baba ile oğulun geçinemediği gerçeği
başlık "emrebey003" tarafından 06.01.2022 22:42 tarihinde açılmıştır.
1.
bence sebebi belli bir yaştan sonra hala baba evinde kalan oğul ile baba arasında oluşan gizli otorite mücadelesidir.
aslında baba evladını sevmektedir ama aynı zamanda evin mutlak reisi olmayı da istemektedir.
aslında baba evladını sevmektedir ama aynı zamanda evin mutlak reisi olmayı da istemektedir.
devamını gör...
2.
benim papa ile yüzümüz gibi fitratlarimiz da hemen hemen aynı. en büyük fark sürekli yalnız olmadan kaynaklı, ben çok konuşulmasını sevmem sözlü iletişim min. da olmalı. baba da çok konuşur. çoğu zaman da boş konuşur.
yollarımızı uzun yıllar önce ayırdık şu an yine aynı şehirde yaşıyor olmamiza rağmen uzun zaman görmesem gördüğüm anın 3. saatinde babam beni tahrik edecek bir şey demeyi başaracağı için yine dünyada beni en hızlı sinirlendirmeyi başaran da yegâne insandır.
ona da derdim beni senin kadar hızlı sinirlendiren biri yok baba bu nasıl bir başarı böyle diye
muhtemelen ben de onu sinirlendiriyorumdir sorsan.
yollarımızı uzun yıllar önce ayırdık şu an yine aynı şehirde yaşıyor olmamiza rağmen uzun zaman görmesem gördüğüm anın 3. saatinde babam beni tahrik edecek bir şey demeyi başaracağı için yine dünyada beni en hızlı sinirlendirmeyi başaran da yegâne insandır.
ona da derdim beni senin kadar hızlı sinirlendiren biri yok baba bu nasıl bir başarı böyle diye
muhtemelen ben de onu sinirlendiriyorumdir sorsan.
devamını gör...
3.
buna "horoz psikolojisi" diyoruz. sürekli aynı ortamı paylaşan erkekler arasında mutlaka bir çekişme olur. kümeste kendisinin çocuğu olan bir civciv büyüyüp horoz olursa kavga çıkar.
bu geçimsizlik erkek kardeşler arasında da vardır. erkek kardeşler ve baba birbirlerine "seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli" şarkısını söylerler.
bu kadınlar için geçerli değildir. kümesteki tavuklar aralarında hiçbir çekişme olmadan, hatta dayanışma içinde yıllarca (yani kesilinceye dek) yaşarlar.
bu geçimsizlik erkek kardeşler arasında da vardır. erkek kardeşler ve baba birbirlerine "seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli" şarkısını söylerler.
bu kadınlar için geçerli değildir. kümesteki tavuklar aralarında hiçbir çekişme olmadan, hatta dayanışma içinde yıllarca (yani kesilinceye dek) yaşarlar.
devamını gör...
4.
geçinmeye çalışırsın. kimse kimsenin huyunu tamamen sevmez, benimsemez bence.
tahammül edebilmek önemli. tahammül kalmadıysa uzak durursun.
tahammül edebilmek önemli. tahammül kalmadıysa uzak durursun.
devamını gör...
5.
oğul geçinmek ister de genellikle baba sıkıntılı olur, oğlunu sürekli aşağılar, hor görür, üzerine fazla gider; bunun sonucunda ise oğul baş kaldırır, zaten babanın da bilinçli olmadan istediği budur.
tabii her baba-oğul ilişkisi kötü değil.
babanın tutumuyla alakalı olduğunu düşünüyorum.
tabii her baba-oğul ilişkisi kötü değil.
babanın tutumuyla alakalı olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
6.
yok efendim;
(bkz: anne ile kızının geçinemediği gerçeği)
bırakın allah aşkına şu işleri.. çevrenizde ne görüyorsanız, genele yayıp duruyorsunuz.
erkek de kadın da, özellikle 40'lı yaşlardan sonra, kendileriyle yüzleşirler ve eğrisiyle doğrusuyla, yanlışıyla kendilerini masaya yatırırlar..
kabul ederler birçok şeyi!
bu noktada bazı erkek ebeveynler, kendi ''problemli'' yanlarını, erkek çocuklarının hal ve hareketlerinde gördüğü zaman, ani ve etkili reaksiyon gösterebilirler..
aynı şekilde kadın da, kendi ''problemli'' yanlarını kız çocuğunda gördüğünde, hemen müdahale eder.. saniyesinde rengi, şekli değişir..
40'lı yaşlarda bir erkeksiniz ve yeteri kadar çocuğunuz varken, o da ne?
bir kız çocuğunuz oluyor.
hobaa..!!
mucize gibi gelir insana.. çok seversiniz o çocuğu...
kıskandıracak derecede seversiniz hatta..
''ulan şunlara bak'' dedirtirsiniz..
çok gördüm, tanık oldum ben buna benzer senaryolarla...
mevzu aslında salt cinsiyet değil.
ana karakterler hangi yaşlarda?
yaşanmışlıklar ne alemde?
karakterler nasıl?
cinsiyet sadece bir ''rol'' aslında şöyle bir baktığınızda.
sana biçilen ya da senin kendine biçtiğin.
(bkz: anne ile kızının geçinemediği gerçeği)
bırakın allah aşkına şu işleri.. çevrenizde ne görüyorsanız, genele yayıp duruyorsunuz.
erkek de kadın da, özellikle 40'lı yaşlardan sonra, kendileriyle yüzleşirler ve eğrisiyle doğrusuyla, yanlışıyla kendilerini masaya yatırırlar..
kabul ederler birçok şeyi!
bu noktada bazı erkek ebeveynler, kendi ''problemli'' yanlarını, erkek çocuklarının hal ve hareketlerinde gördüğü zaman, ani ve etkili reaksiyon gösterebilirler..
aynı şekilde kadın da, kendi ''problemli'' yanlarını kız çocuğunda gördüğünde, hemen müdahale eder.. saniyesinde rengi, şekli değişir..
40'lı yaşlarda bir erkeksiniz ve yeteri kadar çocuğunuz varken, o da ne?
bir kız çocuğunuz oluyor.
hobaa..!!
mucize gibi gelir insana.. çok seversiniz o çocuğu...
kıskandıracak derecede seversiniz hatta..
''ulan şunlara bak'' dedirtirsiniz..
çok gördüm, tanık oldum ben buna benzer senaryolarla...
mevzu aslında salt cinsiyet değil.
ana karakterler hangi yaşlarda?
yaşanmışlıklar ne alemde?
karakterler nasıl?
cinsiyet sadece bir ''rol'' aslında şöyle bir baktığınızda.
sana biçilen ya da senin kendine biçtiğin.
devamını gör...