zaman tüneli

allah’ın bile gücüne gitmiş!
devamını gör...

abi dedim nenem senin acayip hayranın radyoda ne zaman kız dügümeli çalsa exini hatırlıyor gözleri doluyor.

insaniyetli adamdı rahmetli kulağıma eğildi kardeşim dedi gülümseyerek o izzet altınmeşe bi yanlışın olmasın.

abem benim çok benziyorsun dedim safa yatarak tuhaf saçlarına bakarken.



rahmetle!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gün bende aymadı ama sana günaydın sözlük..
mutlu bir gün diliyorum...
devamını gör...

2 milyar dolarla arge yapmak yerine avm yaptigi icin iflas ettiği söyleniyordu. ımeı kayıt ücretini başımıza bela eden şahıs ölmüş. iyi bilmezdim kendisini. ateşinin harı bol olsun!!
devamını gör...

günaydın.. ne içmesi sevim temiz hava alıyorum

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tapusal sorunlar.

“başlangıçta varsa şimdi de vardır.”

dağ bu açıklamayı memnuniyetle karşıladı.

herakleitos itiraz etti:

“aynı dağa iki kez çıkamazsınız.”

dağ cevap verdi:

“zaten ben iniyorum.”

ancak bu, tekrar çıkmayacağı anlamına gelmiyordu. üstelik dağın inmesi, başkalarının çıkmasına da engel değildi.

herakleitos bu kez sessiz kaldı.

dağ ise inişin çıkış ihtimalini ortadan kaldırmadığını belirterek çift yönlü trafik levhası talep etti.

önce yol yapılması gerekiyordu tabii. engebeli araziden inmek ya da çıkmak zordu.

karayolları ekipleri bölgeye sevk edildi. ancak yolun nereye yapılacağı konusunda anlaşmazlık çıktı.

dağ yolun kendisine gelmesini, yol ise dağın biraz yana çekilmesini istiyordu.

uçurum hâlâ kayıptı.

ihale şartnamesine şu madde eklendi:

“güzergâh, dağın ontolojik konumuna göre belirlenecek olup, dağın fikir değiştirmesi hâlinde yüklenici sorumlu tutulmayacaktır.”

müteahhit şartnameyi okudu, jartiyeri teminat gösterdi.

banka teminatı kabul etmedi.

“jartiyerin taşınmaz niteliği tartışmalıdır.”

dağ itiraz etti:

“ben de taşınmazdım, gördünüz ne oldu!”

bu kez jartiyer dağa kaçamazdı. yol ihalesi henüz sonuçlanmamıştı.

üstelik jartiyerin kaçması için yol yapılması, yolun yapılması için de jartiyerin teminat gösterilmesi gerekiyordu.

proje kendi kendini kilitledi.

müteahhit buna “sürdürülebilir döngüsel ekonomi” adını verdi.

demek ki bir şeye başlamak için insanın kendi kendini teminat göstermesi gerekiyordu.

insanın kendi varlığını teminat göstererek ihtimaller üzerine yatırım yapması!

üstelik yatırımın geri dönüşü garanti değildi.

dağ bunu duyunca ipotek başvurusunda bulundu.

tapu müdürlüğü reddetti:

“önce yerinizde durduğunuzu kanıtlayın.”

“ne zaman?”

“dağ hareket etmeden önce. ama başvuru sırasında yerinde bulunması yeterli.”

sonra hareket edebilirdi pek tabii.

tapu müdürlüğü de bunu düşündü ve şerh düştü:

“taşınmazın sonradan taşınması, taşınmaz niteliğini ortadan kaldırmaz.”

nakliye masrafları alıcıya aitti.

alıcı kimdi?

jartiyer.

dağı satın almış, şimdi nakliye masraflarını nasıl karşılayacağını düşünüyordu.

üstelik teminat olarak kendisini göstermişti.

tapu müdürlüğü işlemi **“kendi kendine ipotekli mülkiyet devri”** olarak kayda geçirdi.
devamını gör...

jartiyer dağa küsmüş. dağ demiş ki, sabah sabah geyiğine sıçayım rbf.

dağ çok haklı. ama jartiyer her zaman haklıdır. altı üstü çorap tutmaya yarayan bir aparatın bu kadar haklı olması da düşündürüyor.

dağ haklı, jartiyer haklı. lan yine haksız çıktım. sabaha kendime haksızlık yaparak başladım. bugün akşam olur mu.
devamını gör...

enteresan bir deneyin adı benim için,

dil oyunlarında geldiğim noktada kendim bir tanım yapacak olursam, sonunda geldiğin noktada başa dönüşü açık bırakmak gerekiyor belki de oyunun devam etmesi için.

"dağ varlığından emindi. jartiyer ise varlığını kanıtlamak zorunda olmadığını düşünüyordu.

aralarında aşılmaz bir uçurum vardı. uçurum bu durumu reddetti.

dağ yürümeye karar verdi.

jeoloji itiraz etti.

jartiyer askılarını düzeltti ve şöyle dedi:

“sen önce varlığını ispatla.”

o gün dağ yerinden oynadı.

deprem uzmanları olayı tektonik hareket olarak değerlendirdi.

filozoflar ise hâlâ jartiyerin kime ait olduğunu tartışıyor.

uçurumdan bir daha haber alınamadı."
devamını gör...

sayılmaz. ama biraz gıcık yapabilir. zaten graye bir gıcıklık durumu sezdim.
devamını gör...

gözün doymaması, zorla aldığını bitirmek.
devamını gör...

büyük boy patates de olabilir. açlığınıza bağlı. her rengin yanında küçük boy patates gibi iyi giden renk. neredeyse...
devamını gör...

şimdi alışkın olduğun sigarayı bulamayınca başka sigara alırsın ya, o içtiğin sigaraya ihanet sayılıyor mu? sevmedim seni winston slim gray ya da grey ya da gri.
devamını gör...

and i'll ease your pain diyen iddialı eski şarkı.
güzel, hafif... esintili.
devamını gör...

korkunun bir işe yaramadığını fark ettiğin anda ayakların üzerinde dimdik durup gülümsemek bir sonraki aşamadır.
devamını gör...

we can learn to love again der şarkı sözlerinde.
devamını gör...

akıl kelimesi, arapça kökenli bir kelime olup, devenin ayağına vurulan bağ, deveyi bağlamak ve dizginlemek anlamına gelir. bu eylem ile doğrudan ilintilidir.
daha önce yazılmıştır. ama yine de yazayım dedim.
devamını gör...

basın toplantısında yine gülerek güldürmüştür
devamını gör...

#4105151

zaten yeteri kadar hızlı gidiyoruz. onun kendi süratinde...

yavaşlamaz, hızlanmaz...gene de herkes için farklıdır. işin güzelliği de orada zaten...
devamını gör...

aynı hayatı yaşıyoruz batıkan. ismine sıçtığım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim