sizi tetikliyor olabilirler. istediklerini onlara vermeyin. sırıtın ve geçin.

tecrübeyle baya sabittir. deliriyorlar. başarısız olma fikri, hepsini delirtiyor. kişneyen ego kötüdür sonuçta.
devamını gör...

deli bal, arıların özellikle doğu karadeniz bölgesinde yetişen ormangülü (rhododendron ponticum ve rhododendron flavum, halk arasında "komar", "zifin" veya "dağ gülü") çiçeklerinden topladığı nektarlarla ürettiği, içerdiği doğal zehir nedeniyle güçlü etkileri olan özel ve toksik bir bal türüdür.

çağatay ulusoy'un oynadığı türk yapımı sinema filminde ise, bu adın seçilmesi tamamen karakterin kendisine biçilen son ile alakalı. spoiler vermek istemediğim için ileri gitmiyorum. bu bir betimlemedir. sembolik bir kullanım var. balın tanımını bir kez daha okuyun, zaten çıkarım yaparsınız.
devamını gör...

buna 20'li yaşlarımın ortalarına kadar kesinlikle katılırdım ama yetişkin olduktan sonra ve insanların doğasına ait gerçekliği gördükten sonra kesinlikle katılmıyorum.

istisnalar var olabilir fakat bunca yıllık deneyimim bana şunu çok sert biçimde öğretti:

"herkes kendi çıkarı için bir ilişkide var olur. herkes önce kendisini gözetir. duygu var olabilir ama asla bir ilişkide , karşınızdaki kişiye öncelikli tutunma sebebiniz değildir."

yineliyorum: istisnalar olabilir ama çoğunlukla ilişkiler bu şekilde yürüyorlar. geçmişte alttan alttan güdülen bu fayda, şimdi iyice ayyuka çıktı. tüm diyaloglar arz- talep ilişkisi üstünden kuruluyor. "bunu alabiliyorsan, sunu yapabiliyorsan görüşelim" mantığı var. herkes birbirini "kullandığını" ifade ediyor. bu yüzden herkesin "kendisini kullandırması" için yine kendisine biçtiği bir değer var.

"evin var mı?
araban var mı?
ayrı mı yaşıyorsun?
maaşın ne kadar?
kıskanç mısın?
açık giyinir misin?
evlendikten sonra çalışmayacaksın.
izin vermediklerimi yapamazsın.
senin kocan varken paraya ihtiyacın yok. al ek kartımı dilediğini harca
arabanı yenileyelim
git kendine son model iphone'nu al
bu sene beni .... tatile götür
bir erkek tüm kişisel ihtiyaçlarımı karşılayabilmelidir
bir kadın her şeyini finanse etmemi istiyorsa, beni her anlamda mutlu etmelidir vb. kurulan cümleler...

bunlardan tanıdık gelen var mı? elbette vardır. işte bunlar kadınların/ erkeklerin ağızlarından dökülen, arz-talep ilişkisinin örnekleridir.

bu yüzden "sana her gün yeniden aşık oluyorum" cümlesini duydugumda, "bundan çıkarın nedir?" diye sormamak için zor duruyorum.

genelde zaman gösteriyor zaten.
devamını gör...

değiştirme, düzenleme. tadilat bu sözcükten gelmektedir.
devamını gör...

yeni bir ilişkiye basladıgım yok.

ama biraz bıkkınlık donemindeyim. boş boş mesajlar geliyor gidiyor. eeee?

normal ilerleyen her seye hasretim.
devamını gör...

şöyle buyurmuş kendileri,

www.instagram.com/reel/DecS...
devamını gör...

üstteki yazar doğru diyor.
bonus olarak yüzmeye gitmek. yüzmediğim için sızım şuan hiç zevkli değil mesela. * * * neys’ son bi sesini özledim mezajı yazışımız yok mu? * * *
devamını gör...

haşerat özellikle karafatma. hele ki boyutu büyükse, yankılanan çığlıklarımı görün... evin duvarlarından geri sekip, tüm hane halkına saplanıyorlar.
devamını gör...

salaklıktır. olmuyorsa olmaz, zorlamayacaksın.
devamını gör...

voleybol takımı gibi dönüyorlar böyle. uzun süre değişmeyen bir oyun kurucu oluyor ortada ama sonra o da başka biri oluyor. takıma giren çıkan sayısı sürekli artıyor ve aşk her seferinde anında gerçekleşiyor. işte benim eşim bu diyebileceğin bütün varyasyonlara sırayla ve tekrar takrar aşık oluyorsun. hem de ne aşık olmak, sırılsıklam böyle. tasma taksa, emret aşkım demek yerine havlarsın!!

kabus gibi..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim