fabrikada bir heyula dolaşıyor,
jeremy bentham'ın heyulası.
ne bileyim ben mimari tasarım deyince selim bey beni fabrikaya götürecek gözlerim bağlı şekilde sonra ben makinenin çevresinin değişimine inanamayacağım ve selim beye sarılarak ağlayacağım sanmıştım gökyüzü desenli boktan led tavanın altında.
ama öyle olmadı elbette, küçük bir pencere yapıldı tam koridoru gören asma kata. şair ruhlu müdürümüz seslendi marx gibi işçi sınıfına;
"pencere en iyisi pencere
işçi sınıfını izlerim
dört duvarı göreceğime."
bakın bu toplum bilimciler bilmem kaç yıl önce evde otururken aklına bir fikir gelip kendisinden yıllar sonra gelen insanların hayatını zora sokan pezevenkler aslında.
şimdi o önü ayna arkası cam pencereden bizi izliyor müdür ve biz onun orada olup olmadığını bilemediğimiz için her zaman tetikte çalışıyoruz.
aslında hapishanedeyiz ama biz adına fabrika diyoruz, sabah sekiz akşam on kaldığımız bu yerin adına. gerçekten bunu nasıl kabul ediyoruz ben de bilmiyorum gönüllü kulluk iliklerimize kadar işlemiş durumda.
devamını gör...