zaman tüneli

definecilikle hobi olarak uğraşıyorum,bu güne kadar görmediğim makina,tanımadığım hoca adı altında insanlar kalmadı.bir ara arkadaşlarımla konuşurken birinden bahsettiler.yerin altını görebildiğini,çok ilim sahibi olduğunu ve daha akıl almaz onlarca olay anlattılar.tabi ben daha önce çok kişiler gördüğüm için inanmadım.neyse gün geldi tanıştık kendisiyle,kesinlikle hocalık yapmıyor normal bi işe girip çalışmakla yetiniyor define bulmasına yardımcı olduğu kişiler ise 3-5 bişeyler verirse alıyor vermezlerse hiç tenezzül etmiyor.sonra kendisi ben,makinayla arkadaşlar ve cinleri olduğunu idaa eden birisi bilgiye göre bi eve girdik.ev belgelere ve yapısına göre papazın evi olduğunu biliyoruz.makinayı açtılar yerde altın gösteriyor,cinleri olduğunu idaa eden kişide var diyor.hoca hayır yerde bi şey yok demir,kemik ve az bi boşluk var o kadar dedi.arkadaşlar kazmaya başladı hoca öteki arkadaşla gitti.1-2 saat sonra telefonum çaldı arayan arkadaşımdı.bana birazdan kemikler çıkacak dedi hoca yanındaymış,ve gerçekten baya bi kemik parçaları çıktı.sonra tekrar telefonum çaldı bu sefer demir çıkacak dedi ve dediği gibi oldu.sonuçta bi şey olmadığını makinanın sinyal vermemesinden anladık.büroda aynı ekip toplandık.cinleri olduğunu idaa kişi hocayla dalga geçmeye başladı.1-2-3 derken hoca gel azıcık konuşalım diye yan odaya geçtiler.hoca kapıyı kapattı ve kapının önünde durdu,bende meraktan yaklaştım dinlemeye başladım.hoca kişiye cinleri nasıl gördüğünü kendisinin bile birden görünce ürperdiğini anlattı.kişi alaylı cevaplar vermeye devam edince hoca dayanamayıp daha önce hiç duymadığım bir dua etmeye başladı.sonra kişiye madem bu kadar rahat görüyorsun görmeye hazırmısın dedi.kişi yok dedi,hoca tekrar sordu başucunda görmek istersen perdeyi kaldırıcam dedi.kişinin sesi baya incelerek yok dedi.son kez soruyorum görmek istermisin dedi kişi yine yok deyince hoca başka bir dua etmeye başladı ben yan odaya geçtim.kişi yanımıza bir geldi yüzü bildiğiniz kireç gibi,elleri ayakları titriyor zar zor karşıma oturdu.ne oldu diye sordum,söylediniz inanmamıştım ama ben böyle birini görmedim dedi.duayı edince hocanın gözleri beyaz kalmamak üzere simsiyah olmuş.kişi bu işlere tövbe ettiğini söyledi ve gitti.şimdi nerde görsem hocanın selamı var seni çağırıyo diyince kaçıyor neyse hocaya ne yaptığını sordum,sadece bana siyah ve elinde azrailin elindeki gibi bir orak olan cin çağırdığını söyledi.neden göstermedin dedim 3 kere sormam gerek dedi.ilmi olmayan birisi onları 1 saniyeliğinede olsa görürse kalbi durup ölür ve ben bunun vebalini alamam dedi.ama eğer isteseydi tam başucundaydı dedi.bu ilk tanışmamızdı ve en küçük şahit olduğum bir olaydı.bayadır beraberiz öteki olayları zaman buldukça paylaşacağım,inanması zor,olması imkansız şeyler.
devamını gör...

uhrevi varlıklar üzerine bir rehber çalışması yapıyorum. bunun için de elime geçen tüm fırsatları değerlendirmeye çalışıyorum. yakın zamanda şeytanî varlıklar ile ilgilenen ve bunları çağırdığını; bilgi aldığını söyleyen bir hoca ile tanıştım. açıkçası her ben çağırıyorum diyene ciddi şüphelerle yaklaşıyorum, zira o kadar kolay bir şey değil.


bu hoca beni bir çağırma seansına davet etti, dilersem gözlem yapabilir ve varlığı çıplak gözle görebilirmişim. hadi bakalım dedik yanımda bir arkadaşımla bu hocanın evine gittik.

adamın evi bir gecekonduydu ve 3 odası olan, kireç duvarlı bir ev. evde hiç koltuk veya yatak yoktu. adama nedenini sordum, meğer burayı sadece çağırma ve seanslar için kullanıyormuş. kafamda ilk parlayan fikir, bu mekanın sahibi olan veya sahiplenen varlıklar oldu. böylece adam da çağırdığını zannediyor olabilirdi başka boyuttan.

odalardan en büyüğüne girdik. biraz demonoloji biraz pagan seansına benzer şekilde ritüel yapmaya başladı. biraz hayvan kanı, kemik, ateş, semboller ve ökse otu. sembolleri bitirdikten sonra latinceye benzeyen ama biraz da gırtlaktan kelimelere sahip olan bir dilde (arapça veya farsça kesinlikle değildi) zaman zaman yükselen tonda sözlerini söylemeye veya duasını etmeye başladı.

gecenin bir yarısı, karanlık bir gecekonduda deli bir adamın yanında ateş başında oturup kan ve kemik kokusu alıyorduk. bir 10 dakika kadar sözleri devam etti. içimden “şizofren olabilir mi acaba” diye geçirirken, ateşte kıvılcımlanmalar oldu. muhtemelen odundur diye düşündüm sonra ateş başında bir ürperti duymaya başladım. yanımdaki arkadaşım da aynı şekilde üşümeye başladı.

takip eden sürede duvarda kazınma sesleri, hafif tıkırtılar, kapıların hafifçe oynaması gibi standart cin ve varlık seanslarında olabilecek etkiler gördüm ancak bundan sonrası oldukça ilginçleşti. ve çıplak gözle daha önce hiç görmediğim veya kendisine benzer tanımlamalar duymadığım bir varlık gördüm. daha doğrusu arkadaşımın beni dehşetle dürtüp kafamı çevirmesiyle bu varlıkla karşılaştım.

hocanın tam arkasında muhtemelen 170- 180 boylarında ve hafifçe havada süzülen, çok garip, çirkin, bağırsaklardan oluşmuş bir uzantısı varmış gibi görünen bir varlık. herhangi bildiğim bir demon veya cin tanımına uyan bir şey değildi. hayal gücüm ile oluşturduğumu veya bu hocanın bir ateşe bir şey koyduğunu ve kafamızı güzel yaptığını düşündüm. ancak bana bunu gösteren yine arkadaşımdı.

ortamda sadece ateş çıtırtısı, trans halinde bir hoca, bizim nefes alış verişlerimizin duyulduğu bir odada yaklaşık 1 dakika boyunca etrafa bakınan garip bir varlık mevcuttu. varlık sadece sağa sola bakındı bize doğrudan bakmadı bile. ateşe dikkatlice baktı sonra havaya karışan bir duman gibi yok oldu gitti.

korkmadım desem cidden yalan söylemiş olurum. hayranlık ve korku arası ilginç bir his vardı içimde. hemen oradan uzaklaşmak istiyordum hem de bu konuda arkadaşımla biraz kafa yormayı düşünüyordum. hoca varlık gittikten bi 5-6 dakika sonra açtı gözlerini, terlemişti, yorgun görünüyordu.
hayırdır hoca bu ne dedik, bize şeytani bir varlık olduğunu, cinlerle aynı boyuttan olduğunu fakat cin olmadığını söyledi.


bu varlıklar leşçil hayvanlar gibi uzaktan izleyen sadece bulduklarını yiyen veya elde eden, saldırmayan tiptelermiş ve insanlarla iletişime geçmeyi sevmezlermiş. hoca bu tarz varlıkları çağırmayı fas’ta tanıştığı birinden öğrenmiş ve söylediğine göre arap yarımadasında bu tarz işlerle uğraşan bir topluluk/tarikat mevcutmuş.

biz hocaya teşekkür ettik, evden çıktık ve ayrıldık. arkadaşımla hemen benim ofisime geldik. öncelikle bu varlığı resmetmek istiyordum ve gözden kaçırdığım detaylar var mı diye arkadaşımla ayrı ayrı gördüğümüz varlığın tanımlarını ve görebildiğimiz şeyi çizdik. ikimiz de aynı şeyi görmüştük ve ikimizin de dikkatini çeken şey bu varlığın çok parmağı olduğu ve bir yüzük taktığıydı.

bu varlığı tanımlamak istiyorum, habitatı konusunda da daha fazla bilgi almaya çalışacağım. muhtemelen bu hocayla daha çok takılıcam ben. aşağıda görmüş olduğum varlığın bir eskizi ile yüzüğün ve üzerindeki sembolün şeklini çizdim. bu tarz veya benzer bir varlığı gören veya bilen varsa da bildiklerini duymayı çok isterim.
devamını gör...

direkt olayları sırasıyla anlatmak istiyorum size. ben 6-7 yaşlarındayken annemle beraber yolun karşısına geçerken bir araba çarptı bana ve kaçtı. ambulans geldi, hastaneye gittik röntgenler falan çekildi bir sürü test yapıldı hiç bir sorun olmadığını söylediler. üstünden 1-2 saat geçti bana çarpan arabayı bulmuşlar kadın hastaneye gelmiş korkmuş kaçmış. annem babamın haberi olmasın diye bende bir sorun olmadığını için şikayetçi olmadı. neyse burayı geçelim. arabayı gördüm hastaneden çıkarken sağ ön farı paramparça olmuş resmen içeri göçmüş. bana hiç bir şey olmamasının imkanı yok ama olmadı. neyse bunun üstünden yıllar geçti hiç bir sorun yoktu. ta ki geceleri uyanıp evden çıkmaya başlayana kadar. başta uyurgezer sanıyordum kendimi herkes gibi ama sorun şu bu olayların olduğu geceler kendimi yorgun hissediyordum hiç bir şey hatırlamıyordum. ve ailemle gayet düzgün konuşuyormuşum (ben küçükken ileri düzeyde bir kekemelik yaşıyordum). bu şey yavaş yavaş azaldı. en son yaklaşık 5 yıl önce oldu. bir diğer şey de benim ailem sürekli şehir dışına çıkar. onların evde olmadığı bazı geceler elektrik kesilir ardından yıllardır aynı yerde duran eşyalar yere düşmeye başlar. ve benim kaldığım odanın lambası sürekli patlar yada kesik kesik yanar. tesisattan olduğunu düşünüyordum başta ama yeni yapılmış bir bina ve binadaki kimsenin evinde böyle bir sorun yok. yaklaşık 2-3 ay önce daha önce hiç olmamış bir şey oldu. gece birden bire kendimi yerde buldum burnum kanıyordu kolumda bir iki çizik vardı. ailem yanımdaydı ne oldu dedim birden bağırdığımı geldiklerinde beni bu şekilde bulduklarını söylediler. kendimi bir yerlere vurdum desem yatağımın yanında koltuk var her yeri yumuşaktır bu kadar zarar veremez diğer tarafında da atılacak yorganlar vardı. en son 2 hafta önce yine evde kimse yokken mutfaktan tıkırtı geldi. (gece yaşanan olaylar saat 3 civarında oluyor. hepsi böyle oldu.) hırsız sandım elime bir şey aldım sessizce mutfağa gittim. cam kapalı mutfak kapısı kapalıydı balkon kapısı kapalıydı içeride birisi olsaydı çıkması gerekiyordu bir yerden, içeri girdim arkasından dolaplar açıldı bütün her şey yere düştü tabaklar tencereler vs. 1-2 parça bir şey aldım hemen taksiye atladım arkadaşımda kaldım 2-3 gün. şimdi paranormal deneyimler blogunun takipçilerine soruyorum: bir fikri olan var mı? çoğu kişiye göre hepsi rastlantı. ben artık çözemiyorum..
devamını gör...

gölgene bile razıyım.
devamını gör...

geleceğe dair bazı olaylar görüyorum ve tamamen gördüğüm şekilde gerçekleşiyor çok detaya inip seni yormayacağım. her gece allah ile konuşmayı deniyorum bir gün bile aksatmadan ailemde ki her bireyde cin vardı bende de dahil fakat ben halen nasıl kontrol edeceğimi bilmezken evden muskalar çıkartabiliyorum ama bu benim elimde olmuyor. bir his beliriyor ve o hissi dinlediğim takdirde bir çoğumuza anlatsalar gözle görmeden inanmıycağımız şeyler gerçekleşiyor. çok olayım var ve çok anlatmayı denedim ama boyumdan büyük şeyleri anlatırken elbette zorlanıp sıkılıp normal hayatıma dönmeye çalıştığım zamanlar da oluyor fakat gündelik hayatıma engel olmaya başladı artık doğa üstü olaylar. sürekli karşımdaki insanları tanıyor olmaktan yanılmamaktan onlara dair geçmiş yada gelecek hakkında öngörüler görmekten çok iyi bir falcı olabilicekken bunu anla paraya dökmekten yana olmadığım için şu an açıkçası koca bir karamsarlık içerisindeyim. sürekli halsizlik baş ağrıları gerçek dünyadan uzaklaşmak benim için de artık inanın can sıkıcı olmaya başladı. bir kaç işin ehli hoca ile konuşucam çünkü artık cinleri toplamam gerektiğini düşünüyorum çünkü onlara sormam gereken bazı şeyler var hayatımda insanlardan cevap alamadığım konuları onlara sormak istiyorum. çevremdeki bir çok insan, hoca ya da cinlerle gerçekten irtibat kuran insanlarda hep bir korku gördüm. fakat bende asla korku olmadı. cinleri gördüğümde de onlarla konuştuğumda da. işin benim de anlam veremediğim tek yanı hayatımda gerçekleşen anlam veremediğim çünkü tam olarak halen daha bilgi sahibi değilim şuan yaşadığım her bir konuda. geleceği gördüğümü iddaa etmiyorum görüyorum. bir görüntü gördüğümde yanımda kim varsa anlatıyorum böyle böyle şeyler gördüm diye 1-2 gün içerisinde birlikte oluşunu izliyoruz. blog takipçilerine sorum ise: bu anlattıklarımın gerçek olduğunu ve yaşadığınızı düşünün ne yapardınız? ben cevap bulamadığım için sizlere sormak istedim.
devamını gör...

2 veya 3 yaşımdayken abimle gece odada yatıyorduk ,ben gece yarısı uyandım ve tam karşımda bir kedi gördüm gözlerimin içine odaklanmıştı resmen çılgınlar gibi ağlaya ağlaya koştum annemlerin yanına işin garibi o kadar bağırmama rağmen abim uyanmamıştı ve aslında odada kedi yokmuş ve cam falan sıkı sıkıya kapatılmış.

yine küçüğüm ama sanırım ilkokul çağlarımdayım yaşı net hatırlamıyorum biz ailecek cuma gecesinden hazırlık yapar pikniğe giderdik uzun yıllar da devam etti bu alışkanlık neyse evdeki herkes arabaya gidip geliyor falan en sonunda ışıkları kapattılar ben kaldım evde , kapı açık iki tane gölge koşa koşa eve girdiler güle oynaya saklambaç oynuyorlardı hadi gel sende yanımıza saklan dediler karanlığın içinde ben yine ağlaya ağlaya kaçmıştım.

bir keresinde 8-9 yaşlarımda falanım banyoda diz kapağımın az altı kendiliğinden kesildi ama böyle biri jiletle bilerek yapmış gibiydi baya kan aktı ama artık alışmıştım sanırım hiç sesim çıkmadı
küçükken tek zararları bu olmuştu sanırım büyüdükçe bela da büyüdü.

orta okul zamanlarımda apartmana taşınmıştık abim evlenmiş bizle beraber yaşıyorlar bir de kız çocukları oldu 2 bilemedin üç yaşında . 9. katta oturuyoruz , gece rüyamda koridordan odama koşa koşa yiğenim boylarda bişey geliyor bende camdan dışarıyı seyrediyorum ama arkamdan geldiğini de hissediyorum geldi bacaklarıma bir yapıştı eşekten düşmüşe döndüm resmen çarpılmış gibi oldum ve o rüyadan bir gün sonra gerçek hayatta aynı şekilde yiğenim koşa koşa geldi ve aynı senaryo oldu çıldırdım resmen vurdum iki tane ağzına.


bu olaydan bir kaç ay sonrası da rüyamda kalktım evin içinde yürümeye çalışıyorum ama evde dehşet verici bir enerji var ve her adımımda mükemmel bir acıyla sarsılıyorum , arka planda sürekli bir ses ayetel kürsi oku yoksa bırakmayacak falan diyor ama okuyamıyorum salona gitmeye çalışıyorum . benim odamdan salon 10-15 adım falan ama resmen her adımda bir şey çarpıyor en son salona girdim ayetel kürsi okudum oda bembeyaz bir ışıkla doldu ve rahatladım.

küçüklüğümde daha hatırlayamadığım bir sürü olay var böyle büyüyünce geçer sandım muska falan takıyorum . üniversitenin ilk senesi kyk da kalıyorum . yine rüyamda kocaman dev gibi adamların evine girdim çingene evi falan zannediyordum meğerse onların inine girmişim bir güzel üstüme çullandılar dayak da yedik.

büyüdükçe daha çok acı vermeye başladı her şey gözle görmüyordum ama uyku sırasında yaşadıklarım gündüz uyur gezer gezmeme sebep oluyordu. bunlardan bir kurtuluş olarak zararlı maddelere başlamıştım bir nebze ayrı kaldık ama sonra intihara kadar gitti yol ama başarısız oldu . ondan sonra artık iyice bıkmıştım hoca hoca dolaşıyoruz ama muska kesinlikle istemiyorum falan baya baya kurtuldum şu anda sadece ara ara yokluyorlar.

öğrenci evimizde geldi en son suratsız uzun boylu tiksinç bir kadın yanında bir bebekle yatıyordu (aslında rüyam bambaşka bir şeyken oraya döndü birden)kadın sonra kalktı yatağından ve ben köşe bucak kaçıyorum ama kadının nefesi ensemde sonra bu beni köşeye sıkıştırdı ve çok sinirli bir şekilde “daha net olan kim !!! dedi” allaaaah !!! diye uyandığımı hatırlıyorum en sonu buydu ve bu olaydan sonra korkumu yenmiştim sanki şu anda korku denen bir şey kalmadı içimde. umursamıyorum.

şimdilerde enerjimi kontrol etmeye çalışıyorum , dinime daha düşkün oldum ve kendi gücümün farkına vardım diyebilirim belki de o yüzden bir şey olmuyor artık . baya uzun yazdım yanlışım olduysa affola , selam ve dua ile.
devamını gör...

doktor'un da ingilizcesini (doctor) yazsaydınız daha anlamlı olabilirdi.
devamını gör...

üniversitede okurken , 4444 duasına başladım ..
bununla birlikte tam anlamıyla inzivaya çekildim , 1 hafta boyunca evden çıkmadan ve kimse ile görüşmeden 3 - 5 saat uyku ile aralıksız dua okudum.
biraz nefes almak , arınmaktı istediğim , zor bir dönemdi benim için ..
4444 duasına başladığım anda birşeyler beni etkilemeye başladı , bir şeyin varlığını çok net hissediyordum .
bir gece sırt üstü uyurken bir sesle uyandım , üstümde bir tane erkek ,sol yanımda 2 kadın , hepsi küçük küçük minik insanlar ama nasıl çrkinler dişler sivri , erkeğin kafada sivri bir şey , kadınlrın başları kapalı ..
bir şeyler yapmaya çalışıyorlar , beni daraltmak , korkutmak için ..ellerimi kollarımı tutup gögsüme bastırıyorlar ..
korktum tabi ilk etapta ama sonra kuratırıcı duam ayetel kürsiye başladım .. hızlı hızlı 2 - 3 tane okudum , kayboldular ..
kendimi bildim bileli etrafımda bir garip enerji hissederim ama beni korkutmaz , aksine huzur güven verir ..
ilk defa bu kadar net ve açık bir deneyim yaşadım o da son oldu zaten bir daha olmadı ..
korunma çemberi yapmadan , büyük ve güçlü işlere kalkışmanın sonu bu olur tabi.
devamını gör...

kimim ben, neyim?
hem güneş, hem gölgeyim.
dalımda binbir çiçek,
ama kendim çöldeyim.
devamını gör...

ben yaklaşık 10-12 yaşlarındayken annem beni bakkala yolladı aksam saat 11 gibi, o saatlerde dışarı çıkmam felan o yaşıma göre tabii ki şaşkın ve korkutucu geliyordu bana.bizim evimizin 2 kapısı var, birincisi normal eve giriş, diğeri ise bahçeye giriş kapısıydı. bisikletimi çıkarttım annemde bahçenin kapısına kadar geldi benimle, bahçe kapısından çıkarttım bisikletimi kaldırımdaydım, annemde tam yanımdaydı tembihliyordu beni. biz kaldırımdayken hemen önümüzde ki yolda 3 metre ilerimizde bir yaşlı amca bisikletinden inmiş eliyle sağ tarafında utarak ilerliyordu, hemen yolun sağındada bir araba vardı.adam yolda ilerliyordu sağ tarafa doğru caddeye doğru yani, bizde nedense annem ile pürdikkat izliyorduk adamı, bisikletiyle ilerlerken arabanın arkasına geçti, yani daha doğrusu ilerlediğinden dolayı araba vardı arabanın arkasındaydı adam görünmüyordu, 1-2 saniye sonra arabanın sağından çıkıp yoluan devam etmesi gerekiyordu. 10-15 saniye boyunca baktık adam hala ilerlemiyor, göremiyoruzda zaten çoktan ilerlemiş olmaı lazımdı, korkarak hemen yola gittim ve baktığımda adamın olmadığını gördüm. yani önümüzde ki arabadan dolayı o an onu göremedik, arabanın solundan girdi sağından çıkmadı amcacığımız. sanırım tek anlatabileceğim en net anımdır bu heralde.
devamını gör...

bundan yaklaşık 7-8 sene önce, yaz aylarında bir olay yaşamıştım, hala anlamlandıramıyorum ne olduğunu.
temmuz - ağustos aylarından biri olsa gerek. uyumak için odama geçtim, odamda da tek değilim, babaannemle birlikteyim. zor bela da olsa uykuya daldım ama gece kulağımın dibinde duyduğum nefes ve çığlık sesleriyle sıçrayarak uyandım. ne olduğunu anlamadım uyku sersemliğiyle, bulunduğum yerden odayı kontrol ettim bir şey yok, babaanneme baktım, hala uyuyor, “kabus görmüşümdür” deyip tekrar uyumaya çalıştım. tam uykuya dalacağım sırada tekrar aynı nefes ve çığlık seslerini duydum, o çığlık da o kadar keskin kimsenin duymamasına imkan yok. bu sefer iyiden iyiye korkmaya başlamıştım, yatakta doğrulup odaya iyice baktım ama görünürde yine bir şey yok, babaannem hala uyuyor, onu uyurken gördükçe iyice korkuyorum. sakinleştikten sonra tekrar uyumayı denedim, yine aynı şey oldu. gece boyu 3-4 kez devam etti çığlık ve nefeslerle uyandırılmam. ve işin daha da garibi, her uyandırıldığımda evin holüne gitme isteği duyuyordum, sanki oraya gitmem gerekiyormuş gibi hissediyordum. ama en sonunda korkuma yenik düştüm ve babaannemi uyandırdım. bazen hala merak ederim “acaba evin holüne gitsem ne olurdu?” diye. bilinçaltımın oynadığı bir oyun olarak düşünüyorum ama o gün gayet normal bir gündü, herhangi bir gerginliğim, üzüntüm vs. yoktu. kısacası, nedenini niçinini bilmediğim bir olay olarak kaldı öyle.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

merhaba dostlar, uzun zaman oldu… herkes nasıl?

normalde çok dua eden bir insanımdır, fakat genelde yaz tatillerinde ederim dualarımı, kışın çalıştığım için pek dua etmeye vaktim olmuyor, ayrıca bu olay sırasında aybaşı zamanımdı. konuya geçmem gerekirse, hayatımda her zaman farklı boyuttaki varlıkların istilasına maruz kaldım, çok fazla kına yakılmış bir şekilde uyandırdım çocukluktan beri ve birkaç kere de varlık gördüğüm oldu, bunlar benim uyguladığım şeylerin sonucu değildi ( bunu söylemekten kastım bu zamana kadar hiç davet yapmadım.) bunları yaşamamış olmama karşın, dün ilk defa bir “karabasan” olayı yaşadım.

gece pek uykum gelmemişti ve uzun zamandır da aklımı kurcalayan bir konuyla ilgili iskambil açmıştım yatmadan önce, sonrasında ise aybaşı olduğum için istihareye yatamadım fakat türkçe bir şekilde allahtan bu konuyla ilgili bana bir işaret göstermesini istedim, yatağıma yattığımda kaç saat geçti hatırlamıyorum vücudumu bir titreme aldı, kalbimi bir titreme aldı ve kalbim adeta bir makinalı tüfek gibi hızlı atıyordu, üzerime bir şeyin cullandigini hissettim annemin yanına gitmek için yataktan kalkamıyordum, bağırmak istedim fakat dilim tutulmuştu ve asla sesim çıkmıyordu. birkaç dakika böylece yatağa çakıldıktan sonra çok enteresan bir vaka yaşandı, ruhum bedenimden ayrıldı ve odanın içinde kendimi görebiliyordum, odadan kaçmak istedim fakat odamı kilitlemiştim ve kilidi elime alamıyordum ve tutamıyordum, çünkü fiziksel bir varlık değil ruhsal bir varlıktım. birkaç dakika boyunca odadan çıkmanın yollarını ararken bedenime geri çekildim. ne olduğunu gerçekten anlayamadım dostlarım, bir fikri olan varsa paylaşırsa çok mutlu olurum, bu tür şeylerden pek korkan biri değilim (çocukluktan beri istilaya maruz kaldığım için) bu yüzden açık olun.
devamını gör...

(bkz: deli bir değil ki balla besleyelim)
devamını gör...

“çarpık ağaç kendi hayatını yaşar, doğru ağaç ise tahtaya dönüştürülür” *
devamını gör...

maksimum 150dir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bende an bu kadar oluyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çocuğun mu var kilon var. sabah 5 km koşmak lazım bunun için..
devamını gör...

dünyada ne güzel dertler var.
devamını gör...

nick verip şımartmak istemedim, ewd.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim