zaman tüneli
tası tarağı toplayıp gitmek istemek
manasız bir hareket bence.
insan gittiği yere kendini de götüreceği için gittiği her yerden gitmek isteyecektir.
bazen de kalmak iyidir.
insan gittiği yere kendini de götüreceği için gittiği her yerden gitmek isteyecektir.
bazen de kalmak iyidir.
devamını gör...
siz aşktan ne anlarsınız bayım
memlekette hiçbir şey güzel olmadığı için millet aşka sığındı veya takıntılı oldu bence.
her şey bu kadar kötü ve ümitsizken insanlar aşktan medet umar hale geldi.
bizi aşk kurtarır ancak, gibi yanlış bir inanca sahibiz...
kaybedenlerin avuntusu belki de.
insanlar hayata tutunmak için sebepler arıyor. en zor koşullarda bile aşk yüzümüzü güldürür, bizi sarıp sarmalar, kurtarır ümidi taşıyoruz belli ki içimizde...
aşka bu kadar yük yüklemek doğru mu onu da bilmiyorum.
allah sonumuzu hayreylesin.
her şey bu kadar kötü ve ümitsizken insanlar aşktan medet umar hale geldi.
bizi aşk kurtarır ancak, gibi yanlış bir inanca sahibiz...
kaybedenlerin avuntusu belki de.
insanlar hayata tutunmak için sebepler arıyor. en zor koşullarda bile aşk yüzümüzü güldürür, bizi sarıp sarmalar, kurtarır ümidi taşıyoruz belli ki içimizde...
aşka bu kadar yük yüklemek doğru mu onu da bilmiyorum.
allah sonumuzu hayreylesin.
devamını gör...
siz aşktan ne anlarsınız bayım
sucuklu yumurtaya da ekmek banılır yani şimdi onu bir ayrı tutalım
devamını gör...
say hi to your husband for me
2010–2011 yılları arasında brazzers tarafından piyasaya sürülen dört bölümlük erotik film serisidir
* say hi to your husband for me (2010)
asa akira & keiran lee
* say hi to your husband for me 2 (2010)
asa akira & keiran lee
* say hi to your husband for me 3 (2011)
asa akira & danny mountain, keiran lee
* say hi to your husband for me 4 (2011)
asa akira & charles dera, jon jon, keiran lee, nat turnher, toni ribas
* say hi to your husband for me (2010)
asa akira & keiran lee
* say hi to your husband for me 2 (2010)
asa akira & keiran lee
* say hi to your husband for me 3 (2011)
asa akira & danny mountain, keiran lee
* say hi to your husband for me 4 (2011)
asa akira & charles dera, jon jon, keiran lee, nat turnher, toni ribas
devamını gör...
hangi yazarın evine misafir olmak isterdiniz sorusu
#4091319
yazdıklarının hepsi de azılı komünist, seni evlerinde ağırlarlar mı sanıyorsun? bakma oyladıklarına. puajajajhahahajahahahahaa
yazdıklarının hepsi de azılı komünist, seni evlerinde ağırlarlar mı sanıyorsun? bakma oyladıklarına. puajajajhahahajahahahahaa
devamını gör...
g- cans
bizde yarım saatlik bir sağanakta yollar göle dönerken, istanbul’da yaşanan afeti izliyoruz… öte yandan japonya’da günlerce süren tayfunlara rağmen hayatın nasıl normale yakın bir şekilde devam edebildiğini izliyor ve sorguluyorum.
peki, aradaki fark ne?
istanbul’da yağmur suları dar rögarların içine sıkıştırılmaya çalışılırken japonlar, g-cans adını verdikleri devasa bir yer altı taşkın kontrol sistemi inşa etmişler. tam 14 yıl süren bu proje, sanki bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi!
önce taşkın suları, bir uzay mekiğinin bile sığabileceği büyüklükteki beş dev siloya yönlendiriliyor. ardından sular, yerin yaklaşık 50 metre altındaki 6 kilometrelik tünellerden geçerek meşhur yer altı tapınağına benzeyen dev bir yapıya ulaşıyor. burası, her biri yaklaşık 500 ton ağırlığındaki 59 devasa sütunun taşıdığı, adeta yer altındaki bir katedrali andıran bir mühendislik harikası.
asıl akıl almaz bölüm ise tahliye aşaması… sistemdeki 76 dev pompa saniyede yaklaşık 200 ton suyu büyük nehirlere aktarabiliyor. bu da kabaca, tam dolu olimpik bir yüzme havuzunun 12 saniyede boşaltılabilecek bir kapasiteye karşılık geliyor. japonlar taşkın sularına resmen yerin altında otoban yapmışlar!
bir tarafta doğayla mücadele etmek için yıllarını, aklını, bilimini ve kaynaklarını kullanan bir anlayış… diğer tarafta yarım saatlik yağmurda felç olan şehirler…
keşke mesele yalnızca yağmur olsa… mesele bilim, planlama, öngörü ve kamusal kaynakları nasıl kullandığımız.
geçmiş olsun istanbul… hayıflanarak izliyorum.
youtube.com/shorts/TBte4_IC...
ed:
www.japan-experience.com/al...
peki, aradaki fark ne?
istanbul’da yağmur suları dar rögarların içine sıkıştırılmaya çalışılırken japonlar, g-cans adını verdikleri devasa bir yer altı taşkın kontrol sistemi inşa etmişler. tam 14 yıl süren bu proje, sanki bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi!
önce taşkın suları, bir uzay mekiğinin bile sığabileceği büyüklükteki beş dev siloya yönlendiriliyor. ardından sular, yerin yaklaşık 50 metre altındaki 6 kilometrelik tünellerden geçerek meşhur yer altı tapınağına benzeyen dev bir yapıya ulaşıyor. burası, her biri yaklaşık 500 ton ağırlığındaki 59 devasa sütunun taşıdığı, adeta yer altındaki bir katedrali andıran bir mühendislik harikası.
asıl akıl almaz bölüm ise tahliye aşaması… sistemdeki 76 dev pompa saniyede yaklaşık 200 ton suyu büyük nehirlere aktarabiliyor. bu da kabaca, tam dolu olimpik bir yüzme havuzunun 12 saniyede boşaltılabilecek bir kapasiteye karşılık geliyor. japonlar taşkın sularına resmen yerin altında otoban yapmışlar!
bir tarafta doğayla mücadele etmek için yıllarını, aklını, bilimini ve kaynaklarını kullanan bir anlayış… diğer tarafta yarım saatlik yağmurda felç olan şehirler…
keşke mesele yalnızca yağmur olsa… mesele bilim, planlama, öngörü ve kamusal kaynakları nasıl kullandığımız.
geçmiş olsun istanbul… hayıflanarak izliyorum.
youtube.com/shorts/TBte4_IC...
ed:
www.japan-experience.com/al...
devamını gör...
siz aşktan ne anlarsınız bayım
görmeye tahammül edemediğim cümle.
didem madak bitirdi bizi. memleket her cümlenin sonuna "bayım" ve/veya "olric" ekleyen ağlak insanlarla doldu*. sucuklu yumurta romantizmi falan hep didem madak'ın eseri. gerek yoktu bunlara hiç. böyle böyle didem madak şiirlerinden tiksindirdiler insanı.
didem madak bitirdi bizi. memleket her cümlenin sonuna "bayım" ve/veya "olric" ekleyen ağlak insanlarla doldu*. sucuklu yumurta romantizmi falan hep didem madak'ın eseri. gerek yoktu bunlara hiç. böyle böyle didem madak şiirlerinden tiksindirdiler insanı.
devamını gör...
insanın birinden sessizce soğuması.
copy paste mi yapıyorsunuz neden nokta var başlık sonunda.
devamını gör...
insanın birinden sessizce soğuması.
sesli soğuyan şov yapıyordur zaten, geçiniz.
devamını gör...
hangi yazarın evine misafir olmak isterdiniz sorusu
erkeklerden zed's.
kadınlardan nick vermeyeceğim çünkü dedikodu mekanizmanız ve zihinsel pisliğiniz farklı algılar ama 2 yazar var.
kadınlardan nick vermeyeceğim çünkü dedikodu mekanizmanız ve zihinsel pisliğiniz farklı algılar ama 2 yazar var.
devamını gör...
cem sultan
malta'dan çağırmışlardı beni 5 sene önce keşke cem sultan gibi kaçıp gitseydim.
devamını gör...
cem sultan
osmanlı’da erkeklere önce unvan sonra isim gelirdi. sultan murad, sultan süleyman gibi.
ancak kadınlarda tam tersi olurdu, mihrimah sultan, hürrem sultan, kösem sultan gibi.
cem sultan denilerek papa’ya sığındığından ötürü açıkça tahkir edilmektedir, aşağılanmaktadır.
ancak kadınlarda tam tersi olurdu, mihrimah sultan, hürrem sultan, kösem sultan gibi.
cem sultan denilerek papa’ya sığındığından ötürü açıkça tahkir edilmektedir, aşağılanmaktadır.
devamını gör...
cem sultan
şirinevler'de bir sokak ismi.
devamını gör...
geceye bir ayet bırak
fussilet suresi, 34. ayet:"iyilikle kötülük bir olmaz. kötülüğü en güzel olan (tavır) ile önle. bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiş."
devamını gör...
almanya ve japonya'nın yz yarışında geri kalma nedenleri
almanya ve japonya'nın yapay zeka yarışında geri kalma nedenleri, bir yapay zeka tarafından şöyle açıklanmaktadır:
"almanya ve japonya’nın gelişmiş yapay zeka (özellikle chatgpt gibi büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka) üretememesinin temel nedenleri, bu ülkelerin tarihsel olarak donanım ve mühendislik odaklı olmaları, aşırı riskten kaçınan kültürleri, katı veri gizliliği yasaları ve girişim sermayesi eksikliğidir.
iki ülkenin küresel yapay zeka yarışında abd ve çin'in gerisinde kalmasının arkasındaki ana faktörler aşağıda detaylandırılmıştır:
1. donanım ve fiziksel üretime olan tarihsel odak
almanya ve japonya, ikinci dünya savaşı sonrasındaki ekonomik mucizelerini fiziksel mühendislik ve donanım üzerine kurdular.
• almanya: otomotiv, makine ve ağır sanayiye odaklandı.
• japonya: tüketici elektroniği, otomotiv, çipler ve robotik donanımlarda devleşti.
her iki ülke de ekonominin temeli olarak "fiziksel nesneleri" gördü ve 1990'lardan itibaren dünyayı değiştiren yazılım devrimini (silicon valley tarzı platform ekonomisini) büyük ölçüde kaçırdı. gelişmiş yapay zeka ise tamamen devasa yazılım ekosistemleri ve bulut altyapıları üzerinde yükselmektedir.
2. aşırı riskten kaçınma ve kusursuzluk kültürü
yapay zeka geliştirme süreci; "hızlıca hata yap, başarısız ol ve modeli sürekli güncelle" mantığına dayanır. ancak hem alman hem de japon iş kültürü buna tamamen zıttır.
japonya'da hata toleransı neredeyse sıfırdır ve kararlar uzun bir konsensüs (ortak mutabakat) sürecinden sonra alınır. hata yapma potansiyeli olan "olgunlaşmamış" bir yapay zekayı piyasaya sürmek şirketlerin itibar algısına uymamaktadır.
almanya'da ise yeni teknolojilere karşı toplumsal ve kurumsal bir şüphecilik hakimdir. bürokratik süreçler ve kusursuz mühendislik arayışı, yıkıcı inovasyonların hızını kesmektedir.
3. katı veri koruma düzenlemeleri ve hukuki belirsizlikler
gelişmiş yapay zeka modelleri eğitebilmek için milyarlarca verinin serbestçe işlenmesi gerekir.
• almanya (ve ab): dünyanın en sıkı veri koruma kanunu olan gdpr ve yapay zekayı sınırlandıran eu aı act gibi yasalar nedeniyle veri toplama konusunda büyük engellerle karşılaşmaktadır. şirketler, telif hakları ve kişisel verilerin korunması cezalarından korktuğu için büyük modeller eğitememektedir.
japonya: son dönemde veri yasalarını gevşetmeye çalışsa da geçmişteki katı gizlilik kültürü ve kurumsal çekinceler, yerli modeller için gerekli veri havuzunun oluşturulmasını uzun süre geciktirmiştir.
4. sermaye ve dijital altyapı eksikliği
gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmek milyarlarca dolarlık yatırım, devasa veri merkezleri ve on binlerce gelişmiş grafik işlemcisi (gpu) gerektirir. abd'de microsoft, google, meta, amazon gibi teknoloji devleri bu bütçeleri tek başlarına karşılayabilirken; ne almanya'da ne de japonya'da bu ölçekte küresel bulut ve yazılım devleri (big tech) bulunmamaktadır. ayrıca risk sermayesi (venture capital) kültürü bu ülkelerde abd'ye kıyasla çok daha sığdır.
5. demografik kriz (yaşlanan nüfus)
hem japonya hem de almanya dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip ülkelerindendir.
• şirketlerdeki karar verici pozisyonların yaş ortalamasının yüksek olması, dijital okuryazarlığın düşük kalmasına ve geleneksel yöntemlere (japonya'daki faks kullanımı veya almanya'daki kağıt küreği bürokrasisi gibi) bağlılığa yol açmaktadır.
• genç yetenek ve yazılımcı havuzunun dar olması, yapay zeka alanındaki beyin göçünü abd'ye doğru hızlandırmaktadır.
strateji değişikliği: bu ülkeler havlu mu attı?
hayır, ancak stratejilerini değiştirdiler. tüketiciye yönelik genel yapay zekalar (chatgpt, claude vb.) üretmek yerine kendi güçlü oldukları alanlara odaklanıyorlar:
almanya endüstriyel yapay zeka (ındustrial aı); fabrikalardaki robotları akıllandırmak, lojistiği optimize etmek ve otomotivde otonom sürüşü geliştirmek (siemens, bosch, aleph alpha hamleleri)....
japonya robotik yapay zeka ve ulusal destek; yaşlanan nüfusun iş gücü açığını kapatmak için fiziksel insansı robotlara yapay zeka entegre etmek ve yarı iletken (çip) üretim üssü haline gelmek...
özetle; almanya ve japonya yazılım tabanlı genel yapay zeka trenini kültürel risk algıları, hukuki kısıtlamaları ve donanım odaklı geçmişleri nedeniyle kaçırmış olsalar da teknolojiyi endüstriyel üretim ve robotik alanında yakalamak için milyarlarca dolarlık yeni devlet stratejileri uygulamaktadırlar."
gemini
"almanya ve japonya’nın gelişmiş yapay zeka (özellikle chatgpt gibi büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka) üretememesinin temel nedenleri, bu ülkelerin tarihsel olarak donanım ve mühendislik odaklı olmaları, aşırı riskten kaçınan kültürleri, katı veri gizliliği yasaları ve girişim sermayesi eksikliğidir.
iki ülkenin küresel yapay zeka yarışında abd ve çin'in gerisinde kalmasının arkasındaki ana faktörler aşağıda detaylandırılmıştır:
1. donanım ve fiziksel üretime olan tarihsel odak
almanya ve japonya, ikinci dünya savaşı sonrasındaki ekonomik mucizelerini fiziksel mühendislik ve donanım üzerine kurdular.
• almanya: otomotiv, makine ve ağır sanayiye odaklandı.
• japonya: tüketici elektroniği, otomotiv, çipler ve robotik donanımlarda devleşti.
her iki ülke de ekonominin temeli olarak "fiziksel nesneleri" gördü ve 1990'lardan itibaren dünyayı değiştiren yazılım devrimini (silicon valley tarzı platform ekonomisini) büyük ölçüde kaçırdı. gelişmiş yapay zeka ise tamamen devasa yazılım ekosistemleri ve bulut altyapıları üzerinde yükselmektedir.
2. aşırı riskten kaçınma ve kusursuzluk kültürü
yapay zeka geliştirme süreci; "hızlıca hata yap, başarısız ol ve modeli sürekli güncelle" mantığına dayanır. ancak hem alman hem de japon iş kültürü buna tamamen zıttır.
japonya'da hata toleransı neredeyse sıfırdır ve kararlar uzun bir konsensüs (ortak mutabakat) sürecinden sonra alınır. hata yapma potansiyeli olan "olgunlaşmamış" bir yapay zekayı piyasaya sürmek şirketlerin itibar algısına uymamaktadır.
almanya'da ise yeni teknolojilere karşı toplumsal ve kurumsal bir şüphecilik hakimdir. bürokratik süreçler ve kusursuz mühendislik arayışı, yıkıcı inovasyonların hızını kesmektedir.
3. katı veri koruma düzenlemeleri ve hukuki belirsizlikler
gelişmiş yapay zeka modelleri eğitebilmek için milyarlarca verinin serbestçe işlenmesi gerekir.
• almanya (ve ab): dünyanın en sıkı veri koruma kanunu olan gdpr ve yapay zekayı sınırlandıran eu aı act gibi yasalar nedeniyle veri toplama konusunda büyük engellerle karşılaşmaktadır. şirketler, telif hakları ve kişisel verilerin korunması cezalarından korktuğu için büyük modeller eğitememektedir.
japonya: son dönemde veri yasalarını gevşetmeye çalışsa da geçmişteki katı gizlilik kültürü ve kurumsal çekinceler, yerli modeller için gerekli veri havuzunun oluşturulmasını uzun süre geciktirmiştir.
4. sermaye ve dijital altyapı eksikliği
gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmek milyarlarca dolarlık yatırım, devasa veri merkezleri ve on binlerce gelişmiş grafik işlemcisi (gpu) gerektirir. abd'de microsoft, google, meta, amazon gibi teknoloji devleri bu bütçeleri tek başlarına karşılayabilirken; ne almanya'da ne de japonya'da bu ölçekte küresel bulut ve yazılım devleri (big tech) bulunmamaktadır. ayrıca risk sermayesi (venture capital) kültürü bu ülkelerde abd'ye kıyasla çok daha sığdır.
5. demografik kriz (yaşlanan nüfus)
hem japonya hem de almanya dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip ülkelerindendir.
• şirketlerdeki karar verici pozisyonların yaş ortalamasının yüksek olması, dijital okuryazarlığın düşük kalmasına ve geleneksel yöntemlere (japonya'daki faks kullanımı veya almanya'daki kağıt küreği bürokrasisi gibi) bağlılığa yol açmaktadır.
• genç yetenek ve yazılımcı havuzunun dar olması, yapay zeka alanındaki beyin göçünü abd'ye doğru hızlandırmaktadır.
strateji değişikliği: bu ülkeler havlu mu attı?
hayır, ancak stratejilerini değiştirdiler. tüketiciye yönelik genel yapay zekalar (chatgpt, claude vb.) üretmek yerine kendi güçlü oldukları alanlara odaklanıyorlar:
almanya endüstriyel yapay zeka (ındustrial aı); fabrikalardaki robotları akıllandırmak, lojistiği optimize etmek ve otomotivde otonom sürüşü geliştirmek (siemens, bosch, aleph alpha hamleleri)....
japonya robotik yapay zeka ve ulusal destek; yaşlanan nüfusun iş gücü açığını kapatmak için fiziksel insansı robotlara yapay zeka entegre etmek ve yarı iletken (çip) üretim üssü haline gelmek...
özetle; almanya ve japonya yazılım tabanlı genel yapay zeka trenini kültürel risk algıları, hukuki kısıtlamaları ve donanım odaklı geçmişleri nedeniyle kaçırmış olsalar da teknolojiyi endüstriyel üretim ve robotik alanında yakalamak için milyarlarca dolarlık yeni devlet stratejileri uygulamaktadırlar."
gemini
devamını gör...
dündar ziya gültekin
halkın iradesini yok sayıp, üsküdar’a çöken belediye başkan vekili idi.
bugün trafik kazasında ölmüş.
allah kimseyi hak yedikten bu kadar kısa bir süre sonra yanına almasın alüminyum.
feci kötü senaryo.
bugün trafik kazasında ölmüş.
allah kimseyi hak yedikten bu kadar kısa bir süre sonra yanına almasın alüminyum.
feci kötü senaryo.
devamını gör...
the beekeeper 2
adam nicholas cage olma yolunda ilerliyor. allah’ını severse yapmasın artık şu tarz filmler.
devamını gör...
kondom
bazı yazarların hayatı boyunca ihtiyaç duymayacağı nesne :d.
devamını gör...
tası tarağı toplayıp gitmek istemek
zamanında bu his geldi ve 800 km uzağa gittim.
hayatımda aldığım en doğru karar olduğunu da yıllardır söylüyorum.
varsa böyle bir istek, gidin.
evet zor, süreç can yakıcı.
ama başarırsanız işte o saniyeden sonra hiçbir zorluk sizi yıldıramaz.
siz yeniden ve sıfırdan hayat inşaa etmiş birisiniz artık.
o insanı kimse üzemez, rahat olun.
-
sözlük olarak algılamadım.
gideceğim gidiyorum gittim diyerek tıpış tıpış geri dönen o kadar çok insan gördük ki, zaten bunun şovunu yapacak kadar çocuk olmadığını biliyoruz.
hayatımda aldığım en doğru karar olduğunu da yıllardır söylüyorum.
varsa böyle bir istek, gidin.
evet zor, süreç can yakıcı.
ama başarırsanız işte o saniyeden sonra hiçbir zorluk sizi yıldıramaz.
siz yeniden ve sıfırdan hayat inşaa etmiş birisiniz artık.
o insanı kimse üzemez, rahat olun.
-
sözlük olarak algılamadım.
gideceğim gidiyorum gittim diyerek tıpış tıpış geri dönen o kadar çok insan gördük ki, zaten bunun şovunu yapacak kadar çocuk olmadığını biliyoruz.
devamını gör...
