zaman tüneli

yaklaşık ağırlığı 1,5-2 kg olan, yaşayan kuş türleri tarafından yumurtlanan en büyük yumurtadır.

konumuz bu değil. konumuz, osmanlı imparatorluğu'nun en parlak dönemine imzasını atan mimar sinan'ın deve kuşu yumurtalarını kullanma dehası; kendisinin "kalfalık eserim" olarak nitelendirdiği süleymaniye camii'nin yüksek tavanından sarkan devasa avizelere yerleştirdiği deve kuşu yumurtaları.

kubbenin tavan yüksekliği tam 53 metredir. mimar sinan, bu yumurtaları rastgele yerleştirmek yerine, örümceklerin ağ örmeye en meyilli olduğu ve kandil dumanlarının yoğunlaştığı avizelerin kandil çanakları arasına yerleştirmiştir. düşünün 500 yıl önce henüz vinç yok. bu yüksek tavandaki örümcek ağlarını sürekli temizlemek imkansızdır. temizlenmezlerse kandil isleriyle birleşip birer pisliğe dönecekler, ibadet edenlerin üstlerine düşeceklerdir.

mimar sinan çözümü avizelerin içine yüzlerce yumurta yerleştirmekte buldu. deve kuşu yumurtası kurudukça içindeki sıvı insanların asla alamadıkları bir koku yayar. biz bu kokuyu alamasak da örümcek ve akrepler için dayanılmaz bir kokudur.

500 yıl boyunca tek bir böcek, kurulan kusursuz biyolojik korumayla korunan bu kubbeye yanaşamadı bile.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu konunun üstadlarını bırakayım...↓↓↓
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

private investigations. nickimin sahibi grup.
devamını gör...

erskineville camii (ingilizce: erskineville mosque veya turkish mosque), avustralya'nın sidney şehrinde türk topluluğu tarafından 1973 yılında kurulmuş tarihi ve aktif bir camidir.

avustralya diyanet vakfına bağlıdır. cumartesi sabahları çocuklar için kur'an ve din dersleri (6-18 yaş grubuna yönelik, ingilizce ve türkçe) düzenlenmektedir. gençlik buluşmaları, topluluk etkinlikleri ve ramazan aylarında iftar programları gerçekleştirilmektedir.

adresi: 13 john st, erskineville nsw 2043, avustralya.
devamını gör...

ingilizce bir deyim olarak "zor durum, dar boğaz, çıkmaz veya darlık" anlamlarına gelir. günlük dilde genellikle "in dire straits" (zor durumda, parasız/darda olmak) kalıbıyla kullanılır.

aynı zamanda dire straits, 1977 yılında londra'da mark knopfler, david knopfler, john ıllsley ve pick withers tarafından kurulan efsanevi bir ingiliz rock grubudur.

grup üyeleri, kuruldukları ilk yıllarda büyük bir maddi darlık içinde oldukları ve faturalarını bile ödemekte zorlandıkları için kendilerine ironik bir şekilde "dire straits" (dar boğaz / zor durumdakiler) adını seçmişlerdir.

punk ve disko akımlarının popüler olduğu bir dönemde; blues rock, roots rock ve folk unsurlarını ustalıkla harmanlayan, mark knopfler'ın parmakla (penasız) çaldığı kendine has gitar tekniğiyle öne çıkan sakin ve kaliteli bir sound üretmişlerdir.

sultans of swing", "money for nothing", "romeo and juliet" ve "brothers in arms" gibi zamansız klasiklere imza atmışlardır. dünya genelinde 100 milyondan fazla albüm satmış, 2018 yılında rock and roll hall of fame (rock and roll onur kürsüsü) listesine dahil edilmişlerdir.
devamını gör...

soyu, kasitli olarak tukenme tehlikesiyle karsi karsiya birakilmis ve genel manada bundan habersiz olan bir tur.
devamını gör...

ya da cadılar bayramı, her yıl 31 ekim'de kutlanan, kökeni antik pagan geleneklerine dayanan ve günümüzde ağırlıklı olarak eğlence, kostüm ve korku temalarıyla kutlanan seküler bir bayramdır.

ingilizcedeki "all hallows' eve" (azizler günü arifesi) ifadesinin zamanla kısalıp birleşmesinden türetilmiştir. 1 kasım'daki hristiyan bayramı olan azizler günü'nden önceki geceyi temsil eder.

temeli, yaklaşık 2.000 yıl önce britanya, irlanda ve kuzey fransa'da yaşayan keltlerin kutladığı samhain adlı pagan hasat festivaline dayanır. keltler, 31 ekim'i yazın bitişi ve kışın başlangıcı (yeni yıl) kabul eder; bu gece yaşayanlar ile ölüler arasındaki perdenin incelendiğine ve ruhların dünyayı ziyaret ettiğine inanırlardı.

8. yüzyılda kilise'nin azizler günü'nü 1 kasım'a almasıyla gelenekler birleşti. 19. yüzyılda irlandalı ve iskoç göçmenler tarafından kuzey amerika'ya taşındı ve zamanla küresel bir popüler kültür etkinliğine dönüştü.
devamını gör...

çişi gelmiştir.
devamını gör...

sondaki dileğinizi yazmamış olsaydınız emek için şukunuzu verecektim.
va cer scuze, pardon..
devamını gör...

bireylerin birbirine karşı duyduğu şefkat, merhamet, yardımseverlik, cömertlik ve adaletin ötesinde gösterdiği fedakârlık gibi ahlaki erdemlerin ve tüm insan soyunun (beşeriyetin) bütünü anlamına gelir.

biyolojik ve antropolojide iki ayak üzerinde yürüyen, yüksek zekâya, gelişmiş bir beyne ve konuşma yetisine sahip homo sapiens türünün tamamıdır.

ahlak ve psikolojide kişinin başkalarının acısını hissedebilmesi, vicdan taşıması, karşılık beklemeksizin iyilik yapması ve toplumsal bağları güçlendiren erdemler bütünüdür.

felsefede aristoteles’ten kant’a kadar farklı akımlarda insan; akıl yürüten, düşünen, özgür iradeye sahip, doğayı ve kendini dönüştürebilen bilinçli bir varlık olarak ele alınır.

sosyoloji ve tarihte belirli bir kültür çevresinde toplum hâlinde yaşayan, tarih üreten ve ortak değerler geliştiren topluluktur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sözde islamcı, özde gayri israilin tasmalı iti yobaz azınlığın havlayarak ortaya çıkmasına neden olmuş türklük yanlısı siyasi. yobaz herifler iman ettiği kitaptan bihaber. kitabın emir ve yasaklarını bilmeyen irailin tasmalı iti siyasal islamcılar tam bir bilgisiz.

hula hani sen türkiyeciydin, kendi ülkeni bırakıp, israile köpeklik eden yobazlar xite yahudinin kucağına oturanın kucsğına mı oturdun? yüce önderimiz atatürkü niye savunmıyorsun hibine hee!

iisraillin kucağına oturan yobazlarında, dincilerinin de savunanın ta avradının damına koyayım, savundu diyenin de. tamam. ula hangi iddeanın arkadında duracaksın götoğlanı?
devamını gör...

bu birleşik kelimenin etimolojisine bakılırsa eski yunanca örümcek anlamına gelen arakne ve korku, dehşet anlamına gelen phobos kelimelerinden gelmektedir.
devamını gör...

testo taylan'ın videosuna konuk olmuştur.
devamını gör...

halk arasında örümcek korkusu olarak adlandırılan aranofobi, bireyin örümceklere, örümcek ağlarına veya örümceğimsi diğer canlılara karşı duyduğu, rasyonel bir temeli olmayan, aşırı, sürekli ve mantık dışı korku ve kaygı durumudur. zoofobinin (hayvan fobisi) en yaygın türlerinden biridir.

kişi sadece bir örümcekle karşılaştığında değil, onun resmine bakarken, adını duyduğunda veya bir ortamda örümcek olma ihtimalini düşündüğünde bile yoğun panik yaşayabilir. birey, örümcek görme ihtimali olan bodrum, bahçe veya açık alanlar gibi yerlere gitmekten tamamen kaçınır ve bu durum günlük yaşam kalitesini ciddi ölçüde kısıtlar. örümcek korkusu tetiklendiğinde vücutta kalp çarpıntısı, titreme, nefes darlığı, aşırı terleme, donakalma veya panik atak gibi yoğun fiziksel reaksiyonlar baş gösterir.

genellikle çocukluk dönemindeki travmatik deneyimlerden veya evrimsel olarak zehirli canlılardan korunma içgüdüsünden kaynaklanan bu fobi, psikoterapi (özellikle bilişsel davranışçı terapi ve maruz bırakma terapisi) yöntemleriyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.
devamını gör...

ben genelde bi duble viski istiyorum, henüz berberim hariç veren olmadı ama istikrarlı hayal hakikattir.
devamını gör...

eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak kullanılsa; yine de allah’ın kelimeleri tükenmez. allah üstündür, bilgedir.
lokman suresi 27
devamını gör...

susamlı tuzlu çatlak kurabiye... bugün bunu denemek istedim. genel olarak çıkan işten memnunum ancak kabartma tozunu yarım paket kullanmalıydım. bir paket ilave edince nenem gibi dağılıyor kurabiyeler. biraz daha toplu olmalarını umuyordum. neyse tadı güzel..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir başka insanın ihtiyacını gidermek, acısını azaltmak veya topluma katkı sağlamak amacıyla, karşılık veya kişisel çıkar beklemeden, gönüllü ve bilinçli bir şekilde yapılan olumlu düşünce, duygu ve eylemlerin bütünüdür.

sokrates iyiliği bilgi ve erdemle, aristoteles mutluluk ve altın oranda bulurken, ımmanuel kant bunu karşılıksız ve ahlaki bir ödev olarak tanımlar. platon ise iyiyi en yüksek ideal gerçeklik olarak görür.

kötülüğün zıddıdır. çoğu inanç sisteminde insanın kalbinin tasdik ettiği, doğruluk temelinde, başkasına fayda sağlayan ve toplumsal huzuru artıran iyi, güzel, faydalı ve dürüst iş olarak değerlendirilir.

iyilik yapmak; insan ilişkilerini güçlendirir, bireyin mutluluğunu artırır ve beyinde oksitosin, endorfin ve serotonin gibi iyi hissettiren kimyasalların salgılanmasını sağlayarak stresi azaltır.
devamını gör...

olur ha romanya, moldova benzeri bir ülkeye işiniz düşerse diye yazayım birkaç kelime. buyrun:

ce mai faci? - nasılsın
binişor - idare eder
ce naibat faci? - ne halt ediyorsun?
salut - merhaba
da - evet
de accord - pekala
nu - hayır
pardon - pardon
va cer scuze - özür dilerim
multumesc - teşekkürler
va rog - lütfen
salut - merhaba
unde este paşaportul meu? - pasaportum nerede?
eu sunt mahmut - ben mahmut
ci si ceasul? - saat kaç
numele meu este adriana - ismim adriana

daha aklıma geldikçe yazarım. bugünlük bu kadar.
devamını gör...

bu bir kitaptır ki, rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura (aydınlığa), o övgüye layık, aziz olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.
ibrahim suresi 1
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim