1.
felsefeye, akıl dünyasından sonra duyu dünyasını da kazandıran hatta modern bilimlerden birçoğunun* da kurucusu olan aristoteles'in öğretilerinden biridir.
bu öğretiye göre; insan denen akıl sahibi varlığın mutlu olabilmesi için tek şart vardır: o da ölçülü olmalısıdır. nitekim her türlü yanlılığı reddeden aristoteles, mutlak surette her iki taraftan da biraz biraz insanda mevcut olması gerekliliğine vurgu yapar. şöyle ki o'na göre; cesaretin fazlası zararlı olduğu olduğu gibi, korkaklığın da fazlası zararlıdır. gereğinden az harcama yapmak cimriliğe gireceği gibi, çok harcama yapmak da savurganlığa girmektedir.
insan ne yaparsa yapsın, belli bir ölçüyü tutturamadı mı? mutlu olamayacaktır.
aristo'nun bu görüşü, elbetteki daha öncesinde çizdiği mutlu insan formülündeki, 3 betimlemeden kaynaklıdır mutluluğun; ona göre 3 yolu yahut şekli vardır:
1- keyif ve hazdan beslenmek. yaşamda bu yolu seçmek.
2- hür ve sorumluluk sahibi bir vatandaş olarak yaşam sürdürmek.
3- bakılan her konuda, araştırmacı ve filozofluk yolunu seçmek.
işte bu noktada da insanlara, yine bir öğütte bulunur: mutluluk için seçim yapılan yolda hangi adım atılırsa atılsın, iki uçtan da uzak durulsun'dur. yani, keyif ve haz konusunda da belli bir ölçü olmalı, sorumluluk konusunda alınan yükün de bir ortası olmalı, araştırma ve filozofluğun da bir yeri ve zamanı olmalıdır.
esasında vurgusu hep, ölçü ve belli bir rota üzerine olunmalılığıdır. bu gerçekleştiği takdirde insan; mutlu olacaktır.
işte aristo'nun, insanın mutlu olması yolunda yapması gerekeni belirttiği bu görüşüne altın orta kanunu ve/veya öğretisi denmektedir.
bu öğretiye göre; insan denen akıl sahibi varlığın mutlu olabilmesi için tek şart vardır: o da ölçülü olmalısıdır. nitekim her türlü yanlılığı reddeden aristoteles, mutlak surette her iki taraftan da biraz biraz insanda mevcut olması gerekliliğine vurgu yapar. şöyle ki o'na göre; cesaretin fazlası zararlı olduğu olduğu gibi, korkaklığın da fazlası zararlıdır. gereğinden az harcama yapmak cimriliğe gireceği gibi, çok harcama yapmak da savurganlığa girmektedir.
insan ne yaparsa yapsın, belli bir ölçüyü tutturamadı mı? mutlu olamayacaktır.
aristo'nun bu görüşü, elbetteki daha öncesinde çizdiği mutlu insan formülündeki, 3 betimlemeden kaynaklıdır mutluluğun; ona göre 3 yolu yahut şekli vardır:
1- keyif ve hazdan beslenmek. yaşamda bu yolu seçmek.
2- hür ve sorumluluk sahibi bir vatandaş olarak yaşam sürdürmek.
3- bakılan her konuda, araştırmacı ve filozofluk yolunu seçmek.
işte bu noktada da insanlara, yine bir öğütte bulunur: mutluluk için seçim yapılan yolda hangi adım atılırsa atılsın, iki uçtan da uzak durulsun'dur. yani, keyif ve haz konusunda da belli bir ölçü olmalı, sorumluluk konusunda alınan yükün de bir ortası olmalı, araştırma ve filozofluğun da bir yeri ve zamanı olmalıdır.
esasında vurgusu hep, ölçü ve belli bir rota üzerine olunmalılığıdır. bu gerçekleştiği takdirde insan; mutlu olacaktır.
işte aristo'nun, insanın mutlu olması yolunda yapması gerekeni belirttiği bu görüşüne altın orta kanunu ve/veya öğretisi denmektedir.
devamını gör...
2.
altın denge
altın orta her şeyin ortasını bulmak. ortasını düşünmek.
aristoteles'e göre,
mutluluk, us* ile uyum içindeki ruhun aktivitesidir. ruhun etkisiyle insan bir o yana bir bu yana savrulup duracak ama insan dengede kalmak isteyecektir. bunun için aristo adil ölçü kuramını ortaya atmış. örneğin: iletişim için denge, sevecenlik ve canlılıktır. iletişiminiz zayıf ise soğuk ve kaba olarak görülürsünüz.(eksiklik)
sevecenliğiniz aşırılığa kaçtığında ise tavırlarınız şaklabanlık olarak algılanır. (dengesizlik)
erdem bir bilim ise dengede kalmak en akıllıca tercihtir.
yani,
her şeyin fazlası zarar efendim.
altın orta her şeyin ortasını bulmak. ortasını düşünmek.
aristoteles'e göre,
mutluluk, us* ile uyum içindeki ruhun aktivitesidir. ruhun etkisiyle insan bir o yana bir bu yana savrulup duracak ama insan dengede kalmak isteyecektir. bunun için aristo adil ölçü kuramını ortaya atmış. örneğin: iletişim için denge, sevecenlik ve canlılıktır. iletişiminiz zayıf ise soğuk ve kaba olarak görülürsünüz.(eksiklik)
sevecenliğiniz aşırılığa kaçtığında ise tavırlarınız şaklabanlık olarak algılanır. (dengesizlik)
erdem bir bilim ise dengede kalmak en akıllıca tercihtir.
yani,
her şeyin fazlası zarar efendim.
devamını gör...
3.
korkaklık ve delice atılganlığın ortası cesaret... israf ve cimriliğin ortası cömertlik... örnekleri verilerek öğretilen aristoteles 'in etiği olarak isimlendirilebilir. hayatı ne en altta ne de en uçta yaşamayacaksın arkadaş. "altın orta" yı bulacaksın.
devamını gör...
4.
ana fikri ölçülü olmak olan, aristoteles'in öğretisi. şöyle tarif eder: "ne korkak ne de aşırı atılgan olmak bunun yerine sadece cesur olmak, ne aşırı aç ne de aşırı tok olmak sadece ölçülü doymak, ne cimri ne de savurgan olmak bunun yerine ölçülü harcamak."
mutluluğun sadece 'altın orta' ile mümkün olabileceğini vurgular.
hz.muhammed de konu hakkında şöyle söylemiştir: "işlerin hayırlısı orta yol olanıdır."
mutluluğun sadece 'altın orta' ile mümkün olabileceğini vurgular.
hz.muhammed de konu hakkında şöyle söylemiştir: "işlerin hayırlısı orta yol olanıdır."
devamını gör...
5.
aristoteles'in önemli fikirlerindendir.
eksiklik ve aşırılık arasındaki orta yol olarak ifade edilir.
örneğin, aristotelesçi görüşe göre cesaret bir erdemdir, ancak aşırıya kaçıldığında pervasızlık, eksikliğinde ise korkaklık olarak ortaya çıkar.
eksiklik ve aşırılık arasındaki orta yol olarak ifade edilir.
örneğin, aristotelesçi görüşe göre cesaret bir erdemdir, ancak aşırıya kaçıldığında pervasızlık, eksikliğinde ise korkaklık olarak ortaya çıkar.
devamını gör...
"altın orta" ile benzer başlıklar
orta parmak
27
orta doğu
79