181.
stephen king in her romanı.
devamını gör...
182.
carlos maria dominguez - kağıt ev
mine söğüt - beş sevim apartmanı
h.p. lovecraft - deliliğin dağlarında
mine söğüt - beş sevim apartmanı
h.p. lovecraft - deliliğin dağlarında
devamını gör...
183.
yu hua - yaşamak (kitap)
devamını gör...
184.
genelde şiir kitaplarıdır. ama platon-devlet kitabını da 1 gecede bitirdiğim olmuştu. ama bundan çok önceleri okuduğumda zorlanmıştım.
devamını gör...
185.
thomas more un ütopyası. gayet akıcı, anlaşılır ve okuma zevki veren bir kitap. 1516 da yayımlanmasına rağmen yakın tarihte yazılan benzer kitaplardan daha etkili olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
186.
empati adam fawer
devamını gör...
187.
das kapital-karl marx. dermişim.
devamını gör...
188.
devamını gör...
189.
stefan meyer -alacakaranlik serisi
devamını gör...
190.
simyacı ile romeo ve juliet.
hiç beklediğim şekilde başladıktan sonra kitapların kapağını kapatırken buldum kendini. öyle sürükleyici, öyle akıcı.
hiç beklediğim şekilde başladıktan sonra kitapların kapağını kapatırken buldum kendini. öyle sürükleyici, öyle akıcı.
devamını gör...
191.
bütün stefan zweig kitaplardır.
devamını gör...
192.
devamını gör...
193.
ivan ilyiç’in ölümü
dönüşüm
muhteşem gatsby
dönüşüm
muhteşem gatsby
devamını gör...
194.
devamını gör...
195.
devamını gör...
196.
lise dönemlerimde dan brown'un melekler ve şeytanlar kitabı asla elimden bırakamadığım yemek bile yemeden başlayıp bitirdiğim bir kitaptı. sonrası geldi tabi ki, birçok kitabı soluksuz okudum. bitirmeden bırakamadım
devamını gör...
197.
stephen king’in mahşer kitabı bir oturuşta değil de 2-3 oturuşta bitirdiğim, dizi gibi akan bir kitaptır.
devamını gör...
198.
sefiller anlatımı basit
devamını gör...
199.
monte cristo kontu der, susarım.
yaklaşık bin beş yüz sayfa olduğundan belki bir oturuș diyemeyiz ama her ele alındığında tekrar bırakmakta zorlanılacak kadar akıcı bir kitap. klasikler arasındaki en akıcı kitap da diyebiliriz. çoğunlukla rus edebiyatı'nda gördüğümüz, karakterin bir sandalyeye oturușunu anlatmak için bile paragraflar yazan yazarların aksine, dumas abimiz "edmond oturdu" diyerekten kestirip atmış bazı yerleri. ki akıcı bir kitapta olması gereken de budur. ayrıca değinmeden geçemeyeceğim bir bașka nokta: romanın ilmek ilmek dokunmuş bir olay örgüsüne sahip olması. kitabı elimizden bırakmakta zorlandığımız bir başka neden de budur. kitabı okurken çekirdek çıtlamak isteyeceğiniz ender eserlerden biridir.
yaklaşık bin beş yüz sayfa olduğundan belki bir oturuș diyemeyiz ama her ele alındığında tekrar bırakmakta zorlanılacak kadar akıcı bir kitap. klasikler arasındaki en akıcı kitap da diyebiliriz. çoğunlukla rus edebiyatı'nda gördüğümüz, karakterin bir sandalyeye oturușunu anlatmak için bile paragraflar yazan yazarların aksine, dumas abimiz "edmond oturdu" diyerekten kestirip atmış bazı yerleri. ki akıcı bir kitapta olması gereken de budur. ayrıca değinmeden geçemeyeceğim bir bașka nokta: romanın ilmek ilmek dokunmuş bir olay örgüsüne sahip olması. kitabı elimizden bırakmakta zorlandığımız bir başka neden de budur. kitabı okurken çekirdek çıtlamak isteyeceğiniz ender eserlerden biridir.
devamını gör...
200.
zülfü livaneli - son ada
okunuşu bir gün, etkisi bir ömür...
dikkat martılara fazla âşık olabilirsiniz
okunuşu bir gün, etkisi bir ömür...
dikkat martılara fazla âşık olabilirsiniz
devamını gör...