zaman tüneli
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
dolap uygulamasından 2000'li yılların başlarından kalma harry potter film afişli kola bardağı almıştım 200 liraya, ona verdiğim paraya acımadım çünkü ona sahip olmak muhteşem bir şey.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
her şeyden bir tane olsun ama kaliteli olsun. israfa lüzum yok.
devamını gör...
bir gün daha
senaryosu kevser öz tarafından yazılan ve batuhan aydoğan tarafından yönetilen 9 dakikalık kısa film;
1 ay önce yayınlanmıştır.

rasim adındaki yaşlı ve alzheimer hastası terzi bir adamın yıllar önce kaybettiği karısına karşı duyduğu vefa borcunu ve vermiş olduğu sözü yerine getirme çabasını konu ediniyor.
yaşlı adam alzheimer olsa da ara sıra geçmişi hatırlıyor, aşkını, karısını, alzheimer olsa dahi unutamadığı o insanı hatırlıyor, onun gençliğini, üzerindeki elbisesini, elbisesini gösterirken duyduğu heyecanı, sevinci, mutluluğu yeniden duyumsar gibi oluyor.
güzel ve gencecik karısına bir söz bu, ona güzel bir elbise dikecek, evliliklerinin 10. yılını kutlayacaklar, ölüm onları asla ayırmayacak...
ama hayat ideallerdeki gibi olmaz, hayat her an değişir, kazanır ve kaybedersin, tıpkı terzi râsim amca gibi...
bir gün daha istersin, adı ruhuna dövme gibi kazınmış bir insanın varlığını doya doya yaşamak için, yüzüne bakmak için, aşkın için.
şimdi ise kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusunu duygusal bulduğum bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
verdiğin sözü tutmak istersin, aşkın için, o artık gözle göremediğin kadar uzakta olsa bile, bu dünyada olmasa bile, alzheimer olsan bile onun için elinden geleni yapmak istersin, sözünü yerine getirmek istersin, unutmuş veya unutulmuş olsan bile...
tıpkı terzi râsim amca gibi...
iz bırakanların unutulabileceği bir evren yoktur...
1 ay önce yayınlanmıştır.

rasim adındaki yaşlı ve alzheimer hastası terzi bir adamın yıllar önce kaybettiği karısına karşı duyduğu vefa borcunu ve vermiş olduğu sözü yerine getirme çabasını konu ediniyor.
yaşlı adam alzheimer olsa da ara sıra geçmişi hatırlıyor, aşkını, karısını, alzheimer olsa dahi unutamadığı o insanı hatırlıyor, onun gençliğini, üzerindeki elbisesini, elbisesini gösterirken duyduğu heyecanı, sevinci, mutluluğu yeniden duyumsar gibi oluyor.
güzel ve gencecik karısına bir söz bu, ona güzel bir elbise dikecek, evliliklerinin 10. yılını kutlayacaklar, ölüm onları asla ayırmayacak...
ama hayat ideallerdeki gibi olmaz, hayat her an değişir, kazanır ve kaybedersin, tıpkı terzi râsim amca gibi...
bir gün daha istersin, adı ruhuna dövme gibi kazınmış bir insanın varlığını doya doya yaşamak için, yüzüne bakmak için, aşkın için.
şimdi ise kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusunu duygusal bulduğum bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
verdiğin sözü tutmak istersin, aşkın için, o artık gözle göremediğin kadar uzakta olsa bile, bu dünyada olmasa bile, alzheimer olsan bile onun için elinden geleni yapmak istersin, sözünü yerine getirmek istersin, unutmuş veya unutulmuş olsan bile...
tıpkı terzi râsim amca gibi...
iz bırakanların unutulabileceği bir evren yoktur...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
takım elbise ve içki.
anladığım bu hayattan. s
anladığım bu hayattan. s
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
hea doğru benim charımdı, ıhıh, ewd. sorry cagırnat kardeşim.
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
ne yani sinir hiçbir zaman baba olamayacak mı?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
çocuklar için harcadığım paraya acımıyorum. özellikle eğitimleri için..
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
devamını gör...
önemli olan (yazar)
#4102627
hahaha espri de yaparmış.. tuttuğun nöbet nöbet değil, kuğulu da eski kuğulu değil diyeyim..:))
hahaha espri de yaparmış.. tuttuğun nöbet nöbet değil, kuğulu da eski kuğulu değil diyeyim..:))
devamını gör...
paranormal deneyimler günlüğü
edit; hatırladığım kısımlarla düzeltme yaptım, okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
sinir baba'nın yaşadığı olaya benzer bir olay yaşadım 1-2 ay kadar önce. karabasan olayları bana senede 3-5 defa denk gelir, genelde yatağa yorgun yattığım sıralarda oluyor. bir gün sabaha karşı yatağımda uyandım, genelde karabasan gelmeden önce kulağımda hafif çınlama olur ve hep şu cümleyi kurarım "tamam başlıyoruz, sakin kal" bilirim çünkü 1-2 dakikayı geçmez.
uyandıktan sonra klasik olduğu gibi konuşamıyorum, hareket edemiyorum, ağzım kapalı bağırmaya çalışıyorum sadece, (o sırada küfür ediyorum ağıza alınmayacak şekilde, küfür edince genelde kısa sürebiliyor çünkü) sonra normale döndüm, rahatladım. elektriklerin kesik olduğunu gördüm, çünkü internet ışıklarının hiçbiri yanmıyordu yatağımın üstündeki ışıkları aç kapa yaparak da bunu teyid etmiş oldum ama kolidordaki gece lambası yanıyordu ve ev elektriğine bağlıydı. sonra odamın penceresinden kedim atladı odama doğru (pencere balkona açılıyor) doğruca odamdan çıkıp salona doğru ilerledi, ben de yataktan çıkıp kolidora çıktım o sırada kapı çaldı. birisi kapıyı tık tıklıyodu, kapıya doğru ilerlerken yatağımda uyandım. meğerse bu anlattıklarımın hepsi rüyaymış ama o kadar gerçekçiydi ki hayatımda hiç böyle bir deneyim yaşamadım. rüyaları bilirsiniz genelde sesler uğultulu görüntü biraz bulanık gibidir ama ben 1080 p görüntü gibi görüyor ve duyuyordum her şeyi. uyandıktan hemen sonra ışıkları kontrol etmiştim bir problem yoktu, saat gece 3-4 civarıydı sonra biraz küfür edip balkona sigara içmeye çıkıp geri yatmıştım. beni gece gece tedirgin eden şey karabasan olayları hep bilincim açıkken olurdu, ilk defa rüya içinde rüya görmüş oldum.
edit 2 ; sigaradan önceki küfürüm "dünyada o kadar insan var beni mi buldun orman evladı idi"
sinir baba'nın yaşadığı olaya benzer bir olay yaşadım 1-2 ay kadar önce. karabasan olayları bana senede 3-5 defa denk gelir, genelde yatağa yorgun yattığım sıralarda oluyor. bir gün sabaha karşı yatağımda uyandım, genelde karabasan gelmeden önce kulağımda hafif çınlama olur ve hep şu cümleyi kurarım "tamam başlıyoruz, sakin kal" bilirim çünkü 1-2 dakikayı geçmez.
uyandıktan sonra klasik olduğu gibi konuşamıyorum, hareket edemiyorum, ağzım kapalı bağırmaya çalışıyorum sadece, (o sırada küfür ediyorum ağıza alınmayacak şekilde, küfür edince genelde kısa sürebiliyor çünkü) sonra normale döndüm, rahatladım. elektriklerin kesik olduğunu gördüm, çünkü internet ışıklarının hiçbiri yanmıyordu yatağımın üstündeki ışıkları aç kapa yaparak da bunu teyid etmiş oldum ama kolidordaki gece lambası yanıyordu ve ev elektriğine bağlıydı. sonra odamın penceresinden kedim atladı odama doğru (pencere balkona açılıyor) doğruca odamdan çıkıp salona doğru ilerledi, ben de yataktan çıkıp kolidora çıktım o sırada kapı çaldı. birisi kapıyı tık tıklıyodu, kapıya doğru ilerlerken yatağımda uyandım. meğerse bu anlattıklarımın hepsi rüyaymış ama o kadar gerçekçiydi ki hayatımda hiç böyle bir deneyim yaşamadım. rüyaları bilirsiniz genelde sesler uğultulu görüntü biraz bulanık gibidir ama ben 1080 p görüntü gibi görüyor ve duyuyordum her şeyi. uyandıktan hemen sonra ışıkları kontrol etmiştim bir problem yoktu, saat gece 3-4 civarıydı sonra biraz küfür edip balkona sigara içmeye çıkıp geri yatmıştım. beni gece gece tedirgin eden şey karabasan olayları hep bilincim açıkken olurdu, ilk defa rüya içinde rüya görmüş oldum.
edit 2 ; sigaradan önceki küfürüm "dünyada o kadar insan var beni mi buldun orman evladı idi"
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
benim charım mı? ne alaka lan? götünüze tarak girse benden bileceksiniz, ewd.
devamını gör...
soprano
buz lazer, lazer epilasyon cihazı...
alexandrite lazer cihazı ile soprano arasındaki farkı çok bilmemekle birlikte sopranonun daha iyi olduğunu düşünüyorum.
alexandrite lazer cihazı ile soprano arasındaki farkı çok bilmemekle birlikte sopranonun daha iyi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
paranormal deneyimler günlüğü
her gece yatmadan önce odayı iyice toplar, öyle yatarım.
yine bir gece ailecek herkes yattı, odada yalnız yatıyorum. toparladım odayı yatacağım tuvalete gittim tam çıktım ayağımı hole attım aynanın önünde kalorifer peteğinin üzerinde hep annemin tarağı durur o tarak havada döndü döndü ve mutfağın kapısına çarptı düştü şu an yazarken yüreğim ağzıma geliyor ben kalakaldım elimde havlu annemin yanına koştum ağlıyorum ama dua ettik ben yine de korkmayacağım diye yalnız yattım.
ertesi gece yine odamı topladım ama çok korkuyorum ne olacak yoksa göreceğim mi bir şey diye tuvalete gittim çıktım oh dedim hiçbir şey yok herkes horluyor evde.
odamın kapısına geldim kalbim çıkacaktı yerinden benim hep oturduğum benden baskası oturmaz o koltuğa uzerinde holdekiı çiçeklerden bir tane öylece duruyor.
yeni topladım yeni geçtim holden allah'ım nasıl ağlıyorum ama o gece hepimiz oturduk sabaha kadar ama sonradan nedenini öğrendim doğru mudur bilemem ama arada yine bazı gariplikler yaşıyorum nedeni nedir acaba?
yine bir gece ailecek herkes yattı, odada yalnız yatıyorum. toparladım odayı yatacağım tuvalete gittim tam çıktım ayağımı hole attım aynanın önünde kalorifer peteğinin üzerinde hep annemin tarağı durur o tarak havada döndü döndü ve mutfağın kapısına çarptı düştü şu an yazarken yüreğim ağzıma geliyor ben kalakaldım elimde havlu annemin yanına koştum ağlıyorum ama dua ettik ben yine de korkmayacağım diye yalnız yattım.
ertesi gece yine odamı topladım ama çok korkuyorum ne olacak yoksa göreceğim mi bir şey diye tuvalete gittim çıktım oh dedim hiçbir şey yok herkes horluyor evde.
odamın kapısına geldim kalbim çıkacaktı yerinden benim hep oturduğum benden baskası oturmaz o koltuğa uzerinde holdekiı çiçeklerden bir tane öylece duruyor.
yeni topladım yeni geçtim holden allah'ım nasıl ağlıyorum ama o gece hepimiz oturduk sabaha kadar ama sonradan nedenini öğrendim doğru mudur bilemem ama arada yine bazı gariplikler yaşıyorum nedeni nedir acaba?
devamını gör...
bir bilmece bırak
kadınların sevmediği 3 il hangisidir?
cevabını nickaltı girene vereceğim, paslandı, örümcek ağı sardı be.*
cevabını nickaltı girene vereceğim, paslandı, örümcek ağı sardı be.*
devamını gör...
paranormal deneyimler günlüğü
3 sene önce benim bir sevgilim vardı.1 ay sonra hala evli ve eşiyle ayrı yaşadığını öğrenince ondan ayrılmıştım fakat gerçekten çok üzülmüştüm.bu olayın üzerinden 4 ay geçti ve haziranda anadolu üniversitesi aöf 1.sınıf derslerimin sınavına girmek için sınavı olacağım okula geldim. soru kitapçığında en son bölüm ingilizce sorularıydı ve en kolay yapacağım ders olduğu için sevinmiştim.
yalnız 1.soruyu okur okumaz geçirdiğim şoka inanamazsınız.
bir diyalog sorusu verilmişti ve bu diyalog sorusunda ayrıldığım sevgilimin ismi ve eşinin isminde olan iki kişinin karşılıklı diyalogları verilmişti. ikisinin de isimleri ilk akla gelebilecek isimlerden değil üstelik. sınavdan çıkınca hemen bir bilenin yanına koştum ve anlatınca onlar da şok geçirdiler.
iki ihtimal olabilir:
birincisi bunun kaos teoremi'nde bir açıklaması olabilir.
ikincisi hayatını takip eden birileri olabilir çünkü gerçekten inanılmaz bir olay dediler. (buna pek ihtimal veremiyorum)
işte başımdan geçen olay budur ve ben hala bu yaşadığımın nasıl bir şey olduğu konusunda düşünceliyim.
yalnız 1.soruyu okur okumaz geçirdiğim şoka inanamazsınız.
bir diyalog sorusu verilmişti ve bu diyalog sorusunda ayrıldığım sevgilimin ismi ve eşinin isminde olan iki kişinin karşılıklı diyalogları verilmişti. ikisinin de isimleri ilk akla gelebilecek isimlerden değil üstelik. sınavdan çıkınca hemen bir bilenin yanına koştum ve anlatınca onlar da şok geçirdiler.
iki ihtimal olabilir:
birincisi bunun kaos teoremi'nde bir açıklaması olabilir.
ikincisi hayatını takip eden birileri olabilir çünkü gerçekten inanılmaz bir olay dediler. (buna pek ihtimal veremiyorum)
işte başımdan geçen olay budur ve ben hala bu yaşadığımın nasıl bir şey olduğu konusunda düşünceliyim.
devamını gör...
gönderme
#4102337, bugün bu kareyi fark ettiğimde aklıma şimşek hızıyla arnolfini düğünü resminin ayna detayı geldi.
arnolfini düğünü ya da arnolfini evlenmesi, jan van eyck’in 1434 tarihli mükemmel resmi. meşe pano üzerine yağlı boya ile yapılmış çok da büyük olmayan (82,2 x 60 cm) buna rağmen çok detaylı harika bir resim. arka duvardaki dışbükey ayna, odadaki çifti ve kapı eşiğinde duran iki kişiyi * yansıtır.
benim dışbükey damacana yüzeyi bir ters ayna idi ve bir manzarayı yansıtıyordu. çok heyecanlandım bu referansa değmekten.
işte arnolfini düğünü resmi;

işte ayna detayı,

işte benim damacanadaki manzara;
arnolfini düğünü ya da arnolfini evlenmesi, jan van eyck’in 1434 tarihli mükemmel resmi. meşe pano üzerine yağlı boya ile yapılmış çok da büyük olmayan (82,2 x 60 cm) buna rağmen çok detaylı harika bir resim. arka duvardaki dışbükey ayna, odadaki çifti ve kapı eşiğinde duran iki kişiyi * yansıtır.
benim dışbükey damacana yüzeyi bir ters ayna idi ve bir manzarayı yansıtıyordu. çok heyecanlandım bu referansa değmekten.
işte arnolfini düğünü resmi;

işte ayna detayı,

işte benim damacanadaki manzara;
devamını gör...
paranormal deneyimler günlüğü
benim sorunum saat 3-4 olduğu o zaman uyandırılıyorum. ya kulağımda bana ismimle hitap eten biri yada herhangi bir ses duyuyorum ve uyanıyorum ama daha çok sabah namazına yakın uyandırılıyorum. bir keresinde rüyamda olduğumu hissediyorum ama uyanıklık halim de var odamın penceresini görüyorum ama kendimde değilim sadece inanılmaz parlak bir ışık hemen yatağımın baş ucunda ve çan sesleri ruhumun dışarda olduğunu hissediyorum ve onu nefes gibi içime çekiyorum la ilahe ilallah diyerek sıçrıyorum ama rüya değildi içime giren ruhumdu sanki ve gözümü açtığım gibi ezan okunmaya başladı. yalnız kaldığımda daha sık bu tarz olaylar geliyordu başıma ama şimdilerde yine sıklaştı.
bir günde yine uyandım sağa sola döndüm yine ama bana seslenen bir sesle uyandım adımı söylüyordu biri, saniyeler geçmeden ezan okundu bu sefer kalkmayacağım dedim sırtımı döndüm ve arkamdan bir el dokundu bana sıçradım birisi dürtükledi resmen tabi korktum hemen abdest alıp namaz kıldım.
bugün yine uyandım uyumaya çalışırken tam dalacakken yatağımın baş ucunda biri öksürdü ve ben korkmama rağmen uyumaya çalıştım bu sefer dolaptaki kitap düşmesin mi saniyeler geçmeden yine sabah namazı okundu. bu bir tesadüf müdür yoksa bir şeyler var mı ben mi kuruntu yapıyorum ama namaz kılan biri değilim ve her seferinde böyle uyandırılmam da ısrarla ilginç.
bir de tabi eskiden uyumaya geçmeden önce suratıma küçük küçük yumruklar atılırdı ve şimdi de mutlaka geceleri uykuya dalmadan bir iki saniye kadar önce sanki vücuduma elektirik çarpar gibi ya da içimden bir şey geçiyor titriyorum mutlaka ama ayet-el kürsi okuyup yattığımda asla olmuyor.
bir günde yine uyandım sağa sola döndüm yine ama bana seslenen bir sesle uyandım adımı söylüyordu biri, saniyeler geçmeden ezan okundu bu sefer kalkmayacağım dedim sırtımı döndüm ve arkamdan bir el dokundu bana sıçradım birisi dürtükledi resmen tabi korktum hemen abdest alıp namaz kıldım.
bugün yine uyandım uyumaya çalışırken tam dalacakken yatağımın baş ucunda biri öksürdü ve ben korkmama rağmen uyumaya çalıştım bu sefer dolaptaki kitap düşmesin mi saniyeler geçmeden yine sabah namazı okundu. bu bir tesadüf müdür yoksa bir şeyler var mı ben mi kuruntu yapıyorum ama namaz kılan biri değilim ve her seferinde böyle uyandırılmam da ısrarla ilginç.
bir de tabi eskiden uyumaya geçmeden önce suratıma küçük küçük yumruklar atılırdı ve şimdi de mutlaka geceleri uykuya dalmadan bir iki saniye kadar önce sanki vücuduma elektirik çarpar gibi ya da içimden bir şey geçiyor titriyorum mutlaka ama ayet-el kürsi okuyup yattığımda asla olmuyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
bir ürünün ucuz değil, kaliteli olanını tercih ediyorsam verdiğim paraya acımam.
devamını gör...
paranormal deneyimler günlüğü
özellikle ilkbahar ve yaz aylarında evimizde garip olaylar oluyor. oturduğumuz ev kira. yaklaşık 11 senedir aynı evdeyiz. aslında her şey ilk taşındığımız günden beri var. yine haziran gibiydi taşındığımızda.
kız kardeşim evde sürekli siyah uzun gölgeler gördüğünü söylüyor. durduk yerde mutfaktaki rafımız devriliyor ki bu imkansız.. işin ilginç yanı üstündeki kavanozlarda tezgahın üstüne ve yere düşmesine rağmen kırılmıyor. kapımız gecenin bir yarısı yumruklanıyor ama 2 sn. sonra baktığımızda kimsenin olmadığını görüyoruz.
alt komşumuz geceleri merdivenlerimizden sesler geldiğini söylüyor. dün gece annem lavaboya kalkmış. tam çıkıp salona geçecekken salonun ortasında uzun siyah kasketli elleri sanki cebindeymiş gibi duran ve kafası yere doğru eğik bir gölge görmüş. kapıyı açıp salona girdiğinde kaybolmuş gölge.
kız kardeşim evde sürekli siyah uzun gölgeler gördüğünü söylüyor. durduk yerde mutfaktaki rafımız devriliyor ki bu imkansız.. işin ilginç yanı üstündeki kavanozlarda tezgahın üstüne ve yere düşmesine rağmen kırılmıyor. kapımız gecenin bir yarısı yumruklanıyor ama 2 sn. sonra baktığımızda kimsenin olmadığını görüyoruz.
alt komşumuz geceleri merdivenlerimizden sesler geldiğini söylüyor. dün gece annem lavaboya kalkmış. tam çıkıp salona geçecekken salonun ortasında uzun siyah kasketli elleri sanki cebindeymiş gibi duran ve kafası yere doğru eğik bir gölge görmüş. kapıyı açıp salona girdiğinde kaybolmuş gölge.
devamını gör...
