dünya klasikleri / roman / edebiyat
8 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

okuduktan sonra uzun süre başka kitap okuyamadım, felsefi içeriklere ustaca yer verilmiş, üstadın en sevdiğim romanlarından biridir. kahramanımız nehludov ile tanıştıktan sonra birlikte vicdan yolculuğuna çıkılan kitaptır. tavsiye edilir.
devamını gör...
lev nikolayeviç tolstoy tarafından kaleme alınmış psikolojik ve kısmen hukuki kitap. kitap etkileyici bir üslupla yazılmış, neredeyse mahkeme sahnesini yaşamıştım, ve dönemin işçi sınıfını anlamak için mükemmel bir kitaptır.
devamını gör...
ahlak konusuna ilişkin yazılmış en önemli eserlerden birisidir. bence eşsiz bir sanat eseridir. insan toplumların gerçek anlamda ahlaktan ne kadar da uzak yaşadığını gösterir. kitap içerisindeki çıkarımlar gelecek yüzlerce yıl içerisinde de geçerliğini korur. tolstoy’un aslında yaşadığı toplumdan çok ilerde bir zihin yapısına sahip olduğunu görebiliriz. bence, tolstoy’un zihni, günümüz dünyasında da ferseh fersah ileride bir konumda bulunmaktadır. alt metinlerdeki çıkarımlar, öğütler ve saptamalar gerçekten inanılır gibi değil.
devamını gör...
görünürde nehlyudov adlı zengin genç bir prensin çiftliklerinde yanlarında çalışan katyuşa adındaki hizmetçi kız ile ilişkileri anlatılır.öncelikle saf kardeşçe olan ilişkileri daha sonra nehlyudov'un askeri okula gitmesi ile değişen dünya görüşü hovarda vurdumduymaz diğergamlığı reddeden bir yaşamı yeğlemesi sonrasında katyuşa'ya kardeş gözüyle değil cinsel nesne gözüyle bakar ve katyuşa'yı elde eder akabinde katyuşa hamile kalır kötü yollara düşer o eski nehlyudov gibi saf halinden bambaşka bir kişiye dönüşür. aradan geçen 10 yıldan sonra ilk kez bir mahkemede işlemediği bir suçtan dolayı haksız yere sanık durumunda olan katyuşa ile mahkemede görevli olan nehlyudov karşılaşırlar ve nehlyudov bu saatten sonra o gençlik çağındaki saf temiz diğergam haline tekrar geri döner ne olursa olsun başkaları ne derse desin konumundan duruşundan vazgeçmez.kitap temelde bu ilişki üzerine kuruludur nehlyudov katyuşa'yı hapisten kurtarmak hatta onunla evlenmek ister çünkü onun kötü yollara düşmesinin müsebbibi olarak kendisini görür vicdanı eski hali uyanmış dirilmiştir bir kere.katyuşa için moskova'da petersburg'da sibirya'da her türlü fedakarlığı yapar elinden geldiği tüm imkanları kullanır.işte asıl bence tolstoy'un diriliş'te anlatmak istediği diğer kitaplarındaki gibi insanlığın içinde koşullardan dolayı uyuyan insanın uyanmasıdır.nehyludov gençliğinde spencer'ın toplumsal istatistikler kitabından etkilenerek köylülere toprakların verilmesinden yanaydı hz isa'nın su kullananın toprak ekenin demesi gibi.hapishanelerde tanıştığı devrimcilerden dünyayı kurulu düzeni değiştirebilme olasılığını görmüştü önce kendisi nasıl değişip eski haline döndüyse dünyada yaradan'ın istediği emrettiği hale dönebilirdi.şu anki sorunların nedeni olarak tüm deneyimlerinin etkisiyle insanların sevgisizliğini görüyordu.kurulu düzenin işlemez bir halde olduğunu çarkın hep çıkar için döndüğünü görüyordu.insanlar arasında eşitsizliğin ne kadar saçma olduğunu görüyordu.insanlık ancak kitapta da çokça değinilen yukarıda yazdığım nedenlerden oluşan 'doğru bir iş' için çalışırsa çabalarsa emek harcarsa dünyayı cennete dönüştürebilirdi bunun için insanlık bir an önce nehlyudov gibi dirilmeli iyiliğe sevgiye güzele vicdana kulak vermeli.
devamını gör...
dünya edebiyatının usta yazarlarından tolstoy'un milyonlarca okur tarafından okunan eserlerinden biridir.yazarın hukuk sistemini,adaletsizliği ve toplumu eleştirdiği güzel anlatımlı bir roman.okumadan önce kalın kitapların korkuttuğu gerçeğini göz önüne almıştım ama oldukça rahat ve severek okuduğum bir kitaptı.
devamını gör...
her bahar yaklaştığında akla gelen tolstoy orgazmı. anna karenina, savaş ve barış ile beraber en ünlü eseri. tolstoy bunu ölüm korkusu içinde yazdı. son yıllarındaki ruh halinden de izler var. bir tövbe hikayesi. ayağa kalkıp kendini sorgulama gücü veriyor insanlara.
nasıl ki the shawshank redemption, insana en zor durumların altından bile sabır ile kalkılacağını gösterdiği için, umut etmekten vazgeçmemeyi aşıladığı için, insandaki umudu diri tuttuğu için seviliyorsa, diriliş de, bir ruhun dirilişini temsil ettiği için okuru diri tutuyor ve kutsal kitaplardan birisi oldu. ayağa kalkabilme gücü veriyor diriliş. bunlar kişisel görüşüm. kitabı okumadım uzun olduğu için. yozgat z'lerindenim. özet olursa seviyorum meseleleri.

nehliudov, kötülüğün ancak saf bir iyilikle bertaraf edilebileceğini idrak ediyor bi anda. zira karanlıklar, kendi içinden ışık doğuramaz...vicdanı körelmiş bir insanın kötülüğü düzeltme gücü yoktur. şansa bakın ki, ben de tam böyle bir kız buldum. kafam patladı bu olayın ironisine. bu durum konu dışı gerçi. o kızın bu fikrine karşı mıyım, değil miyim bilemedim. çok süper kadın. teknik olarak beni sevmemesi lazımdı ama neyse. bu da konu dışı.

benimkinin aksine nehliudov'un gözleri, incil'in sayfalarına takılıyor kitapta. din, temel bir olgu olarak karşımızda. "mevlam şükür" diyor o an, niyaz eyliyor. bu tarz şeyler yapıyor. matta'nın on sekizinci bölümü ve dağdaki vaaz’ın sözleri, daha önce hiç olmadığı kadar berrak ve sarsıcı bir hakikatle önünde beliriyor. "wow" diyor nehliudov abimiz. o an anlıyor ki, adalet yalnızca kanunlarla değil, ruhun derinlerinden gelen bir arınmayla mümkün.

işte kitap boyunca bu pişmanlığı hissederiz biz okuyucu aciz milleti. sonunda yine matta'dan 2 alıntıyla bitiyor diye hatırlıyorum. tolstoy'un dine düşkünlüğü eleştirildi ve çarpıtıldı. 1917 bolşevik devrimine kadar, kilise adamı aforoz etmiş nedense (okuyunca anlarsınız). diriliş hakkında bakınırken en şaşırdığım bilgi buydu. kilise harbi ruh hastası.

ayrıca bu şekilde; yok efendim genelev, yok suç ve ceza, yok şehrin arka sokakları, yok pişmanlık vs vs. bunlar dostoyevski abimizin işleridir. dosto'nun temalarıdır bunlar. tolstoy diriliş ile kendini aşmış, tarzının dışına çıkmıştır da diyebilirim rus klasikleri manyağı bir insan olarak.
-----
iki bilgi daha serpeceğim gönül dostlarına.

1- şu ilkbaharlı quote meşhurdur, beni de öldürür o. eririm ona. tolstoy böyle çok vurur adama bam bam bam. o nedenle "bahar gelirken" diye söze başlamıştım. bunu paylaşmak isterim.

yüz binlerce insan avuç içi kadar bir yere toplanıp üst üste yaşadıkları toprak parçasını çirkinleştirmek için var güçleriyle çalışmış olsalar; üzerlerinde hiçbir şey yetişmesin diye her yanına taş dikmiş, filizlenen her otu kökünden koparmış, havayı taş kömürü, petrol yakarak ellerinden geldiğince kirletmiş, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm hayvanları, kuşları uzaklaştırsalar bile gene de ilkbahar ilkbahardı.

(şunu bana birisi yazsaydı "abi sit beni" derdim. o derece)

2- dağdaki vaaz neymiş acep diye bakmıştım. araştırmak için merakı olanlar orjinal adı olan sermon on the mount şeklinde aratabilir efenim. hristiyanlığın ahlak ile ilgili öğretilerinin olduğu bölüm.

bahara az kalmışken herkese hoş bir ruh dirilişi, sağlam pişmanlıklar ve kafka gibi dönüşümler dilerim. yer yer böyle güzel dileklerim olur.

ya o diil de, hayat çok ilginç be arkadaşlar. selam olsun kadınlarımıza ve ağaçlara. bazı konulara şaşırıyorum. çağrışımlarım net.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"diriliş" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim